Paperback. 11,00 / 18,00 cm. In Turkish. 144 p. Editör : Leyla Meryem Han Kapak Tasarim : Gülhan Tasli Bir solukta okuyacaginiz, birbirinden ilginç zekâ ve akil oyunlarinin zihninizi felce ugratacagi yeni bir Celil Oker fenomeni... Celil Oker, o hep alisageldigimiz üslubuna kimi zaman gerilimi kimi zaman da mizahi ekleyerek yazdigi bu polisiye öykülerinde okuyucuyu, çok yakindan tanidigimiz kahramani Dedektif Remzi Ünal karakteriyle yepyeni serüvenlere davet ediyor. Zekice kurgulanmis öykülerinde, bazen siradan insanlarin bile karmasik gibi görünen profesyonelce islenmis cinayetleri çözümlemekte ne kadar yetenekli olabileceklerini gözler önüne sererken, bizleri bilinçaltimizin en ücra köselerine kadar inen “derin” ve “karanlik” bir yolculuga çikariyor. Eger polisiye türünden hoslaniyor ve “insan” denilen muammayi daha da yakindan tanimakla ilgileniyorsaniz bu kitabi elinizden birakamayacaksiniz.
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı.
Sevtap Oker'le evli olan yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi de veren Oker Mayıs 2019'da İstanbul'da vefat etmiştir.
Sekiz öyküden oluşan Beyaz Eldiven Sarı Zarf, hem Oker’in yazın yaşamındaki tek öykü kitabı olması hem de yazarın Remzi Ünal haricindeki kahramanlarına ilk defa yer vermesiyle özel bir kitap.
Beyaz Eldiven Sarı Zarf’taki öykülerin ilk ikisinde ve sonuncunun bir bölümünde yazarın daimî kahramanı Remzi Ünal başrolde. Kitaba adını veren ilk öyküde karizmatik, ketum özel dedektif Remzi Ünal, uşağıyla yaşayan, varlıklı, ancak tekerlekli sandalyeye mahkûm bir kadının evine davet ediliyor. Yaşlı kadın, içinde önemli bir evrak bulunan zarfını kaybetmiştir. Zarfı uşağının aldığından şüphelenmekte ancak adamı gereksiz yere suçlamak istememektedir. Kadını dinleyen Remzi Ünal neredeyse yerinden hiç kıpırdamadan zarfın yerini buluverir. Dedektifin zor durumlardan kurtulmasında önemli bir payı olan aikido bilgisine dair hoş bir sahneye de şahit olduğumuz bu öykü Edgar Allen Poe’nun Çalınan Mektup isimli meşhur eserine son derece şık bir göndermedir aynı zamanda.
Kitaptaki en dikkate değer öykülerden biri, muhtarlık yapan, annesiyle yaşayan orta yaşlı bir kadının başrolde olduğu Muhtar Hanım. Bir gün mahallesindeki bir adamın ölümü üzerine taziye evine bir tepsi börek götürmek için giden Muhtar Hanım evde görüp duyduklarından yola çıkarak adamın ölümünün şüpheli olduğunu düşünür ve olayı araştırmaya başlar. Araştırmasını bitirdiğinde mevlit sonrası bütün şüpheliler bir aradayken cinayeti aksi iddia edilemeyecek şekilde çözmeyi başarır. Gözlem gücü yüksek bir kadın olan Muhtar Hanım, Altın Çağ polisiyelerinde karşılaştığımız türden, başarıyla resmedilmiş, tam bir amatör dedektif karakteri. Bu bakımdan bu öykü başından beri sert (hard boiled) polisiye tarzında yazan Celil Oker’in rahat polisiyede de ne kadar başarılı olduğunu gösteren, keşke ömrü vefa etseydi de rahat polisiye tarzında romanlarını da okuyabilseydik dedirten, yazarın pek tercih etmediği üçüncü tekil şahıs anlatımını başarıyla kullandığı bir öykü.
Celil Oker nevi şahsına münhasır üslubu olan yazarlardandır. İmzası olmayan bir metnini okusaydık onun yazdığını şıp diye anlayabilirdik. Kısa -bazen tek kelimelik-, yer yer devrik, yer yer şiirsel cümleler, titiz, tam on ikiden vuran, yüksek bir gözlem gücünü gösteren kelime seçimleri, türe tamtamına uyan gizemli, esrarengiz, ağırdan alan ama sıkmayan bir anlatım Oker’in benzersiz üslubunu oluşturan hususlardan bazılarıdır. Beyaz eldiven Sarı Zarf’taki öyküler polisiye öykü nasıl yazılmalı sorusunun iyi bir cevabı niteliğindedir aynı zamanda. Bu yüzden yazarın Genç Yazarlar İçin Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu eşliğinde okunması farklı ve faydalı bir tecrübe olacaktır.
Celil Öker sigarayı çok seviyor. Yine klasik üslubu; "..geldi, ..gitti.., durdu ., baktı.., düşündü.., dedi, demedi, geri döndü... Ne kadar sevmesem de inatla storyteldeki tüm kitaplarını dinleyeceğim sanırım.
Fena bir kitap degildi ama cok begendim de diyemem. Remzi Unal'in ve baska karakterlerin kisa oykuleri var. Kimbilir belki de Celil Oker bu hikayeleri romana donusturmeyi dusundu ama cesitli sebeplerden dolayi donusturmedi ve yine de yayinlamak istedi.
Hikayelerin belirli bir kalitesi var ama oyku bana polisiye ve ozellikle de dedektiflik icin yeterli gelmiyor. Karakterlerin oturmasi, gizemin artmasi, olaylarin cozulmesi zamana yayilinca daha keyifli oluyor. Bir anda cozulen gerilimlerin tatmini az oluyor. Bu kitapta da en cok nispeten uzun olan Muhtar Hanim hikayesini sevdim.
Celil Oker'in, Remzi Ünal serisinden sayılmakla birlikte, Remzi Ünal'ın da yer aldığı öykülerinden oluşan kitabı... 8 öykünün 4'ünde Remzi Ünal var ama kitaba bir Remzi Ünal polisiyesi demek zor. Yazar belli ki yarattığı bu karakterden sıkılmaya başlamış, onu yavaş yavaş geri plana itmeye çalışmış, başka karakterlerin ağzından yeni hikayeler anlatırken, Remzi Ünal'a da yer vermenin gerekliliğini farkedip biraz ondan biraz başkalarından söz etmiş. Yine de okurken eğleniyorsunuz. [#seslikitap]
Çok kısa olay ve çözümlerinden oluşan bir kitap. Kötürüm bir kadının kaybettiği sarı zarfı anında bulduğu, beyin tümöründen ölmek üzere olan tefecinin işlerini iki oğluna bırakırken kendisini öldürtme planı, Ataköy'deki Kıbrıslı kumarhaneci, ünlü bir popstarın bodygourd'ının patronunu koruması, Kapalıçarşı'daki Şark Kahvesi'nde bir turist çiftin geleceğini okuyan falcının numarası, mahallemizin hanım muhtarının yaşlı amcanın ölümünü açığa çıkarması kitaptan bazı konu başlıkları.
Celil Oker'in kısa öykülerinden oluşan bir kitaptı birkaç öykü de Remzi Ünal vardı bir de kitaplarında geçen bir iki karakterde vardı; kıbrıslı ve reklamcı arkadaşı gibi... Son hikayede biraz Remzi Ünal'ın babasına da değinmiş kendisi gibiymiş herhalde... En beğendiğim hikaye muhtar kadındı diğerleri şahsi fikrim vasattı.
Hikayeyi, hele polisiyede sevmememe rağmen birkaç hikayeye bayıldım. Sıradan insanların da akıl yoluyla bazı sonuçlara varıyor olmaları hoş. Yazarı artık yaşamadığı, Remzi Ünal’la bir daha rastlaşamayacağımız için üzgünüm.