Jump to ratings and reviews
Rate this book

Zamane

Rate this book
Psikiyatrist Engin Geçtan Zamane'de geniş bir zaman aralığında, Türkiye'de yaşanan süreçlere bakıyor, toplumun ve bireylerin değişmesine dair tespitlerde, yorumlarda zaman zaman da önerilerde bulunuyor. Otorite, öfke, sıkışmış kızgınlıklar, persona ve gölge, özerklik, kimlik sorunları, çocuk yalnızlığı gibi konularda söz alırken klinik deneyimlerinden gözlemler de aktaran Geçtan'dan zamane hallerine bilgece bir bakış.

104 pages, Paperback

First published February 1, 2010

24 people are currently reading
483 people want to read

About the author

Engin Geçtan

23 books371 followers
Uzmanlık alanı psikiyatri olan Engin Geçtan 1975-1987 yılları arasında meslek dışı okuyucular tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Çok sayıda basım yapmış ve yapmakta olan, kendi bilimsel disipliniyle ilgili bu dörtlünün ardından (İnsan Olmak, Varoluşçu Psikiyatri, Normaldışı Davranışlar ve Psikanaliz ve Sonrası), psikiyatri alanının çerçevesinden çıkma isteği doğrultusunda roman-senaryo çalışmalarına başladı. Ankara ve İstanbul'daki dört üniversitede öğretim üyeliği yaptı ve psikoterapist olarak çalıştı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
232 (45%)
4 stars
196 (38%)
3 stars
74 (14%)
2 stars
9 (1%)
1 star
2 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 40 reviews
Profile Image for Tuğçe Kozak.
278 reviews289 followers
May 13, 2017
Kendinize bir iyilik yapın ve Engin Geçtan okuyun 💕
Profile Image for Zeynep T..
932 reviews132 followers
July 30, 2022
Arka kapak yazısına göre yazarın geniş bir zaman aralığında, Türkiye'de yaşanan süreçlere baktığı, toplumun ve bireylerin değişmesine dair tespitlerde, yorumlarda zaman zaman da önerilerde bulunduğu bir kitap.

Oldukça başarısız. Her ne kadar toplumsal sorunlara atıf yapılsa da çoğunlukla bireysel vakalar üzerinden giden ve klasik psikiyatrik yaklaşımla ele alınmış konular var. Kitabın bölümleri birbirine bağlanamamış. Sistematik bir anlatım yok. Toplumsal olaylarla ilgili istatistikler "bilemiyorum, kestiremiyorum" diyerek geçiştirilmiş. Soyut anlatım somut toplumsal çözümlemelere bağlanamamış. Konuya sosyal psikoloji bağlamında yaklaşılsaydı daha ilgi çekici olabilirdi.

Kurgu dışı okuma çok fazla okuma yapmazken kendisinin İnsan Olmak kitabını ele alıp epeyce beğenmiştim. Artık yazarın o kadar övgüyü hak ettiğini düşünmüyorum. Yazarda suya sabuna dokunmayan, elit bir tavır var gibi geliyor bana. Beden Kayıt Tutar kitabında travmayı siyasetten ayıramazsınız der Bessel van der Kolk. Türkiye'de yaşanan süreçlere dair iki kelam edecekseniz politikadan bahsetmeden geçemezsiniz.

Engin Geçtan için psikiyatrinin İlber Ortaylısı diyebiliriz sanırım. Birkaç kitabı daha var bende. Diğerleri de böyleyse okuyup elden çıkartacağım.
Profile Image for Baris Ozyurt.
922 reviews31 followers
December 16, 2019
“Yeni doğan bebeğin kendisini ve anne memesini tek bir nesne olarak gördüğü, beslendiği organı kendisinin bir parçası olarak algıladığı varsayılır. Zamanla, bebeğin annesini kendinden ayrı bir varlık olarak algılamaya başlamasıyla durum tersine döner ve bu kez bebek kendisini annesinin uzantısı konumunda algılamaya başlar. Bazı insanlar, anne-bebek ilişkisindeki olası bazı sorunlar nedeniyle yaşamın bu ilk dönemine saplanıp, yetişkin dönemlerinde de dünyayı kendilerini beslemekle yükümlü bir alan olarak görebiliyorlar. Hiçbir sorumluluk almaya yanaşmayıp asalak bir varoluşu sürdürmeye çalışan kişilerden söz ediyorum. Bu olgunun o kadar uçta olmayan saldırgan türevleri de var. İnsanlar vardır, enerjimizi bebeğin anne memesini emdiği gibi emerler, nasıl olduğunu anlayamadan kendimizi oynamamızı istedikleri rolde buluveririz. Eğer durumu fark edebilirsek kendimizi kullanılmış hissederiz, ama aslında saldırıya uğramış olduğumuzu kavrayamayız. Tabii bu durumlar o insanların tarzlarını ne denli katı bir şekilde sürdürdüklerine bağlı. Kiminde bu oluşum kişiliklerini öyle etkisi altına almıştır ki bala türlü var olabilme şansları azdır.”(s.61)
Profile Image for Sencer Turunç.
138 reviews24 followers
December 11, 2020
Enfes, dolu ve çarpıcı bir 100 sayfaydı:

Pek çok çocuk büyüklerinin duygusal yükü altında eziliyor... Çocukluğun dokunulmazlığını yaşayamadan tükeniyor.

Çoğunluğu kentlerde yaşayan insanların coğrafyaları yok gibi, dört duvar dışına çıktıklarında da iç mekanda kalmışlar gibi yaşıyorlar: sıkışık... zaman akmıyor, dişli çarklar gibi kanırtılıyor, insanlar sürekli bir şey yapmak zorunda... insan, kendini taşımakta zorlanıyor...

Hepimiz geçmişin ipoteği ile dünyaya geliyoruz, şu ya da bu şekilde ne yapmamız gerektiği vaazini veren bilgiler, ideolojiler, inançların karmaşasına doğuyoruz...

İnsan, kendisini ve ilişkilerini bir proje imgesine sığdırdıkça davranışlarındaki performans ağırlığının da farkına varma imkanı olmuyor.

vs, vs...
Profile Image for Ali Barlas.
6 reviews1 follower
December 1, 2016
Geçtan, yeni dünya düzenine ayak uydurmaya çalışan Türklerin durumunu psikanalitik pencereden yorumlamış. Kesinlik bildiren yargılardan kaçınarak fikirlerinin şahsi olduğunu her fırsatta ima etmiş, psikanalitik kuramların çerçevesinde tarafsızlığından da taviz vermemiş. Zevkle okuduğumu söyleyebilirim.
Profile Image for Burak Uzun.
195 reviews72 followers
July 3, 2017
Engin Geçtan'ın, toplumu ve insanı hikâye anlatır gibi irdeleyip yorumlamasına hayranım. Daha ilk paragrafta elinizden tutup, tatlı sözlerle, psikanalitik bir türkiye panaromasının içine çekebiliyor.
Profile Image for emre.
433 reviews339 followers
March 24, 2025
2,5/5. engin geçtan okumanın keyif vermediğini söyleyemem ama o kadar "beyaz" bir insan ki yazdıkları benim dünyamda karşılık bulmuyor.
Profile Image for Duygu.
202 reviews105 followers
June 20, 2019
Bu kitaba nispeten düşük bir puan vermemin sebebi Geçtan sevgim. Kim Bilir, Hayat, İnsan Olmak metinlerinden sonra Zamane biraz özet kıvamında ve güncele dair. Zamane rahatlıkla önerilebilecek bir kitap olmakla birlikte Geçtan'ın külliyatında benim için arka plandaki eserlerden biri.
Profile Image for Emre.
7 reviews
December 1, 2025
Engin Geçtan bana kendisiyle sohbet hissediyormuşum hissi uyandırıyor. O sebeple çok keyifli okuyorum.

Kendisi ile hayat konusundaki düşüncelerimiz mi benziyor, yoksa dili gerçekten herkese mi hitap ediyor, bilmiyorum. Ancak kafamdaki karışıklığı gidermemde bana destek olduğu kesin; belki de düşüncelerimin destekleniyor oluşu bende bir haklılık sevinci yaratıyor.
Profile Image for Gamze Yalçınkaya.
54 reviews1 follower
February 20, 2022
Ne zaman yaşamın yalın özü anlamsızlaşsa, kişisel ya da kitlesel bir kaosun yanı başında olduğumu anlıyorum. O kaos, zihnimdeki düşünceleri benden habersiz ortalığa döküveriyor ve kendimden uzaklaşıyorum. Bunun iyi tarafı bu mesafe sırasında böyle bir kitaba denk gelirseniz dağınıklığı nerden toplamanız gerektiğine dair elinizde belli başlı somut aksiyonlar oluşabilme ihtimali. O yüzden deliliğe yakın tüm zamanlar için naif bir destek ve düşünce dizgisi. Baş tacısın Engin Geçtan 🙏
Profile Image for İdil Dadan.
48 reviews3 followers
August 11, 2025
Engin Geçtan'ın en sevdiğim kitabı mı ? Kesinlikle hayır. İnsan Olmak ya da Hayat gibi kitaplardan daha fazla etkilendiğimi söylemeliyim.
Ama aslında yazarın yazım şekli, Türkçe'yi kullanımı, akıcılığı ya da konuları anlatırken o paragrafı, o bölümü kurgulayışı (okurken hiçbir kurgu olmadığı hissini veren o bölümler ve paragraflar, evet )
diğer kitaplarla aynı.
Benim için farkeden sanırım konuların derinliğine iniş ya da inmeyiş şekli oldu belki de, isimlendirmek zor.
Ama bu kitaplarda, beni etkileyen başka birşey var, "Zamane" de buna dahil; o da kitapların zamansızlığı.
Hem ülkenin geneline hem de insanına, psikolojik, belki biraz da sosyolojik öğeler ışığında baktığınızda, son 50 yılda, bu kitapları herhangi bir anda okuyabilirsiniz ve öyle ya da böyle okuduğu kişiden ve zamandan bağımsız, çok benzer izdüşümleri olacaktır.
Bu yazarın iyi yazarlğığından ya da mesleğinden mi ileri geliyor, yoksa insanın 50bin yıl geçse de insan, ülkemizin de 15bin yıl geçse de ülkemiz olduğu gerçeğinden mi, bilemiyorum.
Ama sonuçta, her türlü, aydınlatıcı, hem kendimiz, hem ülkemizle ilgili
Profile Image for Sam.
356 reviews30 followers
October 25, 2020
Engin Geçtan’ın yazdıkları gerçekten yerinde tespitlerden ve detaylı irdelemelerden oluşuyor. Roman inceler gibi inceleme şansımız yok elbette.

Mesleki deneyimlerini ve toplumun bir üyesi olarak (bir fert olarak) yaptığı gözlemlerini ortak bir paydada buluşturması bir okur olarak beni cezbeden bir tarz.

Anlattıkları bireyselden başlayıp ülkenin bir panoramasını sunmaya kadar ilerliyor. Ele aldığı konular ile ilgili bilimsel izlekleri de aralara serpiştirerek bir nevi akademik okuma yapmamızı sağlarken diğer taraftan üstü kapalı bir kişisel gelişim kitabı olduğunu da hissettiriyor.
Başarılı.
Profile Image for Little Happy Story.
26 reviews5 followers
July 31, 2023
Dünyadaki yerimizi belirlerken bazı duygusal riskleri alacak cesareti gösteremediğimizde, hayatımız olabileceğinden daha kuru yaşanıyor 🫧🌸 mutlulukla yaşa!
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Hatice.
12 reviews
November 4, 2024
Engin Geçtan’ın “İnsan Olmak” kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Uzun zamandır okunmak için kitaplığımda bekliyordu. Çeşitli başlıklar altında genellikle toplumsal konularda Engin Geçtan’ın düşüncelerini okuyoruz. Bu düşüncelere kendi karşılaştığı vakalarla örnekler vermesi kitabın daha akıcı olmasını sağlamış. İçtenlik ve yakın ilişkilerle ilgili yazdığı bazı cümleler benim bu kitaba sık sık dönüp okuyacağım yerler olacak.
Profile Image for Mina S.
241 reviews11 followers
May 31, 2020
Engin geçtan kitapları arasında boşluk bırakmam gerekiyor bu kitap bana bunu öğretti. Yoksa hep aynı şeyleri okuyor gibi hissediyorum. Örneklerin aynı olması yardımcı olmuyor. Bu kitabında kendi tarif ettiği gibi mitoslastirmis olduğum bir karakteri biraz aşağı indirdim puanı da ondan kırdım. En sonunda bahsettiği şikayet edenlerden şikayet eden hastasını bıraktığı cümleye takıldım kaldım. Psikiyatrsin sen. Muhtemelen bir sürü başka temeli var hikayenin ama bir cümleyle geçiştirmeyi tercih eden de kendisi olunca 1 yıldız gitti.
Keşke tanışma fırsatım olsaydı kendisiyle.
Profile Image for Nehir Ak.
16 reviews3 followers
April 23, 2018
Engin Geçtan'ın, son 60-70 yılın Türkiye'sini profesyonel kimliğiyle ve kendi kişisel tecrübeleriyle ele aldığı bir kitap. İnce bir kitap, derinlemesine bir değerlendirme yok, yine de bir çok konuya değinmeye çalışmış. Yine bir Engin Geçtan klasiği tabii ki; yargılamak yok, ders yok, reçete yok. Olaylar, olgular var, anlamaya çalışmak var.
Profile Image for Elif.
5 reviews
March 9, 2025
İnsanın belirli bir referans çerçevesinde tutarlı bir kimlik gelistirebilmesi, iç sesiyle uyumlu seçimler yapabilme oranına önemli ölçüde bağlıdır. Bir başka deyişle, seçimlerini ne oranda özerk bir sekilde yapabildiğine. Özerklik, bir insanın seçimlerini dış etkenlerden ve şartlanmalardan bağımsız şekilde ve iç sesi doğrultusunda yapabiliyor olma özgürlüğüdür. Politik özerklik, insan hakları, ifade özgürlüğü gibi üst-sistemle ilgili kavramlardan sık söz edildiği halde, bireysel özerklikten neredeyse hiç söz edilmez. Belki de böyle bir hakkımız olduğunu bilmediğimizden, öğrenemediğimizden. Özgürlükten sık söz ederiz, ama özgür olduğu varsayılan bir insanın da özerkliği öğrenememiş olabileceğini düşünmeyiz. İnsan özerk olma eğilimleriyle birlikte doğar.

Çoğumuz kendi aleyhimize oynadığımız oyunlardan haberdar gibiyizdir, ama başka seçenekler yokmuşçasına bunları sürekli görmezden gelip alışageldiğimiz kısırdöngülere tutunuruz. Bizi mutsuz da etse. Denenmemişin korkusundan ötürü, bizim için zararlı olduğunu bile bile, bilinene tutunmak. Bu nedenle, psikoterapide gereksiz savunma sistemleri terapist tarafindan köşeye sıkıştırıldığında insanlar bazen yakalanmışlık duygusu yaşarlar. Ancak bu, insanın toplum normlarına değil, kendine karşı işlemiş olduğu suçun yakalanmışlığıdır. Yakalanmışlığın içeriğini oluşturan gerçek duygu, insanların kendilerine ulaşma umudunu ve hafiflemeyi içerir, hatta bazen gülerek karşılandığı bile olur. Kendimize karşı ilediğimiz suçlara “varoluş suçluluğu" denir ve vicdanımızdan kaynaklanan suçluluktan farklı bir olgudur.

Ralph Waldo Emerson’un dediği gibi "Başkalarının olmadan önce kendimizin olmalıyız.'’

Bu açmazı kısmen de olsa aşabilmenin yolu benliğini diğer insanlara göre tanımlamaktan olabildiğince özgürleşebilmesidir. Kendimize dikkatle bakarsak, benliğimizi ne oranda başkalarının varsaydığımız beklentilerine göre oluşturduğumuzu görebiliriz. Kendimizi “kimlere göre ben nerdeyim" rüşvetine göre algılayacağımıza, "bana göre kimler nerede” yi dikkate alarak düzenlemek benmerkezcilik değil, benliğimize sahip çıkabilmektir. Bunu gerçekleştirebildiğimiz oranda "'ben-sen" ilişkilerine, dolayısıyla evrenin tekliğine yakınlaşma yolları biraz olsun aralanabilir.

Üstelik, T.SEliot'ın dediği gibi " Bu dünyaya verilen zararların yarısı kendini önemli hissetmek isteyen insanların eseridir.”

Başkalarını ya da üst-sistemleri sürekli eleştirmek genellikle maskelenmiş depresyon belirtisi olabilir. Bu satırları yazdığım sırada görüştüğüm biri, birlikte olduğumuz sürenin büyük bir bölümünü, her şeyden şikâyet eden insanları şikâyet etmekle geçirerek bana kendi paradoksunu yaşatmıştı. Beraberliğimizi uydurma bir mazeretle kısa kesmeme neden olarak. Uzak geçmişte, sık sık"ist"ler ve "izm”lerle konuşan soyut düşünce insanlarının bulunduğu beraberliklere katıldığım zamanlarda da kasvet yaşamışımdır. Ancak, yaşamazlığın yaşandığı ortamlardan kendimizi uzak tutmayı öğrenebilmemiz için, bazen bize sıkıcı gelen yaşantılar konusunda gazi olmamız gerekebileceğine de inanıyorum. Yoksa konulduğumuz yeri yazgımız olarak kabullenme ihtimali artar.
Profile Image for Rabia Özdemir.
20 reviews
November 9, 2022
Engin Geçtan'a bu kitapla başlamış oldum ama umduğumu hiç bulamadığımı üzülerek söylemeliyim. Öncelikle ben bu tarz, farklı yazıların birleşimiyle oluşan kitapları biraz gereksiz bulurum, çünkü size çok ciddi şeyler okuyor hissi verir, biraz ondan biraz bundan bahseder ve toplamda elle tutulur bir şey söylemez aslında. Böyle bir kitabın dikkate değer olması için ya her yazının kendi içinde değerli olması, ya da ayrı yazıların belli bir tema etrafında dönerek ana fikri güçlendirmesi gerekir. Bu kitapta bunu bulamadım. Toplumsal ve bireysel değişimlere psikiyatri penceresinden bakma iddiasında, buna karşın fikirlerin belli bir odak noktası yok. Bireysel değerlendirmeler ile toplumsal değerlendirmeler arasında iddia ettiği gibi bir köprü kuramamış. Ayrıca yaptığı tespitlerin çoğu fazlasıyla yüzeysel, klişe ve ezberlenmiş söylemler. Doğu şöyledir batı böyledir, bizim toplumumuz şöyle böyle tarzı aydın geçinenlerin diline pelesenk olmuş cümleler. Bazı değerlendirmeleri o kadar genellemeci ki aynı fikrin tam tersi de rahatlıkla iddia edilebilir ve ikisi de yanlışlanamaz. Mesela şöyle bir pasaj var: " kültürümüzde olumsuz tepkiler daha kolay verilebildiği halde, olumlu tepkiler verme konusunda cimriyiz. Sanırım daha çok, ya karşımızdaki insan bizim olumlu tepkimize karşılık vermezse kaygısıyla. Muhtemelen yetişirken yeterince ödüllendirilmememizden ve toplumun bazı kesimlerinde sevgiyi dile getirmenin zaaf ifadesi olarak algılanması kaygısından."
Bunlara ek olarak kitaptaki düşünceler çok fazla psikanaliz penceresi içine sıkışmış. Bir terapistin meselelere psikanaliz açısından yaklaşması şaşırtıcı değil fakat Engin Geçtan gibi birinin daha geniş bir perspektifi olmasını beklerdim. Güzel tespitleri de var elbette, yine de bunlar az biraz psikoloji ve sosyoloji okuması yapmış kişilerin zaten bildiği çok temel şeyler, bu yüzden beni ayrıca etkilemedi.
Profile Image for Dilek.
743 reviews
July 30, 2021
Engin Geçtan'ın en geniş perspektiften, siyasal-sosyolojik açıdan Türkiye'ye bakışı. 1940'lı yılların çocuklarından başlıyor. Süreçlerin kestirilemezliğine değinerek fikirlerini daha yumuşak ve naif şekilde yorumluyor. Çocukların ebeveynleri tarafından baskılanmasının onları yetişkinlik dönemlerinde aynı baskıcı karakterlere dönüştürmekte, diyor. Katı yetişen, sadist kişilikler üzerinde durmuş. Şiddet eğiliminde duyguların önemi, fazla içselleştirmenin karşıdaki insana vereceği zarar, ensest (çocukken karşılamayan duygusal ihtiyaçların bedene yönelmesi), biçimsel başarının etkileri gibi başlıklara yer vermiş.

*"İşkence gördüğümden bu yana diğer insanlara karşı duyarlılığım köreldi."
*"Başkalarını bilen bilgi edinir, kendini bilen aydınlanır."
Profile Image for Buket.
23 reviews12 followers
July 27, 2023
Engin Geçtan okurken gri hücrelerim okşanıyormuş gibi hissediyorum. Her zaman karşılıklı oturmuşuz ve laflıyormuşuz gibi içten bir akış. “Zamane” Türkiye’nin son kırk yılda geçirdiği değişimler üzerinden, kültürümüze ve topluma dair önemli saptamalar içeriyor. Engin hocanın hem kendi tecrübeleri hem de klinik araştırmalarının sonuçları üzerinden aktardığı izlenimler, özellikle bizim gibi çok sık kabuk değiştirmiş bir toplumda psikolojik ve sosyolojik araştırmaların bir sürü alanda temel oluşturması bakımından ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlattı. Okuması gayet kolay, hem de kısa bir kitap. Bir o kadar da değerli bilgiler içeriyor. Mutlaka okuyun derim.
Profile Image for Mustafa Doğru.
222 reviews4 followers
December 6, 2025
Zamane kitabı gerek tanıtım yazısı ve gerek kapak resminin vadettiklerinin gerisinde kalan bir roman. Kitap sayıklamalardan oluşuyor neredeyse, alakasız örneklerden büyük çıkarımlarda bulunuyor Engin Geçtan. Bazı tespitler oldukça gülünç ve zorlamaydı. Kitap bittikten sonra zihni kurcalayacak hiçbir iz bırakmıyor.

Zamane is a novel that falls short of the promises of both its blurb and cover art. The book is practically a rambling mess, with Engin Geçtan drawing grand conclusions from irrelevant examples. Some of the observations were quite ridiculous and forced. The book leaves no trace to linger on after it's finished.
Profile Image for Orhun.
157 reviews11 followers
May 25, 2017
Engin Gectan bu kitabinda, agirlikli olarak Turkiye'de yasanan olaylari toplumu bireyler bazinda nasil etkiledigini incelerken, kendinizi ve toplumu daha rahat anlayabilmeniz icin son derece aciklayici ve yalin bir dil kullaniyor. Herhangi bir altyapi gerektirmeksizin herkesin anlayabilmesi icin de yorumunda kullanacagi dusunceleri oncesinde guzelce ozetliyor.
Sadece 100 sayfa olmasina ragmen bitirdiginizde agziniz acik kalacak:)
2 reviews
August 20, 2023
Geçtan’ın kitapları ve radyo programı kendime dair yeni sorular sormama ve halihazırda var olan sorularımı yanıtlamama imkan veriyor.

Zamane kitabında Türkiye siyasetiyle ilgili daha fazla içerik bulacağımı düşünüyordum ancak kitap beni bu açıdan çok tatmin etmedi. Buna rağmen Geçtan’ın bireye ve topluma yönelik yaptığı incelemeler yine beni düşünceden düşünceye sürükledi ve keyifli bir okuma deneyimi yaşadım.

Profile Image for Kadir Atasoy.
6 reviews
October 1, 2018
İnsanın kendini tanıması dıştan içe doğru bir yolculuktur. Akmakta olan bir ırmağın aynı zamanda kaynağına doğru hareket etmesi. Kaynağa varılamasa da yolculuğun kendisine değer.


Dolu dolu bir hayat yaşamış bir psikiyatristin gözünden hayata ve ülkemizdeki süreçlerin psikolojik kökenlerine dair gözlemleri bulunan güzel bir kitap.
Profile Image for Esin Sakin.
26 reviews
June 20, 2023
Dünun ve bugünun zamanıni farklı acilardan ele alan, zamana bakarken kendimize,topluma da tekrar baktiran bir kitap. Engin Gectan'in profesyonel ve kisisel deneyimleriyle birleşen fikirleri, geçmişte ve bugünde insanın ve toplumun doğan,büyüyen, degisen kavramlarını ve yansımalarını da en bütünlüklü biçimde içeriyor.
Profile Image for Ezgi Beşikci.
1 review4 followers
January 19, 2019
Engin Geçtan’ın (lineer) zaman kavramını, insanın “dıştan-içe” yolculuğunda özerkliğin yerini ve bütün bunları bir koza gibi örüp içinde tutan, besleyen ve/veya boğan toplumsal-yapısal ağı ele alışı her seferinde zihnimi tazeliyor.
Profile Image for Ozan Yanik.
4 reviews
Read
June 16, 2020
Frankl'ın varoluş vakumu hakkında düşündüğüm sıralarda bu kitabın karşıma çıkması tatlı bir tesadüf oldu. Yazarın özerklik üzerine söylediklerini not aldım. Kısa ve derin bir kitap. Sonunda dediği gibi, yolculuğun kendisine değecek.
Profile Image for Betül Bozkurt.
374 reviews14 followers
June 21, 2021
Engin Geçtan’ın 2018 yılında çıkan ve son 60-70 yılın Türkiye’sini bana sorarsanız çok doğru tespitlerle anlattığı kitabı. Engin Hoca’yı canlı canlı bir yerde dinlemediğim, zamanında böyle bir fırsat oluşturmadığım için gerçekten üzülüyorum. Yine de çok kıymetli eserleri bizimle, bu da yeter😌
Displaying 1 - 30 of 40 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.