ADHD, genellikle 7 yaşından önce başlayan ve en az 6 ay süren belirtilerle kendini gösteren nörobiyolojik temelli bir bozukluktur. Zeka, motivasyon veya ebeveynlik kalitesinden kaynaklanmaz.
Belirtiler: Dikkat eksikliği, hiperaktivite, dürtüsellik, zaman yönetimi zorlukları, çalışma belleği sorunları, dürtü kontrolü ve yürütücü işlevlerde (planlama, önceliklendirme, görev başlatma) problemler.
ADHD’nin üç tipi vardır: Hiperaktif-Dürtüsel, Dikkatsiz (İnhatentif) ve Kombine Tip.
Beynin özellikle prefrontal korteks, bazal gangliyon, limbik sistem ve retiküler aktivasyon sistemi ADHD’de etkilenmiştir. Prefrontal korteks, dikkat ve davranışların koordinasyonunda merkezi rol oynar ve ADHD’de daha az aktiftir.
Kişiler zaman baskısı altında daha iyi performans gösterebilirler, uzun süreli görevlerde erteleme eğilimindedirler.
Sıklıkla çevredekiler tarafından yanlış anlaşılarak “yaramaz” veya “dikkatsiz” olarak etiketlenebilirler.
ADHD ile birlikte anksiyete, depresyon ve öğrenme güçlükleri gibi komorbid durumlar görülebilir.
Tedavi: İlaç (stimülan ve non-stimülanlar), davranış ve yapılandırma değişiklikleri, özsavunuculuk ve uygun düzenlemelerden oluşur.
İlaçlar (Ritalin, Adderall, Strattera, Intuniv vb.) etkin olmakla birlikte yan etkiler (iştah azalması, uyku problemleri) ve doz zamanlaması önemlidir.
Eğitimde: Görevlerin parçalara bölünmesi, zaman tahminleri verilmesi, ek süre sağlanması ve öğrenci izlenerek dikkatinin sürdürülmesi faydalıdır.
ADHD’li çocuklarda yaratıcılık, farklı düşünme yeteneği ve yüksek enerji gibi olumlu özellikler de mevcuttur.