Ben, Ötüken’in buğrası, katı demir bilekli, kara arslan yürekli, sırtına yer değmeyen, kimseye baş eğmeyen İnal Tarkan’ım! Ben, barış olsa erdemli, yoksul görse yardımlı; vursa buğa deviren, göğe ağaç savuran Tinesi Oğlu’yum. Ben, taşı sıksa tuz eden, az iş edip uz eden, güçlü erler arısı, Kara Kağan çerisi yüce Karluk Beğiyim. Bana Ay Doğmuş derler! Ben, Kırgızların arslanı, Gökmen Eli kaplanı, tipi olsa süren, yer deprense dik duran, kılıç vursa taş yaran Alp Bamsı’yım! Ben, Dokuz Oğuz güçlüsü, yetmiş yağı(düşman) öçlüsü, yedi kızın dileği, Selenge’nin ulağı, kara yelle yarışan, boz ayıyla vuruşan, dokuz alpla güreşen Bilge Tudun’um! Ben, Basmış Eli doğanı, yüce erler yamanı, fiske vursa kan döken, haykırdıkta dağ çöken, kayaların kayası, yenilmez güç eyesi(sahibi) Salcı Beğ’im. Ben, Işbara Alp yoldaşı, on dört erin kardeşi, tok kayaya yaslanan, çılgın suda ıslanan, yirmi eri taşıyan Onbaşı Yamtar’ım! Ben, süngülense ağrımaz, kımız içse esrimez, boru çalsa soluklu, göğsü kılıç delikli, yirmi yağı eksilten, dört çinliyi yassıltan, Gümüş Oğlu Çalık’ım!