… Dün yaptığım bu yorum, bugün beni biraz düşündürdü. Şimdiye kadar sigara dumanları arasında düşünceyle geçen günlerimin bazı hatıralarını yazmaktaki ihmalime neredeyse pişman oldum ve üzüldüm. Uzun bir hayat ve uzun bir hükümdarlık çağı geçirdim. Hatıralarım, yalnız benim değil, biraz tarihin ve özellikle tarihindir…
… Ah!.. Beni edebiyata düşman sanır ve böyle gösterirlerdi. Hayır!.. Ben edebiyatın değil, edepsizliğin, edebiyatçıların değil, edepsizlerin düşmanı idim…
… Ben, sayıp döktüğüm bu küçük hizmetlerimle iftihar etmeye de kendimde hak bulmuyorum; çünkü hepsi vazifemdi. Bugün üzgün ve pişman olarak görüyorum ve yaşarsam ileride kendi kalemimle enine boyuna itiraf edeceğim ki, benim de birçok kusurlarım vardır…
… Ben, hangi şartlar içinde ve nasıl bir zamanda padişah oldum?.. Bunu hatırlatmak isterim!..
Sahte olduğuna dair ciddi deliller var, Cengiz Özakıncı detaylı belgeler göstermektedir. Yazar Bozdağ hayatta iken Özakıncı'ya ve diğer belgeler ile karşı çıkan kişilere hiçbir şekilde yanıt vermemiştir.
Bozdağ bu yazdıklarının sahte olmadığını ve gerçekliğini de savunmamıştır. Yazdıklarının insanların görüşlerinde nasıl etki yapacağı göz önünde bulundurursak, bu suçlamalara yanıt vermesi gerekirdi diye düşünüyorum.
Susmayı tercih etmesi söylenenlerin gerçeklik ihtimalini yükseltiyor ve kendi yazdıklarını değersizleştiriyor diye düşünüyorum.
Yazılanlar çok ilginç lakin karşıt olarak yazılanların delilleri daha ağır basmaktadır ,özellikle Bozdağ'ın susmuş olması buna sebeptir diye düşünüyorum.
Bilmediğimiz gerçekleri ortaya çıkaran hatıralar kesinlikle okunmalı. Osmanlının karanlık günlerinde bence bir ışıktı Abdülhamit. Sn.Bozdağ'a bu güzel araştırması ve bu hatıraların peşinde 30 yıl koşturup bize ulaştırdığı için teşekkür ederim.