1996 yılında İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesine girdi. İlk amatör karikatürleri Leman dergisinde yayınlandı. 2002'den sonra Kemik dergisinde çeşitli köşeler hazırladı. Hemen sonrasında Penguen dergisinde çizdiği İşimdeyim Gücümdeyim isimli karikatür köşesi ve Benim de Söyleyeceklerim Var başlıklı yazılarıyla ismini duyurdu ve popüler oldu. 2007'de bir grup arkadaşıyla birlikte Penguen'den ayrılarak Uykusuz dergisinin kurucularından oldu.
İşimdeyim Gücümdeyim köşesindeki karikatürlerde çocukluğa dair mahalle hayatı ve sokak muhabbetlerini konu aldı. Benim de Söyleyeceklerim Var isimli yazı köşesinde ise aynı konuları ve dünya görüşünü daha edebi bir dille anlatmaktadır.
Belli ortak ilgi alanlarına, sosyal çevreye ve yaşantıya sahip insanlarla vakit geçirirken mizah üretmek pek de zor değildir. Sürekli mizah üretebilmeniz için fırsatlar çıkar ve onu değerlendirirsiniz.
Toplumun geneline yönelik karikatür, podcast, film, dizi gibi araçlarla mizah üretmekse epey zordur. Mizah sırasında konudan ve olaydan uzak insanlara yaptığınız mizahta verdiğiniz referansların diğerleri tarafından anlaşılabilmesini sağlamak meşakkatlidir. Bunu yaparken bir yandan da küçük bir kitleyle kısıtlı kalmamanız, toplumun farklı sosyal statüdeki ve yaştaki insanlarına seslenmeniz gerekir. Ayrıca eserinizin kalıcı olmasını istiyorsanız mizahta kullandığınız içeriklerin zamanüstü ya da en azından o zamana dair asgarî bilgiye sahip insanların anlayabileceği şekilde olması gerekir.
Bu yüzden karikatür benim gibi genç kuşaktan insanlar için çoğu zaman 'modası geçmiş boomer mizahı' olarak görülür. Pek çok karikatür konusunda bu yorumu yapanlarla hemfikirim. Umut Sarıkaya ise bunun en önemli istisnası. Toplum hakkında yaptığı psikolojik ve sosyolojik tespitler kimi nüans farklılığına rağmen hala geçerliliğini koruyor. Çocukluğum erken 2000'lerde geçtiği için o dönemi belli anı kesitleriyle hayal meyal hatırlayabiliyor olsam dahi karikatürlerin verdiği referanslar beni o günlere götürüp güldürebiliyor. Öncesine dair sahip olduğum genel kültür de eskiye atıfları anlayabilmem için yeterli. Alt sınıfta ve kırsalda büyümüş, sosyal çevresi ise şehirli orta ve orta üst sınıf olan birisi olarak her kesime yönelik tespitlerin haklılığına imzamı gönül rahatlığıyla atabilirim. Hakikaten Umut Sarıkaya inanılmaz bir adam.
Sonuç olarak diyebilirim ki muazzam bir karikatür derlemesi. Z kuşağı için derleme, mizah kalitesi sayesinde keyifli zaman geçirme görevini yerine getirirken 30'lı yaşların üzerindeki insanlar için bağ kurulabilir olması da ekstra bir eğlence kaynağı oluşturacaktır.
Cok goz cirmalayici bir tarzi var Sarikaya'nin ama ote yandan korkunc detayli ve nevi sahsina muhasir cizimler. Daha cok zevk alarak okudugum derlemeler var; Turkiye'deki yasamin ve insanlarin icini cok degisik bir sekilde gosteriyor ama acik yara gibi biraz; bir sure sonra insani bunaltiyor. Ama arada sirada cok cilgin komedi anlari yakalamis; Suleyman Demirel ile olan bir tane var; onu hayatim boyunca unutmayacagim mesela. Bir de acilistaki Montunla s*c enfes bir karikatur.
inanilmaz bir umut sarıkaya fanı olduğumu soylemek istiyorum ... abimden yadigardi bu kitap binlerce kez okudum binlerce kez güldüm gercekten harika bir sey ...
yayınlamaktan utandığı karikatürler de dahil olmak üzere uykusuz dönemi boyunca çizdiği bütün karikatürleri bastırmalı. kendisine en komik gelenleri seçmiş, belli. ama sayfa dizaynını geliştirip daha çok karikatür bastırması şart. we want moar!
Görsel tarihimizi ete kemiğe büründürdüğü için, analitik yaklaşımları için, yazarlık macerasında attığı adımları esirgemediği için acayip bir manitayla evlenip kaybolacağı için sonra anaa geri gelmiş dedirteceği için La Umuuut in aşşa kemik çıkacak bir daha