Enis Batur es una de las figuras más destacadas de la literatura y la vida cultural turca desde los años ochenta: escritor, poeta, ensayista y autor de más de cien libros traducidos a numerosas lenguas extranjeras. Inédito hasta la fecha en España, Batur es, sin embargo, un espejo para muchos y destacados autores de nuestro tiempo: para Alberto Manguel, por ejemplo, que considera a Batur «mi gemelo y mi doble, pues todo lo percibe, ve y evoca como yo. Sé de antemano lo que pensara y dirá. Extraño, ¿no?». En el prólogo a este libro, Manguel sueña la posibilidad de haber sido otro, su doble: tal vez un escritor turco, autor de "Las bibliotecas de Dédalo", la autobiografía posible de Enis Batur, novelista y bibliófilo, a través de un recorrido laberíntico por las bibliotecas que han marcado su propia vida. De la biblioteca de Alejandría a la de Sarajevo; de la biblioteca personal del propio Batur, perdida en un incendio, a la que fue recreando desde entonces en una labor taxonómica cada vez más compleja y maníaca; de la inmensa y desconcertante biblioteca Warburg a la pequeña e incomprensible biblioteca de un hotel de la áspera costa norte de Turquía; de la especular biblioteca borgiana a la biblioteca de un desconocido en un piso alquiladoà La autobiografía posible de Enis Batur, novelista y bibliófilo, a través de un recorrido laberíntico por las bibliotecas que han marcado su propia vida. Enis Batur nació en Eskisehir, Turquía, en 1952. Se educó en el Liceo Francés Saint-Joseph de Estambul y realizó estudios de filosofía y letras en Francia y Turquía. Es uno de los escritores más reconocidos de su país y autor de un centenar de obras. "Las bibliotecas de Dédalo" es la primera traducción al castellano que se hace de su obra, una labor que Errata naturae editores tiene la intención de continuar para seguir ofreciendo al público español una de las voces imprescindibles de las letras contemporáneas.
Ahmet Enis Batur is a Turkish poet, essayist, novelist, publisher and editor.
Born in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU-Sociology (Ankara), and Sorbonne University (Paris).
Enis Batur is one of the leading figures in contemporary Turkish literature with a large body of work, extending to over two hundred volumes. Some of his works have been translated into European languages including French, English and Italian.
Yer darlığından her 3-4 yılda bir yüzlerce kitabı (bir daha okumayı düşünmediğim, sevmediğim, kütüphanemi zenginleştirmeyeceğini düşündüğüm) elden çıkardığım için bu ve benzeri kitaplar ve kütüphaneler hakkında yazılmış kitapları çok severim. Bir de yazarı Enis Batur ise keyfim ikiye katlanır. Kısacık ama içi dolu bir kitap. İlgi duyanlar için önerilir.
Ufak bi kitap, tek nefeste bitiyor. Özellikle arka kapak yazısı sebebiyle aldım. Bu aralar kitaplara iyice bir düşkün oldum. Kütüphaneyi düşkünler evim haline getireceğim en uygun zamanımda.
Kitap bitince, hakkında bir cümle edeceksem o da "Adamın 1986'da kütüphanesi yanmış, onun anısına bunu yazmış." olur. Tabii ki var olan pEnis hasedi'mden dolayı.
Bundan önce okuduğum Enis Batur kitabı Kediler Krallara Bakabilir idi. Tam da benim aklımda kurulu düşünceden yola çıkılarak yazılmış bir kitap. Bir sözcük alıyorsun, onunla ilgili ne varsa buluyorsun, not düşüyorsun. Bu. Bu kadar. Ama çok güzel bir uğraş be. Öyle olmuştur muhtemelen. Bu kitap yüzünden kıskanıyorum sayın pEnis Batur'u.
Ayrıca bir lahidin karşısında saatlerce oturup da o lahide o şiiri yazmak..
O Enis yok o pEnis..
______ Bir an evvel Georges Perec'in de kütüphanesi okunacak. Sonra da kitaplar düzenlenecek.
Kitap Evi, üstüne Kütüphane, üstüne de Benim Kitaplarım'ı okumak benim şansım oldu.
Piyasada şu anda bulunmuyor maalesef bu kitap ama bulursanız muhakkak Kitap Evi ile birlikte okumalısınız. Biri diğerinin spin-offu gibi çünkü. Enis bey Kitap Evi'ni yazmak için kütüphaneleri araştırıyormuş, o arada yan fikir olarak bu kitap çıkmış ortaya ve hatta önce bu kitap basılmış. hacim olarak normal kitap sayfasıyla 25-30 sayfaya tekabül ediyor, fakat 300 sayfaya değer bir metin var karşımızda. yine şiddetle tavsiye. Enis bey derya deniz, bir ucundan girişmek şart.
Enis Batur’la tanışma kitabım Kütüphane oldu. Çok severek okudum; özellikle de bana yeni evrenlere açılan kapıların anahtarlarını verdiği için.
Piranesi’den Escher’e, oradan dünyanın çeşitli kütüphanelerine uzanan bir yolculuk oldu benim için. Kitap, denemeler aracılığıyla Batur’un zihin kütüphanesinde dolaşmamızı sağlarken görseller aracılığıyla da çeşitli ünlü kütüphaneleri tanımaya imkân veriyor.
Herkese tavsiye eder miyim? Kitaplarla iç içe yaşayan, kütüphanesi hayatının önemli bir parçasını oluşturan okurlara kesinlikle tavsiye ederim.
Son olarak Sel Yayınlarına bir serzenişle bitireyim: Kitap, son okuması yapılmamış izlenimi verecek kadar çok yazım yanlışı içeriyordu. Bu durum, bu ay ikinci oldu saygıdeğer sel yayınları...
“Kütüphane, her kitapseverin; ister mecnun ister tutsak sayılsın, her prangalının no man’s land’idir: Evren’in bizi kuşatan sınırsızlığında oluşmuş sınırlı kişisel evrenimizde: (evimiz, şehrimiz, yurdumuz, coğrafyamız) yeniden sınırsızlığa açılmamızı sağlayan öteki-topografyamız: Orada, bambaşka bir harita yaratır İmgelem’imiz.”
yine kısa ama doyurucu bir anlatıydı benim için. Bu kitap belki kitap evi isimli kitapla da birleştirilip yayinlanabilirdi diye düşünüyorum çünkü konu itibariyle ikisi de benzer sadece kitap evinde bir oykulestirmeye de basvurulmustu. Sonuç itibariyle yine yeni kitaplara yol açan bir kitaptı :)