"İnsanlarla büyücüler arasındaki savaşların sonuncusu, yeryüzünün en güzel köşelerinden biri olan Gün Ovası'nda insanların kurduğu Akıl Ülkesi'nin topraklarında yaşanmış. Haftalarca süren savaşın sonunda Akıl Ülkesi'nin Padişah'ı, Hayal Ülkesi'nin Büyücü Kralı'nı yenmiş. Kralları ölen büyücüler Ay Dağları'nın arkasındaki Hayal Ülkesi'ne çekilmişler..."
Ahmet Ümit was born in 1960 in the city of Gaziantep in southern Turkey. He moved to Istanbul in 1978 to attend university. In 1983 he both graduated from the Public Administration Faculty of Marmara University and wrote his very first story. An active member of the Turkish Communist Party from 1974 until 1989 Ümit took part in the underground movement for democracy while Turkey was under the rule of a military dictatorship between 1980-1990. In 1985-86 he illegally attended the Academy for Social Sciences in Moscow. Ümit worked in the advertising sector from 1989-1998 and is currently employed as cultural advisor at the Goethe Foundation in Istanbul. He has one daughter Gül. Since 1989 Ümit has published one volume of poetry three volumes of short stories a book of fairytales one novella and six novels. One of Turkey’s most renowned contemporary authors Ümit is especially well-known for his mastery of the mystery genre as reflected in many of his bestselling novels and short story volumes. Drawing upon the unique political and historical background of his home country Ümit delves into the psyches of his well-wrought characters as he weaves enthralling tales of murder and political intrigue.
Ovaj čovjek i njegovo pisanje prosto nijesu za mene, posebno ne nakon Andersena i bajki na kojim sam odrasla! 3⭐️, jer mi je konstantno nešto ovoj priči falilo!
"Knjigu 'Bajka u bajci' objavio sam 1995. godine. Ta knjiga dokaz je da korijeni mog stvaralaštva dosežu čak do moje majke. Moja sposobnost pripovijedanja dolazi kao naslijeđe moje majke, kao i od knjiga koje sam pročitao i života kojim sam živio, a možda čak i više od svega toga. Odrastao sam slušajući bajke, romane i filmske priče koje je pričala moja majka, krojačica, da bi zabavila djevojke koje su učile od nje."
Dio iz predgovora "Nigdjezemske" koja uskoro izlazi na bosanskom jeziku. Raduje me što će najmlađi čitaoci moći čitati još jednu fantastičnu priču iz pera najčitanijeg turskog autora, Ahmeta Ümita.
Biraz basit bir şeyler dinleyeyim niyetiyle başladım ama fark ettim ki fazla basit. Sıkıcı değil ama faydalı da değil. Sonuçta 20 yaşından sonra bu kitabı okuyup da kim karakterini değiştirir ki? Bu saate kadar fark edememiş, bu kitabı okuyunca mı "yaa evet, iyilik önemliymiş, bundan sonra iyi birisi olacağım" diyecek?
Yine de çocuklarıma ileride okurum diye not aldım. Ağaç yaşken eğilir ne de olsa. O yüzden dinlediğim vakti kayıp olarak görmüyorum ancak tavsiye de etmiyorum.
Nedense büyük ümitlerle başladım kitabı dinlemeye ama daha ilk bölümlerden belliydi beklentimi karşılayamayacağı. Ne kadar basmakalıp düşünce, klişeleşmiş öğe varsa doldurmuş yazar kitabın içine. hikaye özgünlükten uzak, yazar yaratıcılıktan... Özellikle bu neslin çocukları keyif alarak okumazlar bence bu "masalı". İçindeki mesajların tamamen güncellenmesi gerekiyor. Bıktırma derecesine varan gereksiz tekrarların atılması, kahramanlara bir karakter yüklenmesi gerekiyor. İyi kötü savaşı okumaya alıştık da bari bu kutupların altı doldurulsaydı, karakterlerin motivasyonları doğru dürüst anlatılsaydı da duygudaşlık kurabilseydik onlarla.. Bir çocuk kitabından çok şey mi bekliyorum? Açıkçası Koralin'i, Küçük Kara Balık'ı veya Momo'yu okuduktan sonra aşağısı kesmiyor, napayım?
Ahmet Ümit'in bu masal kitaplarına bayıldım! Masal Masal İçinde kitabını da çok sevmiştim fakat bunu ayrı bir sevdim. Her gece huzurla uyumamı sağlayan güzel bir uyku arkadaşı oldu. Kesinlikle çekinmeden çocuklarınıza da alabilir, kendiniz de okuyabilirsiniz!
çocuklar iyi olduğu için mi çocuk kitapları hep iyidir? çok hoş bir masal kitabı. içinden çıkamadığınız durumlarda okuyup biraz daha pozitif bakabilirsiniz etrafınıza.
الفئة العمرية كما ذُكر بالكتاب +13 فكان السرد بسيط جداً وممتع، القصة رومانسية. واحداث القصة تتمركز حول الظروف التي يواجهها أبطالنا للحصول على مكانتهم وتوحيد المملكتين .
بعد انتهاء آخر الحروب الكبرى بين السحرة والبشر، والتي انتهت بهزيمة السحرة وانسحابهم إلى بلاد الخيال خلف جبال القمر، تبدأ أحداث هذه القصة عندما يسعى روزقار* ابن ملك السحرة للانتقام من البشر عبر قتل سلطان بلاد العقل بعد زواجه من أميرته الصغيرة. لكن الأحداث تأخذ منعطفاً آخر حينما يقع روزقار في حب ابنة السلطان. فهل ينجح الحب في إحلال السلام بين مملكتي السحرة والبشر أم أن نار الحقد ستعمي روزقار وتدفعه للانتقام؟ *روزقار: معناها الريح. من بين الجميع، فقط اثنان منهما، الساحر ريح وابنة الإنسان ماء، كانا يعرفان كيف يحبّان. وبسبب معرفتهما بالحب، أحبتهم الأرض؛ أضاءت الزهرة (فينوس) دروبهم وفتحت لهم أبواب بلد لم يكن موجودًا من قبل. منحتهم الحياة التي كان قانونها الوحيد السعادة. وهكذا، وُلد نوع جديد من الكائنات من مزيج البشر والسحرة.
لم يكن عمل الخير بالنسبة لهم واجبًا، ولا من أجل دخول الجنة، ولا خوفًا من الاحتراق في الجحيم، ولا حتى من أجل إرضاء الآخرين. بل كانوا يفعلون الخير لأنهم جاءوا من مكان مليء به. الخير، والحق، والجمال كانت هي جوهر وجودهم. ولهذا السبب، كلمات مثل الحرب، الجوع، الكراهية، الغضب، الاستغلال، القتل، أي الكلمات التي ترمز للشر، لم تكن موجودة في لغتهم أبدًا.
بهذه الطريقة، منح الساحر ريح وابنة الإنسان ماء حضارة جديدة تمامًا للأرض.
الجملة الموجودة في الصفحة الأخيرة من الكتاب والتي ملئت قلبي دفئًا، هي قول متواضع عن ما هو ضروري للعيش في هذا العالم الفان.
الكتاب أو القصة موجه لفئة الأطفال أو الشباب،ولكن متى كانت القصص محصورة في فئة معينة.
“İçlerinden sadece iki tanesi, büyücü Rüzgar ile insan kızı Su sevmeyi biliyormuş. Onlar sevmeyi bildikleri için, yeryüzü de onları sevmiş; Venüs, ışığıyla yollarını aydınlatmış, onlara daha önce hiç var olmayan bir ülkenin kapılarını açmış. Onlara mutluluğun tek yasa olduğu bir hayat bağışlamış. Böylece insanlar ile büyücülerin karışımından oluşan yeni bir canlı türü doğmuş. Onlar iyiliği görev değil, cennete girmek için değil, cehennemde yanmamak için de değil, başkalarına hoş görünmek için hiç değil, içlerinden geldiği için yapmışlar. İyilik, doğruluk ve güzellik onların varoluş nedeniymiş. Bu yüzden onların dilinde; savaş, açlık, nefret, öfke, sömürü, öldürmek, yani kötülüğü simgeleyen kelimeler hiçbir zaman yer almamış. Böylece büyücü Rüzgar ile insan kızı Su, yeryüzüne yepyeni bir uygarlık armağan etmiş.” Kitabın son sayfasında yer alan ve kalbimi ısıtan, aslında şu fani dünyada yaşamak için gerekli olanı söyleyen o naçizane cümle 🤍
This entire review has been hidden because of spoilers.
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde büyülü bir yaşamda türlü türlü varlıklar yaşarmış. Bu varlıkların arasında en zeki olanları insanlar ve büyücülermiş. Yazarlar ise o büyülü dünyayı bizlere aktaranmış. Bir yazar çocuklar için yazarsa içinden neler akar, hayal gücü nerelere gider? İşte Olmayan Ülke farklı bir Ahmet Ümit kitabı.. Masal severler ve çocuklarına masal okumayı sevenler için 🌳
6 yaşında ki oğluma okudum ama içinde ki bazı bölümleri değiştirerek okuma gereği duydum.Kitapta hangi yaş üstü için uygun olduğu yazmadığı için okumuştum.Normal zamanda kendim için okuyacağım bir kitap değildi.
Gök, yer ve su hanımın yaşadığı sarayda padişah babalarıdır. Gün ovası, akıl ülkesi, hayal ülkesi masalda geçen yerler. Masalın sonunda bir büyücüye aşık olan su hanım mutlu mesut yaşar.
Ahmet Ümit'in bir önceki masal kitabı "Masal Masal İçinde" kitabını da okumustum ama bunu daha çok sevdim. Masalları her zaman severim ama ana fikri olması daha da önemli. Bu masalda da aslında farklılıklar,önyargı ve ideallerini gerçeğe geçirmek vardı. O nedenle de çok sevdim.
Ahmet Ümit'in eserlerini beğenerek okudum. Eğlenceli ve fantastik buldum masalı. Pedagog değilim fakat 7 8 yaşın altındaki çocuklara okunmaması daha iyi olur diye düşünüyorum.
Fantastik bir roman okuyacağımı düşünerek başladım fakat yerine bir masal kitabı buldum. Klasik ötesi bir kurgusu var. Çocuklar için eğlenceli olabilir.
#AhmetÜmit'in 2008'de yayımlanan kitabı #OlmayanÜlke, polisiye dışında yazdığı 2 #masal kitabından biri. Ahmet Ümit'in polisiye romanlarından alışkın olduğumuz aksiyonlu sahneleri yer yer kendini gösteriyor ama konuşmalar fazla çocuksu. Tüm masal kahramanları tekerleme gibi konuşmasaymış keşke, zeze gibi okurken düşündüren şeker portakalları da isteyince oluyor çünkü 🙄 Kitabın konusu, büyücüler ve insanlar arasında süregelen savaşta, babasının öcünü almaya gelen büyücünün oğlu ile kralın kızı arasında filizlenen aşk ❤️ Görselleri ise on numara 👌🏻İllüstrasyon: Oğuz Demir