What do you think?


Kokotlar Mektebi
Osmanlı'nın son dönemlerinde hız kazanan Batılılaşma süreci Türk edebiyatının da en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Dağılmakta olan dinamikleriyle toplumun değişim ihtiyacından beslenen Batılılaşma çabası üst üste gelince tüm ahlak ve aile değerlerinin de zaman zaman trajikomik boyutlara varacak biçimde farklılaşması kaçınılmaz olacaktır. Bireyin de artık farklı bir biçimde ele alınıp sorgulanmaya başlandığı bu dönemin en önde gelen edebi yatçılarından, biri hiç kuşkusuz ki Hüseyin Rahmi Gürpınar'dır. Türk toplumunun o dönemini bugün bize hâlâ renkli bir tablo gibi sunan yapıtlarıyla Gürpınar sadece bir edebiyat okurunu değil, bu toplumun sosyal gelişimine kafa yoran herkesi aydınlatmaya devam eden bir yazar.
Kokotlar Mektebi, bu usta yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak dönemin değişen yargıları üzerine yapılan en güçlü hicivlerinden biri.
Kokotlar Mektebi, bu usta yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak dönemin değişen yargıları üzerine yapılan en güçlü hicivlerinden biri.
333 pages, Paperback
First published January 1, 1929
About the author
Hüseyin Rahmi Gürpınar
133 books230 followersHüseyin Rahmi Gürpınar was a Turkish writer and politician.
Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.
Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.
Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.
Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 28 of 28 reviews
June 20, 2026
Hüseyin Rahmi Gürpınar okumak her zaman çok zevkli. contraversial konulardaki bakış açısına ve kadın karakter yazmasındaki başarıya hayranım, türk edebiyatında bu başlıklarda neredeyse rakipsiz olduğunu düşünüyorum.
February 5, 2018
Orijinal diliyle, sadeleştirilmeden Hüseyin Rahmi'yi okumak çok keyifli evet, fakat doğal olarak osmanlıca kelime sayısı inanılmaz derecede fazla. Everest Yayınları neden bilmiyorum bu kelimeler için sayfaya dipnot koymak yerine, kitabın sonuna sözlük koymuş. Takdir edileceği üzere okuma sırasında iki cümlede bir, belki daha sık, kitabın sonuna gidip sözlükten alfabetik olarak kelime aramak çok sıkıcı ve zor. Bir sonraki baskıda umarım dipnot koyarlar, bu haliyle kitabı okumak zevkten çıkıp işe dönüyor.
Hikayeye gelirsek, her ne kadar ahlaki yozlaşma üzerine bir satir de olsa, Hüseyin Rahmi'nin "kokotlarına" söylettirdiği lafların bazılarını çok ilerici buldum. Kadın erkek ilişkilerine dair, kadının toplumdaki yeri ve ahlaki statüsüne dair kokotların yaptığı eleştirilerin çoğu zaman "bakın ne kadar da yoz laflar" imasından çok, bir nevi sorgulama; toplumu aynalama görevi üstlendiği sezdim. Ama bu benim hüsnü zanım da olabilir, zira Hüseyin Rahmi yanlış batılılaşma konusunda bir hayli eleştirel bir kalem. Bunun dışında hem bir dönemin toplumsal yapısını yanıstması, hem de Hüseyin Rahmi'nin kendine özgü nüktedanlığı kitabı oldukça enteresan ve eğlenceli kılıyor.
Hikayeye gelirsek, her ne kadar ahlaki yozlaşma üzerine bir satir de olsa, Hüseyin Rahmi'nin "kokotlarına" söylettirdiği lafların bazılarını çok ilerici buldum. Kadın erkek ilişkilerine dair, kadının toplumdaki yeri ve ahlaki statüsüne dair kokotların yaptığı eleştirilerin çoğu zaman "bakın ne kadar da yoz laflar" imasından çok, bir nevi sorgulama; toplumu aynalama görevi üstlendiği sezdim. Ama bu benim hüsnü zanım da olabilir, zira Hüseyin Rahmi yanlış batılılaşma konusunda bir hayli eleştirel bir kalem. Bunun dışında hem bir dönemin toplumsal yapısını yanıstması, hem de Hüseyin Rahmi'nin kendine özgü nüktedanlığı kitabı oldukça enteresan ve eğlenceli kılıyor.
April 10, 2023
Kitabı Türkiye İş bankası Kültür Yayınları'nın Ağustos 2022 tarihli 1. Basım'ından günümüz Türkçe'sine Ömer Aslan'ın getirdiği versiyonunu okudum. Ne kadar günümüz Türkçe'sine çevrildiği belirtilse de bazı kelimelerin dönemlerine ait oldukları halleri ile bırakıldığını ve dipnotlar yardımı ile anlamlarının belirtildiğini gördüm ve hoşuma gitti.
Kitap bolca gençlik, aşk, cinsellik ve moralite üzerine kuruluydu. Hikaye ile birlikte belirtilen konular da karakterlerin diyaloglarında tartışılıyordu. Özellikle günümüzde halen tartışılmaya devam eden evlilik ve kürtaj gibi meseleleri 1928-1929 yılları arasında yazdığı kitabında hali hazırda tartışmış olması Rahmi Gürpınar'ın ileri görüşlülüğünü kanıtlar nitelikte.
Yalnızca hikayesinde (ve yan hikayelerinde) barındırdığı eğlence ve insana hissettirdiği merak haricinde tek eşliliği ve cinselliği, günümüzden 100 yıl önce, fikrini okuyucuya zorlamadan ve okuyucunun ilgisini yüksek tutarak tartışabilmiş olması, Rahmi Gürpınar'ın Kokotlar Mektebi'ni okunmaya değer kılıyor.
"Büyük yazarlar mürşit sayılırlar. Tabiatta kolayca seçemediklerimizi onların irşatlarıyla görmüş oluruz, sanırım..." - Nevber (Kokotlar Mektebi)
Kitap bolca gençlik, aşk, cinsellik ve moralite üzerine kuruluydu. Hikaye ile birlikte belirtilen konular da karakterlerin diyaloglarında tartışılıyordu. Özellikle günümüzde halen tartışılmaya devam eden evlilik ve kürtaj gibi meseleleri 1928-1929 yılları arasında yazdığı kitabında hali hazırda tartışmış olması Rahmi Gürpınar'ın ileri görüşlülüğünü kanıtlar nitelikte.
Yalnızca hikayesinde (ve yan hikayelerinde) barındırdığı eğlence ve insana hissettirdiği merak haricinde tek eşliliği ve cinselliği, günümüzden 100 yıl önce, fikrini okuyucuya zorlamadan ve okuyucunun ilgisini yüksek tutarak tartışabilmiş olması, Rahmi Gürpınar'ın Kokotlar Mektebi'ni okunmaya değer kılıyor.
"Büyük yazarlar mürşit sayılırlar. Tabiatta kolayca seçemediklerimizi onların irşatlarıyla görmüş oluruz, sanırım..." - Nevber (Kokotlar Mektebi)
April 21, 2025
Yazarın, kendisini önceki eleştirilerimde kadın düşmanı bulduğum için özür dinleyebileceğim eserini okumuş bulunmaktayım! Müthiş bir toplumsal eleştiri ve yazarın, okurun adalet duygusunu (nihayet!) tatmin ettiği bir eser. Diğer eserleriyle kronolojik sıralamasını bilmiyorum, ancak bu noktada toplumsal safını seçmiş ve sağduyudan, mantıktan yana ses çıkarır bir tona sahip. Tam önemli bir şey söyleyecekken son anda vazgeçtiği onca eserden sonra derin bir oh çektim. Diliyle, sürükleyiciliğiyle nefis bir hikaye olmasının yanında sonunda, görmek istediğim Hüseyin Rahmi'yi buldum!
February 21, 2026
instaya yazdığım yorumu kopyaliyorum:Hüseyin Rahmi Gürpınar. Gerçekten enfes bir dili var bu adamın. Ne yazsa bir şekilde okumak istiyorum. Kokotlar Mektebi çok garip bir roman. Belki de en "normal" romanı kendisinin fakat anlatılanlar, anlatılma biçimi, içinde geçen cümleler. Bazen kızıp bazen sinsice altını çizdim. Kesinlikle sevdim. 4/5.
August 20, 2026
Gürpınar’ın eserlerini 100 yıl öncesine açılan bir pencere olarak çok seviyorum. 1920ler İstanbulunun nabzını çok iyi tuttuğunu düşünüyorum. Bu kitapta da günümüzde dahi tartışmalı olan birçok konuyu ele almış. Fuhuş, kürtaj, aldatma, poligami vb. zamansız bir sansasyonelliğe sahip çeşitli olayları yer yer güldürmeye çalışarak yer yer öğüt vererek işlemiş. Tefrikalar halinde yayınlandığını bildiğim için sıklıkla anlatının cüretkarlığına şok oldum.
Bazen sayfalarca devam eden ahlak dersleri beni baysa da genel olarak okumaktan zevk aldığım bir eser oldu. Sıklıkla batılı yazarlardan alıntılar yapılması (Georges Anquetil’in Meşru Metres’inden alıntılara adanmış 9 sayfa var!) ve batılı kitapların tartışılmasından çok hoşlanmadım, yazar eleştirmen kimliğine bürünmüş gibiydi. Diğer kitaplarında da Gürpınarın kurgu yazdığını unuturcasına sayfalarca kendi fikirlerini anlatmasına denk gelmiştim fakat bu kitapta anlatıcının da yazar olmasından mütevellit kendini daha özgür hissetmiş galiba :)
Kitabın bölümlerinin birbirinden çok ayrılmasından da pek hoşlanmadım. Hakkaniyetli bir editör ile muntazam bir kitap olacağına inanıyorum fakat maalesef 100 sayfa fazlası olan dağınık bir anlatım.
3.5/5
Not: İş Bankası edisyonu çok güzel. Fransızca ve eski Türkçe kelimeler metinde bırakılmış, dipnotlar hem çeviri hem de bağlam için kullanılmış tertemiz bir okuma deneyimi sağladı bana.
Bazen sayfalarca devam eden ahlak dersleri beni baysa da genel olarak okumaktan zevk aldığım bir eser oldu. Sıklıkla batılı yazarlardan alıntılar yapılması (Georges Anquetil’in Meşru Metres’inden alıntılara adanmış 9 sayfa var!) ve batılı kitapların tartışılmasından çok hoşlanmadım, yazar eleştirmen kimliğine bürünmüş gibiydi. Diğer kitaplarında da Gürpınarın kurgu yazdığını unuturcasına sayfalarca kendi fikirlerini anlatmasına denk gelmiştim fakat bu kitapta anlatıcının da yazar olmasından mütevellit kendini daha özgür hissetmiş galiba :)
Kitabın bölümlerinin birbirinden çok ayrılmasından da pek hoşlanmadım. Hakkaniyetli bir editör ile muntazam bir kitap olacağına inanıyorum fakat maalesef 100 sayfa fazlası olan dağınık bir anlatım.
3.5/5
Not: İş Bankası edisyonu çok güzel. Fransızca ve eski Türkçe kelimeler metinde bırakılmış, dipnotlar hem çeviri hem de bağlam için kullanılmış tertemiz bir okuma deneyimi sağladı bana.
May 10, 2026
Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan okuduğum ikinci kitaptı. Hem inanılmaz sürükleyici hem de kendine has üslubuyla çok etkileyici bir romandı.
Fuhşu “namuslaştırmaya” çalışan Kokotlar Mektebi’nin — diğer adıyla Kimsesiz Kızlar Yurdu’nun — müdiresi Ulviye Melek Hanımefendi’nin maceralarını, mektepteki kızların sohbetlerini ve İrfan ile Şefkat’in zorlu aşkını bir solukta okudum.
Dünyanın en eski mesleğinin tüm suçunun kadınların üzerine yıkılmasını eleştiren, dönemine göre oldukça cesur ve feminist sayılabilecek bakış açısı da beni ayrıca etkiledi. Bu yönüyle yazara hayranlığım daha da arttı.
Yazarın diğer kitaplarını da kesinlikle okuyacağım.
Şiddetle tavsiye ederim.
Fuhşu “namuslaştırmaya” çalışan Kokotlar Mektebi’nin — diğer adıyla Kimsesiz Kızlar Yurdu’nun — müdiresi Ulviye Melek Hanımefendi’nin maceralarını, mektepteki kızların sohbetlerini ve İrfan ile Şefkat’in zorlu aşkını bir solukta okudum.
Dünyanın en eski mesleğinin tüm suçunun kadınların üzerine yıkılmasını eleştiren, dönemine göre oldukça cesur ve feminist sayılabilecek bakış açısı da beni ayrıca etkiledi. Bu yönüyle yazara hayranlığım daha da arttı.
Yazarın diğer kitaplarını da kesinlikle okuyacağım.
Şiddetle tavsiye ederim.
March 22, 2024
1928 yılında yazılmış, dönemin değişen ahlak, aşk ve cinsellik bakışını çok keyifli bir şekilde anlatan harika bir roman. Bu değişimi anlatirken asla yozlaşma vs gibi klasik kalıplara da sikismamis. Bugün böyle bir roman yazmak mümkün olur mu bilemiyorum. Sanki toplum daha esnekmis o zaman.
September 9, 2026
1920’lerde bir erkeğin böyle feminist sayılabilecek bir kitabı yazması oldukça enteresan:)
Adından anlaşılacağı üzere burası bir metres mektebi.
Toplum bu kadınları ahlaksız diye dışlıyor ama onları bu hayata iten ekonomik ve toplumsal koşulları ve aynı kadınlardan yararlanan erkekleri görmezden geliyor. Ulviye Melek de (ismi manidar) genç kadınlara “iyi bir metres olmayı” öğreten bir okul kurarak bu ikiyüzlülüğü ve çifte standartı gösteriyor.
Adından anlaşılacağı üzere burası bir metres mektebi.
Toplum bu kadınları ahlaksız diye dışlıyor ama onları bu hayata iten ekonomik ve toplumsal koşulları ve aynı kadınlardan yararlanan erkekleri görmezden geliyor. Ulviye Melek de (ismi manidar) genç kadınlara “iyi bir metres olmayı” öğreten bir okul kurarak bu ikiyüzlülüğü ve çifte standartı gösteriyor.
September 10, 2026
İş Bankası yayınları 6.basımdan okudum. Kitap 5 bölümden oluşuyor, birbiriyle bağlantılı 3 farklı hikaye anlatılıyor. Yazar, toplumsal ahlak ve kadın hakları gibi konularda döneminin çok ilerisindeki düşüncelerini eserinin sayfaları arasına bu kez de kitabın başrolündeki yazar kimliğiyle yerleştirmiş. Okumaya başladığım halim, okurkenki halim ve kitabı bitirmiş halim üç farklı insandı. Özellikle dördüncü bölüm ve sonrasını hele son kısmı kalbimin tüm içtenliğiyle kendimi alamayarak okudum. Oturduğum yerden iyilik ve kötülük, ahlaksızlık ve namus hakkında akla hayale gelmeyecek manzaralar seyrettim. Hikaye inanılmaz şaşırttı ama Hüseyin Rahmi'nin ustalığı yine şaşırtmadı, çok beğendim.
May 24, 2020
Hüseyin Rahmi; Türkçesi, mizah tarzı, romanlarının kurgusu ve genel olarak üslubuyla ilgiyi hak eden bir yazar. Kokotlar Mektebi de konusu itibariyle yazarın oldukça ilginç eserlerinden biri. Yalnız, Hüseyin Rahmi'nin romanlarının tadına varmak için mutlaka orijinal dilinden okumalı.
Read
May 17, 2026Hüseyin Rahmi’nin toplumdaki ahlak anlayışını eleştirdiği, dönemine göre cesur bir romandır. Yazar, özellikle çıkar ilişkileri ve fuhuşun insanlar üzerindeki etkilerini anlatırken sadece kişileri değil, toplumu da sorgular. Romanın merkezindeki Ulviye Melek, “Kokotlar Mektebi” adında bir yer açarak genç kızları zengin erkeklerle birlikte olmaya hazırlar. Böylece ahlaksızlığın nasıl normalleştiğini göstermeye çalışır.
Romanın en güçlü yanlarından biri, ciddi bir konuyu mizah ve ironiyle anlatmasıdır. Hüseyin Rahmi, insanlara doğrudan öğüt vermek yerine toplumdaki çelişkileri gösterir. İnsanların dışarıdan ahlaklı görünmeye çalışırken kendi çıkarları için değerlerini kolayca unutabildiğini anlatır. Bu yüzden roman, sadece yazıldığı dönemi değil, bugünü de düşündüren bir eser hâline gelir.
Romanın adı da dikkat çekicidir. “Mektep” kelimesi eğitim ve saygıyı çağrıştırırken “kokot” bunun tam tersini temsil eder. Yazar bu zıtlığı özellikle kullanarak okurun dikkatini çekmek ister.
Kitabın ön sözü de önemlidir. Hüseyin Rahmi burada hem olayların kurgu olduğunu söyler hem de gerçek hayattaki sorunlardan esinlendiğini hissettirir. Ayrıca romanın sadece eğlendirmek için değil, toplumsal sorunları göstermek için yazıldığını açıkça belirtir.
Romanda Nietzsche’nin düşüncelerinin etkisi de görülür. Yazar, toplumun ahlak anlayışının çoğu zaman samimi olmadığını savunur ve insanların konuşmaktan kaçtığı konuları açıkça anlatır. Bu nedenle roman, sadece bir hikâye değil, ahlak üzerine düşündüren bir eser olur.
Bazı bölümlerde uzun konuşmalar ve felsefi tartışmalar nedeniyle ağır ilerlese de Kokotlar Mektebi, toplumun ahlak anlayışını sorgulayan ve okuru “ahlak gerçekten nedir?” sorusu üzerine düşündüren önemli bir romandır.
Keyifli okumalar…
Romanın en güçlü yanlarından biri, ciddi bir konuyu mizah ve ironiyle anlatmasıdır. Hüseyin Rahmi, insanlara doğrudan öğüt vermek yerine toplumdaki çelişkileri gösterir. İnsanların dışarıdan ahlaklı görünmeye çalışırken kendi çıkarları için değerlerini kolayca unutabildiğini anlatır. Bu yüzden roman, sadece yazıldığı dönemi değil, bugünü de düşündüren bir eser hâline gelir.
Romanın adı da dikkat çekicidir. “Mektep” kelimesi eğitim ve saygıyı çağrıştırırken “kokot” bunun tam tersini temsil eder. Yazar bu zıtlığı özellikle kullanarak okurun dikkatini çekmek ister.
Kitabın ön sözü de önemlidir. Hüseyin Rahmi burada hem olayların kurgu olduğunu söyler hem de gerçek hayattaki sorunlardan esinlendiğini hissettirir. Ayrıca romanın sadece eğlendirmek için değil, toplumsal sorunları göstermek için yazıldığını açıkça belirtir.
Romanda Nietzsche’nin düşüncelerinin etkisi de görülür. Yazar, toplumun ahlak anlayışının çoğu zaman samimi olmadığını savunur ve insanların konuşmaktan kaçtığı konuları açıkça anlatır. Bu nedenle roman, sadece bir hikâye değil, ahlak üzerine düşündüren bir eser olur.
Bazı bölümlerde uzun konuşmalar ve felsefi tartışmalar nedeniyle ağır ilerlese de Kokotlar Mektebi, toplumun ahlak anlayışını sorgulayan ve okuru “ahlak gerçekten nedir?” sorusu üzerine düşündüren önemli bir romandır.
Keyifli okumalar…
January 4, 2026
2025'in son günlerinde başladığım Kokotlar mektebi için denebilecek en doğru yorum şu olur: Bir başyapıt!
Kokotlar mektebi, yaşlı ve kurnaz bir kadın tarafından işletilen, genç kadınların erkeklerle nasıl ilişki kuracaklarının, nasıl davranıp hayatta kalacaklarının “öğretildiği” bir evdir. Hüseyin Rahmi bu mekânı özellikle seçer; çünkü burası ahlaksızlığın kaynağı değil, toplumun zaten ürettiği düzenin küçük bir modeli gibidir. Yani mektep vardır, ama asıl dersleri veren dışarıdaki hayattır.
Bu kitap bana göre neden başyapıt? Çünkü Hüseyin Rahmi yine yaşadığı dönemin yani 1900'lerin çok ötesinde bir cesaretle, kadın bedeni, ahlak, ikiyüzlülük, 'genelev' olarak aşağılanan mekanlara 'mektep' olarak konumlayarak aslında tüm zihin sınırlarını zorluyor. Ahlak kavramının kimler tarafından nasıl kavramlaştırıldığını, öyle keyifli bir dille anlatıyor ki, ders verir gibi değil aksine bir tiyatro sahnesini izler gibi okuyorsunuz kitabı.
Her zamanki gibi, Hüseyin Rahmi hala günümüzde bir türlü çözülemeyen bu karmaşayı o dönemden yazmış.
Kokotlar mektebi, yaşlı ve kurnaz bir kadın tarafından işletilen, genç kadınların erkeklerle nasıl ilişki kuracaklarının, nasıl davranıp hayatta kalacaklarının “öğretildiği” bir evdir. Hüseyin Rahmi bu mekânı özellikle seçer; çünkü burası ahlaksızlığın kaynağı değil, toplumun zaten ürettiği düzenin küçük bir modeli gibidir. Yani mektep vardır, ama asıl dersleri veren dışarıdaki hayattır.
Bu kitap bana göre neden başyapıt? Çünkü Hüseyin Rahmi yine yaşadığı dönemin yani 1900'lerin çok ötesinde bir cesaretle, kadın bedeni, ahlak, ikiyüzlülük, 'genelev' olarak aşağılanan mekanlara 'mektep' olarak konumlayarak aslında tüm zihin sınırlarını zorluyor. Ahlak kavramının kimler tarafından nasıl kavramlaştırıldığını, öyle keyifli bir dille anlatıyor ki, ders verir gibi değil aksine bir tiyatro sahnesini izler gibi okuyorsunuz kitabı.
Her zamanki gibi, Hüseyin Rahmi hala günümüzde bir türlü çözülemeyen bu karmaşayı o dönemden yazmış.
January 6, 2026
Kitap bir romandan ziyade aşk, evlilik, gençlik, sevda, zevk, ilişkiler üzerine düşüncelerin Kokotlar üzerinden ifade edildiği bir yazı olmuş.
Hüseyin Rahmi'de en sevdiğim şey olaylara iki farklı açıdan bakmasıdır.
Kitap bazı noktalarda heyecanlı giderken bir noktada aşırı görüş alışverişi verdiği için okumakta yavaşlıyorsunuz.
Dünya döndüğü sürece aşk meşk ilişkileri grupları kanunları hep aynı çember üzerinde dolanacak.
Bu durumda bu kitabın ölümsüzlüğünü kanıtlayacak.
Bu sene içinde bitirdiğim ikinci kitap ve bu kitap farklı tarzı ile benim için on numara bir kitap oldu.
İyi okumalar...
Hüseyin Rahmi'de en sevdiğim şey olaylara iki farklı açıdan bakmasıdır.
Kitap bazı noktalarda heyecanlı giderken bir noktada aşırı görüş alışverişi verdiği için okumakta yavaşlıyorsunuz.
Dünya döndüğü sürece aşk meşk ilişkileri grupları kanunları hep aynı çember üzerinde dolanacak.
Bu durumda bu kitabın ölümsüzlüğünü kanıtlayacak.
Bu sene içinde bitirdiğim ikinci kitap ve bu kitap farklı tarzı ile benim için on numara bir kitap oldu.
İyi okumalar...
March 1, 2026
Son kısımda Nevber’e üzülsem de aynı zamanda İrfan ondan hoşlanmadığını bu kadar belli etmesine rağmen ona bu kadar bağlanmasını çok dramatik buldum. Onun dışında okurken en çok keyif aldığım ve her boşlukta okuduğum bi kitaptı. Toplumsal konularda yeni perspektifler kattı bunun için son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı benim için. Not: yer yer sana o kadar aşığım ki her şeyi yaparım senin için draması insanı boğuyo ve çok klişe hissettiriyo. Ek olarak bugünün perspektifinden bakıldığında bazı konulardaki fikirleri anlamlandırmakta zorlanıyosunuz. Bunlar dışında her şeyiyle mükemmel bi kitaptı benim için.
This entire review has been hidden because of spoilers.
September 12, 2026
Okumadı ve içeriği çok keyifli bir kitap. Arada bir çok keskin şekilde hikayeyi kesiyor ve toplumsal dersi anlatmaya koyuluyor.
Hüseyin Rahmi Günpınar’ın Türkçesini geçiyorum zaten, söylemeye gerek bile yok. Anlatımının da dilinin de hem akıcı hem zengin oluşu en sevdiğim yanı zaten.
Döneminin çok ötesinde. Hatta dönemine göre feminist bile sayılabilir. Kadın erkek ilişkilerine yönelik toplumsal eleştirilerinde ve hicivlerinde erkeklerin geleneksel görüş altında kendilerine çifte standart geçip kadınları suçlayıp taşladığını güzelce anlatmış.
Hüseyin Rahmi Günpınar’ın Türkçesini geçiyorum zaten, söylemeye gerek bile yok. Anlatımının da dilinin de hem akıcı hem zengin oluşu en sevdiğim yanı zaten.
Döneminin çok ötesinde. Hatta dönemine göre feminist bile sayılabilir. Kadın erkek ilişkilerine yönelik toplumsal eleştirilerinde ve hicivlerinde erkeklerin geleneksel görüş altında kendilerine çifte standart geçip kadınları suçlayıp taşladığını güzelce anlatmış.
November 24, 2023
o kadar çok yatak odasında felsefeye benziyordu ki, bazı yerlerde onu okuyormuşum gibi hissettim, ama onun kadar akıcı değil belki çokça iç monologlara, düşüncelere yer verildiği içindir ama o döneme göre bir hayli öngörüşlü bir yazarmış hüseyin rahmi, veya öngörüşlü değil de zaten kadın erkek ilişkileri hep böyleymiştir de kitapta da geçtiği üzere kazanın kapağı açıldı her şey görünür vaziyette yaşanıyor da yeni yeni oluşuyor zannediliyor. okuması çok zevkli, güldüren ve düşündüren bir yapıt
May 31, 2023
Hüseyin Rahmi okumayı genel olarak sevsem de bazı kitapları çok didaktik bir dille yazılmış, Kokotlar Mektebi de onlardan bir tanesi. Aynı konuyu çok fazla kez tekrar ederek sıkıyor. Bu kitaptan ziyade yazarın daha eğlenceli bir dil kullanılarak yazılmış olan Efsunlu Baba, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç ve Gulyabani gibi kitaplarını okumanızı öneririm.
February 25, 2026
"Siyah,uzun kirpikleri incilendi." Ne de şiirsel ifade etmis.
Kitabin arka kapagindaki " dönemin yozlasmis ahlaki normlarini, cinsiyet eşitsizligini" hikayesiyle, monologlarla cok da aciklayici ifade etmis.
Kitabin arka kapagindaki " dönemin yozlasmis ahlaki normlarini, cinsiyet eşitsizligini" hikayesiyle, monologlarla cok da aciklayici ifade etmis.
July 15, 2023
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kalemi ile akıcı bir şekilde bitirdim. Okurken keyif aldım ama bir yerden sonra hikayeler havada kalmaya başladı ve bir an önce bitirme çabası sezdim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
February 21, 2025
Eğlencenin, mizahın ve hüznün bir arada yaşandığı bir dünya. Kitabın dünyasından çıkmak istemesem de 311 sayfanın sonunda maalesef vedalaşmak zorunda kaldık.
January 17, 2026
Onu seviyorum, ölümün önünde bile onu sevdiğimi tekrar edeceğim.
March 17, 2026
“Hayatın her ufkundan görünen diğer bir ufuk vardır ki saadet orada zannedilir ve bu, sonu gelmeyen bir hayalden ibarettir.”
May 30, 2026
Bir günde bitti o kadar çok seviyorum ki ne yazsa okurum
June 13, 2026
sonunu hiç böyle beklemiyodum. klasik anlatıdaki gibi "kötüler" rezil rüsva olaçak diye tahmin etmiştim ama şaşırttı bu açıdan beni
September 3, 2026
“Bugün nefret ettiğimiz bir şeye yarın mecburen taraf olmak, bugün ahlaksızlık saydığımız bir fiilin yarın akıntısına kapılarak fenalara karışmak…”
October 2, 2026
"Diyorlar ki dünyanın morali bozuldu. Hayır efendim, bu eskiden bozuktu. Fakat tencerenin ağzı kapalı kaynıyordu. Şimdicik kapağı kaldırdılar, herşey dibinecek görünür oldu." s.241
September 24, 2012
Iyi ki orijinal metin muhafaza edilmis...ne harika bir dil!
Displaying 1 - 28 of 28 reviews




























