Viktor Emil Frankl was an Austrian neurologist, psychologist, philosopher, and Holocaust survivor, who founded logotherapy, a school of psychotherapy that describes a search for a life's meaning as the central human motivational force. Logotherapy is part of existential and humanistic psychology theories. Logotherapy was promoted as the third school of Viennese Psychotherapy, after those established by Sigmund Freud and Alfred Adler. Frankl published 39 books. The autobiographical Man's Search for Meaning, a best-selling book, is based on his experiences in various Nazi concentration camps.
Bu kitap bana ne verdi, diye düşünmeden edemiyorum. Bir otobiyografi olduğunun farkındayım ama bu zamana kadar çok otobiyografi/byografi okudum, hiçbirinin ardından kendimi böyle düşünürken bulduğumu hatırlamıyorum. Biyografileri yazılan kişiler, genelde hayatlarında anlatacak çok fazla ilginç detay barındıran kişiler oluyor. Gerek yaşamları gerekse fikirleriyle diğer insanlara ilham oluyorlar. Viktor Frankl'ın bir süre toplama kamplarında (özellikle Auschwitz'de) bulunmuş olması ve 2. Dünya savaşı zamanında bir Yahudi olarak hayatta kalması başlı başına bir olay elbette, ancak benim bu kitapta aklımda kalanlar Frankl'ın kendisine düzdüğü methiyeler oldu. Çok zeki, çok başarılı, çok takdir gören, önemli kişilerle tanışmış görüşmüş biri olduğunu okura aktarma çabası dışında pek bir şey bulamadım maalesef. Kitabın yarısı kendine methiyelerle, diğer yarısı da "İnsanın Anlam Arayışı" kitabının başarılarını ve aldığı övgüleri anlatmakla doldurulmuş. O kitabı çok merak ettim, kitaplığımda da var zaten, hemen ardından okuyacağım. Yazarın hayat öyküsüne sözüm yok ama bu otobiyografiyi ele alış biçimi bakımından yetersiz bulduğum gerçeğini değiştireceğini sanmıyorum.
İnsanın Anlam Arayışı kitabının yazarı Viktor Frankl’ın otobiyografisi olan bu kitap, bir insanın yaşadığı zor günlere dayanabilmesinin arkaplanında, nasıl bir hayatı olduğunu göstermesi açısından güzel bir kitap. Daha acı doku bir hikaye beklerken, toplama kamplarından çok bahsetmemiş. Logoterapinin kırıcısı olan yazarın, daha savaş öncesinden bu sistemi kafasında oluşturduğunu görmek ilginç geldi. Zamanında Sigmund Freud ve Alfred Adler ile birleşen ve ayrılan yollarını okumak, çağdaşlarıyla birlikte değerlendirmek de keyifli bir okumaydı. Uzun zamandır elimde olan bu kitabı da, tam da Filistin’deki acımasız ortamda okumuş olmam bilinçaltımın bir oyunu mu bilmiyorum. Ama insan neden yaşadığını yaşatmak ister diye düşünmeden edemiyorum. Hayat hikayesine baktığımda Frankl’ ın acısını dönüştürdüğünü ve kin gütmeden ilerlediğini görüyorum. Fotoğraflar da bulunan bu kitap, bir anı defteri niteliğinde.
Toplama kamplarından sağ olarak kurtulmuş ancak tüm ailesini kaybetmiş bir doktor. Logoterapi isimli bir sistem kurduğu için Freud ve Adler'den sonra anılıyormuş. "Hayata ikinci kez grlmişssiniz ve halihazırda yapmak üzere olduğunuz tüm yanlışları ilk sefeeinde zaten tecrübw etmişsiniz gibi yaşayın.-insan böyle farazi bir bakış açısıyla sorumluluk duygusını daha da güçlendirebiliyor."