Roman, öykü, anı, deneme alanlarında yetkin ürünler veren Adalet Ağaoğlu, tiyatro eserlerini bir araya getiren Toplu Oyunlar'ın birinci cildiyle okurlarının karşısında."Evcilik Oyunu", Çatıdaki Çatlak" ve "Kendini Yazan Şarkı" dan oluşan Toplu Oyunlar 1, insanı çevreleyen ve etkileyen bir karmaşık yapının: toplumun, insana yüklediği değer yargılarını gözler önüne seriyor. Sorgulamaktan kaçınmayanlar için...
Adalet Ağaoğlu, a writer born in Nallıhan in 1929, graduated from Ankara University's Faculty of Language and History-Geography, Department of French Language and Literature in 1950. Subsequently, she joined Ankara Radio in 1951, where she worked as a dramaturg, radio theater director, and program specialist following the establishment of TRT. He departed from his post in 1970, having served as the head of the Radio Department. Ağaoğlu's foray into poetry commenced with the publication of her work in the 1948 and 1949 issues of Kaynak magazine. She subsequently made her theatrical debut with the play "Bir Piyes Yazalım" (Let's Write a Play), which was staged in Ankara in 1953 and co-authored with a colleague. The initial work of fiction by Adalet Ağaoğlu was the 1973 novel Ölmeye Yatmak.
Evcilik Oyunu: Adalet Ağaoğlu’nun oyunu (1964) • Altı tabloluk oyunun ana fikri ilk tabloda verilir: Otuz yaşında bir kadın, otuz beşinde bir erkek, mahkemede hâkim karşısında boşanmak için çırpınmaktadırlar; çünkü evlendiler evleneli taşındıkları her evde havasızlıktan boğulmuşlardır; durmadan ev değiştirmekten, geceler boyu sokaklarda dolaşmaktan da bitkindirler. Son tabloda kadın-erkek gene aynı mahkemede; hâkim onları boşamadığı için ölmüşler, daha doğrusu birbirlerini öldürmüşlerdir. Devamlı ev taşımaktan, havasızlıktan ölmüşler, onları belki de başkaları öldürmüştür. Görünmeyen hâkim, kendisine hakaret etmeleri üzerine karı-kocayı hapse atar. Hapiste de ayrı ayrı hücrelerde yatacaklar, aradıkları mutluluğu bulamayacaklardır. Oyunun aradaki sahneleri bu alegorinin, çocukluktan evliliğe, hattâ ölüme kadar süregelen ahlâk töre ve yasaklarıyla yaşama ve kaynaşmalardaki kısıtlanmanın nasıl bir gelişim çizgisi izlediğini belgeler. • Oyunun ilk temsili Ankara’da Devlet Tiyatrosu’ndadır (1964).
Çatıdaki Çatlak: Adalet Ağaoğlu’nun oyunu (1969) • İki perdelik, dördü kadın, ikisi erkek altı kişilik oyunda küçük bir düğmeci dükkânı sahibi, elli ellibeş yaşlannda ve bekâr Arif Bey, eski tip bir apartman dairesinde laz kardeşi Fatma Hamm’la oturmaktadır. Kırk, kırkbeş yaşlarındaki Fatma Hanım da hiç evlenmemiştir ve safra kesesinden hastadır; ameliyat için hastaneye yatarsa, otuz yıldır baktığı ağabeysinin yüzüstü kalmasından endişelendiği için, üst kattaki komşu kadının öğütlerine de uyarak bir hizmetçi tutar. İki yıl önce kocasıyla İstanbul’a gelmiş, dört çocuklu bir kadın olan hizmetçinin de adı Fatma’dır. Fatma Hanım, evi Fatma Kadın’a bırakarak hastaneye yatar, ameliyat olur, dönüşte merhametli olduğu ve yüzü tutmadığı için, Fatma Kadm’ın işsiz hayta kocasına da yardımda bulunduğu gibi, ailenin ilkokuldaki yaramaz oğullarını evlat edinir, emzikteki öbür çocuklarma da bakmak zorunda kalır. Bu nedenlerle evdeki huzurunu kaybeden Arif Bey’in işleri büsbütün bozulur, dükkânına haciz konur. Şimdi ağabeysine bu yüzden inme inince fedakârlığıyla halden anlamayanlara sessizce katlanmış, iyi kalbli Fatma Hanım, hayattaki tek desteğini de kaybetmiştir. • Eser, basılmadan önce İstanbul Şehir (1965) ve Ankara Devlet (1966) tiyatrolarında oynandı. Kitaba yazarın Sınırlarda Aşk-Kış-Barış adında bir başka oyunu da eklenmiştir.