Una scritta su un muro di Buenos Aires: Patricio, te amo. Papà. Cinque ipotesi. Cinque storie intense e struggenti sull’amore tra padri e figli, sulle angosce e i sogni, sul passato e sul futuro. Sono storie che parlano di una grande nazione come l’Argentina, di un passato insanguinato di oppressione e torture, ma anche di amore – gli amori puri e assoluti dell’infanzia e dell’adolescenza – e di miti popolari come il calcio. Sono racconti sulle aspirazioni degli uomini e delle donne del nostro tempo: la minaccia del terrorismo, il bisogno di agire contro le ingiustizie, l’ansia di dare un senso tutto umano all’esistenza o di trovare un Dio in nome del quale lavorare per aiutare gli uomini. Soprattutto, questo libro – in cui per la prima volta Veltroni si abbandona completamente all’invenzione narrativa – è un tributo all’amore che lega i padri e i figli, e ai sentimenti che accompagnano un rapporto tanto profondo: la competizione, il rispetto, l’emulazione, ma anche la speranza e la disperazione, per un figlio perduto, per un padre mai conosciuto.
Walter Veltroni è nato a Roma il 3 luglio 1955. È stato direttore dell’Unità, vicepresidente del Consiglio e ministro per i Beni e le attività culturali, sindaco di Roma, fondatore e primo segretario del Partito democratico. Oltre al primo capitolo delle indagini del commissario Buonvino, Assassinio a Villa Borghese, pubblicato sempre da Marsilio nel 2019, ha scritto vari romanzi, tra i quali La scoperta dell’alba (2006), Noi (2009), L’isola e le rose (2012), Ciao (2015), Quando (2017), tutti editi da Rizzoli. Ha realizzato diversi documentari tra i quali Quando c’era Berlinguer (2014), I bambini sanno (2015), Indizi di felicità (2017), Tutto davanti a questi occhi (2018) e la serie sulla storia dei programmi televisivi Gli occhi cambiano (2016). Nel 2019 è uscito il suo primo film, C’è tempo. Collabora con il Corriere della Sera e La Gazzetta dello Sport.
- Müəllif kitabın giriş səhifəsində yazır: "Bir gün Buenos-Ayres küçələrində gəzirdim. Bir divarda yazı gördüm: "Patrisio, səni sevirəm, atan!" Atanın oğluna bu cür xitab etməsinə ilk dəfə şahid olurdum." Və beləcə yazıçı bu cümləni əsas götürək xəyal dünyasını işə keçirib düz beş hekayə yazır... - Bu kitab məhz "Patrisio, səni sevirəm, atan!" cümləsindən doğan 5 fərqli hekayədən ibarətdir... İlk hekayəsini oxudum, müəllifin bu cümlədən belə bir hekayə çıxarması məni valeh elədi... Əhsən dedim... Kitabın povest olduğunu düşünürdüm... Giriş cümləsini tam anlamamışdım... Oxuduqca anladım ki, hər biri müstəqil bir hekayədir... - Argentinanın tarixi bildiyim qədər, çevrilişlərlə doludur... Hekayələrdə bu nəslin çəkdiyi əziyyətlərin izlərinə şahid oluruq... Atanın övlad sevgisinə, dostun dosta həsrətinə şahid oluruq... Kitabı bir dəfə deyil... dəfələrlə oxumaq olar... Gözəl lirik dilimizə bu hekayələr çox yaraşardı.. Mən də oxuduqca məst olardım... Bəlkə bir gün...
Bir cumle icin bes ihtimal. O cumleyi duvqr yazisi olarak kim yazmis bilmiyoruz ama Veltroni'nin bes oykusu cok guzel ihtimaller sunuyor. Sadece yetmis bes sayfa ama etkisi uzun suren bir kitap.
Non ho scelto questo libro, mi è stato consigliato da una persona che non conosce me e i miei gusti. Poteva essere un totale fallimento e l’ho iniziato con enorme scetticismo. Devo dire che non mi è dispiaciuto. Non sono una fan dei libri che contengono più racconti ma qui un filo conduttore tutto sommato c’è. Non lo consiglierei come un libro da leggere assolutamente ma l’ho trovato ben scritto e pieno di metafore, alcune veramente valide ed evocative. Senza troppa insistenza, consigliato.
"Hayat, bir zaman ve mekan oyunu yalnızca. Bu yüzden acele etmemenizi söylüyorum size"...
"Hafıza tepkisiz değildir. Olaylar yaşanıp biter, geriye anılar kalır. Yalnızca bir sentezdir, net bir fotoğraf değil... Zaman, genellikle bir şeyleri parçalamak ya da bir araya getirmekle meşguldür. Hafıza aktiftir, yeni anlamlar üretir, yeni bilinmeyenler doğurur. Hafızanın zaman olduğunu öğrenmek için Aristo'nun felsefe çalışmalarına ihtiyaç yoktu. Dolu olan hafızadır, boş olansa gerçekler"...
"Diktatörler Halk ayaklanmasının muhteşem coşkusundan değil, yorgunluktan tükenip gitti... Biz mevsimleri unutmak için yaşıyoruz. Hapishaneleri, hacizleri, işkencecileri, Videla'yı, Peron'u unutmak için... Biz Borges'iz, Fukuyama değil. Maradona'yız, Beckenbauer değil. Ama incecik bir dal gibi de kırılganız"...
"Aslında biz Batılılar da tıpkı Arjantinliler gibi çok şeyimiz varmış gibi davranıyoruz. Ama işte bu sahip olduklarımız yüzünden bir sürü şeyden korkarız. Elde ettiklerimizden korkarız, bizden farklı olanlardan korkarız. Günü yaşayan çağdaş ödlekleriz biz. Hiçbir şeyden emin değiliz. Başka hayatlar, bambaşka bir doğa yaratmak doğru mu? Taklit ederek kendini Tanrı gibi hissetmek, Tanrıcılık oynamak doğru mu?"...
Kaybolan, yok olan analara, babalara, oğullara, kızlara; anılara, hayata ...
Yazar, bir gün "Patricio, seni seviyorum. Baban." şeklinde bir duvar yazısı görüyor ve bundan çok etkileniyor. "Daha önce hiç oğlu için duvara 'seni seviyorum' yazan biriyle karşılaşmamıştım." diyor ve bunun üzerine, her birinin sonunda bu cümleyi kullandığı 5 tane ayrı öykü yazıyor. Bu fikir çok hoşuma gitti benim, kitabı epeydir merak ediyordum bu yüzden. Sonunda okuduğum için mutluyum. Yazar, ülkesinde çok ünlü bir siyasetçi. Bu sebeple siyasi alt metinli öyküleri daha içten, inanarak yazmış gibi hissettim ve sanırım bu sebeple de onları daha fazla sevdim. Her öyküsü çok iyi olmasa da genel anlamda sevdiğim, insana kolay ve aynı zamanda güzel bir okuma deneyimi sunan bir kitaptı.
Birbirinden çarpıcı 5 hikaye. Bir duvar yazısını, "seni seviyorum. Baban" yazan bir duvar yazısını görünce Arjanti üzerine 5 çarpıcı öykü yazan bir yazar. Ülkenin kültürünü, insanlarını, duygularını iyi tanıyan bir yabancı Veltroni. Yabancı ama içeriden biri gibi yazmış, okurken hiç yabancılık çekmiyor okur hikayelere hemen dahil oluyor.
İtalyan bir yazar Arjantin sokaklarında yürürken gördüğü bir duvar yazından etkileniyor ve o kişinin o an nasıl bir psikoloji ile bu yazıyı yazdığını kendi hayal mahsülü olan 5 farklı hikayesinde tahmin etmeye daha doğrusu çözmeye çalışıyor. 2. 3. ve 5. hikayeler hoşuma gitti. Ama 2. yeri farklı kesinlikle.