Jump to ratings and reviews
Rate this book

Düşüncenin Çağrısı

Rate this book
Uzun zaman Önce Parminedes 'to gar auto noein estin te kai Düsünme ve varlik aynidir' demisti. Düsünce tarihi boyunca çok çesitli yorumlara konu olmus olan bu sÖz sonunda bir varlikbilim meselesi olarak kabul edildi ve rafa kaldirildi. Descartes dünyanin ve insanin varolusu üzerine büyük yalnizlik içinde yirmi yil boyunca sürdürdügü düsünmesini 'cogito, ergo düsünüyorum, o halde varim' diye sona erdirdi. Bu, 'kusku duyuyorum, demek ki varim' kestirmesiyle solipsizm (tekbencilik) uçurumundan kurtulma çabasi olarak yorumlandi. 'Düsündügüm kadar ve düsündügüm sürece varim' Önermesi, hiçbir iddiasi olmayan bir yorum olarak bile zihinlerde yer etmedi, dolayisiyla düsünmeyle var olmak arasindaki bag uzunca bir zaman bir daha kurcalanmamak üzere Örtük kaldi. Dünyanin ve insanin geldigi nokta her haliyle düsünmeye çagrida bulunurken, karsilastigimiz her mesele bizi durup dinlemeye, dinleyip düsünmeye davet ederken neden düsüncenin izine rastlanmiyor? Düsünmeye bu ayak direyis neye isaret ediyor? Yasadiklarimiz bu çagriya karsi gÖsterilecek serkesligin düsünmeyle erisilecek olanin kendisini geri çekmesiyle sonuçlandigini gÖ Kitap, milletçe varligimizin tehlikenin esigine geldigi su günlerde bu tehlikeyi savusturabilecegimiz tek ve biricik tutumaga mütevazi bir isik tutmayi amaçliyor. (Tanitim Bülteninden)

112 pages

5 people are currently reading
81 people want to read

About the author

Immanuel Kant

3,056 books4,378 followers
Immanuel Kant was an 18th-century philosopher from Königsberg, Prussia (now Kaliningrad, Russia). He's regarded as one of the most influential thinkers of modern Europe & of the late Enlightenment. His most important work is The Critique of Pure Reason, an investigation of reason itself. It encompasses an attack on traditional metaphysics & epistemology, & highlights his own contribution to these areas. Other main works of his maturity are The Critique of Practical Reason, which is about ethics, & The Critique of Judgment, about esthetics & teleology.

Pursuing metaphysics involves asking questions about the ultimate nature of reality. Kant suggested that metaphysics can be reformed thru epistemology. He suggested that by understanding the sources & limits of human knowledge we can ask fruitful metaphysical questions. He asked if an object can be known to have certain properties prior to the experience of that object. He concluded that all objects that the mind can think about must conform to its manner of thought. Therefore if the mind can think only in terms of causality–which he concluded that it does–then we can know prior to experiencing them that all objects we experience must either be a cause or an effect. However, it follows from this that it's possible that there are objects of such a nature that the mind cannot think of them, & so the principle of causality, for instance, cannot be applied outside experience: hence we cannot know, for example, whether the world always existed or if it had a cause. So the grand questions of speculative metaphysics are off limits, but the sciences are firmly grounded in laws of the mind. Kant believed himself to be creating a compromise between the empiricists & the rationalists. The empiricists believed that knowledge is acquired thru experience alone, but the rationalists maintained that such knowledge is open to Cartesian doubt and that reason alone provides us with knowledge. Kant argues, however, that using reason without applying it to experience will only lead to illusions, while experience will be purely subjective without first being subsumed under pure reason. Kant’s thought was very influential in Germany during his lifetime, moving philosophy beyond the debate between the rationalists & empiricists. The philosophers Fichte, Schelling, Hegel and Schopenhauer saw themselves as correcting and expanding Kant's system, thus bringing about various forms of German Idealism. Kant continues to be a major influence on philosophy to this day, influencing both Analytic and Continental philosophy.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
12 (18%)
4 stars
20 (30%)
3 stars
26 (39%)
2 stars
6 (9%)
1 star
2 (3%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for fhale.
54 reviews6 followers
Read
February 29, 2020
Heidegger ve Kant'ın görüşlerinin, biraz daha beklemek adına, çok üzerine düşmedim ama Schopenhauer'ın "Kendi kendine düşünmek" üzerine yazdıkları gerçekten etkileyiciydi. kitap okumanın filozofluğa değil belki edebiyatçılığa götürebileceğini dile getiriyor ve bunu /yazmanın/ , bizim de okumamızın, oluşturduğu çelişkiye de pay veriyor. daha doğrusu kendi alıntısıyla a. pope'un "for ever reading, never to be read" sözü.
bunu, thinking fast and slow kitabı arasında okumuştum dolayısıyla doğru yerde farklı bir bakış açısı edindim. schopenhauer'in ifadelerine daha güvenilir muadiller bulduğumu sanıyorum.
Profile Image for Emir Mertoglu.
8 reviews
March 30, 2019
Dili çoook ama çok ağır bir kitap, resmen kitabı okumak için kendimi zorladım, konusunun ağırlığından mıdır dilinden mi bilemedim bunu. Ne anladın hadi anlat kitabı deseler bir şey anlamadım şahsen.
Profile Image for Irmak.
142 reviews5 followers
October 4, 2023
Üç düşünür birbirinin alt jenerasyonu olmasına rağmen savundukları düşünceler birbirine benzemiyordu. En eskileri en uzun cümleleri kullanan ve en ağdalı dili kullanandı. ikincisi allah sevgisinden filan girmişti ama en sonuncusunu beğendim ama aldığımda en çok ilgimi kantın çekeceğini düşünüyordum. Öyle olmadı.

2. kez okudum ben bunu.
aslında kronolojik olarak okumak gerekli diye düşünüyorum.
öncelikle kanttan bahsetmek lazım. zaman ve mekanın insanın üzerindeki ve düşünmelerindeki etkilerinden bahsediyor. transandental (veya bunun gibi bişi) dediği şey bu. o yüzden daha çok nasıl düşünebildiğimizden bahsediyor.
daha sonra sazı Schopenhauer alıyor. o biraz daha üst perdeden ve kendini beğenmiş konuşup kitap felsefecesi ile gerçek felsefeci arasında ayrım yapıyor. bir grubu öbür gruptan dışlıyor. literatür okuyup yeni yorum getiren herkesi ezikliyor. bunu görmek beni üzdü. zaten bir avuç adamsınız birbirinizi ötekileştirmeye ne gerek var. kitap okumanın anlamsız olduğunu başka fikirlerle seni doldurduğunu ve bu yolla asla özgünce düşünemeyeceğini başkalarının fikirlerine mahkum olduğunu söylüyor. biraz agresif buldum kendisini.
En son Heidegger'den bahsediyor. bu arkadaş biraz daha 1900 lere yakın doğduğu için biraz daha kafası soğuk. biraz daha doğu felsefesi gibi bakıyor düşünmeye. gerçekten düşünmenin bu bilinçte olmanın kendi içine doğru dönmenin aslında düşünme olduğunu söylüyor. çünkü zaten artık birçok bok püsürle uğraştığmız için bunların üstümüzden gerçemesi ile gerçekten düşünmek arasındaki farkı bize hatırlatıyor. düşünmeyi öğrenmemiz gerektiğini söylüyor.
Profile Image for Hakan İlker.
336 reviews
July 24, 2016
Çok fazla çeviri hatası vardı... Uzun cümleler anlaşımı zorlaştırıyordu.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.