Bugün üzerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulu olduğu Anadolu Yarımadası, konumu gereği dünyadaki gelişmelerden çabuk etkileniyor, bazen olumlu, bazen de olumsuz. Birlikte yaşıyoruz ve görüyoruz olup bitenleri bir bir. Bu hep böyle sürüp gitti bu topraklarda binlerce yıldan beri; sıkıntılı, bunalımlı günler yaşadı insanları çoğu kez. Bazen de huzuru, mutluluğu gördüler kuşkusuz. Farklı etnik kökene daynan yüzlerce halk vardı yan yana. Ama yine de büyük devletler kurabildiler, görkemli uygarlıkları paylaşabildiler birbirleriyle el ele. Anadolu uygarlıkları böyle bir başarının, böyle bir sabrın ve böyle bir birlikteliğin ürünüdür.
3 Nisan 1944’te Ödemiş’te doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki eğitimini Eskiçağ Tarihi, Klasik Arkeoloji ve Eski Ön Asya Kültürleri kürsülerinde tamamladı (1965-68). Aynı yerde Lidya uygarlığı üzerine doktora yaptı (1969-73). 1979’da doçent, 1988’de profesör oldu. İstanbul ve Mimar Sinan üniversitelerinde eskiçağ tarihi ve Anadolu-Mezopotamya arkeolojisi üzerine dersler verdi (1980-99). İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Van Bölgesi Tarih ve Arkeoloji Araştırma Merkezi müdürlüğü (1993-99) ve Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü genel sekreterliği (1993-95) görevlerinde bulundu. 1999’da Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’ne geçti; rektör yardımcılığı, Güzel Sanatlar Fakültesi kurucu dekanlığı ve Arkeoloji Bölümü başkanlığı yaptı. 2002’de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne geçti ve Arkeoloji Bölümü başkanı oldu. 2005’te emekliye ayrıldı. Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Erzurum ve Ankara Bölge Kurulu üyeliklerinde bulundu. Çalışmalarını daha çok İÖ I. binyıl Doğu Anadolu, Kuzeybatı İran, Mezopotamya ve Kafkasya arkeolojileri üzerinde yoğunlaştırdı. Türk Tarih Kurumu, Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü, ICOMOS (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi), National Geographic Society ve Tarih Vakfı’nın asli, Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün muhabir üyesidir. 1981’den günümüze kadar birçok arkeolojik kazı ve yüzey araştırması gerçekleştirmiştir. Başlıca Yapıtları: İmikuşağı I: 6.-1. yapı katları, Ankara 1995, Yeni Assur Sanatı I: Mimarlık, Ankara 1999, Arkeolojik Kazı Sistemi El Kitabı, İstanbul 1999, Anadolu’nun Tarihî Coğrafyası I, Ankara 2001, Anadolu Arkeolojisi, İstanbul 2003, Eski Anadolu ve Trakya, Başlangıcından Pers Egemenliğine Kadar, İstanbul 2003, Yumuktepe. A reappraisal, Lecce 2003 (I. Caneva ile).
Anadolu'nun binlerce yıllık tarihini, taşların ve toprağın altından çıkarılan kanıtlarla anlatan, bu coğrafyanın derinliğini gözler önüne seren kapsamlı bir çalışma. Veli Sevin, Paleolitik çağdan Demir Çağı'na kadar Anadolu'da yaşamış uygarlıkların maddi kültürünü, yerleşim düzenlerini ve üretim biçimlerini titizlikle inceliyor. Kitap, Anadolu'nun sadece medeniyetlerin geçiş güzergahı değil, aynı zamanda özgün kültürlerin yaratıcısı olduğunu arkeolojik verilerle kanıtlıyor. Bu topraklara basarken, altındaki tarihsel katmanları bilmek ve hissetmek isteyenler için akademik yetkinliği yüksek bir rehber.
Turizm Rehberlik bölümü öğrencileri için Anadolu Tarihi ve Sanatı hakkında öğrendiklerini pekiştirip güncel tutmak adına faydalı bir kaynak. Kitabın görselleri, haritaları, sözlük ve bibliyografyası da bilgilerin daha kolay takibinde oldukça yardımcı oluyor. Kitap, yeni arkeolojik bulgular ışığında güncellendiği için en yeni baskısının edinilmesini tavsiye ederim.
Paleolitik çağ dan anadolunun İran tarafından işgaline kadar olan döneme ait arkeolojik bulguları açıklıyor. Kitaptaki bilgilerden hareketle Anadolu nun mö 500ler den önce nasıl bir fotoğraf sunduğunu çıkarmak mümkün. Fakat ben kitaptan daha fazla hikaye beklerdim. Neredeyse tamamen hikayeleştirilmemiş, kuru bilgi içeriyor.
2023 depremi ile daha anlamli hale gelen Anadolu yok olmadan okunmasi gereken kitap Bu, son derece zengin topraklarda dogmak hir ayricalik ve bu kitap aslinda bize ne kadar sansli oldugumuzu hatirlatiyor. Bir seyleri aramak icin cok uzaklara gitmeye gerek yok, Anadolu hepimize yeter.
Detaylardan bahseder ve basit bir dili vardır. Sanat tarihçilerinin olmazsa olmazı olan bu kitap bölüme giriş niteliği taşır ve ilk okutulan kitaplar arasında yer alır.
Paleolitik çağ’dan Demir çağı sonlarına kadar Anadolu’da medeniyetin gelişimini arkeolojik eserler ve çizimler ışığında inceleyen muazzam bir eser. Kültürlerin birbiriyle ilişkilerini, etkileşimlerini, evrimlerini arkeolojik eserler üzerinden gösteriyor. Bunun yanında devletlerin yönetim şekillerinin ve dinlerinin sanat eserlerine yansımalarını gösteriyor. Arkeolojiye ne kadar az ilginiz olursa olsun bir şans vermenizi ve okumanızı tavsiye ederim.
sınav senesinde ortaya çıkan kitap okurken ''kitap okumamalıyım, ders çalışmalıyım'' vicdan azabına karşılık çözüm olan bulunan ders kitabı okumaları sezonunu açtım. vatana millete bi' hayrı yok.