o kadar gündemimde ki bu konu son dönemlerde, görünce dayanamadım, aldım hemen. çok dolu dolu bir kitap diyemem fakat elimizin altında böyle temel hadisleri, konu başlıklarını, ayetleri derleyen kitapların olmasını da zaman zaman çok anlamlı buluyorum. sıkışınca gidip okumak, göz göze gelince kitaplıkta bir açıp hatırlamak kıymetli. hiç yoktan bu konuyu gündemimizde tutmak için bile kitaplıkta durması faydalı olabilir. -Kettani'nin Hz. Muhammed'in yönetimi kitaplarını okumayı beceremiyorum ama iş dünyası kitaplarımın en başında duruyorlar, hatırlamak ve daha fazlası için okumaya teşvik olayım diye mesela.
ik kez gördüğüm birçok hadis vardı, bu açıdan benim için verimliydi. birkaç saatte bitirebileceğiniz bir derleme, büyük bir vaadi yok bu açıdan. çok daha detaylı bir derleme okumayı umuyorum yakın zamanda. hepimiz birer tüccarız aslında, hizmetimizi şirketlere satıyoruz veya bireylere ya da hepimiz hizmet alıyoruz bir yerlerden, arada daima açıkça bir ticaret var. bunun en ahlaklısı, en helali nasıl olur diye araştırmak ve kendimize çeki düzen vermek hepimiz için kritik bence. aynı zamanda islam'ın çizdiği çerçeve, toplumsal olarak da bizi daha iyiye götürecek bir yol bence. özellikle şu zamanda, örneğin dürüstlük en en temel konu, toplum yönetim sürecinde islam'da. şu an bir şirket, radikal şeffaflık uyguladığında, müşterileri tarafından çok daha benimsenen bir konumda olabiliyor, bknz beije. dolayısıyla aslında kapitalist ve seküler dünyada da islami sınırlar çokça çalışabiliyor, faiz meselesi dışında galiba :) helal bankacılık, ne zaman...
ayrıca ben fakirliğin, zenginlikten daha çok övüldüğüne daha çok denk gelmiştim fakat bu kitap hadislerin o kadar kuvvetli olmadığını ve helal yoldan mal kazanıyor olmanın aslında övüldüğünden bahsediyor. daha çok infak edebilmek ve güç sahibi olmakla ilgili.
kitabın ilk bölümündeki bir kısım da ayrıca hoşuma gitti.
"hz. ömer halifeliği döneminde iş hayatında yoğunlukla yahudileri görünce halkı toplamış ve ticareti bırakmalarından dolayı onları kınamıştır. halk ise ihtiyaçları olmadığı için ticaretten çekildiklerini söyleyince; 'Allah'a yemin olsun ki siz çarşı/pazarı terk ederseniz, erkekleriniz yabancı erkeklere, kadınlarınız da yabancı kadınlara muhtaç olurlar. diyerek müslümanları sürekli ticaretin ve ekonominin merkezinde tutmaya çalışmıştır.'
bununla beraber, kitabın ilk "kuralı", rızık kazanmayı allah'ın bir emri olarak görüp ibadet ruhuyla çalışmak. en çok bu kuralı sevdim sanırım. zaten yapılan her işi, o'nun rızasını kazanmak için yapmalıyız, bu tamam ama iş yaparken bunun pratikteki karşılığı tam olarak neye tekabül ediyor'u bilmek lazım beraberinde. burada, kitapta, Müslümanların oldukça tembel ve atalet sahibi olduğuna vurgu yapılıyor, çok katılıyorum. nasıl katıldığımı konuşurken çok özele girdiğimi fark edip sildim :) tembeliz bence, bir etrafa bakın :)
öyle yani, iyi okumalar!