İsveç'in Nobel'i, Fransa ve Sevr Rüyası, Danimarka'da Kopenhag Kriterleri, Vatikan'ın küresel valsi ve diğerleri... Banu Avar'la 17 Avrupa ülkesinin geçmişi ve bugünü satırlar arasında! Sınırlar Arasında programının Avrupa yolculuklarını Hangi Avrupa? kitabında topladık. Türkiye denilince aklına Ermeni ve Kürtler gelen, elleri soykırımlarla kirli, kendi halkını, Kopenhag kriterleri bir yana, minimum insan haklarından mahrum bırakan, her köşesinde ayrılık rüzgarları esen bir Avrupa! Barış ve demokrasi meleği kuzey ülkeleri silah satışında rekor kırıyor. Amerikan üsleri İskandinavya'dan sonra İrlanda'ya da yerleşiyor... Sözde İslamcı tarikatlara destek artıyor ama İslam en büyük düşman olarak niteleniyor. Avrupa adeta yeni bir haçlı seferine hazırlanıyor. İşte böyle bir Avrupa, Türkiye'ye 'kriterler' dayatıyor! Bu kriterler, en yetkili Batılı ağızlardan yorumlanıyor. TRT’de yayınlanırken önemli bölümleri ekranda yer alamamış röportajlar, okurun ilgi ve bilgisine sunuluyor. Bakın Batı Türkiye'ye kendini nasıl da açıkça anlatıyor... Anlamak isteyenlere..
Banu Avar is a Turkish author, journalist, news anchor, and political commentator. She started her career at the Turkish magazine Süreç in 1980, and has worked in newspapers such as Günaydin, Dünya, and Vatan.
After getting her Masters degree at City University, London, she worked at the BBC as a radio reporter for the Turkish news department and trained with the BBC documentary department. She was hired by Turkish Radio and Television Corporation (TRT) in London. A short time later, she became a reporter for the popular TV programme 32. Since 1985 she has worked as a producer. In 1999, she created two programmes for TRT. She has also made documentaries for the Discovery Channel and the BBC.[1]
In 1999, she started documentaries with TV8 and worked there as a director until 2004. After leaving that job, she transferred to TRT 1 and started producing documentaries for them, beginning with Sinirlar Arasinda. So far, more than 20 such documentaries have appeared on TV. She has also presented an anti-capitalist programme for TRT 1.[2]
Countries which have shown her work include France, the Netherlands, Israel, Palestine, Uzbekistan, Iran, Algeria, Denmark, and the U.K. She has become more critical of Turkey and other European countries.
Tüm Türkler’ e, Avrupalılar’ a karşı geliştirdikleri aşağılık kompleksini yenmeleri, ulus, millet sevgisi ve kıymetini edinmeleri, Türkiye’ de yaşanan tüm sorunların dış kaynaklı olduğu ve birebir aynı sorunların çok daha beterine içki ve uyuşturucu ile kendini yok edip tüketerek tahammül etmeye çalışan Avrupa’ nın yaşadığı ve var olan sansürün Avrupa’ da daha fazla olmasından sebep konuşulmadığı için bilinmediğini anlatan, Avrupa’ yı fevkalade netleyen, sürekli önümüze olmayan yalan yanlış soykırımları koyarken korkunç utanç soykırımlarla dolu kendi geçmişlerini yadsıyan bugünü kıyasla Türkiye’ den çok daha beter bölünmüş, ırkçı şiddet, taciz, tecavüz, hukuksuzluk, ekonomik krizler, işsizlik, zengin, fakir ayrımı temsili Avrupa’ nın Türkiye gibi laik olamaması sebebiyle daha çok, Türkiye’ de çok olağan olan temel hak ve özgürlüklere dahi sahip olamamasının ardında yatan trajediyi netliyor ve kesinlikle en umutsuz olanımız dahil hepimize Türkiye’ nin kıymetini, değerini kanıksayıyor hem de bizzat Avrupalılar’ ın kendi cümlelerinden. Bu kitap kesinlikle en zayıf ihtimalle herkese zorunlu okutulmalı, okullarda ders kitabı olarak müfredata girmeli. Tüm Türkiye’ nin Avrupa’ yı öğrenmek zorundalığı en az vatan, millet gereksinimi kadar üzerlerine vazife kılınmalı. Ayrıca vatanını satarak ödül kazanan #OrhanPamuk sevmezliğimi de bir kez daha biledim. Ne mutlu anti-OrhanPamukizmcilere de!
Bütün Türklerin okuması gereken bir eser. Türkleri aşağılamaya, baskılamaya ve boyun eğdirmeye kalkan Batı'ya nasıl cevap verilebileceğini öğrenmek çok güzel oldu! Çünkü bunu ne eğitim sistemimiz ne de çevremizde öğretme cesareti ve/veya bilgisi var. Sadece Banu Avar ve onun gibi yürekli birkaç aydınımız (Türkiyedeki korkak medya tarafından yer verilmese bile) kitapları ile bize neler olup bittiğini anlatıyor.
Banu Avar benim en.begendigim turk.aydini olmasinin yaninda turkceyi de harika kullaniyor okurken sıkılmıyorsunuz.Bu kitap avrupanin bize ogretildigi gibi olmadigini gozler onune seriyor hem de onlarin kendi agzindan..Her turkiye vatandasinin okumasi gereken bir eser.