Bu kitapta Altan Öymen'in çocukluğuyla birlikte, 1930'lu 1940'lı yılların hikayesi var. Dönem çok ünlü bir dönem. Konuları arasında İkinci Dünya Savaşı'nın öncesi var, kendisi var, sonrası var. "Savaşa girdik, giriyoruz" günleri, Trakya sınırındaki köprülerin atılması, İstanbul'un boşaltılması, "Karartma Geceleri", opera geceleri, Köy Enstitüleri devrimi, Irkçılık-Turancılık davası, Tan gazetesinin basılması, çok partili hayatın ilk seçimi, dönemin olayları arasında. Dönemin adı geçenleri arasında da, Atatürk'ten İnönü'ye, Churchill'den Stalin'e, Hitler'den Mussolini'ye, Roosevelt'ten Nazım Hikmet'e, Sabahattin Ali'den Nihal Atsız'a kadar, zamanın birçok ünlü kişisi var. Tarzan, "Şirley", Münir Nurettin, Safiye Ayla, Hamiyet Yüceses, Arsen Lüpen, Cingöz Recai, Fenerbahçeli Cihat, Beşiktaşlı Hakkı da dahil... Ve tabii, Altan Öymen'in babası Hıfzırahman Raşit, annesi Nezaket Öymen, kardeşleri Örsan Öymen ve Gülden (Öymen) Hacaloğlu da, yazarın anlattığı kişiler arasında.
Yakın geçmişi çok güzel ayrıntılarla anlatmış bir kitap, sadece bir bölümde 2. Dünya savaşına ha girdik ha gireceğiz derken kitabın sonunu gördüm. Mükemmel bir diplomasi trafiği çok zekice hamleler. Milli Şef'in gerçekten nasıl bir mücadele verdiğini görüyorsunuz. Kitap dönemin karikatür ve gazetelerinin manşet resimleri ile beslenmiş bu ayrı bir güzellik katmış. Bir çok konuda sizi sıkmadan aydınlatabilir.
Altan Öymen'in geçirdiği bu dönem bir rüya gibi adeta Cumhuriyet'in mihenk taşı insanlar ile büyümüş.
Kapağının köşesindeki ANI ifadesi yüzünden çekinerek okumaya başladığım, okudukça içinde kaybolduğum bir kitap oldu. Altan Öymen'in geçmişi anlattığı şuan için 4 ciltten oluşan serinin ilki. Altan Öymen seriye devam ediyor ki; iyi ki de öyle yapıyor.
1900'lü yılların başlarına kısaca değinerek, net şekilde hatırladığı 1938 yılından itibaren anlatmaya başlıyor olayları. Özel hayatı kitabın içeriğinde elbette var. Ama o yaşına rağmen toplumsal olayları o kadar özümsemiş ki, anlatımında o dönemin izlerini çok net görebiliyorsunuz. Kitabın içeriği çok geniş, 2. Dünya Savaşından, Savaşın Türkiye'ye etkilerine, iktidarın savaş sırası tutumlarına, dönemin politikacıları, gazeteci ve yazarlarına, sanatçılarına kadar her şey. Kitap çok partili hayatın başlaması ile son buluyor.
Yakın tarihimizi merak edenler, okuyup öğrenmek isteyenler için gerçekten başarılı bir kitap. Gerçekten tarafsız. Dili sade, akıcı. Eski kelimeler elbette var ama Öymen farklı bir uygulama yapıp dipnot koymamış, eski kelimeyi parantez ile "o dönem biz buna böyle derdik, sonra zamanla değişerek..." gibi ifadelerle anlatmış, okuyucuyu dipnotla satır arasında gidip gelme zahmetinden ve dikkat dağılması probleminden kurtarmış.
Ayrıca çeşitli, gazete, dergi kupürleri, resimler ve karikatürlerle zenginleştirmiş.
Çok sevdim bu kitabı ve sanki tanıdığım değer verdiğim yaşça büyük biriyle konuşuyormuşum gibi geldi. Anlatılanlar hem dönemin siyasi koşulları hem de günlük hayata dair. O dönemleri merak edenler için kesinlikle tavsiye ederim, diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. Kaynakça olarak kitabın arkasında yazılan eserler de meraklıları için ilgi çekici.
Ne tam bir anı, ne de tarih kitabı; Öymen'in soyağacıyla (Osmanlı'nın son dönemleri) birlikte Cumhuriyet ve sonrasındaki 15 yılın siyasal, sosyal ve kültürel yaşamı belge/fotoğraflarla birlikte akıcı, merak uyandırıcı şekilde işlenmiş. Tek parti rejiminin sorunları/çıkmazları, başkentin değişen çehresi, II. Dünya Savaşı sırasındaki Türkiye yaşantısı, savaşa girmemek için izlenen ustaca hamleler, Sovyetler Birliği politikaları, günümüz sorunlarının kökenleri ve daha birçok detay satır aralarında mevcut.
1932^de doğan gazeteci, yazar, siyasetçi Altan Öymen, çocukluğundan, hatta babası ve annesinin küçüklüğünü de dahil ederek 1900 yıllarının başlayıp, 1947'e, ergenlik dönemine kadar olan zaman dilimini anlatmış. Anlatmak az kalabilir bence. O dönemin fotoğrafını çekmiş desem yeridir. Akıcı bir dile sahip kitap, kendini sıkmadan okutuyor. Tavsiye ederim.
Yakın tarihimizin günlük detaylarını öğrenmek için ideal. Aynı zamanda siyasal olarak da neler olduğunu, ufak detaylarla, kendisinin de neler hissettiğini anlatmış olması kitaba ayrı bir güzellik katıyor.
1930'lu 1940'lı yılların siyasi hayatı Altan Öymen'in çocukluk anılarıyla harmanlanmış. Öymen olaylara tarafsız bakmayı başaran biri, o yüzden keyifliydi.
Yakin gecmisi son derece akici bir sekilde anlatip daha once hic bilmedigim tarihi olaylari ogrenmemi sagladi. Cok guzel bir kitap elimden dusuremedim.
Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı dönemi ve çok partili döneme geçişi, güzel şekilde anlatılıyor. Dönemin ünlü siyasetçi, bürokrat ve iş insanlarının çocukları ve torunları hala Türkiye siyasetinde ve sosyal yaşamında söz sahibi yerlerdeler. Bilindik soyadlar mutlaka dikkatinizi çekecektir. Tarihe meraklı olanların sıkılmadan okuyacağı, akıcı bir kitap.
Dönemine dair enteresan detaylar veren, akıcı yazılmış bir anı, otobiyografi kitabı. Devamını da ilgiyle okuyacağım, tabii pek bir yerde rast gelemediğim 2. Kitabı bulabilirsem...