Dünyaya pazarlanmak üzere dakika, hafta, saat, takvim, müzik, para gibi birbirinden önemli ürünler geliştiren Zaman isimli şirket, pazar payını artırabilmek, daha fazla büyüyebilmek için geceye odaklanır ve Büyük Gece Projesini hayata geçirmeye karar verir. Kerim, iş görüşmesine gittiği şirketin Zaman olduğunu bilmeden çıkar evden. Bir gün içinde dört kıtada, on iki ayrı şehirde pek çok kişiyle görüşür. Zamanya'nın kapısına ulaşıncaya kadar bir yandan zaman diyarının bütün sırlarını keşfedecek, bir yandan da bugüne kadar zaman kavramını çok az sorguladığını fark edecektir. Selim ise zaman kafesinde yaşayan sıradan bir insandır. Yedi vapurunu yakalamaya çalışır her sabah. Saat sekizde başlar çalışmaya, akşam beş olunca çıkar şirketten. Acıktığı için değil, saat on iki olduğu için yemek yer. Maaşı ayın birinde bankaya yatar. Hep zamanla yarışır - kesintisiz bir koşuşturma içindedir. Fakat nereye doğru koştuğunu, nereye varmak istediğini bilmemektedir. Zaman, hayat, gece, dünya, uyku, keyif, kariyer, ölümsüzlük ve pazarlama üzerine muhteşem bir kurgu, sürükleyici bir macera. Farklı bir roman okumak isteyenler için...
The ones who read and liked Momo by Michael Ende will adore the book... They both mention "time" as a "company". An amazing book written by a genius mind!
Zamanya aynı evi paylaşan 2 arkadaşın bir gününün öyküsü. Bir şirkette çalışan ve o gün 28 yaşına basan Selim ile işi olmayan ve o gün bir iş görüşmesine gidecek olan Kerim.
Kerim’in kendince çok dürüst olarak hazırladığı özgeçmişine istinaden teklif edilen esrarengiz iş görüşmesi , saat 05:10’ da Kerim’in evden alınmasıyla başlar. Kerim’i aralarında görmek isteyen Zaman şirketi, Kerim için aynı günde 4 kıtada, 12 ayrı şehirde, birbirini takip eden görüşmeler ayarlamıştır.
Zaman bildiğimiz hiç bir şirkete benzemez. Ne zaman kurulduğu, kimler tarafından kurulduğu, yeryüzüne kaç zamandır hükmettiği belli değildir. Zaman şirketi çalışanlarına ücretlerini adına yakışır bir şekilde “zaman” ile ödemektedir. Çalıştığınız müddetçe yaşlanmazsınız ve ayrıldıktan sonra (tabi eğer ayrılmayı başarabilirseniz) şirkette çalıştığınız kadar süre ömrünüze eklenir. Şirketin misyonu zamanı yaygınlaştırmaktır. Yeryüzünde zamanı kullanan, saatleri takip eden tek yaratık insandır ve dolayısıyla da Zaman şirketinin hedef müşteri kitlesi insandır. Her şey Zaman. Her yer Zaman. Her zaman Zaman.
Zaman çalışanları bu güne kadar üstlerine düşüne yerine getirmiş ve zaman kavramını dünyaya yerleştirmişlerdir. Önceleri gece ve gündüz olarak ayrılan zaman dilimleri, şirketin başarılı pazarlama taktikleriyle, yıllara, aylara, haftalara, saatlere, dakikalara, saniyelere, salise ayrılmıştır. Her bir detaylandırma Zaman şirketinin yeni bir başarısıdır. Her şey Zaman. Her yer Zaman. Her zaman Zaman.
Mesela dinler haftanın günlerinin oturtulmasında çok faydalı olmuştur. Hıristiyanlar için Pazar, Müslümanlar için Cuma, Museviler için Cumartesi bu kadar önemli olmasaydı, hafta ürünü insanlar tarafından bu kadar kolay kabul edilmeyecekti. Elektrik de Zaman şirketinin çok başarılı projelerinden birisidir. Elektriğin olmadığı zamanlarda, güneşin batışıyla uykuya çekilen insanlar, elektriğin bulunmasından sonra, karanlığı yenerek, akşam saatlerini de kullanmaya başlamışlar, böylece zamanın kullanılması daha yaygın bir hale gelmiştir. Çalar saat, Zaman şirketinin en önemli buluşlarından biridir çünkü uykuda geçen ve kullanılmayan zamana hükmetmeye yaramaktadır. Her şey Zaman. Her yer Zaman. Her zaman Zaman.
Bugüne kadar çok başarılı projelere imza atan şirketin halen ulaşamadığı bir alan vardır. Geceler. Uyuyan insanlar için zaman durmaktadır. Zaman şirketi bu saatlere de talip olarak, nihai amacı hiç uyumayan insanlar yaratmak olan “Büyük Gece Projesini” başlatmıştır ve Kerim’in de bu projede yer almasını istemektedir. Her şey Zaman. Her yer Zaman. Her zaman Zaman.
Kerim için ayarlanan tüm görüşmeler, hem Kerim’in şirket için uygun bir eleman olup olmadığını anlamak, hem de Kerim’e şirketi ve yapacağı işi anlatmak, tanıtmak içindir.
Kerim, kıtadan kıtaya, şehirden şehre ve görüşmeden görüşmeye giderken, zaman hakkındaki tüm yargılarını gözden geçirecek, zamanın günlük hayatımıza ne kadar çeşitli yollarla nüfus ettiği gerçeğiyle yüzleşecek, kendisine sunulan bir çeşit yarı ölümsüzlük ile normal bir hayat ve iş arasında tercih yapmanın zorluğunu yaşayacaktır.
Kerim’in hikayesini okurken, bölümler arasında geçişlerle aynı süre zarfında Selim’in hayatına da tanıklık ederiz. Bölümler doğal bir uyum içinde, birbirini tamamlayarak Kerim ve Selim arasında gider gelir. Selim’le sıradan bir günün tik tak’larına tanıklık ederken, Kerim’le Zaman şirketinin çalışanlarına sunduğu gücün büyüklüğünü ve olağanüstülüğünü görürüz.
Zamanya’yı bir ilk kitap olarak çok büyük bir keyifle okudum. Yazarın o kadar akıcı bir dili var ki, kitap sanki okunmuyor, doğal bir şekilde akıyor. Uzun zamandır bu kadar duru ve yalın bir dille karşılaşmamıştım. Yazar anlatımında sadeliğin güzelliğini kullanmış.
Yigit Kulabas
Yazar Yiğit Kulabaş hali hazırda Ericson Türkiye’ nin Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyor. Kitabın başında da kendisinden şu şekilde bahsediliyor.
“Yiğit Kulabaş 1970’de İzmir’de doğdu. Ömrünün ilk otuz altı yılını eşit parçalar halinde dört büyük şehirde geçirdi. Dört ayrı uluslararası şirkette satış, pazarlama ve iş geliştirme alanlarında farklı pozisyonlarda çalıştı. Zamanya yazarın ilk kitabı. Kitabın seksen sayfasını dokuz, kalanını bir senede yazdı. Aynı on sene içinde evlendi, iki çocuğu oldu, pazarlama üzerine doktora yaptı. Yine aynı dönemde yirmiden fazla ülkeyi, yüzden fazla şehri ziyaret etti. Gittiği her yerde Zamanya’yı aradı.” Kitabın ayrıca bir portalı var. Kerim’in yaptığı yolculuğu resimli olarak buradan da takip edebiliyorsunuz. Ayrıca interaktif bir zamanya sözlüğü de oluşturulmuş/oluşturulmaya devam ediliyor.
This entire review has been hidden because of spoilers.
This book really changed my mind and my awareness of time. Really interesting and fastmoving book, i didnt understand how fast i finished reading it. I can say that; if there is a company really called "Time Company", this book is real than everything! An amazing book from a Turkish genius...
Çok değişik bir kitap. Bir tarafta Zaman pazarlayan Zamanya isimli şirketle iş görüşmesi yapan Kerim, diğer yandaysa kendini hayatın monotonluğuna kaptırmış Selim.
Kerim bir gün içinde dört ayrı kıtada, 12 şehirde dolaşmaya ve mülakatlara girmeye başlar. Hem de göz açıp kapayıncaya kadar gitmektedir bu yerlere. Gezdikçe hem iş görüşmesi devam etmekte hem de zaman hakkındaki gerçekleri öğrenmekte.
Selim ise oldukça sıradan biridir. Her sabah aynı saatte kalkar, aynı vapura biner, aynı saatte işe başlayıp aynı saatte işte çıkar. Saat on ikiyi gösterdiği için yer yemeğini.
İki farklı kulvardan zamanı ve zamanımızı ne için harcadığımızı sorgulayan, fantastik bir macera Zamanya. Kesinlikle okumaya değer.
This book has a surprisingly creative plot. The author must have put a lot of attention to detail in order to make the story line consistent and interesting. The story takes place in many different cities, with minute details from each one, as if the author has been to all these cities or these details were produced by a team.
I was also pleasantly surprised to find a sound critique of corporate life.
I've started to read it at night. My aim was to read few pages and than sleep.But I couldn't give it up. I didn't go to work the next day to finish it. It is a magical reality and the book really makes you really believe that reality! Also Zamanya underlines the world of Marketing in a wisely way. Easy to reach; http://www.amazon.com/s/ref=nb_sb_nos...
To all who didn't read this book! You have to read it as soon as it is possible, you will change the view of your life. The "time concept" idea is brillant!