-Ne dilersin ey eşek kulum?.. deyince, eşek de dilediğini bildirmiş.
Padişah, canı burnuna gelip kükremiş:
-İnek eti ile, derisi ile, gübresiyle bu memlekete, bu millete hizmet etti. Katır dersen savaşta, barışta yük taşıdı, bu vatana hizmet etti. A eşek, ya sen ne iş gördün ki, bir de kalkmış eşekliğine bakmadan nişan istersin?.. Utanmadan bir de karşıma gelmişsin. Söyle, ne halt ettin?
O zaman eşek keyfinden sırıtarak,
-Aman padişahım efendim, demiş, size en büyük hizmeti eşek kullarınız yapmıştır. Eğer benim gibi binlerce eşek kulun olmasaydı, sen hiç taht üzerinde oturabilir, saltanat sürebilir miydin? Dua et biz eşek kullarına. Bizim gibi eşekler sayesinde, sen de böyle saltanat sürüyorsun.
Aziz Nesin was a Turkish humorist and author of more than 100 books. Nesin was born in 1915 on Heybeliada, one of the Princes' Islands of Istanbul, in the days of the Ottoman Empire. After serving as a career officer for several years, he became the editor of a series of satirical periodicals with a socialist slant. He was jailed several times and placed under surveillance by the National Security Service (MAH in Turkish) for his political views. Among the incriminating pieces of evidence they found against him during his military service was his theft and sale for 35 Lira of two goats intended for his company—a violation of clause 131/2 of the Military Penal Code. One 98-year-old former MAH officer named Neşet Güriş alleged that Nesin was in fact a MAH member, but this has been disputed
Nesin provided a strong indictment of the oppression and brutalization of the common man. He satirized bureaucracy and exposed economic inequities in stories that effectively combine local color and universal truths. Aziz Nesin has been presented with numerous awards in Turkey, Italy, Bulgaria and the former Soviet Union. His works have been translated into over thirty languages. During latter parts of his life he was said to be the only Turkish author who made a living only out of his earnings from his books.
On 6 June 1956, he married a coworker from the Akbaba magazine, Meral Çelen.
In 1972, he founded the Nesin Foundation. The purpose of the Nesin Foundation is to take, each year, four poor and destitute children into the Foundation's home and provide every necessity - shelter, education and training, starting from elementary school - until they complete high school, a trade school, or until they acquire a vocation. Aziz Nesin has donated, gratis, to the Nesin Foundation his copyrights in their entirety for all his works in Turkey or other countries, including all of his published books, all plays to be staged, all copyrights for films, and all his works performed or used in radio or television.
Aziz Nesin was a political activist. After the 1980 military coup led by Kenan Evren, the intelligentsia was oppressed. Aziz Nesin led a number of intellectuals to take a stand against the military government, by issuing the Petition of Intellectuals (Turkish: Aydınlar Dilekçesi).
He championed free speech, especially the right to criticize Islam without compromise. In early 1990s he started a translation of Salman Rushdie's controversial novel, The Satanic Verses. This made him a target for radical Islamist organizations, who were gaining popularity throughout Turkey. On July 2, 1993 while attending a mostly Alevi cultural festival in the central Anatolian city of Sivas a mob organized by radical Islamists gathered around the Madimak Hotel, where the festival attendants were accommodated, calling for Sharia and death to infidels. After hours of siege, the mob set the hotel on fire. After flames engulfed several lower floors of the hotel, firetrucks managed to get close, and Aziz Nesin and many guests of the hotel escaped. However, 37 people were killed. This event, also known as the Sivas massacre, was seen as a major assault on free speech and human rights in Turkey, and it deepened the rift between religious- and secular-minded people.
He devoted his last years to fighting ignorance and religious fundamentalism.
Aziz Nesin died on July 6 1995 due to a heart attack, after a book signing event in Çeşme, İzmir. After his death, his body was buried in an unknown location in the land of Nesin Foundation without any ceremony, as suggested by his will.
عزيز نيسين افضل من كتب الادب الساخر ونتيجة للقمع والظلم الذى عاش فيه اضطر للتعبير عن افكاره ونقده السياسى للرمزية مما اعطى لقصصه متعه وقيمة ادبية ....المجموعة هي عبارة عن قصص قصيرة رمزية تعبر عن حال تركيا
Öncelikle Aziz Nesin benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Aziz Nesin ile ilk olarak Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz eseriyle tanışmıştım. Sonrasında da kalemini, üslûbunu ve en önemlisi de mizahını çok ama çok sevmiştim. Şimdi de bu eserini okudum ve yine birçok farklı, kuvvetli özelliklerini gördüm. Aziz Nesin bu eserinde sistemi, toplumu ve insanları o kendisine has sivri mizah yeteneği ile eleştiriyor. Gerçekten çok sivridir demedi demeyin. Bir de Aziz Nesin'in tüm kitaplarında kendine has bir yazımı vardır. Mesela biçok, azçok, bigün, bikaç, bisürü, tiren gibi kelimeleri sıkça eserlerinde görebilirsiniz. Doğrusu benim çok hoşuma gidiyor. Kendine özgü komik bir yazımı var. Ayrıca Aziz Nesin birçok eserinde de sistemi ve toplumu eleştirmiştir. Bu eserinde de masal şeklinde derlenmiş hali ile eleştirilerini okuyoruz. Kısacık ama çok iğneleyici ve sivri masallar bulunuyor. Masal denilince hep çocuklar aklımıza gelmesin. Kitabın üzerinde de yazdığı üzere Büyüklere Masallar diye adlandırılmış. Dediğim gibi Aziz Nesin mizah yeteneğini çok sivri ve iğneleyici şekilde kullanır. O yüzden herkese hitap edebilir mi bilmiyorum. Bence Aziz Nesin kesinlikle okunması gereken yazarlardan bir tanesidir. Siz de benim gibi Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz ile başlayabilirsiniz
از آثار قوی عزیز نسین نیست. داستانها خیلی سمبلیک گلدرشت هستند. یک جاهایی شبیه داستانهای کلیه و دمنه میشود و گاهی شبیه امثال و حکم. داستانها همه درونمایه سیاسی دارند اما در زمان و مکانی نامعلوم. برای یک زنگ تفریح ساده و زودگذر مناسب است.
Kitabın bu baskısında Tahir Alangu’nun Aziz Nesin’le 1966 yılında Yeni Dergi için yaptığı bir mülâkata yer verilmiş. Çok ilgi çekici tespitler ve tanımlar var. Meselâ halk tanımı gibi: homojen değildir, “ortaokul bitirmişlerin, teknisyenlerin tümü halktır.” Bir de demiş ki, “Türkiye’de yetişmiş bir aydın, bir sanatçı, batıyı tek kaynak olarak alamaz. İnsan kendinden kurtulamaz…Aslında yazarlar, yalnız kendi çağlarını, kendi yerlerini değil, binlerce yılı ve yeri yazıyorlar.” 70 yıl evvel yazılmış bu masal formunda hikâyeleri okurken bugünleri okuyor gibi hissettim. Hazinede kala kala bir paslı teneke, ambarda fareler…
Düşün Yayınevi - Mizah Serisi'nden okuduğum bu kitabı sahaftan almıştım. Okuduğum edisyon ne yazık ki burada mevcut değil (ki kapağı da hayli güzel belirtmeden geçmeyeyim). Kitabı okuduktan sonra epey vakit geçti aslında fakat minik olsa da kendime notlar almak istiyorum.
Türkiye'nin ve Dünya'nın dertlerinin yıllar içinde değişmediğini görmek beni şaşırttı mı; eh biraz. Fakat muhtemelen insanlık düşünmeye başladıktan sonra benzer sorunlarla boğuşmuştur. Yöneten ve yönetilen arasında daim kalan anlaşmazlıklar ve hırslar... Aziz Nesin'in bunları nüktedan şekilde aktarması ve bunu yaparken yandaşlıktan uzak bir şekilde gücü ele geçiren herkesin değişimine dair yergiler yapması beni mutlu etti. Ne yazık ki Memleketin Birinde anlatılan bu masallar uzun bir süre gerçekliğini koruyacağa benzer...
Pırtlı Masal ile kapanış yapabiliriz:
"O gün bugün insanların bir kısmı pırtlar durur. İnanmazsanız nutukları dinleyin. Her kelime arasında öksürük, aksırık, tıksırık, eski zamandaki pırtlamanın bugünkü modern şeklidir. Aslında o nutuklar şöyledir:
- Vatandaşlar pırt, reyinizi pırt, bize pırt, veriniz. -Pırrrrt!"
يعتبر عزيز نيسين من أفضل كتاب النقد الساخر بل أن كتاباته ساخرة لاذعة ولانه تعرض بشكل مستمر للاعتقال والسجن والنفي وصودرت الصحف التي كان يكتب بها أو التي كان يمتلك تراخيصها الا أنه كان يبتكر أساليب جديدة في الكتابة الناقدة الساخرة بشكل لاذع حتى يمرر كتاباته على الرقيب ومن هنا تحتاج بعض كتاباته الى قرأة جادة متأنية لمعرفة ماذا ينبغي أن يقال ورغم ذلك كانت مفهومة لغالبية القراء الاتراك فقد كانت كتبه الاكثرمبيعاً رغم الملاحقة ، يشير الكاتب في مقدمة كتابه الى الامبريالية سعت وبقوة الى التفريق بين الشعب العربي والتركي أحدهما عن الاخر نتيجة لأطماعها رغم أن الشهب العربي والتركي كانا متعارفين عن كثب ومتحابيين تجمعهما أواصر مشتركة كثيرة وبالتأكيد أن أدبنا وحكاياتنا واحدة .... كتب هذا في عام 1988 أي قبل أي تقارب عربي تركي قام به حزب العدالة والتنمية الذي عرف أخيراً حجم الضرر الذي نتج عن هذا التفريق وحاول ان يعيد هذا التلاحم بين الشعبين
Aziz Nesin'in kalemini ustaca kullandığı bir eser. Ancak üst üste birkaç bölümde aynı kurgunun farklı karakterlerle hayat bulmasından pek hoşlanmadım. Tahmin ediyorum ki Aziz Nesin bunu anlattıklarının iyice pekişmesi için bilinçli olarak tercih etmiş olmalı.
23 tane masalın bulunduğu öykü kitabında Aziz Nesin, genel anlamda iktidar ile işçi sınıfı çatışmasını ele alıyor. Zenginlik, statü sahibi olmak isteyen açgözlülerin, hırsıyla kalkıp zararla oturanların hikayelerini bu sefer masallarla anlatmış. İçlerinde 3-4 tanesini beğendim, Pırtlı Masal'daki bulaşıcı hal, Bayan Maymun'daki güzelliğin 5 para etmeyeceği vurgusu, Bay Öküzle Bay Ahmet'deki sistem döngüsü, gayet yerinde anlatılmış. Kafa dağıtmak için okunabilir.
Aziz Nesin'in kendine has yergisel uslubuyla yazilmis, okumasi zevkli, yer yer kahkaha attiran bir kitap.
Baska kitaplari okurken ara verip okunabilecek kisa hikayelerin bulundugu bu kitapta, Nesin'in hikayeler uzerinden memleket gerceklerine nasil okkali atislar yaptigini da goruyorsunuz.
50 yildir kitaba konu olan memleketin manzarasinda degisen birsey yok. Ayni tas ayni hamam. Ayni öküzler, fareler, krallar, padişahlar, kadılar, vezirler, sadrazamlar
Aziz Nesin' in okuduğum ilk eseri. Çok yazan yazarlara özgü durumlardan kaynaklı eksiklikleri mevcut olsa da bunun gibi yazdığı "büyüklere masal"larla bulunduğu dönemden günümüze ışık tutarak edebiyatın tarihsel işlevini yerine getirmiş bir yazardır. Kargaların Seçtiği Padişah ve La Fontaine nin Yazamadığı Masal en beğendiğim masalları oldu.
Mizahi masal tarzındaki meseller tam da Aziz Nesin in mizacına uygun. Zaman zaman tekrara düşse de sıkmıyor, ironik anlatımı zevk veriyor. Yönetime/iktidara yönelik hiciv oldukça sivri ve fazlaca olsa da sevimlileştirmeyi başarmış. Güldürüp geçirmiyor, gülümsetip düşündürüyor.
این کتاب با اسم در یکی از ممالک به ترجمه ی عارف جمشیدی چاپ شده کتاب جالبیه و نقدی طنز داره روی مسائل اجتماعی-سیاسی و از افسانه ها داستان های محلی استفاده میکنه برای بیانش و همین هست که کتاب رو جذاب میکنه
Masallardan öğreneceklerimiz var. Aziz Nesin den kendine has masallar, çağının en verimli yazarı olarak kabul edilen usta yazardan her dönem güncel kalacak masallar.