Le Corbusier'nin kent tasavvurunda önemli bir yeri olan ve modernist kentin manifestosu olarak tanımlanabilecek olan 1925 tarihli Urbanisme başlıklı çalışması, Pelin Kotas'ın çevirisiyle Arketon Yayınları arasında yerini aldı. Şehircilik, Aykut Köksal'ın genel yayın yönetmenliğinde mimarlık ve kent kitapları yayımlamak üzere kurulan Arketon Yayınları'nın ikinci Le Corbusier kitabı. İlk kitap olan Modulor gibi, Şehircilik de özgün formatı ve özgün tipografisiyle, ikonik değeri özenle korunarak basıldı.
Aykut Köksal, kitaba yazdığı önsözde şöyle diyor: "Le Corbusier'nin Şehircilik'i, 20. yüzyılın şehir tasavvurunda belirleyici bir rolü olan ilk kapsamlı çalışması. Ünlü mimarın endüstri şehrini nasıl okuduğunu, bu okumanın hangi paradigmayı meşrulaştırdığını görmek için Şehircilik doğru bir kaynak. Ne var ki metnin anlamı bundan ibaret değil, özellikle bugünün okurunu ilgilendirecek başka bir boyutu var: Şehircilik aynı zamanda "ütopya" tarihinin önemli metinlerinden biri ve iki ütopya türünün, "yazınsal ütopyalar" ile "mimari ütopyalar"ın buluştuğu yerde duruyor. Yazınsal ütopyalar mekansal model önerisini metinlerinin baş köşesine oturtur, mimari ütopyalar ise, kaçınılmaz bir zorunlulukla tasarımlarını toplumsal model önerisiyle bütünler. İşte Le Corbusier'nin metni tam da bu ortak alanda var oluyor, hatta kimi kez yazınsal ütopyalara daha çok yaklaşıyor. Şehircilik'in Türkiyeli okurlarının dikkatini çekecek noktalardan biri de İstanbul'a yapılan çok sayıda atıf olacaktır. Tüm ütopya yazarlarının kendi modellerini uzak ve gizemli coğrafyalarda bulmaları gibi, Le Corbusier de, aradığı şehrin pek çok özelliğini, Şehircilik'i kaleme aldığı tarihe dek gittiği en uzak yer olan ve 20. yüzyıl başında henüz gizemini yitirmemiş İstanbul'da bulmak istiyor. Le Corbusier'nin Şehircilik'i farklı okumalara açık bir metin. Anlamı sadece mimarlık bağlamıyla sınırlı olmayan bu metnin Türkçe yayımlanması, yeni bir dilin taşıyıcılığında, yeni okumaların ortaya çıkmasını sağlayacak."
Charles-Édouard Jeanneret-Gris, better known as Le Corbusier; was an architect, designer, painter, urban planner, writer, and one of the pioneers of what is now called modern architecture. He was born in Switzerland and became a French citizen in 1930. His career spanned five decades, with his buildings constructed throughout Europe, India, and America. He was a pioneer in studies of modern high design and was dedicated to providing better living conditions for the residents of crowded cities. He was awarded the Frank P. Brown Medal and AIA Gold Medal in 1961. Le Corbusier adopted his pseudonym in the 1920s, allegedly deriving it in part from the name of an ancestor, Lecorbésier.
Bir mimar değilim elbet ama onların bakış açılarını algılayış ve yorumlarını merak etmişimdir.Kitabı şimdi bitirdim ve sıcağı sıcağına yorum eklemek istedim.Le Corbusier bu kitabında ağırlıklı olarak makineleşmenin şehirde yarattığı sorunlardan bahsediyor ve çözümde getiriyor. Kitapta acımasız ifadelerde yer almıyor değil ki aklımdan sanırım hiç çıkmayacak ifade şu "eğri sokak eşeklerin yolu doğru sokak insanların yoludur". Kitabın anlatım şekli hoşuma gitti sanki karşımdaymış da sorunları ve çözümleri bana anlatıyormuş gibiydi.Kitap içerik olarak doğru tespitlerle dolu ve keşke şöyle olsaydı keşke böyle olsaydı diyorsunuz ve kendi şehrinizi de Le Corbusier in hayallerine dahil ediyorsunuz.Arıca kitabın içinde er alan hayallerini betimlediği çizimler çok güzel gerçi günümüzün çarpık şehirciliği bizi Le Corbusier in tek tip çizimlerine imrenerek bakmaYa itiyorsa Yanlış yerlerde yaşıyoruz demekten kendimi alamıyorum.İyi bir kitap yorumcusu değilim o yüzden benden bu kadar gençlik.