What do you think?


Kendine Bakma Kitabı
“ Bir keresinde bir şey dinlemiştim göğsüme saplanmıştı, bir keresinde bir şey okumuştum bir bıçağın ucu gibiydi, bir keresinde birine gerçekten bakmayı denemiştim gözüm kanamıştı ve bir keresinde aynaya bakmayı başarmıştım. O gün bugün hepsi kovalar beni. Sonunda bıraktım kaçmayı… Anladım kaçacak bir yer olmadığını dahası kaçılacak da bir şey.
Korkumun kendisiydi korktuğum, kaçtığım şeyse kaçmanın kendisi. “Aynadan kırık bir parça uzatsam okura, bakar mı acaba, eli kesilir mi?” demeyi de bıraktım. Kimisi eldiven taksın, kimi kanamayı denesin, kimi kaçıp kendinden kurtulsun. ”
Korkumun kendisiydi korktuğum, kaçtığım şeyse kaçmanın kendisi. “Aynadan kırık bir parça uzatsam okura, bakar mı acaba, eli kesilir mi?” demeyi de bıraktım. Kimisi eldiven taksın, kimi kanamayı denesin, kimi kaçıp kendinden kurtulsun. ”
- GenresNonfiction
309 pages, Paperback
First published February 1, 2011
About the author
Cem Mumcu
26 books29 followers1966 Akçaabat doğumlu. Çok erken yaşta okumaya ve yazmaya başladı. Hayatı kitap ve edebiyatın etrafında dönüp durdu. Tıp Fakültesini bitirdiğinde kendisini "çuvala tıkılmış gibi" hissetti. "Çuvaldaki delik" dediği psikiyatriden başını dışarı uzattı. Psikiyatride de artistik yaratıcılık ve duygudurum ile ilgili bilimsel araştırmalar yaptı. Şiir, öykü, roman, deneme ve eleştiri türlerinde eserler üretti. Yazar olmanın dışında yayıncı, editör ve kitapçı olarak da deliliğinin peşinden sürüklendi. 2001 yılında 1001 tane olmasını düşündüğü Binbir İnsan Masalları isimli Edebiyat projesine başladı. Hiçbir ödüle eser göndermedi. Doruktakiler 2004 Öykü Yazarı ödülü kendisine verildi. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Artistik Yaratıcılık ve Sanat Psikolojisi dersi veriyor. Vatan Gazetesi'ne her pazar köşe yazıyor. Okuyan Us Yayınevi'nin Genel Yayın Yönetmeni.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 7 of 7 reviews
July 19, 2018
This book can be a life-saver.
It is the book can be considered as the antidote of the everyday people ideas that can be toxic in a hidden and natural way.
This book can offer you a way of thinking above all living.
A total must-read.
It is the book can be considered as the antidote of the everyday people ideas that can be toxic in a hidden and natural way.
This book can offer you a way of thinking above all living.
A total must-read.
August 18, 2017
kişisel gelişimden ziyade kişisel psikoloji diye sınıflandırabileceğim bir kitap, okurken keyif aldığım bazı noktalarda farklı bakış açıları sunan kafanızı dinlemek istediğinizde okuyabileceğiniz bir eser
May 22, 2018
Ara ara dönüp dönüp okuyabilirim o kadar beğendim.
October 24, 2024
Yazarının gözünden hayata genel bir bakış, ama en çok da kendinize bakmanızı istiyor. Cem Mumcu size bir ayna tutuyor. Söylediklerine katılın veya katılmayın o aynaya bakma cesaretini gösterebiliyorsanız bir şeyleri fark etmeye başlayabilirsiniz. Bu farkındalık kendinize veya genel toplum üzerine olabilir.
Dönemin o an ki durumuna bir ayna tutuş olarak da görülebilir, bu yüzden kitaptaki olayların birçoğu günümüzde sonuçlanmış veya gündem eskisi kalmış konular. Kitabı okurken 2011-2012 yıllarına tekrar geri döndüm. Üzerinden ne kadar çok zaman geçmiş ve ülke gündemi ne kadar çok değişmiş. Günümüzde konuşulan konularla o dönemdeki konuşulan konular ve dertler çok farklıymış. Yakın tarihe bir yolculuk yapması adına da okuması güzel bir kitap.
Dönemin o an ki durumuna bir ayna tutuş olarak da görülebilir, bu yüzden kitaptaki olayların birçoğu günümüzde sonuçlanmış veya gündem eskisi kalmış konular. Kitabı okurken 2011-2012 yıllarına tekrar geri döndüm. Üzerinden ne kadar çok zaman geçmiş ve ülke gündemi ne kadar çok değişmiş. Günümüzde konuşulan konularla o dönemdeki konuşulan konular ve dertler çok farklıymış. Yakın tarihe bir yolculuk yapması adına da okuması güzel bir kitap.
December 1, 2025
Beklentinin fazlasıyla altında kalan kendine bakma kitabının neredeyse her bölümünde alakasız ve birbirinden bağıntısız eleştiriler sıralanmış gibi. Değişen toplumu, gençliği, facebook'u, twitter'ı alışkanlıkları özensiz bir dille eleştiirlmesini sayfalarca okumak gerçekten sıkıcıydı. Başlangıçtaki aşk'la ilgili bölümler biraz Byung Chul Han'ın Eros'un düşüşü kitabındaki denemelere götürdü beni, ancak çok daha derinlikli analizler bekliyordun.
March 24, 2022
Kitabı okurken kendi kendine gülen deliler gibi gözükmemek için açıklama yapıyorum. Gerek yazıların içeriği (bazen tokat gibi bazen ironik) gerek anlatımınızın samimiliği bayıldım.
March 10, 2019
“İnsanı hayatta kendine bakmaktan daha çok acıtan ne var ? “
"aşk istedin, aşkı istedin. kaybetmekten korktuğun ve korkacağın birşeyi istedin. “kaybetmekten korkma”yı istedin. aşkı ararken korkuyu aradığını bilmiyordun belki de. şimdi kaybetmekten korkmaktan korkma. ve bir gün tutamayacağın endişesini taşıdığın bir kolu tutmayı ne çok istediğini hatırla."
“Sanıyorlar ki sende kalırsam, senle kalırsam ve sen de bende kalirsan, benle kalırsan geride kalan o sonsuz ihtimali kaybedeceğiz. Sanıyorlar ki sen benim ihtimallerimi, ben de seninkileri bitireceğiz. Oysa ben senin ihtimaller arasındaki biricikliğini seviyorum. Gitme şansım varken sende kalmayı seviyorum. Sende kalmanın derinliğini, sende durmanın ihtimallerini, sana bir şey olacak diye korkmaları, seni görmek için uyanmaları, senin kolunu tutmaları seviyorum. Senin kolunu bırakmamdan korkmanı, senin kolunu tutamamaktan korkmamı seviyorum . İstersem gidebilme gücümü , istersen gidebilme gücünü ve bu güç bizdeyken gitmemeleri seviyorum. Israrla ve biteviye sende kalmayı seçişimi seni okuya okuya bitiremeyişimi, senin içindeki özgürlüğümü seviyorum. Anahtarı ikimizde de olan bu kelepçenin bizi bağlamasını isteyişimizi, kelepçenin şakırtısını duymayınca ikimizin de gözlerinde beliren korkuyu seviyorum.”
"aşk istedin, aşkı istedin. kaybetmekten korktuğun ve korkacağın birşeyi istedin. “kaybetmekten korkma”yı istedin. aşkı ararken korkuyu aradığını bilmiyordun belki de. şimdi kaybetmekten korkmaktan korkma. ve bir gün tutamayacağın endişesini taşıdığın bir kolu tutmayı ne çok istediğini hatırla."
“Sanıyorlar ki sende kalırsam, senle kalırsam ve sen de bende kalirsan, benle kalırsan geride kalan o sonsuz ihtimali kaybedeceğiz. Sanıyorlar ki sen benim ihtimallerimi, ben de seninkileri bitireceğiz. Oysa ben senin ihtimaller arasındaki biricikliğini seviyorum. Gitme şansım varken sende kalmayı seviyorum. Sende kalmanın derinliğini, sende durmanın ihtimallerini, sana bir şey olacak diye korkmaları, seni görmek için uyanmaları, senin kolunu tutmaları seviyorum. Senin kolunu bırakmamdan korkmanı, senin kolunu tutamamaktan korkmamı seviyorum . İstersem gidebilme gücümü , istersen gidebilme gücünü ve bu güç bizdeyken gitmemeleri seviyorum. Israrla ve biteviye sende kalmayı seçişimi seni okuya okuya bitiremeyişimi, senin içindeki özgürlüğümü seviyorum. Anahtarı ikimizde de olan bu kelepçenin bizi bağlamasını isteyişimizi, kelepçenin şakırtısını duymayınca ikimizin de gözlerinde beliren korkuyu seviyorum.”
Displaying 1 - 7 of 7 reviews








