Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 278 p. "Bir sögüt dali gibi nârin elini uzatip "benim adim Sarah" dedi. Aynisini da benden beklermisçesine alici gözlerle gözüme bakti. Kurumus dudaklarimin arasindan korku ve heyecanla, "Umut" dedim." "O anlatiyor ben dinliyordum. Malezyali olmadigi gözlerinden belliydi. Her ne kadar bu bölgenin insanlarini henüz daha ayirt edecek yüz çizgilerini tanima firsatim olmamis olsa da bu kizin Asyali olamayacagini pekala bilebilirdim..." "Sag eli ile kitabin sayfalarini çevirdi ve "Yokluk Tepesi" dedi ve sakin, içimize kus tüyü hafifliginde serinlik veren sesi ile kalbimiz arasinda bir yol bulmusçasina okumaya basladi..." "...Gözlerim kamasti. Karardi. Dizlerimin bagi çözüldü. Gözlerinden çikan sehvet isigi o kadar çekici, dudaklarindaki gülümseme o derece arzu uyandiriciydi ki heyecanimin siddetinden ayaga kalkmaga gücüm yetmiyerek sürüne sürüne yatagin yanina kadar gittim. Merhamet dilercesine, asagilasarak, dilenerek nemli gözlerimi o essiz güzele çevirdim..." "...Gözlerindeki sehvet nuru çogaldi. Dudaklari arzu ve gücenmeyi ima eden can alici bir titreme ile titremeye basladi. Al yanagi hirs ve sehvet atesi ile bir kat daha kizardi. Kollarini açti. Siyah saçlari derin bir askla titreyen gümüs gerdanini sardi..." ""Keske" dedim, geçen hafta gelmis olsaydim, simdi Aynali Baba'nin kim oldgunu, Raci'nin ne aradigini da bastan ögrenebilirdim. Ama Buda'yi ziyarete gittiklerine göre Raci de ben gibi sonsuzlugu ariyor olmaliydi... Iyi ki tanismistim bu Ferhun hoca ile diye geçirdim içimden çayimin son yudumunu ince belliden alirken..."