《사랑의 기술》을 읽기 전에 읽어야 할 책 삶을 사랑하는 능력을 회복하기 위한 에리히 프롬의 깊은 사유와 예리한 통찰 명실상부한 사랑의 철학자인 에리히 프롬이 이제 《사랑의 기술》이 말하는 관계의 사랑을 넘어, 보다 더 근본적이고 모든 사랑의 핵심인 ‘삶에 대한 사랑’을 말한다. 자신을 미워하며 공허한 삶을 살아가는 현대인의 심리를 분석하고 삶을 사랑할 자유에 대해 통찰한다. 전 세계 최초로 공개되는 미발표 작품으로, 에리히 프롬의 마지막 8년을 함께한 조교이자 정신과 전문의인 라이너 풍크 박사가 유작을 엮었다. 에리히 프롬은 삶을 사랑하는 능력의 상실을 현대인의 핵심 문제로 삼으며, 경제, 사회, 정치, 노동과 연계해 깊이 성찰한다. 나르시시즘, 이기주의, 결핍, 소외 등 심리적·정신적 관점부터 대량생산, 기술 맹신, 경제적 과잉 등 사회경제적 조건까지 우리가 자신의 삶을 무의미하다고 여기는 이유를 탐색하고 회복의 길을 제시한다. 삶을 사랑하는 능력을 회복하기 위한 살아 있음의 철학이다.
Erich Fromm, Ph.D. (Sociology, University of Heidelberg, 1922) was a German-American social psychologist, psychoanalyst, sociologist, humanistic philosopher, and democratic socialist. He was a German Jew who fled the Nazi regime and settled in the United States. He was one of the founders of The William Alanson White Institute of Psychiatry, Psychoanalysis and Psychology in New York City and was associated with the Frankfurt School of critical theory.
Fromm explored the interaction between psychology and society, and held various professorships in psychology in the U.S. and Mexico in the mid-20th century.
Fromm's theory is a rather unique blend of Freud and Marx. Freud, of course, emphasized the unconscious, biological drives, repression, and so on. In other words, Freud postulated that our characters were determined by biology. Marx, on the other hand, saw people as determined by their society, and most especially by their economic systems.
Erich Fromm-1967-Yaşamı hala seviyor muyuz? (Sevginin gücü ve güçsüzlüğü üzerine) Şeklinde Türkçeye çevrilen kitap
Say yayınları-2024 1.baskısını okuduğum kitap editörün önsözüyle, Erich Fromm’um genel görüşleri ve kitaplarından alıntılarla derlenmiş bir yazıyla başlıyor ki harikaydı, çok güzel bir toparlama olmuş.
Kitap daha çok deneme yazısı gibi bir konu üzerindeki fikirlerini belirtiyor. Özellikle Homo condumens yani “tüketen insan” üzerine öngörüsü çağının ötesinde. Homo sapiens’in aklını hayatta kalmak için kullanması ve şu an toplumda aslında bu insanın öldüğünü ve tüketen insanın geldiğini söylüyor.
Birkaç sevdiğim alıntıyla yorumumu bitirmek istiyorum
“Yaşamdaki en önemli şey mutlu olmak değil, canlılıktır. Yaşamdaki en kötü şey acı çekmek değil, kayıtsızlıktır.”
“Herkes özgür iradesine göre hareket ettiği yanılsamasına kapılır ama aslında hepimizin bildiği üzere insanın kendisi hakkında sahip olduğu kadar başka hiçbir konuda yanılsamaları yoktur.”
“Her yeni yetenek; konuşma, yürüme, yemek yeme yeteneği bir önceki durumdan ayrılmak anlamına gelir. İnsan kendine özgü bir ikilem tarafından yönetilir eski durumunu kaybetmekten korkar, bu kesin olan şeylerden biridir. Ancak yine de güçlerini daha özgürce ve tam olarak kullanma olasılığı sağlayacak olan yeni bir duruma ulaşmak ister. İnsan her zaman ana rahmine geri dönme arzusu ile tam anlamıyla dolma arzusu arasında kalır ve her doğum eylemi bir şeyleri geride bırakma cesaretini gerektirir; rahmi, memeyi, kucağı, eli ve en sonunda tüm kesinlikleri geride bırakmak ve yalnızca bir şeye güvenmek: kişinin farkında olma ve tepki gösterme gücü yani yaratıcılığına”
Lots of wisdom from Mr. Fromm sprinkled throughout, but you gotta be willing to look past some of his weaker arguments and anecdotes. Each chapter could be read as a stand-alone essay but they follow a thread and work well in tandem.
"Ich kann nur lieben, wenn meine Liebe adäquat ist und den Bedürfnissen und der Natur des Geliebten entspricht. Benötigt eine Pflanze nur wenig Wasser, dann drückt sich meine Liebe zur Pflanze darin aus, dass ich ihr nur so viel Wasser gebe, wie sie braucht. Habe ich aber vorgefasste Meinungen darüber, »was für eine Pflanze gut ist«, etwa die, dass möglichst viel Wasser für alles gut ist, dann werde ich der Pflanze schaden und sie umbringen, weil ich nicht fähig bin, sie in der Weise zu lieben, wie sie geliebt werden muss." S.27
Ein interessantes Buch, wobei ich auch sagen muss, dass vieles was steht man schon selbst gedacht hat. Finde auch dass vieles ein bisschen zu übertrieben wird!