Jump to ratings and reviews
Rate this book

Mes départs

Rate this book
Panait Istrati'nin avare yolculuklarla geçenilk gençlik yıllarının en hazin sayfalarını bu kitapta bulacak ve "Hayat Yollarında"yı okuduktan sonra onu daha çok seveceksiniz. Malaparte'ın harp sonrası Napoli'sini bu kitapta ondan çok daha önce aynı kudretle canlandırılmış bulacak, mahrumiyetlerle dolu küçük insan kaderinin tecellilerini iliklerinize kadar titremeden okuytamayacaksınız. Istrati, usta sanatçı hüviyetini bu eseriyle bir kere daha ispat ediyor. (Arka kapaktan)

144 pages, Paperback

First published January 1, 1940

7 people are currently reading
88 people want to read

About the author

Panait Istrati

224 books170 followers
Panait Istrati was a Romanian working-class writer, who wrote in French and Romanian, nicknamed The Maxim Gorky of the Balkans. Istrati was first noted for the depiction of one homosexual character in his work.

Born in Brăila, Istrati was the son of the laundress Joița Istrate and of a Greek smuggler from the village of Faraklata in Kefalonia (whom Panait never met).

His first attempts at writing date from around 1907 when he started sending pieces to the socialist periodicals in Romania, debuting with the article, Hotel Regina in România Muncitoare. Here, he later published his first short stories, Mântuitorul ("The Redeemer"), Calul lui Bălan ("Bălan's Horse"), Familia noastră ("Our Family"), 1 Mai ("May Day"). He also contributed pieces to other leftist newspapers such as Dimineața, Adevărul, and Viața Socială.

In 1910, he was involved in organizing a strike action in Brăila. He went to Bucharest, Istanbul, Cairo, Naples, Paris (1913–1914), and Switzerland (where he settled for a while, trying to cure his tuberculosis). Istrati's travels were marked by two successive unhappy marriages, a brief return to Romania in 1915 when he tried to earn his living as a hog farmer, and long periods of vagabondage.

While in the sanatorium, Istrati met Russian Jewish-Swiss Zionist writer Josué Jéhouda, who became his friend and French language tutor.

Living in misery, ill, and depressed, he attempted suicide in 1921 on his way to Nice, but his life was rescued in time. Shortly before the attempt, he had written to Romain Rolland, the French writer he admired most and with whom he had long tried to get in touch. Rolland received the letter through the Police and immediately replied. In 1923 Istrati's story Kyra Kyralina (or Chira Chiralina) was published with a preface by Rolland. It became the first in his Adrien Zograffi literary cycle. Rolland was fascinated with Istrati's adventurous life, urging him to write more and publishing parts of his work in Clarté, the magazine that he and Henri Barbusse owned. The next major work by Istrati was the novel Codine.
Istrati and communism

Istrati shared the leftist ideals of Rolland, and, as much as his mentor, placed his hopes in the Bolshevik vision. In 1927 he visited the Soviet Union on the anniversary of the October Revolution, accompanied by Christian Rakovsky during the first stage of the journey (Rakovsky was Soviet ambassador to Paris, and by then already falling out of favor with Joseph Stalin). He travelled through large sections of the European part, witnessing celebrations in Moscow and Kiev. He was joined in Moscow by his future close friend, Nikos Kazantzakis; while in the city, Panait Istrati met Victor Serge and expressed his wish to become a citizen of the Soviet Union. He and Kazantzakis wrote Stalin a congratulatory letter that remained unanswered.

The political opinions Istrati expressed after his split with Bolshevism are rather ambiguous. He was still closely watched by the Romanian secret police (Siguranța Statului), and he had written an article (dated April 8, 1933) in the French magazine Les Nouvelles littéraires, aptly titled L'homme qui n'adhère à rien ("The man who will adhere to nothing").

At the same time, Istrati started publishing in Cruciada Românismului ("The Crusade of Romanianism"), the voice of a left-leaning splinter group of the ultra-nationalist Iron Guard. As such, Istrati became associated with the group's leader Mihai Stelescu, who had been elected as a member of Parliament for the Iron Guard in 1933 and whose dissidence was the reason for his brutal assassination by the Decemviri later in the same year; Istrati was himself assaulted several times by the Guard's squads.

Isolated and unprotected, Panait Istrati died at Filaret Sanatorium in Bucharest. He was buried in Bellu Cemetery.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
76 (30%)
4 stars
103 (40%)
3 stars
61 (24%)
2 stars
11 (4%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 18 of 18 reviews
Profile Image for Barış.
279 reviews10 followers
March 17, 2024
Değişik bir özyaşam öyküsü. Hayatından birkaç dönemi seçip anlatmış. Umutsuzluk ve umut el ele. Çocukluğuyla başlıyor. Okulu bitirip 12-13 yaşlarında çalışmaya başladığı zamanları. Bir meyhanede çalışıyor, sabah 6'dan gece 1'e dek. Yılda sadece 2 gün izin hakkı var; biri Paskalya'da, biri Noel'de. Bir yere çocukların hayallerine kıyıldığından, daha doğrusu çocukluğun öldürüldüğünden bahseden bir metin koymuş kendi akışında giden anlatıyı keserek. Hatta alıntı yapmayı sevenlerin kalem çalıştıracağı bir kısım olmuş ama bence olmasa daha iyiydi. Çünkü yaşanan deneyimler öylesine ustaca gösteriyor ki bize o hayat koşullarını ayrıca bir daha durup eliyle işaret etmesine gerek yoktu.

Kendi minik varlığımızdan bizi çıkarıp gelmiş geçmiş her türlü hayat deneyimiyle buluşturan edebiyat, iyi ki var. Hayatın yeknesaklığından ve boşunalığından edebiyata sığınırım.
Profile Image for Ebru Çökmez.
265 reviews60 followers
November 21, 2017
Yazarın samimi ve akıcı bir üslupla çocukluk ve gençlik dönemlerini anlattığı otobiyografik bir roman. Panait Istrati 1884-1935 yılları arasında yaşamış babası Rum annesi Romanyalı bir yazar.

İlk bölümde küçük yaşta okulu bıraktıktan sonra bir iki sene köle gibi çalıştığı rum meyhanesindeki günlerini anlatıyor. Sonrasında ise ilk gençliğinde Napoli'ye gidişini, ordaki aç sefil zamanlarını, kaçak bindiği İskenderiye gemisinde yaşadıklarını yazmış. Kitabın roman olarak edebi değeri tartışılır ama ben hayat hikayesini okuduğum bu adamı çok sevdim. Kurgu eserlerine de göz atmak istiyorum.

"Arzuları ölçüsüz adam için önemli olan taraf savaştır, arzuları devam ettikçe kaderiyle giriştiği savaştır: işte bütün hayat, düş kurucunun hayatı budur. ben de o düş kuruculardan biriyim."
Profile Image for Sevgi.
4 reviews
December 17, 2014
"Sizler, kanunlar yapmışsınız, akademiler kurmuş, ahlak kürsüleri tahsis etmişsiniz, kulakları patlatırcasına çanlarını çalarak merhameti öğretmeye çalışan kiliseleriniz var, meclisleriniz var, ama bir çocuğun göğsü içinde neler kaynaştığını bilemezsiniz, güzel olabilecekken sakat bıraktığınız bu hayat hakkında da bir bilginiz yoktur."
Profile Image for Yusuf.
273 reviews41 followers
April 11, 2020
İçinden sokak, hayat, yaşama sevinci, deneyim, derbederlik, kalenderlik, uzaklar fışkıran bir kitap. Istrati'nin her kitabı gibi aslında. Bu sessiz, yoksul ama delişmen hali, kendini yaşamın içine atıvermeye duyduğu istek, hayatı saf haliyle deneyimleme ısrarı Istrati'ye çok derinden bir bağlılık duymama neden oluyor. Henüz külliyatının çok az bir kısmını okumuş olsam da bizde buna benzer bir yaşamı kana kana içme isteği sanırım Sait Faik'te bulunabilir ancak.

Bu kitap özelinde özellikle Napoli günlerini anlattığı kısımlar muhteşem. Meyhane günleri de öyle gerçi.

4 yıldızın sebebi bazen çok konuşmasından. Sünger Avcısı için de söylemiştim. Vaaz edilmeyi sevmiyorum.
Profile Image for İlhanCa.
905 reviews7 followers
October 22, 2023
Balkan edebiyatından bugüne kadar okuyup en çok etkilendiğim kitap..
Dili harika..
Sefaletten kurtulma çabasıyla hayatını geçiren biri..
Çoğu insan kendini/çevresini bulacak belki de satırlar arasında..
Must read eserlerden bence..
Profile Image for Öykü Coşkun.
352 reviews2 followers
May 19, 2018
Kitap zaten güzel, bir de otobiyografik bir özelliğinin olması gözümde değerini yükselttikçe yükseltti.
Profile Image for Melek Guler.
93 reviews
January 25, 2019
Ilk kez Tutunamayanlar'da rastlayacak kadar geç kalmış olmaktan utandığım bir yazar Istrati; yavaş yavaş diğer kitaplarını da tamamlayacagim; yazarın hayat hikayesi başlı başına ilgi çekici bence; beş parasız yollara düşmek; sonradan sözlükle öğrendiği bir dilde eserler vermek, duyguyu okurda da uyandirabilmek kolay olmasa gerek.
Profile Image for Aycelen.
30 reviews3 followers
December 30, 2017
Bir solukta okunacak, yazarin gercek anilarina dayanan bir kitap.
O’na ithafen diyebilirim ki “Aramizda bir asir, ve aslinda uzak oldugumuz kadar yakin ruhlarimiz...”
Nam-i diger “Balkanlar’in Maksim Gorki’si” nur icinde yat sevgili Panait Istrati.
Spoiler vermek istemiyorjm, o nedenle kitapta hala gunumuzde gormemiz gereken bircok seyi de yasadiklari uzerinden gozumuze sokmayi basarabilmis o kadarcik sayfada... Buyuk kalem, ne de olsa o nam’i bosuna almamis.
Kesinlikle okunmali.
Sevgiler...
Profile Image for Ioana.
2 reviews2 followers
Read
June 3, 2014
A beautiful and heartbreaking journey towards oneself!
Profile Image for Mihai.
186 reviews21 followers
September 4, 2020
Frumos preambul literar pentru un om curios de munca lui Istrati.
Profile Image for Koray.
310 reviews59 followers
April 4, 2025
Yine muazzam bir Panait Istrati kitabı... O'nun düşler evreninde huşu içinde geziniyorum. O kadar mutluyum ki O'nu ve eserlerini tanıdığıma! Panait'in Napoli'yle ilk karşılaşması Cevat Şakir'in Bodrum'la karşılaşmasını anımsattı bana. Ancak ne kadar güzel olursa olsun sefalet buradan uçarcasına kaçmasına sebep olmuş. Morina balığının 'proteini', domuz derisinin 'kolajen'i neyse de, bir koyun gibi ot yemek yazara çekilmez bir azap vermiş. Çünkü insan bedeni otta bulunan 'selülozu' sindiremez. Bağırsak yapımız bu konuda çaresizdir. Yazar bunun yerine, yiyince kusmak zorunda kaldığı 'kedi yahnisini' bile tercih eder. Bu arada iş o'na hileyle yedirilen kedi yahnisine geldiğinde Jonathan Safran Foer'in 'Hayvan Yemek' isimli kitabını anımsadım hemen. Aslında biyolojik açıdan kedi-köpek yemek, koyun ve domuz yemekten farksız. Hatta kedi ve köpekler katkısız oluşları açısından daha sağlıklı. Ancak benim de pek sevimli bir kedi dostum var ve kültürel kodlar sebebiyle ölsem onu yiyemem sanırım.
"...Rumca öğrenmek istediğim doğruydu, tıpkı bugün de yeryüzünün tüm dillerini öğrenmek istediğim gibi; ama şu ya da bu ulusun zararına olarak herhangi bir ulusu üstün tutmaya gelince, ömrümde böyle şey yapmadım: Ben dünyaya zaten karışık gelmişim..."
"...Her çocuk bir devrimcidir. Yaratılışın yasaları onunla tazelenir ve olgun insanların onlara karşı yükselttiği ahlak, önyargılar, hesaplar, pis çıkarlar gibi engelleri ayaklar altına alır. Çocuk, dünyanın başlangıcı ve sonudur; hayatı yalnız o anlar, çünkü hayata ayak uydurur; devrimler ancak çocukluğun saflığıyla yapıldığı zaman daha iyi günlerin geleceğine inanacağım..."
"...Ama umurumda değildi! Yumruklardan, tokatlardan korkmuyordum artık. Bir tek kaygım vardı: Kitabımı saklamak! Vaktiyle anamın dizine yasladığım gibi başımı sözlüğüme yaslayarak uyuyordum. Ertesi gün, pencereyi olabildiğince tıkayarak yeniden okumaya başlıyordum. Bu sınırsız sevincin bedensel etkisi hemen görüldü: Şişmanladım! Adalelerim taş gibi sertleşti, yanaklarımdan kan damlıyordu. İştahla yiyip içiyordum. Kirli tabaklar, bardaklar, tencereler, masalar, tahtalar, kapılar, pencereler benim için bir oyuncak olmuştu. Hiç de kin duymadığım küçük rakiplerim artık dövüşte benimle baş edemez olmuşlardı..."
"...Yaz. Bir cehennem sıcağı. Şerbetçi otu kümeleriyle süslü bahçe. Yük beygiri yorgunluğu. Kan ter içinde bir vücut. Kalpsiz müşterileri memnun etmek için, sırılsıklam gömleğimle buz gibi soğuk hruba’ya iniyor, yirmi yaş sularında bizi yakalayacak olan vereme zemin hazırlıyorduk..."
"... Ben Fransa’ya gitmek istiyordum, arkadaşım bunu doğru bulmuyordu, son defa olarak dedi ki: “Gitme oraya... Delilik etme... Üstüne titreyen bir annen var. Beraber bulunduğumuz sürece yine bir dereceye kadar iş su götürürdü: ben birkaç dil bilirim, hem senden daha açıkgözüm. Ama tek başına sen daha çok zahmet çekeceksin. Hem serseriler için toplama yurtları olan Batı onlara karşı, böyle şeyleri olmayan Doğu’dan daha merhametsizdir. Boş ver Marsilya’yı: o şehir bana ne kadar pahalıya mal olmuştur bir bilsen! Git memleketine, bir altın babasının budala kızıyla evlen, bir baltaya sap ol, keyfine bak. Ya düşler? diyeceksin... Ocağının başında bol bol düş kur. Öldüğün gün yüzünde daha az çizgi ulunur. Dinle beni Panait... Yaşanmış bütün düşlerin bilançosu felaketlerle kapanır. Böyle olması da yerindedir! Yoksa dünya düş kurucularla dolup taşardı. Haydi, dinle sözümü... Yarın Köstence vapuruna bineceğine söz ver bana..."
"... O andan itibaren gemi hareket edinceye kadar aşağı yukarı bir saat, hayatımın en acı, en öldürücü saniyelerini yaşadım. Bu işkenceye benzer bir şey bilmiyorum, ondan daha korkunç bir şey tasavvur edemiyorum, ne açlık, ne hapis, ne korkunç bir yara. Yalnız engel olunmuş cinsel arzunun azabı bu zalim kıvranışa benzetilebilir. Hayat, vücudunuzdan zerre zerre kopup ayrılarak göktaşları gibi sonsuzluğa doğru uçup gidiyor ve kanınızı, canınızı götürüyor beraberinde: Yaşama zevkini. Artık siz bir kemik yığınından, homurdanan, mızıldanan bir iskeletten başka bir şey değilsiniz. (Cinsel arzunun şiddeti ancak bu kadar güzel ve gerçekçi anlatılabilirdi. Panait harika bir yazar!)
Profile Image for Tuğçe.
256 reviews6 followers
November 1, 2018
...'Her çocuk bir devrimcidir. Yaratılışın yasaları onunla tazelenir ve olgun insanların onlara karşı yükselttiği ahlak, önyargılar, hesaplar, pis çıkarlar gibi engelleri ayaklar altına alır. Çocuk, dünyanın başlangıcı ve sonudur; hayatı yalnız o anlar, çünkü hayata ayak uydurur; devrimler ancak çocukluğun saflığıyla yapıldığı zaman daha iyi günlerin geleceğine inanacağım. Çocukluktan çıktı mı insan canavar kesilir: ikiyüzlülükle başka bir kalıba girerek hayatı inkâr eder. İnsanlık binlerce yıldır yaratılışın kendisine anlattıklarından bir ibret dersi almasını bilmiş midir? Bugün, tıpkı Ortaçağ‘da olduğu gibi, hiçbir sosyal topluluk hayatı anlamıyor, hiçbir yasa onu korumuyor; ahmaklık ve keyfilik her zamandan fazla hükmünü yürütüyor. Çocuk cahil ve delicesine bencil insan canavarlarının ellerine verilir, onlar da bu heyecanla dolu, yaşamaya susamış çelimsiz yaratığın kolunu kanadını kırarlar.Çocuğun, gün ışığına, ağaçların hışırtısına, dalgaların şırıltısına, meltemin okşayışına, kuşların cıvıltısına, sokakta koşuşan köpeklerle kedilerin özgürlüğüne, mis kokulu kırlara, kendisini yakan kara, şaşırtan güneşe, merakını uyandıran ufuklara, altında ezildiği sonsuzluğa muhtaç bir hayat tomurcuğu olduğunu o ahmak suratlı herif nereden bilsin? Çocukluğun hayat mevsimlerinin en körpesi olduğunu, mutluluk içinde bile varlığı fani olan o insan yapısının temellerinin ancak bu mevsimde atıldığını nereden ak��l etsin? Oysa bütün yapının uçuruma yuvarlanması istenmiyorsa, bu temeller iyilik, yalnız iyilik harcıyla yoğrulmalıdır!... '💫💫💫✨Ve devamında öyle güzel ifade etmiş ki!
İyi okumalar!
📚🌎
Profile Image for Cris.
69 reviews6 followers
July 8, 2022
C'est un compte-rendu sincère des premiers jours de travail ainsi que des premiers voyages à la mer de l'auteur. On assiste aux fracas du restaurant, à la peur de voyager sans billet, à la faim et on fait la connaissance de personnages pittoresques : Kir Leonida, le cassier Manant ou le Capitaine Mavromati.


Profile Image for Refika Arıtürk.
22 reviews
February 25, 2025
Bir Gorki'nin bir de Istrati'nin hayatını, anılarını okumaktan hiç sıkılmam. Hep ağlatır beni onların hikayesi. Bilmem öfkeden bilmem çaresizlikten. Yine öyle oldu. Küçücük bir çocuğa bunları yaşatan bir düzeni anlamak mümkün değil. En kötüsü de aradan geçen yüz yıla rağmen tüm bunların aynı şekilde devam ettiğini bilmek. Siz de okuyun, siz de ağlayın.
Profile Image for madi.
132 reviews3 followers
January 20, 2024
A bit too long , disjointed and felt like it wasn't going anywhere. I didn't like how many foreign words were used, since they were all ridiculously spelled in french, not to mention some sentences were incorrect. Ok for a light vacation read.
Displaying 1 - 18 of 18 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.