"Basılan ilk romanım Yaseminler Tüter mi, Hâlâ? Ocak, 1985'de çıktı... Öte yandan, Yaseminler Tüter mi, Hâlâ, Eleni olarak doğan, Naciye'ye dönüşen, Türk kocasına dört çocuk doğurduktan sonra eski Hisar göçmeni bir Anadolu Rum'u ile evlenen bir kadının sahiciye yakın hikâyesidir. Ben yazdığımda Kıbrıs ve Kıbrıs'a benimki türden bir yaklaşım moda değildi - kitap yerini tam bulmadı. Türkler fazla Yunan yanlısı, Yunanlılar fazla Türk yanlısı buldulardı - belki bundan sonra..." - Alev Alatlı
"Her okuyuşumda içimin dalga dalga olduğunu bir tek Yasemin'lerde yaşadım. Her seferinde Naciye oldum paçalarım dolandı bacaklarıma. Peyker'e ağladım, Afroditi'yi bağrıma bastım her seferinde, Hasanimu ilk oğlum oldu. Arif'e çevremi verdim, Glafkos'un yatağında yasemin koktum.
Düşünülebilen her şeyin yaşanabildiğini, yaşanan hiçbir şeyin silinmediğini, her bulutun altında bir iz olduğunu yeniden bildim, yeniden bildim.
Koruk tadında bir yaşam bütün bunları düşündüren. Akdeniz sahillerinde sürüklenen başıboş bir yaprak, süt beyazı çırpı kollar. On birinde bir çocuk, Kaymaklı'nın Genabası. Eleni Klo Morias Naciye Arif, sen söyle bakalım, Yaseminler Tüter mi Hâlâ?"
Alev Alatli was born in 1944 in Izmir, Turkey. After finishing her high school education in Tokyo she went on to gain an undergraduate degree in Economy and Statistics at the prestigious Middle East Technical University in Turkey. After gaining a Fulbright scholarship, she traveled to America and attended the Vanderbilt University in Nashville, Tennessee where she completed her MA degree in Economics. After this Alatli undertook a Doctorate in Philosophy at Dartmouth College, New Hampshire. Her research interests spread to Religion, religious thoughts and the history of civilisation.
In 1974 she returned to Turkey as a lecturer and an economist for the government. Alatli has also served as co-researcher at California Berkeley University looking at psycholinguistics.
Alev Alatlı (d. 1944, İzmir) Türk yazardır. Liseyi Tokyo, Japonya’da okudu. Ekonomi & İstatistik lisansını ODTÜ, Ekonomi ve Ekonometri Yüksek Lisansını Fulbright bursu ile gittiği ABD, Vanderbilt Üniversitesinden (Nashville, Tennessee) aldı. Bunu takiben, felsefe öğrenimine başlayan Alatlı doktora çalışmalarını New Hampshire, Dartmouth College’de sürdürdü. İlahiyat, Düşünce ve Medeniyet Tarihi üzerinde yoğunlaştı. 1974’de Türkiye’ye döndü, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğretim görevlisi, Devlet Planlama Teşkilatı'nda kıdemli ekonomist olarak çalıştı. California Üniversitesi (Berkeley) ile ortak psiko-dilbilim çalışmaları yürüttü. Cumhuriyet Gazetesi bünyesinde Bizim English dergisini çıkaran Alatlı, daha sonra Türk Yazarlar Kooperatifinde (YAZKO) başkan yardımcısı olarak görev aldı.
Oldukça sürükleyici ve etkileyici bir roman fakat Sanıyorum ki yazar bu kitaba Lawrence Durrell'in Bitter Lemons of Cyprus kitabının etkisiyle başlamış. Kitabın yazıldığı dönemde Durrell'in kitabının henüz Türkçeye çevrilmemiş olmasının rahatlığıyla da Durrell'in bazı fikirlerini kitaba kelimesi kelimesine kopyalamış.Insan kitaptaki diğer fikirlerin nereden kopyalandığını merak ediyor. Bu da eserin değerini düşürüyor.
This entire review has been hidden because of spoilers.
“Batı’nın ilmini alalım, ahlakını almayalım’ derken neyi kastetmişlerdi acaba? İlmi ahlaktan ayırabilmek mümkün müydü? İnsan, her şeyden önce bir ahlak varlığı değil miydi?”
“Bir millet, özünü kaybetmeden nasıl değişir? Değişmek zorunluysa, hangi değerlerden vazgeçilir, hangilerinde ısrar edilir?”
“İnsan, hem kendine hem başkalarına yalan söylemeden yaşayabilir mi? Yaşadığımız hayatın yalanlarla inşa edildiğini fark ettiğimizde, o hayatı yaşamaya devam etmek mümkün müdür?”
"Taş da yumurtanın üstüne düşse, yumurta da taşın üstüne düşse olan yumurtaya olur." kitap bu Rum atasözüyle başlıyor. Müslümanlığı seçen bir Rum kızının yaşadığı trajediyi anlatıyor.
naciye arif, sen söyle bakalım. yaseminler tüter mi hala?
Alev Alatlı’nın romanlarını değerlendirmek haddim değil. Ancak roman kategorisinden ziyade hayat bilgisi adıyla yepyeni bir tür icat ettiğini söyleyebilirim. Bu edebiyat, tarih, sosyoloji, …. Farklı alanlar ahenkle dans ediyor adeta. Kıbrıs’a hiç gitmeden, bu romanı okuyarak 70lerin halkının nabzını dinledim. Duygusal çözümlemelerden de çok etkilendim. Toplumun kılcal damarlarını bu kadar çarpıcı bir şekilde yansıtan başka eserler var mıdır bilmiyorum.
Ebu Eyyûb el-Ensari’yi her ziyaret ettiğimde kendisine dua gönderirim. Allah rahmet eylesin Kraliçe. Mekanın cennet olsun.