Fatih Altınöz, burnumuzun dibinde, kafamızın içinde ve kalbimizin derinliklerinde olduğu halde fark edemediğimiz, fark etsek bile ifade etmekte zorlandığımız gerçekleri kahkahalarla konfeti gibi üstümüze saçıyor.
Bütün normal insanlar gibi siz de "Kimse beni gerçekten sevmiyor" diye düşünüyorsanız, Kutsal Aile'yi okuyun. Bu kitap sizi hem ayartacak, hem de güldürecek.
Kutsal Aile normalin anormal, sıradanın sıra dışı, olağanın çılgınca, monotonun sürprizli yönlerini açığa vuruyor.
Fatih Altınöz'ün dehasıyla ismail'in aptallığı çarpışınca, kahkaha yağmuru başlıyor.
Kutsal Aile güldürürken kıllandırıyor. Yapacak bir şey yok. Gerçek bu.
Eğer siz de bir Türk erkeğiyseniz ya da bir Türk erkeği tanıyorsanız, bu kitabı mutlaka okuyun.
"Filmlerde kurşun yedikçe gülen adamlar olur. Kutsal Aile hem yaralıyor, hem güldürüyor." Murat Menteş
Çok kötü bir kitap. Hayatımda ilk kez bir kitaba verdiğim paraya acıdım. Başından sonuna sıkıcı, vasat. Stephen King'in bir tavsiyesi vardı yazar olmak isteyenlere: "Çok okuyun, iyi kitaplara denk gelirseniz onlardan bir şeyler öğrenebilirsiniz, kötü kitaplarla karşılaşırsanız şevklenirsiniz: 'Ben bundan daha iyisini yazarım'."
Ben Kutsal Aile'yi büyük bir yazma heyecanıyla bitirdim. Çünkü böyle bir kitap basılıp satılabiliyorsa benim yazdıklarım da, sağlam bağlantılar bulursam eğer, bir gün basılabilir. Bu çok heyecan verici.
Niye okumayı bırakmadın derseniz: "Bu kadar kötü olamaz bir yerlerde düzeliyordur" düşüncesiyle devam ettim, lakin daha beter bitti. Hani eskiden Stv'de falan yayınlanan Sır Kapısı tarzı dizileri izlerken oyunculukların iğrençliği belirli bir çekicilik yaratır ya işte ben de bu berbat kitabı okurken bu tür bir çekim hissettim ve sonuna kadar okudum.
Aslında sonuna kadar okumak çok uzun sürmedi; çünkü kocaman harflerle, her bölüm sonuna bir sayfa boşluk koyarak basılan kitap, normal basım şartlarında 100 sayfa falan tutar.