Julia Sena Yamanoğlu, ateist bir ailenin tek çocuğu olarak dünyaya gelir. Derslerinde çok başarılıdır. Ailesi zengindir, her isteği anında alınmaktadır. Ancak hayatında bir şey eksiktir: sevgi. Annesi zaten ona bir anne gibi davranmıyordur, babası ise ona çok az vakit ayırmaktadır.
O on üç yaşındayken anne ve babası ayrılır ve Julia zaten az gördüğü sevgiyi de kaybeder. Artık hayattan hiçbir tat alamıyordur ve depresyona girer.
Bir gece huzurlu olduğu tek yerde, terasta, yıldızları izlerken inandığının aksine yıldızların kendi kendine oluşamayacağının farkına varır. Onları bir tanrı, bir yaratıcı yaratmış olmalıdır; çünkü hiçbir şey kendi kendine var olamaz. Julia bilgisayarın başına gidip dinleri araştırmaya başlar.
İnsanların en çok tercih ettiği dinleri araştırır, ancak hiçbirine ısınmaz. En son İslam'ı araştırır. Karşısına Kur'an'ı Kerim'den ayetler çıkar, Julia onları okuduğu anda içini bir ürperme sarar. İslam dinini ve kurallarını araştırdıktan sonra müslüman olmaya karar verir.
Babası İslam'dan ve müslümanlardan nefret ettiği için Julia dinini üç yıl boyunca gizli yaşar. Sonunda babası onun hangi dini seçtiğini öğrenince ya dininden dönmesini, ya da onu evden kovacağını söyleyerek onu tehdit eder. Bunun üzerine Julia eşyalarını toplayıp Türkiye'ye gider.
Türkiye'de Naime adında bir kadınla tanışır. Kadın Julia ile iletişim kurabilecek kadar İngilizce biliyordur. Onu bir anne sıcaklığıyla bağrına basar ve Julia'yı 3 gün boyunca evinde misafir eder.
Julia kalabileceği bir daire bulunca Naime Hanım'a teşekkür ederek ona veda eder. Bundan sonra onunla hep irtibata geçmeye çalışır ancak Naime hanım yer yarılmış da içine girmiştir sanki. Julia okulunu bitirir ve Alparslan Yamanoğlu ile evlenir. Eşine Naime Hanım'ı nasıl bulabileceğini sorunca eşi onu Naime Hanım'ın yaşadığı mahalledeki muhtara götürür.
Muhtar, Naime Hanım'ın 2 yıl önce vefat ettiğini söyler. Bunun üzerine Julia en azından ona veda etmek için mezarlığa gittiğinde orada bir kadınla karşılaşır. Bu Naime Hanım'ın kızı Sena'dır. Julia, Sena'nın yaşam öyküsünü dinleyince orada kaldığı sürede Naime Hanım'ın yaptığı bazı tuhaf davranışların anlamını çözmeye başlar. Naime Hanım, Julia'yı aslında yıllar önce onu terk eden kızı Sena zannetmektedir.
Julia ve Sena birbirlerini manevi kardeş olarak kabul eder ve Julia, ikinci bir ad olarak Sena ismini alır.
*
Bu kitabı aylar önce bir kitapçıdan almıştım. Ancak içine bir göz atınca okumak istemediğime karar vermiştim. Bir süre sonra kitaplığımda acaba hangi kitabı okusam diye göz gezdirirken gözüme çarptı.
Bunu daha önce okumamamam benim için çok büyük bir kayıpmış açıkçası...
Sonradan Müslüman olan insanlar imanlarını öyle güzel yaşıyorlar ki... Yıllar boyu susuzluk içinde olup kendilerine bir bardak su ikram edilen bir insan gibi bu suyun kıymetini biliyorlar. Biz ise zaten sürekli su içtiğimizden suyun ne kadar büyük bir nimet olduğunu anlayamıyoruz. Bu kitabı okumamla çok büyük bir farkındalık kazandım. Herkese tavsiye ederim.