Un vagabondo muore in mezzo alla strada, travolto da un’auto. Si chiamava Dick Gould, detto "il Poeta"… L’autopsia stabilirà che non si tratta di un semplice incidente: "il Poeta" è stato avvelenato… È l’ultima di una serie di misteriose morti nel mondo dei barboni. Julia s’incarica delle indagini, affiancata da un collaboratore casuale e involontario, che si prodigherà a fianco della polizia per catturare il pericoloso assassino.
Nasce a Genova il 15 novembre 1949. Esordisce come sceneggiatore all'inizio degli anni Settanta su Horror e Sorry, già in rapporto di amicizia e di collaborazione con Ivo Milazzo. Dopo aver scritto alcune avventure di Tarzan e di Diabolik crea, insieme a Milazzo, Tiki per Il Giornalino e Welcome to Springville, una serie western disegnata da Milazzo e da Renzo Calegari sulle pagine di Skorpio. Nel 1977, sempre insieme a Milazzo, dà vita a Ken Parker, un personaggio western decisamente innovativo. In seguito i due autori creano Marvin, un ex attore del cinema muto che fa il detective nella Hollywood degli anni Trenta, e Tom, un uomo dal passato misterioso che ora gestisce un piccolo bar di periferia. Scrive anche alcune storie di Sherlock Holmes disegnate da Giorgio Trevisan. Nell'ottobre 1998 pubblica il primo numero di un nuovo personaggio, la criminologa Julia per l'editore Sergio Bonelli, ed è la prima donna protagonista e titolare di testata della storica casa editrice.
Julia'nın ilginç maceralarından biri. Hikaye bu sefer de toplum dışındaki gruplardan evsizler etrafında şekilleniyor. Birbiri ardına ölen 5 evsizin sonuncusunun siyanürle zehirlendiği ortaya çıkınca Komiser Webb ve Julia olayı araştırmaya başlarlar.
Katilin kimliğini her zamanki gibi araştırmaları sonucu kurgulayan ve polisin bir katil adayı tespit edip onu araştırmasını sağlayan Julia, bu macerasında da yine yanılacak; katil başka biri çıkacak; üstelik cinayet soruşturması son anda seyrini değiştirip, bizim hiç bilmediğimiz kanıtlar birbiri ardınca Julia'nın kucağına düşecek; Julia final tiradında katilin kimliğini ortaya koyacak ve böylece de katili son anda yakalayıverecekler...
Tabi katil yakalanmadan önce, klasikleştiği gibi Julia'yı öldürmeye çalışacak, o da son bir hamle ile hem kendini kurtaracak hem de katili polisin yakalamasını sağlayacak.
Bu şablonun neredeyse her Julia hikayesinde az çok tekrarlanıyor olması okurunu sıkıyor mu bilemiyorum ama yazarların hikayenin ayrıntılarını oluşturuken sergiledikleri beceriyi, çerçeveyi çizerken de göstermesini beklemek her bir okurun hakkı bence.