Jump to ratings and reviews
Rate this book

Tarih-Lenk: Kusursuz Yazarlar, Kağıttan Metinler

Rate this book
"Artık, tarih namına bildiklerinizin doğruluğundan kuşkulanmanın zamanı geldi...

II. Abdülhamid'in, Osmanlı'da telgrafın ne zaman kullanılmaya başladığını veya 93 Harbi'nde kendi ülkesinin kimlerle savaştığını dahi bilmediğini biliyor muydunuz?

Gazi Osman Paşa'nın Plevne önlerinde Ruslarca şehit edildiğini duymuş muydunuz? Peki ya İttihatçıların en ünlü sivil önderi Talât Paşa'nın aslında albay olduğunu?

Siz, Allah bilir Sırpsındığı Savaşı'nın bir Osmanlı zaferi olduğunu sanıyorsunuzdur hâlâ...Yoksa II. Varna Savaşı'ndan da mı haberiniz yok?

Tarih ve tarihî coğrafya bilgisi tam da, diller konusundaki bilgisi mi eksiktir Tarih-Lenk'in? Ne münasebet! Babillilerin Farsça konuştuğunu; "basma" ve "yazma" sözcüklerinin İbraniceden geldiğini bile biliyor.

Öldükten sonra namaz kılan paşa kimdir? 3,5 tonluk bir çantayı hangi insan taşır? Tarih-Lenk biliyor! Bunları ve daha neleri... Üstelik bu bilgilerin birçoğunun üretildiği ortamı "akademik etik" terazisinde tartıyor da öyle biliyor...

Bu kitaba da adını veren Tarih-Lenk zalimdir. Bir o kadar da tuhaftır. Yine de onun bildiklerini kimseler bilmez...

Sabancı Üniversitesi akademisyeni Y. Hakan Erdem'in araştırması..."

360 pages, Paperback

First published December 1, 2008

4 people are currently reading
112 people want to read

About the author

Y. Hakan Erdem

13 books12 followers
Y. HAKAN ERDEM, 1962’de Oltu’da doğdu. Altı yaşında iken ailesiyle birlikte Yalova’ya taşındı. Boğaziçi ve Oxford üniversitelerinde öğrenim gördü. 1993-2002 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesinde öğretim üyeliği yapan Erdem, akademik yaşamını halen Sabancı Üniversitesinde sürdürüyor. 1996’da İngiltere ve ABD’de yayımlanan Slavery in the Ottoman Empire and its Demise adlı çalışması, Osmanlıda Köleliğin Sonu, 1800-1909 adıyla Kitap Yayınevi tarafından 2004 yılında Türkiye’de de yayımlandı. 2002’de Israel Gershoni ve Ursula Woköck ile Histories of the Modern Middle East adlı çalışmayı yayımlayan Erdem, şu sıralar Yunan Bağımsızlık Savaşı’nın Osmanlı İmparatorluğu’nda algılanışı ve Osmanlı siyasi dilinin dönüşümü gibi konularla ilgileniyor. Kanat Kitap’tan üç romanı yayımlandı: Kitab-ı Duvduvani; Unomastica alla Turca; Zaman Çöktü.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
45 (42%)
4 stars
40 (38%)
3 stars
14 (13%)
2 stars
5 (4%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 15 of 15 reviews
Profile Image for Smand.
56 reviews106 followers
August 14, 2017
Türkiye'de tarih ilminin içler acısı halinin özeti.

İlber Ortaylı'nın karıştırdığı savaşlar, kaynak vererek anlattığı hikayenin aslında kaynağında geçmemesi, kaynaksız yazıları, Halide Edip Adıvar'ın Türk'ün Ateşle İmtihanı'nın 1928 baskısında -ki ingilizce orijinali bu- Atatürk'e getirdiği eleştirileri 1960'da bizzat kendisi çevirerek ve sansürleyerek (Atatürk'e düzülen övgüler!) Türkiye'de yayımlatması, İsmet Bozdağ'ın II. Abdülhamid'in anıları diyerek yayımlattığı kitabın aslında tamamen düzmece olması, Ahmed Akgündüz'ün Osmanlı'da oğlancılık olmadığını kanıtlamak için girdiği şekiller ve birçok tarihçinin göz göre göre yaptığı intihaller bu kitapta.
Profile Image for Argos.
1,276 reviews509 followers
December 4, 2025
Büyük bir emek, yoğun çalışma, ancak entellektüel bagajıma bir şey eklendi mi, sanmıyorum. Konu olarak da ilgimi çekmedi, Osmanlıca ve eski Türkçe kelimeler arasında yoruldum. Yazara saygılar, okunmasa da olur kitabına ise 2 yıldız.
Profile Image for Ömer Faruk.
170 reviews26 followers
November 9, 2020
Eleştiri türüne ait bir kitap. Belli perspektiflerden amatör-profesyonel bir takım metini derinlemesine tenkit etmiş yazar. Üslup harikulade. Kitabın genelinde öyle ama özellikle Soner Yalçın'a ve Ahmet Akgündüz'e ilişkin bölümlerde kahkahalarla güldüğüm çok cümle oldu. İş bazı yerlerde aşağılamaya varıyordu ki hak edilmeyen hiçbir şey söylenmemiş. Çevriyazı bölümünde Abdülhak Hamit'in babasına ait gezi yazısını konu edindiği bölümde defalarca etrafından dolanıp da açıkça söylemediği husus; aynı tek bir ismin yapıtı olarak gösterilmesine karşın kitabın transkripsiyon işlemini başka birinin yaptığı, önsöz ve giriş kısmını ise başkasının kaleme aldığı analizi idi. Hukuki kaygılardan olsa gerek diyeceğim.

İlber Ortaylı'ya dokunmasını beklemiyordum. Cesurca olmuş. Kanaatimce de anlaşılmaz bir meta-metin ile tonlarca yazı-konuşma çıkaran, sürekli ülkemizde neyin eksik olduğunu söyleyen; yavaş ve yaygın konuşmasıyla kendini dinletemeyen bir anlatıcının hem "vülgarize" kitaplarının hem de konferanslarının neden bu kadar popüler olduğunu anlamış değilim. Yazar da yalnızca bu kitaplardaki kör göze parmak hatalardan bahsetmekle kalmıyor; aynı zamanda akademik çalışmalarındaki usül yanlışlarına da değiniyor.

Benim gibi yalnızca amatörce ve halk düzeyinde tarih-edebiyat okuru için Halide Edip, Soner Yalçın, İlber Ortaylı, İsmet Bozdağ, Ahmet Akgündüz gibi bölümleri işlediği yerler daha eğlenceliydi. Yusuf Halaçoğlu'nun, TTK'nın bastığı Ermeniler ve Dünya Tarihi ile ilgili bölümlerin ya da çevriyazı bölümündeki Osmanlıca hatalarının işlendiği profesyonel bölümler bizce de anlaşılır olmakla birlikte daha az eğlenceliydi tabiki.

Ayrıca şu alıntıdaki müthiş cümleyi unutmamak için buraya da bırakıyorum "Latife bir yana, yeri burası mıdır, yoksa Akgündüz imzası taşıyan her şey gibi bunu bu kitabın herhangi bir yerine koysak da olur muydu? Akgündüz'ün kitabının 2000 yılı baskısında, kitap hakkında çeşitli kişilerin değerlendirmeleri "sekizinci bölüm" olarak en arkaya konmuş. Oradaki herkesin söylediklerini ciddiye almak veya onlarla hesaplaşmak durumunda değilim. MESELA, BU TÜR GAYRİCİDDİ KİTAPLAR YAZAN KİŞİLERİN GURUSU MERTEBESİNDE OLAN YILMAZ ÖZTUNA..."
Profile Image for Anıl Karzek.
183 reviews9 followers
August 18, 2024
Eleştiri türündeki kitaplara hasretiz. Konu, tarih gibi titiz bir disiplin olunca eleştiri külliyatı daha da önemli hale geliyor, çünkü Hakan hocanın da dediği gibi, tarih herkesin kafasına göre eğip büktüğü bir alan. Siyasilerin sabah kahvaltısında yediği ekmek gibi bir şey oldu, tarihi referans olmadan halka hitap edebilen tek bir siyasi yok. Ama hepsi de tarihi kendi muhayyilesi ve mâbadına göre şekillendirince işin içinden çıkamıyoruz.
Kitabı okumak çok zor oldu, zira sürekli başkası adına utanma hissi yaşadım. Kimler kimlerle beraber, kimler kimleri nasıl meşhur etmiş, şeyh uçmamış müritleri uçurmuş, sonra şeyhler arsızlaşmış kendi kendilerini uçurmuş. Bize de tarihin fatihasını okumak kalmış (Hüvelbâkî).
Profile Image for Sumeyye Cengel.
46 reviews3 followers
October 9, 2021
Güldürürken ağlatan bu oluyor galiba. Yok artık diye gülerek okuduğunuz satırların aslında ilim dünyamızdaki, bazılarının bir put edasına sokulup eleştiri oklarını bırakın yönlendirmeyi isminin zikredildiği ortama sokamayacağınız akademisyen/ yazarlarımızın, gözümüzün içine baka baka belki bazen bilmeyerek ama çoğusunun farkındalıklı hatalar olduğunu kavradığınızda kitabı buruk bir hisle sonlandırıyorsunuz.
Hiç toz kondurulmayanlara ve çalışamlarına hiç toz kondurmayanlara…
- Emin olduğum bilgileri bile defalarca kontrol ettiğim bir zamanımda okumuş olmak iyi mi oldu kötü mü bilemiyorum. Dozunda bir farkındalıklık, dikkat ve emeğe saygı notunu da kendime düşüyorum.
Profile Image for Koray.
316 reviews59 followers
October 27, 2019
Olgu ile kurguyu karıştıran Türk tarih yazımındaki ilginçlikler ve komiklikler üzerine harika bir inceleme kitabı olmuş. İstisnasız her tarihsevere tavsiye ederim. Şimdi gelelim öğrendiklerime:
"Fenerliler" kelimesinin "Ermeniler" olarak okunmasından tutun da, Soner Yalçın'ın hayali kurgularla dolu çok satan "Efendi" kitabına kadar her absürtlüğe değiniyor Hakan Erdem. Örneğin Osmanlı'ya matbaayı getiren İbrahim Müteferrika'yı masonlukla suçlamakla kalmayıp, O'na yine ilk mason olarak tanıtılan Yirmi sekiz Çelebizade Mehmet Said paşa tarafından matbaanın kurdurulduğu yalanı, iki şahsiyetin de aynı tarihte görev yapmadığı belirtilerek çürütülmüş oluyor. Soner Yalçın kafasına göre tarih yazmış, bunu anlıyoruz.
İlber Ortaylı'nın bile zaman zaman bazı tarihsel hatalara düştüğünü saygılı bir şekilde dile getiriyor Hakan Erdem. Sonuçta beşer şaşar, yani hocamız da insan sonuçta.
1478 tarihinde Costanzo di Maysis (de Ferrara) adlı sanatçının Fatih Sultan Mehmet için hazırladığı madalyonun ön yüzünde "Osmanlı Sultanı Muhammed, Türklerin İmparatoru" (Sultanus Mohameth Othomanus Turcorum Imperetor) yazdığını öğrenmek epey şaşırttı beni.
Halide Edip Adıvar'ın Türk'ün Ateşle İmtihanı adlı eserini 1928 yılında İngilizce olarak yayınlaması ve bu versiyonunun şimdikinden epey farklı olması.
Beni en çok etkileyen bölümlerden birisi sayfa 218'deki Vedat Günyol'un Adnan Adıvar hakkında yazdığı, O'nun Atatürk hakkındaki değerlendirmesi oldu sanırım: "....Ama Adnan Bey'in güzel yani şu. Atatürk'le ayrı saflara düşmüşler ve sonra kaçıp yurt dışına gitmişler, ama bir gün bana bak dedi Atatürk haklı biz haksızmışız. Bazı şeyler var ki böyle tepeden inme olacak. Mesela Latin harfleri. Onu tepeden inme yapmasaydı, yıllar boyu bunu yerleştiremezdi. Onun bu itirafını ben çok takdir ederim. Halide Hanım'ın da buna benzer bir itirafı varmış ama ben duymadım."
İsmet Bozdağ'ın tamamen uydurma bir şekilde "Abdülhamid'in Hatıra Defteri"ni bulduğunu iddia etmesi ve bunu yayınlaması üzerine Murat Bardakçı'nın buna karşı şiddetli bir eleştiri yazısı yazması.
Son olarak Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e yazdığı nasihatlerin aslında Tarık Buğra'nın Osmancık adlı eserinden alıntı olması ve Beşir Ayvazoğlu'nun hiçbir yerde bu nasihatlere ulaşamamış olması.
Kısa sürede okuyup bitirdiğim kitap gerçekten değerli birçok bilgiyle dolu. Ankara Kitap Fuarından yarı fiyatına aldığım bu kitabı okumuş olmaktan son derece mutluyum.
Profile Image for Tamer.
6 reviews
November 15, 2018
Yusuf Hakan Erdem hocanın kaleminden muazzam bir eser. Müverrihlerimizin tarihi naklederkenki -nakletme ifadesi mühim- tahrifatı ve sahtekarlıkları muhteşem bir şekilde afişe etmiş. Muazzam hicvani üslubuyla ve şahane nükteleriyle biz karileri mütemadiyen tebessüm ettirdiği hatta bazanları kahkaha atmamıza vesile olduğu için kendisine müteşekkirim. Muntazaman bir eser olduğu kanaatindeyim ve esere objektif bakan herkesin mutabık olacağını sanıyorum. İnsan kitabı okurken ister istemez “Hakan, Yavaş!” repliğini hatırlıyor. Hocanın emeğine sağlık.
Profile Image for Cem Yüksel.
386 reviews68 followers
January 18, 2019
Tarih metinlerinin ve kitaplarının , kimi zaman sadeleştirme, kimi zaman çeviri/eski metinleri okuma hatası, kimi zaman ideolojik çarpıtma kimi zaman irtihal ile ne hale geldiklerini gösteren bir eleştiri kitabı. Bahsedilen yazarların/tarihçilerin isimleri ilginç. Post Truth veya gerçeğin çarpıtılmasının sadece günümüzde değil , bazı eski kitaplarda dahi ortaya çıkması , gerçeklere dayalı bilim , sorgulama ve şüpheciliğin gereğini tekrar vurguluyor. Tarihten hoşlanan , bu kitapları, metinleri okumuş/yakınlığı olan, biraz Osmanlıca tazıma ve kelimelere aşina olanlar için keyifli bir kitap.
Profile Image for Hakan Fıçıcı.
86 reviews
August 22, 2020
Bazen ayrıntılara çok sayfa ayırarak okumayı güçleştirse de tarih yazımının nasıl karambole yapıldığını gözler önüne seren bir çalışma olmuş. Kitap, Halide Edip'in aynı eserinin konjüktürel olarak yabancı dilde farklı Türkçe'de farklı yayımlanmasından, 2. Abdülhamit'in çocukken şu kayağı yapmasına, hiç olmayan metinleri, atıf yapmak için uyduran müelliflerden, Hacı Bayramı Veli'nin 2. Murad'a verdiği hayali müjdeye kadar bir çok konunun birincil ve ikincil kaynaklarıyla karşılaştırılması sonucu okuyucunun tarih kitabı okuma düsturunu gözden geçirmesini sağlıyor.
193 reviews
February 19, 2026
Hakan Erdem'in sivri kalemiyle heccavlığını konuşturduğu müthiş keyifli metni. Ortaylı denen eyyamcıyı, Soner Yalçın denen komplo delisine vs ince ince geçiriyor.
Profile Image for Ahmet GOCMEN.
56 reviews
July 20, 2023
Hoca bazı "tarihçi"lerin ipliğini pazara çıkarıyor. Okurken yer yer ülkemiz akademik kalitesi için üzülürken yer yer hayretler içinde kalıyorsunuz...
Profile Image for elma ozne.
7 reviews5 followers
June 26, 2017
o kadar güzel bir dille, ince ama sırası gelince iğneleyici bir mizahla yazılmış ki.. insan okurken, bir yandan bu kadar da olur mu, bu ne cesaret, neden buna tenezzül edilmiş ki diyor, incelenen metinlerdeki çarpıtmalar, uydurmalar, özensizlikler için. garip ama gerçek.

peki yazarın yemeyip içmeyip bu metinlerin ipliğini pazara çıkarması, ince ince alay etmesi, belki yıllardır tekrarlana gelen ve aynen de varlığına devam edecek kimi kerameti kendinden menkul iddiaları yakalayıp çürütmeye çalışması neden ? birincisi, aşağıdaki alıntıda da görüleceği üzere, tarih metinlerinin eleştirisi ve giderek tarihsel eleştiri için gerekli ilk aşama, "tarihçi" lerin yazdıklarını bir testten geçirme gerekliliği. ikincisi ise bence, tarihçi adaylarına ve merak ederek tarih okuyanlara yol gösterecek bilimsel, etik, mesleki ilkeleri nasihat vermeden musibetle anlatmak. kötü tarihin ne kadar kötü ve aynı zamanda da komik olduğunun zihinlerde yer etmesini sağlamak.

belli ki türkiye'de kuşaklar değişse de; azalarak da olsa mesleki hırslarla , tribüne hitap etme kaygısıyla, hamasetle, siyasi , ideolojik kaygılarla, tam tarih-lenk'in kalemine layık metinler yazılmaya devam edecek. ya da kütüphanelerin tarih raflarında daha yıllarca yetecek kadar "malzeme" var. umarım elimizdeki tarih-lenk'e yeni ciltler eklenir:)

"böyle bir metnin sonu olamaz görünen o ki tarih-lenk aksaya aksaya yoluna ve zalimliklerine devam edecek." sonsöz.syf.329.

kitabın bölümleri:

ı.sadeleştirme
ıı.çevriyazı
ııı.hatalar, yanlışlar, bilgisizlik
ıv.referans verme ve referanssız metin
v.aynı yazar, muhtelif edisyonlar
vı.intihal
vıı.uydurma metin

"... bu kitabın çıkış noktası eleştiri ortamından uzak bir şekilde tarih metinleri ortaya çıkabilecek sonucu irdelemek. kendinize böyle bir hedef koyduğunuzda türkiye'nin ve türkçede üretilen gerek akademik gerekse popüler tarih literatürünün maalesef sağından solundan siyanür sızdıran bir altın madeni olduğunu söylemek durumundayım. tabii ki profesyonel bir tarihçi olarak bir şeylerin hep farkındaydım; aramızda yaptığımız ' ayaküstü sözlü eleştiri seanslarında ' pek çok metni, deyim yerindeyse 'bozuk para edip bırakıyorduk'. ama durumun bu merkezde ve bu boyutlarda olduğunu asla tahmin etmiyordum. bunu gereği gibi anlayabilmek için bu kitabı yazmak , daha doğrusu bu kitabı yazmak için bazılarını belki de hiç okumayacağım birtakım kaynakları sistematik bir şekilde derinlemesine ve eleştirel okumak gerekti. ...' türkiye'de gecikmiş tarih metinleri eleştirisi işini bir kalemde toptan hallettim' demek haddime değil.yaptığım işe layıkıyla bir tarih metinleri eleştirisi denebileceğinden bile emin değilim çünkü görevimi burada zanaat seviyesinde, teknik seviyede de diyebilirsiniz, metin eleştirisi yapmak olarak belirledim. bunun, gerçek bir tarih eleştirisi yapabilmek için sadece bir önkoşul olduğunu düşünüyorum. " önsöz syf.19-20
Profile Image for Ekrem S..
16 reviews
March 30, 2016
Muhtevasından çok üslubunu sevdim. Yazarın çok iyi bir mizahî dili var.
Profile Image for Pinar G.
828 reviews22 followers
December 16, 2012
Eye opener. How people like İlber ortayli cheated in his books.
Displaying 1 - 15 of 15 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.