Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 424 p. Edited by Elif Evin Musluoglu Cover Sidem Zelal Edin Her insanin sirlari vardir. Kimi masumdur, kimi karanlik… Kimi sakladigi seyden utanir, kimi ise korkar... Eylül'ün sirri ise geride hayal kirikligi birakmis, hayatini bambaska bir hâle getirmistir. Disaridan bakan insanlar ne kadar dürüst, basarili ve sevecen oldugunu düsünse de gerçek bambaskadir. Eylül, sahip oldugu hayati gizleyen, yasamak istedigi hayati kendisine ait gibi göstermek için sürekli yalanlar söyleyen bir kizdir. Peki, yeni dostlar edindigi ve ask ile tanistig ibu dönemde sirlari mutlu olmasina firsat verecek midir? Yoksa gerçeklerle yüzlesip, söyledigi yalanlarin içinde kendisine bir çikis yolu aramak zorunda mi kalacaktir? "Bir insanin duygularini dürüst bir sekilde karsisindakine aktarabilmesi, en az dünyayi kurtarmak kadar zor bir istir."
Merhaba. Dilara Keskin'in kalemiyle tanıştığım ilk kitabıydı ve çok güzeldi. Bana üniversiteye gir ilk gün böyle deli dolu arkadaşların olacak garantisini verseler dünyanın öbür ucuna bile gidebileceğimi hissettim. Yağmur'a kızsam da onu anlamamak için hiç bir nedenim olmadı. Küçücük yaşta minik kalbine indirilen darbenin onun bu kadar saldırgan olmasına vesile olmuş. Atlas'a Yağmur'a bir türlü engel olamadığı için kızmadım diyemem ama insan bir şeyi kafasına koyunca her yolu kendi için mübah kılıyor. Kitaptaki oynanan oyunlar ve mesajlaşma kısımları o kadar komikti ki çok eğlendim okurken. Kitapta en sevdiğim karakter Efe'ydi ve onun için işlerin nasıl işleyeceğini çok merak ediyorum. Bu sekiz kişilik grubun hikayesi çok tatlıydı. Kitabın konusuna gelince Eylül, aile olabilmenin nasıl bir duygu olduğunu bilmeden yaşayan ve üniversitedeki ilk gününde çok güzel bir arkadaş grubuna sahip oldu. Bir anda gerçekleşen dostlukları ve eğlenceli yanları onların dağılmamasına zemin hazırlarken Eylül hayatına giren insanlardan sırrını saklamak, onların sevgisinden arkadaşlığından ayrılmamak için yalan üstüne yalan söylüyor. Gelin görün ki Yağmur yapacağını yapıyor.
Kitaplara aşık olmadan önce okuduğum ilk kitaplardandı ve acayip sevmiştim. Şimdi olsa okur muyum bilmiyorum ama hatırladıkça mutlu oluyorum sevdiğim nadir türk kitaplarından ana karakterlere aşık oldum konusuda acayip iyii
Dilara Keskin'den okuduğum beşinci kitap olan Benim Küçük Sırrım'ın yorumundan selamlar arkadaşlar. Yazarın ilk olarak yeni yeni yazmaya başladığı dönemlerde yazdığı kitapları Düşman Okullar serisini okumuştum, eğlenceli ama basit bir kurguya sahip kitaplardı. Ardından Ölüler Konuşamaz'ı okuduğumda yazarın kalemindeki gelişmeler çok barizdi. Ölüler Konuşamaz benim için güzel bir polisiye kitabıydı. Ve Benim Küçük Sırrım'ın da Ölüler Konuşamaz formatında bir kitap olmasını bekliyordum. Ama hiç beklediğim gibi çıkmadı.
Kitap, ana karakterimiz Eylül'ün üniversiteye geçmesi ve yeni arkadaşlar edinmesiyle başlıyor. Eylül'ün arkadaş grubuyla olan diyaloglarının çok eğlenceli olması bana kalırsa kitabın en güzel yanı. Bir de ara sıra ortaya çıkan Eylül'ün arkadaşlarından, Eylül hakkında önemli bir şeyi sakladığını okuyucuya söyleyen birileri var. Ve tüm kitap boyunca bu kişiler sürekli bu konuyu kullanarak Eylül'ü rahatsız ediyor. Fakat kitabın sonunda bu öyle bir şey çıktı ki dedim tüm kitap boyunca dert yaptığın şey bu muydu, sonuç olarak bu konu onları ilgilendirmez. Yani sonunun bağlanış şeklinden hoşlanmadım. Ama kitabın devamı çıkacağı içinde bu konunun düzeleceğinden umutluyum.
Kitabı, sürekli yazarın yakın dönemde çıkardığı iki kitap olması nedeniyle Ölüler Konuşamaz'la kıyaslıyorum. Ve Ölüler Konuşamaz iyi bir kurguya sahip bir polisiye kitabı iken Benim Küçük Sırrım çerezlik bir kitap. Ama yaş sınırının büyük olmaması ve gerçekten çok eğlenceli bir kitap olması nedeniyle okurken keyif alabileceğinizi düşünüyorum.
Kitap gayet güzeldi. Ben başlarken klişe bir kitap okuyacağımı düşünürken öyle olmadığını fark ettim. Tabi bu hiç klişe sahne yok demek değil. Az da olsa birkaç sahne vardı ama rahatsız edecek derecede değildi. Akıcı, sade, yer yer aksiyon bulunan bir kitaptı. Ben okurken çok eğlendim. Güldüğüm sahneler vardı. Eğlenceli bir okumaydı benim için. Kitabın sonu öyle bir yerde bitti ki direkt ikinci kitaba başladım. Puanım 7/10.
Dilara Keskin'in kaleminden okumaya başladığımız ikinci seri. Yine harika, yine çok sürükleyici. Başlamadan önce Düşman Okullar serisini okumanızı tavsiye ederim. Çünkü o seriyi okumadıysanız bazı göndermeleri gözden kaçırabilirsiniz.