“Kadınlar çok seyrek olarak söylediklerini kastederler.
Asıl demek istediklerini bulmak için, sakın ‘ne demek istiyorsun’ diye sormayın. Bu soru sizi, kastedilmeyecek başka bir cümleye yönlendirir ve aslolandan gitgide uzaklaşmanıza sebep olur. Bu sebeple sonuç ilişkisi kurulmaz.
Mesela sık kullanılan bir cümleyi ele alalım: ‘Yalnız kalmak istiyorum.’ Cümlenin öznesi ‘ben’, burada ‘sen’ manasında kullanılmış. ‘İstiyorum’ olumlu gibi dursa da olumsuz, yani asıl kökü ‘istemiyorum’. Buraya kadar cümlemiz ‘Sen yalnız kalmak istemiyorum.’
Böyle bir cümleye pek rastlanmadığından, yuvarlamamız gerekir. Yuvarlarsak aslolan cümleye varırız: ‘Sen yalnız kalmamı isteme!’
Bu cümleyi canlandırabilecek erkek yok denecek kadar azdır. Kadın yalnız kalmak istemiyor, bu kesin. Fakat bu yeterli değil.
Onun yalnız kalmasını istememelisiniz.
Ayrıca kadını bu raddeye getirmeyin. Kadınlar yalnız kalmayı asla istemez. Şayet kendilerini yalnız hissederlerse, pıt diye doğuruverirler. Elde var iki olurlar. Bir suyla şaka olmaz, bir de kadınlarla...”
Nil Karaibrahimgil, Kendisi dört kitabı olan bir yazar. Gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılarını bu dört kitapta toplamış. Aralarında sadece kitap için yazdığı, daha önce başka bir yerde yayınlanmamış yazılar da vardır belki.
Deneme türünü çok severim. İnsanların düşüncelerini okumak hoşuma gider. Bu kitabı da, genellikle okulda olmak üzere, keyifle okudum. Nil’in o insanın sinirini bozacak orandaki iyimserliği kitabın her sayfasına yansımış. Youtube'ta şarkıcı Aydilge için “Hayatında hiç mutsuz olmamış gibi şarkı söyleyen” diye bir yorum duymuştum. Bence o yorum Nil için de yapılabilir. Çevremdeki negatif insanlarda çok sıkıldığım için böyle pozitif birinin yazılarını okumak bana iyi geldi. Benim gibi düşünenlere kitabı öneriyorum ama tabii “Mutlaka okumalısınız.” kategorisinde bir kitap değil.
Nil Karaibrahimgil'in, köşe yazılarının kitap haline gelmesinden oluşan bir kitap. Yazarın hayat görüşü ve kendine has yazım tarzı bu kitapda da kendini gösteriyor. Hayatından yaptığı alıntıların ve olaylardan yola çıkarak yaptığı çıkarımların sonuçları kitabın ana konusu haline gelmiş.
2012-2013 internetine özgü we-heart-itvari iyimserliğin hazırlığı gibi yazılar. 13 yaşındayken kutsal kitap gibi okumuştum çünkü 13 yaşındaydım. O zaman o kadar içselleştirdiğim yazılara 15 sene sonra geri dönmek istedim ve ÜZÜLDÜM. Yani bir magazin ekinde bu tip yazıların çıkmış olması ve belli ki bol ilgi görmüş olması apayrı bir dünya sanki - her ne kadar yakın zamana kadar devam etmiş ve “whimsy”sinden kaybetmiş gibi görünse de.
Her neyse. Kesinlikle kafamdaki düşünce kemiklerini çok şanslı vakitte kaynaştırmış birkaç tatlı imgeyi hatırladım, birkaç korkutucu şekilde katılmadığım, çocukluğuma şüpheli gözlerle baktıracak yazılar oldu.
Nil'i seviyorum, çok pozitif yanları var. Rol model alınabilecek bir kişi. Hayata bakış açısı da hoşuma gidiyor. Nil'den bir şeyler dinlemek güzel olurdu. Buna imkan yok tabii ama kitapları da Nil ile oturup sohbet etmek gibi. Deli diyecekleri umursamadan kendi kendine konuşması çok sevimli.
3 değil 3 buçuk aslında. 2.kitabı kesinlikle çok daha iyi. Bu kitabın ortasından itibaren de Nil'in çok daha anlaşılır yazdıgını fark ediyorsunuz. Başından itibaren eğlenceli ama ortalarda size daha iyi ulaşıyor. Kitap köşe yazılarından derleme olduğu için roman gibi okumamanızı tavsiye ederim, okuduğunuz bir kitabın yanı sıra okuyabilirsiniz mesela. Ya da yatmadan önce 2-3 bölüm, ki bölümler genellikle 2-3 sayfa olduğundan okumakta sıkıntı yok. Yine de eğlenceli bir Nil kitabı, ikincisiyse ustalık eseri :)