Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hayattan Sahneler - Levayih-i Hayat - Bez Ciltli

Rate this book
"Osmanlı toplumunda kadın sorunu, 1839'dan sonra, yani Tanzimat Fermanı ile başlayan yeni dönemde gündeme gelir. Tanzimat'a gelinceye kadar kadın, toplum hayatında yerini alamamış, eğitimden yoksun bırakılmış toplumsal, ekonomik ve siyasi haklarını elde edememiş durumdadır. Kadın, yalnızca kocasına vazifelerini yapan, çocuk doğuran, onları büyütüp yetiştiren bir varlık olarak ele alınmıştır. Ülkenin içinde bulunduğu kötü şartlar kadının yavaş yavaş toplum hayatında yer alması, eğitilmesi gerektiği düşüncesini gündeme getirmiştir. Osmanlı toplumunda kadın ve ailenin tartışmaya açılması, onların toplumsal hayata katılmalarını, eğitim, hukuk ve siyaset alanlarında bazı kazanımlar elde etmelerini sağlamıştır. Böylece kadınlar, hakları için dönemin bazı aydınlarının da desteğini alarak mücadele etmişlerdir. Dönemin gazete ve dergilerinde, özellikle de kadın dergilerinde Osmanlı kadınının aile ve toplumdaki konumu hakkında sayısız yazılar yazılmış ve tartışmalar yapılmıştır.

Üst sınıftan eğitimli kadınlar, Osmanlı kadınının mücadalesinde öncü olmuşlardır. Saray ve devlet idaresinde görevli, kültürlü, zengin ve eğitimli ailelerin çocukları olan bu kadınlar özel olarak eğitim almışlardır. Konaklarda özel hocalardan Arapça, Farsça, Fransızca ve diğer batı dillerini ve yanısıra edebiyat, tarih, felsefe ve çeşitli bilimleri öğrenmiş, birikimlerini de yazarak değerlendirmişlerdir.

Tarihçi, devlet adamı, hukukçu Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı olan Fatma Aliye Hanım, modern Türk edebiyatının ilk kadın yazarlarındandır. Levayih-i Hayat (1897-98) isimli eseri, kadın edebiyatın ilk örneklerinden olması bakımından önemlidir."
(Arka Kapak)

71 pages, Hardcover

First published January 1, 1900

18 people are currently reading
352 people want to read

About the author

Fatma Aliye Hanım

18 books30 followers
Fatma Aliye Topuz (Fatma Aliye Hanım) Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınır.

Zafer Hanım'ın 1877 yılında yayımladığı Aşk-ı Vatan adlı bir roman mevcutsa da yazarın tek romanı olduğu için Zafer Hanım değil, beş roman yayımlayan Fatma Aliye Hanım ilk romancı ünvanını almıştı.

9 Ekim 1862'de İstanbul'da doğdu. Tarihçi Ahmed Cevdet Paşa ile Adviye Hanım'ın kızıdır. Kendisine özel bir eğitim verilmese de ağabeyi Ali Sedat Bey'in evde özel hocalardan aldığı dersleri dinlemesi sayesinde kendini geliştirdi. Fransızca merakının ortaya çıkması üzerine ders alarak bu dili çok iyi düzeyde öğrendi.

Fatma Aliye Hanım, 17 yaşında iken 1877-78 Osmanlı Rus harbindeki Plevne Savunması ile ünlü Gazi Osman Paşa'nın yeğeni Kolağası Faik Bey ile evlendi ve dört kızı oldu. (Hatice, Ayşe, İsmet, Nimet)

Evliliğinin ilk 10 yılında ancak eşinden gizli olarak kitap okuyabilen Fatma Aliye Hanım, eşinin bu konudaki tutumunun değişmesinden sonra onun izni ile tercümeler yapmaya başladı. Edebi yaşantısı 1889 yılında Georges Ohnet'in Volonté adlı romanını Meram adıyla çevirmesi ile başladı. Bu romanı Bir Hanım imzasıyla yayımlamıştır. Bu başarısıyla babasının dikkatini çeken Fatma Aliye Hanım, kendisinden ders almaya, fikir tartışmaları yapma olanağına kavuşmuştu. "Bir Hanım"'ın gösterdiği çabalar, ünlü yazar Ahmed Mithat Efendi tarafından Tercüman-ı Hakikat gazetesinde övüldü ve yazar kendisini manevi kızı kabul etti. Fatma Aliye Hanım, bu ilk çevirisinden sonraki çevirilerinde Mütercime-i Meram takma adını kullandı.

1891 yılında Ahmet Mithat Efendi ile birlikte Hayal ve Hakikat adlı romanı yazdı. Romanın kadın ağzından olan kısmı Fatma Aliye Hanım'ın, erkek ağzından olan kısmı Ahmet Mithat Efendi'nin kaleminden çıkmıştı. Eser, Bir kadın ve Ahmet Mithat imzasıyla yayımlandı. Bu romandan sonra ikili uzun süre mektuplaşmış ve bu mektupları Tercüman-ı Hakikat Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Fatma Aliye Hanım, 1892 yılında Muhadarat adlı ilk romanını kendi adıyla yayımladı. Bu romanında bir kadının ilk aşkını unutamayacağı inancını çürütmeye çalıştı. 1899 yılında yayımlanan Udi adlı romanında görevi üzerine gittiği Halep’te yaşamına tanık olduğu bir kadın udiyi anlattı. Bu kitapta mutsuz bir evlilik yapan Bedia'nın hikâyesini dönemine göre çok yalın bir dille anlatmıştır. Reşat Nuri Güntekin, edebiyata ilgisini güçlendiren yapıtlar arasında lalasından dinlediği romanlardan sonra Fatma Aliye Hanım'ın Udi romanını sayar. Eserlerinde kadın gözüyle evlilik, eşler arasındaki uyum, aşk ve sevgi kavramı, birbirini tanıyarak evlenmenin önemi gibi mühim konuları işleyen Fatma Aliye Hanım'ın diğer romanları Ref'et, Enin, Levayih-i Hayat adlarını taşır. Yazar romanlarında bireyleşme çabasında olan, çalışan, para kazanan, erkeğe ihtiyaç duymayan kadın kahramanlar yaratır.

Fatma Aliye Hanım, edebi eserlerinin yanı sıra kadın sorunları ile ilgili de eser vermişti. Kadınlara Mahsus Gazete'de kadın sorunlarına ilişkin makaleler yazdı ve muhafazakâr görüşlerden kopmadan kadın haklarını savundu. 1892'de yayımlanan Nisvan-ı İslam adlı kitabında Avrupalı kadınlara İslam'da kadının durumunu anlattı. Romanlarında daha modern kadın kahramanlar yaratan yazar, bu kitapta, makalelerinde olduğu gibi, eski gelenekleri savunmuştur.

1893 yılında Ahmet Mithat Efendi tarafından yazılan Bir Osmanlı Kadın Yazarın Doğuşu (Bir Muharrire-i Osmaniye'nin Neşeti) adlı kitap ününü arttırdı. Bu kitap Ahmet Mithat'ın Fatma Aliye'yi anlattığı yazıları ve Fatma Aliye'nin doğrudan kendisini anlattığı mektuplarından oluşmaktadır. Fatma Aliye mektuplarında bitmek tükenmez bilmeyen öğrenme coşkusunu anlatır.

1914 yılında yazdığı Ahmed Cevdet Paşa ve Zamanı son yapıtıdır. Bu romanında Meşrutiyet sonrası siyasal yaşamı ortaya koymayı amaçlamıştır. Resmi tarih tezlerine muhalefet ediyor olması, edebiyat dünyasından dışlanmasına yol açmıştır. (vikipedi)

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
150 (21%)
4 stars
242 (35%)
3 stars
214 (30%)
2 stars
67 (9%)
1 star
18 (2%)
Displaying 1 - 30 of 71 reviews
Profile Image for Hazal Çamur.
185 reviews229 followers
October 8, 2020
Eserin tefrika halinde yazımı 1900'lerde gerçekleşirken ben 2020 yılında bu eseri okudum. Ne değişmiş? Koca bir hiç.

Detaylarda değişen şeylerin izini sürmek zor değil, ama kitabın mesele edindiği; kadınların gözünden aşkı, evlilik kurumunu, aile içi şiddeti, aldatmaları, kadına düşen miras payını, erkeğin ve kadının eş olarak rolünü irdelediği kısımlarda ben pek bir farklılık göremedim.

Bu kadar mı yol almışız, diye isyan edesi geliyor insanın. Fatma Aliye'nin bu eserinde özellikle vurgu yaptığı eğitim ve kadının kendi gelirine sahip olması, ekonomik açıdan eşine bağımlı olmamasının sağlayacak bir özgürlük alanının olmasının önemini Osmanlı kadınları üzerinden görüyoruz. Daha da güzeli, tüm bunların kadınların birbirleriyle dertleşmek gibi görünen, ama içinde felsefi pek çok sorgulamayı barındıran, entelektüel mektuplar yoluyla yapmasıdır.

İş Bankası'nın Türk Klasikleri dizisine hayranım. Refet'ten sonra bir başka Fatma Aliye Hanım kitabı okumak beni fazlasıyla mutlu etti. Çok kıymetli bir dizi, verilen emek de üst düzey kanımca. Bu eserde de aynı titizliği görmek mümkün.
Profile Image for A. Raca.
768 reviews172 followers
March 17, 2020
"Eğitim gören insanın mükemmel olacağını sanıyordum. Eğitim şeklini bile düşünememişim. Bu ne gaflet!"

☀️
Profile Image for Tülay.
478 reviews44 followers
March 4, 2023
5/5 🌟
Kısa ama inanılmaz güzel tespitleri, inanılmaz toplum analizleri olan bir kitaptı. Yazar, yaptığı bu analizleri hiç yumuşatmadan en dobra hali ile okuyucuyla buluşturmuş. Okurken toplumumuzun kadına bakış açısının ve kadın üzerindeki baskısının 1890’lı yıllardan günümüze kadar neredeyse hiç değişmemiş olduğunu görmek beni çok derinden sarstı. Hele bir de bu talihsiz durumu iki arkadaşın birbirine içini döktüğü mektuplardan okumak benim için daha duygusal bir durumdu. Sanki karakter karşımda canlanmış ve bana içini döküyor, benden yardım istiyor gibi hissettim o mektupları okurken. Bir oturuşta bitirilebilecek kadar kısaydı ve iyi ki daha uzun değilmiş çünkü biraz daha okusam devam edebilir miydim bilemiyorum.
Profile Image for Sine.
389 reviews477 followers
October 16, 2025
fatma aliye hanım bu kitabı yarın yazmış adeta. o kadar zamansız yani. hayran kaldım ama çok canım sıkıldı. kadınlar olarak sürekli aynı dertleri mi çekeceğiz yahu. sanki 20. yüzyıl başlarında yazılmış kadın mektuplaşmaları değil de dün edilmiş whatsapp grup sohbetleri. neyse, olay can sıkıcı olabilir ama kitap şahane. incecik ama üstüne hayli düşündürüyor. çok underrated fatma aliye hanım yahu, üzülüyorum.
Profile Image for Hande Kılıçoğlu.
173 reviews75 followers
January 24, 2021
1900'lü yıllar İstanbul'unda birbirini tanıyan beş kadının aşk, evlilik, sadakat, eğitim ve toplumsal normlar hakkında yaşadıklarını anlattıkları bu kısacık kitabı çok sevdim.
Profile Image for Yazkizim.
88 reviews
January 15, 2025
“Uçmak için kanatlarım yok ki…”

Fatma Aliye bu kısacık kitapta adeta Tolstoy’un Anna Karenina’sını anımsatan bir evlilik/kadın-erkek ilişkisi çeşitliliğine sahip. Aliye, kadınların karşılıklı mektupları üzerinden kadın-erkek ilişkilerini, kadının çekirdek ve geniş aile içerisindeki konumunu, toplumun kadından beklentisi ile kadının hayattan ne beklediğini/beklemesi gerektiğini irdeliyor. Bunu yaparken de kadınlar açısından ekonomik bağımsızlığın ve eğitim önemine değiniyor. Bunun tefrika olarak Hanımlara Mahsus Gazete’de yayımlandığını düşününce kıymeti daha da artıyor.
Okurken toplumun kadınları koyduğu kafesin bazı açılardan ne kadar değiştiğini, bazı açılardan da aslında ne kadar değişmediğini düşündüm. Umarım ki bir yüz sene daha sonra bu kitap bu kadar geçerliliğini korumuyor olur.
Profile Image for Gokce Atac.
239 reviews15 followers
April 6, 2025
İyi eğitimli, üst sınıftan, isimlerinin anlamını kişiliklerinde taşıyan beş kadının “Fehame, Mehabe, Sabahat, Nebahat ve İtimat”birbirlerine yazdıkları on bir mektuptan oluşuyor.
Kadınların gözünden aşk, evlilik, eğitim, kadının toplumdaki yeri ve aile içi ilişkiler…
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews195 followers
February 12, 2020
Zamanın ötesine ve zamanına ışık tutan, okurken hem herşeyin nası değiştiğine ve değişmediğine hayret edeceksiniz.
Kadın erkek ilişkileri, evlilik kurumu ve aşk üzerine felsefi cümleleri ile Bi çırpıda okuyacak etkisinden hemen çıkamayacaksınız.
Naçizane teşekkürüm ise İş kültür yayınlarına zira günümüz çocukları gençlerine son derece sade ve net günümüz Türkçesiyle edebi hazinemizi okuma fırsatı sağladığı için!
Keyifli okumalar!
Profile Image for Bilgi.
102 reviews19 followers
December 13, 2020
Fatma Aliye, Osmanlı'nın son döneminin iyi eğitim görmüş kadınlarının evlilik hayatlarına ve evlilik hayallerine bakıyor. Onların mektuplarına bakıyoruz ve umutsuzluklarını görüyoruz.
Eğitimin ileri götürdüğü kadnların aklına, ahlakına yetişememiş bir erkek neslini betimliyor yazar. Buna rağmen, sevmenin bir yaradılış gereği olduğunu söyletiyor kitaptaki kadınlardan birine:
"[Aşk] yaradılıştan gelen bir eğilim ve ihtiyaçtır. Sevmek ve sevilmek işte bu bir mecburiyettir ve insanlığın yaradılışındandır. Toplumun düzenini, ailelerin, eşlerin mutluluğunu bu sağlar. İnsanlar bunsuz olamaz, yapamaz."
O dönemi, kadınlarını anlamak için kısacık, önemli bir kitap.
Profile Image for Yaren.
219 reviews38 followers
May 17, 2020
Kitap kız kardeşlerin evlilik, aşk ve hayattan beklentileriyle ilgili duygu ve düşüncelerini anlattıkları mektuplardan oluşuyor. Mektupların dili çok naif ve anlaşılırdı. Anlatım tarzından çok keyif alarak okudum ama anlatılanlar da bir o kadar beni üzdü.
Görücü usulüyle evlenme, şiddete maruz kalma, aldatılma, hor görülme bütün bunlara kitapta yer veriliyordu. Yazılmasının üzerinden yüz seneden fazla geçmiş olsa da kadınlarımızın hala aynı acıları yaşıyor olması gerçekten çok üzücü. Yazar, kadınların ekonomik özgürlüğünün olmasının ne kadar mühim olduğunu anlatmaya çalışmış. Günümüzde de geçerliliğini koruyan ve tüm kadınların okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.
Profile Image for Betül.
66 reviews22 followers
Read
January 22, 2023
fatma aliye türk kadın yazınında tartışmasız bir konuma sahip. bugünün zihin setleriyle okunduğunda çelişkili gelecek, rahatsızlık verecek yanlar var tabii ancak bin sekiz yüzlerin sonunda yazıldığını, o zamanki toplumsal koşulları, yerleşik cinsiyet rollerini göz önünde bulundurmak gerekli. düşünce katman katman genişliyor ve sıfır noktasından yetmiş birim tahayyül edilemiyor.
bu filtreden bakıldığında ise kadını ve yalnızca onun özel hayatını merkeze aldığı, alelade konuşulması düşünülemeyen halbuki pek çok kişinin yaşayıp deneyimlediği evlilik sorunlarını bir gazetede tefrika ettirmesi takdire şayan. o dönem bu yazıları okuyan kadınlarda yarattığı anlaşılma, görülme, dayanışma hissine ise hiç değinmiyorum bile.
Profile Image for Muge.
16 reviews12 followers
June 1, 2021
110 senede pek de bir şey değişmemiş kadınlar için
Profile Image for Simdineokuyorum.
232 reviews4 followers
November 4, 2025
Fatma Aliye, kadınların yaşadığı sorunların zamanın ince perdesinden geçse bile özünde hiç değişmediğini öyle güzel anlatmış ki…
Kendisinin tüm bu konuları o dönemde dile getirebilme cesaretine hayran kaldım.
Mektupları öylesine sahici ki, kelimelerini günümüz Türkçesiyle yenilesek bile birçok kadının hâlâ aynı dertleri yaşadığını görebiliriz.
Yer yer okumakta zorlandım ama derinliğine ve samimiyetine büyük bir hayranlık duydum.
Profile Image for Kıvılcım.
71 reviews2 followers
October 22, 2025
Zira mesele sizin için, bizde olduğu gibi değildir. Ama sandığınız gibi benim dünyaya küsmüş, cihandan geçmiş olmamdan dolayı değil; belki beni dünyadan geçiren, böyle cihana küstüren çaresizlik ve mecburiyet bizi sizden farklı kılanlardır.
Profile Image for Janeite .
78 reviews26 followers
March 23, 2022
"Sizin evliliğiniz mutluluk sözleşmesi, bizimkisi bir geçim kontratıdır." diyerek Fatma Aliye çok güzel özetlemiş evlilik olgusunu.
Profile Image for Aleyna.
86 reviews1 follower
January 12, 2021
Yakın zamanda Handan'ı okudum. Bu eserde de benzer bir tema var ve mektup şeklinde yazılmış. Her karakterin kendi penceresini görebilmek çok güzel. Mehabe ve Fehame birlikte büyümüşler fakat hayatları ikisini apayrı yerlere, yaşamlara sürüklemiş. Mehabe gençken kurduğu hayallere kavuşmuşken Fehame zorlu bir hayat yaşamış. Fehame'nin olgunluğu göze çarpıyordu, çocukları için ''eşi'' olan aslında hiç sevmediği ve hatta saygı bile duyamadığı bu adamdan ayrılamıyor. Sabahat da Fehame ile aynı durumda fakat eşinden ayrılırsa çocuklarına sahip çıkabilecek bir güçte. Bunları Fehame'den öğreniyoruz. Kendi ayakları üzerinde duramıyor olmak Fehame'yi çok -doğal olarak- üzen bir durum. Hatta aşkta, evliliğinin mutluluğunda artık gözü yok tek dayanağı çocukları ve onların rahat bir yaşam sürmesi. Bu iki karakter arasında da ekonomik özgürlüğün önemini gösteriyor Fatma Aliye. Son mektubu yazan İtimat karakterinin hayalleri için söylediği "Ama diyeceksin ki öyle olacağını nasıl bileceksin? Evet, bilemiyorum. Lakin gönlümün böyle olmasını istemesini engelleyemiyorum." sözleri hayal kurmanın anlamı gibi. İşte Mehabe bu hayallere kavuşmuş aşk, evlilik açısından bu yüzden dertsiz tasasız aşkla sarhoş bir karakter kendisi:D

"Dünyayı sevdiğini söylüyorsun. Sev güzelim! Zira dünya da sana kendini sevdirmeye uygundur. Gençlik, güzellik! Bu çağda, bu halde acaba ben de bu dünyayı sevmek istemedim mi? Hayatın zorluklarından kaçmak, zevklerinden yararlanmak istemedim mi? Dünya, hayat! Evet, bunlarda ne kadar güzellikler de var. Sular, kırlar, çiçekler, güneşin doğuşu, günbatımları, baharlar.... Mehtabın ışığı, güneşin hoş aydınlığı taşlara bile yansıdığı halde bu zararlı vücut taştan mermerden daha katı bir maddeden mi yapıldı? Bülbül bile baharın güzelliğine dayanamayıp tatlı nağmeleri ile ötüyor. İşte ben bunları hayranken Schopenhauer'ın virane baykuşu gibi ötmesine şaşırdım." Fehame'den Sabahat'e
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for nur ö..
160 reviews32 followers
October 6, 2020
Levayih-i Hayat, tür itibarıyla bir mektup roman niteliklerini barındırıyor. Beş farklı kadının kendi aralarındaki mektuplaşmalarını ele alan yapıt, bu kadınların evliliklerinde yaşadıkları deneyimleri aktarıyor. Evlilik, aşk, eş, sadakat, aynı hayatı paylaşma, kadınlık, erkeklik gibi konular sorgulanıyor. Mektuplar, kitabın yazıldığı dönem sebebiyle Osmanlı’nın son zamanları. Kitabı okudukça evlilik adı altında dayatılan çoğu şeyin, hâlen günümüzde de devam ettiğine şahit oldum. Pek bir şey değişmemiş ne yazıkki. Ama şöyle bir gerçek var ki, Fatma Aliye’nin kadınların sesi olmak adına böyle bir yapıt yazdığını gururlu ve güçlü bir şekilde söyleyebilirim. Zaten, Aliye’nin hayatına baktığımızda her daim kalemiyle kadınların sesi olmaya çalışmış yazdıklarıyla. Sen ve yapıtların daha çok yaşayacak Fatma Aliye!


Dipçe: Sevgili İş Bankası Kültür Yayınları’na bilhassa teşekkürü borç bilirim. Onların sayesinde Fatma Aliye’nin sesi daha çok duyuluyor. Bir değerimizi daha kazandık onlarla birlikte. Daha çok Fatma Aliye bekliyoruz canım İş Kültür...
Profile Image for DeeDee.
86 reviews8 followers
May 28, 2021
Türkiye'nin ilk kadın romancısı Fatma Aliye zamanın kadınsal sorunlarını ne kadar güzel kaleme almış, doyamadım, herkes okumalı.
1900'lerden günümüze bazı şeylerin neredeyse hic değişmemiş olması ne üzücü.. 5 kadının birbirlerine yazdıkları mektuplarda aile içi şiddet, evlilik, sadakat, kadına düşmeyen miras gibi günümüzde de hala süre gelen sorunlar ele alınmış.
"Eğitim gören insanın mükemmel olacağını sanıyordum. Eğitim şeklini bile düşünememişim. Bu ne gaflet!"
"Evlilik meselesinde seçme hakkı kendilerine verilmemiş olduğundan bir kocanın kabahati yüzünden kadın mahcup kalamaz"
"Güzellik içinde bulunan bir kimsenin çirkinliğe düşkün olmasını insan zihninde canlandırabilir mi?"
"Ah, gelecekte ne kadar parlak ümitler vardı."
Profile Image for Yasemin Salihoglu Karagul.
325 reviews27 followers
February 4, 2020
Fatma Aliye, yaşadığı zamanı düşününce bana kalırsa oldukça cesur bir yazar. Erkek egemen bir toplumda kadınların birbirlerine yazdıkları samimi mektuplar üzerinden evliliği, hayattan beklentilerini, yaşama amaçlarını sorgulamaları beni çok etkiledi. 50 sayfalık ama bence 50 defa okunabilecek, üzerinde bol bol tartışılacak bir mektup-roman.
Boğaziçi Üniversitesinde bir derste işlendiğini öğrendiğimde ise o öğrencilerin yerinde olmak istedim.
Profile Image for Minel.
7 reviews13 followers
November 8, 2021
Kadınların mektuplaşmaları üzerinden dönemin aile hayatını, ailedeki kadın-erkek hiyerarşisini, kadının rolünü çok güzel yansıtmış Fatma Aliye Hanım.
Profile Image for Eren.
381 reviews5 followers
April 6, 2022
Türkiye İş Bankası Yayınları'nın çalışmalarını çok titiz bulurum, gerçekten yayımlanmasından çevirilerine kadar, kapak düzenlerinden(Hasan Ali Yücel klasikleri hariç) sunumlarına kadar çok temiz iş yapıyorlar. Bu yayınevine ait bir de Türk Edebiyatı klasikleri serisi var ve ben daha önce bu seriden üç kitap okumuştum. Uzun bir süredir bu seriden herhangi bir kitabı okumadığımı fark edip, bu ayki okumalarıma buradan da bir kitap dahil etmek istedim ve elime Fatma Aliye'nin Levayih-i Hayat yani günümüz Türkçesi ile Hayattan Sahneler adlı kitabı geçti.

Yazarı daha önce hiç duymamıştım fakat bu kitabı kütüphanemde bulunuyor. Doğal olarak da kendisinden okuduğum ilk kitap bu oldu. Kitabın döneminde önemli sayılabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum çünkü 1800lerin sonlarında memlekette yazar sayısı azken, hele ki bu edebiyat bile erkek egemenken bir kadının yazdığı yazıların kitaba dönüştürülmüş olması çok güzel bir detay. Hele ki bu yazıların ataerkillik eleştirilerinden, tabulardan dem vurması da yazarı iyi bir feminist yapıyor bence. Bu kitapta çok feminist bir yön göremedim ama, aile hayatına ve ilişkilere dair güzel şeyler okudum. Kitapta birbiriyle kardeş gibi büyüyen iki kadın olan Mehabe ve Fehame'nin mektuplaşmalarını okuyoruz. Zaten çok kısa olan bu kitap bu iki kadının bir kaç mektubuyla başlıyor. Mehabe, güzel bir evliliği olan, zengin sayılabilecek mutlu bir kadın. Fehame ise evliliği mutsuz geçen, hayattan zevk almayan, gerçek aşkı ararken hayal kırıklıkları yaşamış mutsuz bir kadın. Mehabe'nin hayat tavsiyeleri verirken, arkadaşının da mutlu olmasını istemesi, ona güzel ve naif mesajlarının yanı sıra Fehame'nin de karamsar durumu bu iki zıt arkadaş arasındaki yazışmaları okurken beni rahat hissettirdi çünkü gerek anlatılan karı-koca ilişkileri olsun gerekse aile hakkındaki detaylar olsun son derece güzel mesajlar barındırıyordu ve bu da kitabı okurken siz okuyucuları bile ister istemez bir düşünmeye sevk ediyordu. Fakat ne yazık ki bu iki arkadaşın mektuplaşmaları pek de uzun sürmedi ve daha sonra kitapta Fehame ve başka arkadaşı Sabahat'ı daha sonra da Nebahat ve İtimat adında başka kadınların mektuplarını okuduk. Özellikle de Nebahat ve İtimat kısmı olmasa bence daha iyi olurmuş çünkü kitabın bütünlüğünü bozmuş biraz. Kitap zaten kadınların mektuplaşmalarından oluştuğu için belki bütünleştirmek istenmiştir ki zaten diğer karakterler de öncekilerle bağı olan karakterler, bambaşka karakterler değiller ama yine de ben Fehame ve Mehabe'yi daha çok okumak isterdim.

Kitap kısacıktı, bu yüzden bu baştaki iki kadını daha çok okumak istedim aslında. Yazışmalarındaki naifliği, hayatlarını anlatış tarzlarını sevdim. Yazarın dili de her nasılsa günümüz Türkçesi'ne dönüştürülerek reforme edildiyse de güzel ve naif bir tarzdaydı. Okurken hiç sıkılmadım, hatta kitabın gerçekten kısa olduğunu düşünüyorum. Bu baştaki iki kadının hayatları ne kadar öyle devam etti, bu yazışmaları ne kadar sürdü? Bunları öğrenmek isterdim diye düşünüyorum ama zaten gazete yazılarından tefrika edildiği için bu kadar yapmayı uygun görmüşler sanırım. Diğer karakterlerin yazışmaları olmasaydı daha iyi olabilirdi ama onları da farklı ama ana karakterlerle bağları olan başka karakterler olarak koydukları için onlardan da bazı şeyler görmüş olduk.

Yazardan okuduğum ilk kitap olsa da son olmayacak gibi çünkü daha fazla eserini okumak istedim. Umarım diğerleri bu kitaba göre daha doyurucu olur, çünkü bu kitabın en büyük dezavantajı bu kadar kısa olmasıydı diye düşünüyorum. Kitaba puanım 5 üzerinden 3.5.
Profile Image for Esra Nazenin Özdemir.
395 reviews2 followers
May 10, 2020
“Evlilik meselesinde seçme hakkı kendilerine verilmemiş olduğundan bir kocanın kabahati yüzünden kadın mahcup kalamaz. Fakat takdire layık bir kocanın kıymetini bilmemek ne kadar alçaklıksa, rezalet ve zevke dalıp, âlemin maskarası olacak hallerde bulunan değersiz ve itibarsız kimseleri sevmek de kendi gönlünü rezil etmekten başka nedir? Bence saygıya layık olan, sevgiye layıktır. İnsanı saygıya layık kılacak şeyler ise rezillikler ve suçlar değildir.”
148 reviews5 followers
Read
April 15, 2023
Fatma Aliye okumaya bu kadar geç başladığıma üzüldüm. Çok keyif alarak okuyorum yazdıklarını.
Profile Image for Tugbadursun.
530 reviews
October 27, 2020
Kadınların 120 yıldır değişmeyen sorunları anlatılıyor kitapta mektuplaşmalar üzerinden. Tavsiye ederim herkese.
Profile Image for nisan.
32 reviews
October 5, 2025
tam konusunu yansıtacak olsa kitabın adı 'hayattan sahneler' değil 'kadın-erkek ilişkilerinden sahneler' olmalıymış.

bu inanılmaz kısa kitapta (türkçeleştirilmiş yeni versiyonu okudum, 51 sayfa) anlatmak istediği ve anlatılması gereken herşeyi verebilmesi müthiş bir şey. gereksiz dramalara girmemiş, allayıp pullamamış. kitabın uzunluğuna oranla geniş yer tutan tasvirler var ama onları da çok güzel yerleştirdiğinden sıkmıyor.

gayet adil bir şekilde her iki cinsiyetten de hem ahlâklı hem sorumluluk sahibi olanlara denk gelindiği gibi tersinin de var olduğunu söylemiş. sonrasında da o zamanlar daha çok bastırılan, sesi çıkamayan dolayısıyla mağdur taraf kadınlar olduğundan kadınların bireysel maddi özgürlüklerini elde etmelerinin kurtuluş/çözüm olduğu çözümlemesini yapmış.

şimdiyse bireyselciliğe yeni yeni ulaştığımız günlerde görüyoruz ki bu inanılmaz bir kaosa yol açmış durumda. onca yıl bastırılmış kadınların intikam güdüsüyle doğalarına aykırı davranışları, bunlardan nasibini alan halihazırda duygusal olgunluğa ulaşması çok zor olan erkek kesimini iyice güvensizleştirmesi, canı yanmış iki tarafın birbirini etiketlemesi, genellemesi... güvensizleşerek duygularından iyice uzaklaşması.. başarılı bir şekilde aldatmanın günlük eğlenceye ve marifete dönmüş olması.. kadın zekası bunlardan hevesini aldığında doğal iç güdülerine dönecektir gibi küçük bir umudum var ama işlerin bugünkü halinin o olgunluğa erişmesi için epey zaman geçmesi gerekecek gibi görünüyor, if ever..
68 reviews3 followers
May 14, 2024
Kendi dönemi için gayet modern görüşlere ve farklı perspektiflere sahip, kadın dayanışmasını farklı kadın profillerinin bakış açılarından sunan güzel bir kitap. Elbette bu dönem eserlerinde yazan her şeyin günümüze tam olarak uymama ihtimalini göz önünde bulundurarak, tarihsel-sosyolojik bir filtre ile okumak gerekli.
Profile Image for Sinem Ayan.
132 reviews4 followers
April 24, 2020
"Evet bu egitim ve ögretim bu emek ne icin? Bir gün ed, yoldas olacagimiz bir adama kendimizi begendirmek, dinletmek, onun takdirine ulasmak icin degil mi? Insanin kendisinin tam insan olmasi, insaligi anlamasi, icinde yasadigi dünyayi ögrenmesi icin yani kendimiz icin degil mi?"
Profile Image for freerangeokur E..
26 reviews9 followers
July 16, 2023
Biri bu kitap için evlenmeden genç kızlara okutulmalı demiş. Tam tersi, kızları evlilik çağına yaklaşmış annelere okutulmalı. Gerçek bir levayih-i hayat örneği.
Profile Image for Beasom.
12 reviews
January 2, 2024
Evlilik hakkında değindiği konular o kadar iyi yazılmıştı ki, günümüzde hâlâ insanların aynı sorunlarla baş etmek zorunda kalması üzücü olsa bile genç yaşlı herkesin okuması gereken bir kitap
Displaying 1 - 30 of 71 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.