Ethem Bakar'ın İrade Terbiyesi kitabında sıkça adı geçtiği için daha önceden okuduğum bu kitabı tekrar gözden geçirdim. Payot kitabı üniversite öğrencilerine yönelik "hakiki çalışmayı" öğretme amacıyla yazdığını belirtmiş. Bu nedenle herkese hitap etmeyecek hatta birazda güncelliğini yitirmiş sayılabilecek bölümleri var. Fakat yine de benim açımdan, buradaki "irade kullanımı" kavramını, hayatın bütün olaylarına karşı "hür olma" biçimi olarak alırsak, psikolojik ve felsefi açıdan altı çizilecek, ders çıkartılacak pek çok yer var.
"Zaman, özgürleşmemizin o değerli müttefiki, onu bizim için çalışmaya mecbur etmezsek, o dingin azmiyle aleyhimize işler."syf112
Herkese keyifli okumalar.
Kaygıların yerine uğraşları koymaktan daha mutluluk verici bir şey yoktur ve sağlığın anahtarı mutluluktur.
İnsanlığın derinlerdeki yasasının çalışmak olduğu öylesine doğrudur ki bu yasaya uymamayı seçen, aynı anda yüksek ve kalıcı tüm sevinçlerden de vazgeçmiş olur!syf129
Hem ahlaki özgürlük hem de siyasi özgürlük şu dünyada değeri olan her şey gibi yoğun bir mücadeleyle elde edilmeli ve durmaksızın savunulmalıdır. Bu özgürlük güçlülerin, beceriklilerin, azimlilerin ödülüdür. Hiç kimse, özgür olmayı hak etmiyorsa özgür olamaz. Özgürlük ne bir hak ne de bir olgudur, özgürlük bir ödüldür, en yüce, mutluluk açısından en verimli ödül: Bir manzara için güneş ışığı neyse, yaşamın tüm olayları için de özgürlük odur. Onu kendi çabasıyla ele geçirmeyen yaşamın tüm derin ve kalıcı sevinçlerinden mahrum kalır.syf25
Benliğini yeniden kazanmaya yönelik bu mücadelede, tutkuların ancak büyük düşmana ettikleri yardım oranında önem taşıdıklarını gördük: Büyük düşman tembelliktir, insanı yüzyıllar sürmüş çabalarla güç bela aştığı mertebeye sürekli geri düşürmek yönünde etki gösteren atalet kuvvetidir. Benliğine hâkimiyet denince gelgitler içinde bir iradenin kastedilmediğini, en yüksek enerjinin aylar ve yıllar boyunca devam ettirilen sürekli enerji olduğunu, iradenin denek taşının süre olduğunu anladık.syf153
...çalışkan kişi kendine yeter. Kendine yetememe, tembeli başkalarına bağımlı kılarken, onu çalışkanın hiç bilmediği bin bir türlü köleliğe mecbur eder; öyle ki, "çalışmak özgürlüktür" cümlesi asla bir metafor değildir. Epiktetos şeyleri, bize bağımlı olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayırır. Hayal kırıklıklarımızın, ıstıraplarımızın çoğunun bize bağımlı olmayan şeylerin peşinden koşmaktan kaynaklandığına dikkat çeker. Demek ki aylak kişinin mutluluğu sadece başkalarına bağımlıyken, emek vermeye alışmış insan en büyük keyifleri kendi içinde bulur. syf205