Enes adında genç bir adam vardı, otizmliydi ve en büyük tutkusu üzümlü kek yapmaktı. Konuşamıyordu ama iyi bir gözlemciydi. Hayata dair bambaşka ritimler duyuyor ve her defasında şaşırıyordu. Ancak insanların mutsuz olduğu, durmaksızın birbirini çekiştirdiği; savaşların, ölümlerin yaşandığı bu dünyayı anlayamıyor, sorguluyordu.
Bir kez olsun Enes'in gözlerinden bakmalısınız dünyaya… Mutluluğu, sevgiyi, acısıyla tatlısıyla yaşamı; güneşin sıcağını, yağmurun serinliğini, karın beyazını bir de onun hikâyesini dinledikten sonra kucaklamalısınız, çünkü yaşam çok kısa…
Enes'in sözlerine kulak verdikten sonra aşkın her rengini tatmak, yaşamı dolu dolu içinize çekmek isteyecek ve sahip olduklarınıza şükredeceksiniz...
Bugüne dek yazdıklarıyla hayata bakışınızı değiştiren davranış bilimleri uzmanı Aşkım Kapışmak, yepyeni ve sarsıcı romanı Üzümlü Kek ile yüreğinize dokunacak bir hikâye anlatıyor.
Annemin sevdiği bir yazar olan Kapışmak'a ve eserlerine karşı bir türlü sempati besleyemiyordum. Kitaplarını okumadan bir fikir edinmenin yanlış olacağını düşündüm. Anneme bana kitaplarından birini seçmesini istedim ve "çok övülen" Üzümlü Kek kitabına başlamış oldum. Ne yalan söyleyeyim kitabın özeti bende merak uyandırdı ve duygysal, başarılı bir eser bekliyordum fakat umduğumu bulamadım. Eleştirilebilecek çok noktaya sahip, edebi değeri hiç mi hiç yok benim için. Yazar tüm düşüncelerini paragraflar halinde uzunca yazıp bunları otizmli baş karakterimiz olan Enesin düşünceleriymiş gibi aktarmış. Kitabın asıl amacı baş karakterimizin yaşadıklarını ve hayatını anlatmaktan ziyade "kişisel gelişim paragraflarımı nasıl roman olarak okutabilirim" tarzında olmuş. Bunun yanı sıra kitapta anlatıcı diye bir unsur yok. Diyaloglar iç içe girmiş ve kimin ne söylediği belli bile değil. Bize anlatılmak istenen sözde aşk hikayesi de çok yavan ve çocukça. Kitabı okuyabildiğim kadar okumaya çalıştım belki bu durum düzelir diye. Fakat gittikçe kötüleşti ve dayanamayıp bıraktım. Yazarın kişisel gelişim türündeki kitapları nasıl hiçbir fikrim yok, fakat bana göre roman yazmada başarılı olmadığı kesin. Bir başka kitabını okuyacağımı düşünmüyorum.
Otizimli çocuğun aklından geçenleri yazdığı için ilgimi çeken bir kitap oldu. Bu sebeple okumaya başladım. lakin kitapta gayette sağlıklı bir bireyin düşünceleri var tabii ki bir insanın aklından geçenleri özelliklede hasta bir bireyin(konuşamayan) imkanı olmadığını biliyorum. Diğer karakterler tamamen günümüzden basit sıkıcı muhabbetler vs sonuç olarak bu kitaptan bir şey öğrenmedim veya zevk almadım. Herkes birbiriyle konuşurken ders veriyor sanki 8 yaşındaki bile. Herkes aynı şeyleri düşünüyor vs. Gereksiz.
Tuhaf bir kitaptı. Olmamış bence. Hikayenin anlatıldığı bölümler sadece diyalogtan ibaret. Sanki bir tiyatro metni okuyorsunuz gibi. O bunu demiş, şu şunu. Okurken Aldığınız tat sıfır. Birde iç sesli bölümler var, otizmli gencin iç sesi. Bence o kısımlar da olmamış. Otizmlilerin kafası bizim gibi çalışmaz, daha farklıdır onlar. Bu kadar dolambaçlı düşünmezler, yazar kendi düşündüğü gibi yazmış,
Otizmi biraz daha anlamak, farkındalığımı artırmak için okumak istedim, ama beğenmedim maalesef.
Cok heycanli cok güzeldi beni gercekten duygudan duyguya sokan bir eserdi Aşkim beyin Kitaplarinda böyle bisey bulmak gercekten cok güzel okuyun ve Otizimli insanlara Çocuklara neden daha özel davranilmali anlayin
Ben bu kitabi cok sevdim. Enesin dusunduklerini ben saatlerce okurum… cok enteresan bir kitapti. Daha once hic otizimle ilgili birsey okumadim (okulda bile degil).
Kitap gerçek anlamda yetersiz kalmış bir eser. Beklentimi çok yüksek tutmuştum, farklı bir kişisel gelişim kitabı beklemiştim ama tek farklılığın aslında sadece kişisel gelişim kitaplarında bölüm bölüm anlatılanın otizmli bir çocuğun aklından geçenler gibi sunulması ve araya kıt bir karakter arka planı olan 3-4 insan arasında geçen konuşmalar. Yer tasviri gibi her hangi bir canlandırma yapmaksızın hızlı geçen olaylar silsilesi.
Kitabın konusu gayet hoştu. Otizmli bir çocuğun yaşadıklarını ve düşüncelerini anlatıyordu. Çocuk benden zeki olmasına rağmen kitapta sanki bebekmiş gibi davranılıyordu ve bu beni bir hayli üzdü. Olaylar ilgi çekici ve akıcıydı ancak beni rahatsız eden tek bir konu vardı. Çocuğun düşünceleri hariç diğer tüm konuşmalar aşırı duygusuzdu. Kimin dediği yazmıyordu ve bu sebeple anlayamadığım kısımlar oldu. Bu durum da puanını kırmama sebep oldu haliyle.
----------------
Books subject was great. It describes a mans life and thought who had autism. He was more clever than me but everybody act like he is a baby and this event made me sad. Events were interesting and fluent but there was a thing that made me indisposed. All speeches were too unemotional excluding the man. Somebody says something but we can't know who said that. This situation disappointed me.
Açıkcası biraz hayal kırıklığı yaratmadı değil. Roman mı kişisel gelişim mi iç içe geçmiş bence. Ele aldığı konu son derece dolu OTİZM. Bu konunun içine hikaye olarak kadın erkek aşkını koymak ve bunu çok aceleci bir üslupla dile getirmek ... karmaşık bir kitap olmuş. ama işin aşk meşk tarafını bir yana bıraktığınızda otizimli bir gencin kendi iç dünyasını güzel bir şekilde yansıtmış. Keşke sadece bu konu üzerinde kalsaydı. Aşkım'ın bu kitabından beklentim yüksekti. Beklediğimi alabildiğimi söyleyemem.