Adalet peşinde koşarken kendi kimliğini kaybeden bir seri katil: Aşkın. Üstün zekâsı ve kan dondurucu oyunlarıyla yıllardır yakalanmayan, kimliği bilinmeyen, tüm dünyanın aradığı bu seri katil ona gelen her işi içindeki vahşetle başarıyla tamamlamıştır. Ancak bir gün karşısına yeni bir kurban çıkar. Bu kurban Cebonayan adlı gizli bir örgütün lideri Ateş Alanguva’dır. Aşkın her işinde başarılı olduğu gibi bu işte de başarılı olacağını düşünür ve kibrine yenik düşerek Ateş’in peşine düşer. Ancak Aşkın’ın bilmediği bir şey vardır: Ateş de en az Aşkın kadar zeki ve tehlikelidir çünkü Ateş mafyatik gücü ve akıllara durgunluk veren teknolojik donanımıyla karanlık dünyaların efsanevi ismidir. Aşkın ve Ateş’in yolları kesiştiğinde, yırtıcı bir güç savaşının içinde bulurlar kendilerini. Aralarındaki çekimle artık Ateş ve Ateşpare yangına düşmüşlerdir ve bu yangının ne denli büyük olduğunun farkında değillerdir. “Korkmuyordum, ne karanlıktan ne gürleyen gök gürültüsünden ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm; ben zarar görmez, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi. Bu benim mesleğimdi.”
Resmen ite kaka verdim bu 3 yıldızı.. Hatta kitabın ilk bölümlerini okurken bu anlatım şekliyle devam ederse ben 1-2 yıldız ancak veririm diye okudum kitabı.. Dönemine göre kurgu farklı ve şaşırtıcı gelmiş olabilir ama 2026 yılında okununca bu ne ya dedirtti bana :( Okuduğum eski baskılarından biriydi, umarım elden geçirilmiştir tekrar basılırken. Çünkü bendeki hali off yazım hatalarıyla beni çileden çıkarttı. Hiç mi bir editör okumadı bunu Allah aşkına! Yazar bunu yazdı siz de yayınevi olarak wattpad versiyonunu kopyala yapıştır yapıp bastınız mı ne yaptınız? de, da ayrımını falan unutun zaten ama bazı yerlerde cümlenin öznesinin ben ile başlayıp yüklemin 3.tekil şahsa göre bittiğini düşünün falan.. Bir de sürekli direkt kelimesi yerine direk yazmışlar. Tam bir felaketti..
Gelelim kurguya.. Farklı bir şeyler yapılmak istendiği çok belli.. Aslında sevdim de ama ilk bölümlerdeki o anlatım neydi öyle.. Aşkın zaten yeterince itici bir karakterken Ateş de bu kadar uçlarda mı yazılmış olmalıydı bilmiyorum. Bana tutunacak pek bir dal bırakmamış sağ olsun. Yine de Aşkın'ın yanında melek gibi kalıyor adam.. Kurgu wattpad anladım ama kitap o kadar argo, küfür ve +18 sahne içeriyor ki bu kadar küçük yaştaki bir kitle nasıl okuyabildi anlayamıyorum.
Ah bir de o "hidrolik asit" sahnesi neydi!!! Hiç mi araştırılmadan yazıldı bu kitap.. Bir kimyager olarak gözlerim kanadı okurken.. Hayatımda böyle bir asit türü duymamıştım. Breaking Bad izleyenler bilir, orda delilleri yok etmek için hidroflorik asit kullanılıyordu. Sanırım yazar da bu sahneden esinlenmiş. Keşke hangi asit olduğunu öğrenseydi de yeni bir asit türü yaratmasaydı.
Bu arada kitap bilimkurgu tarzında öğeler de içeriyor. Ateş'in adasında geçen bölümler bana direkt Johnny Depp'in oynadığı "Transcendence" filmini hatırlattı. Özellikle bazı kısımlar birebir aynı.. Benzerliklerden bahsetmek isterdim ancak okumayanlara spoi olsun istemiyorum. Ama abisinin ölü olduğunu duyduğumda ve onunla ilgili bahsedilen şeylerden sonra ortaya çıkan sırra pek şaşırmadım, filmden dolayı çoktan bağlamıştım olayları..
Bu kitapla ilgili bana genellikle başının hızlı başlayıp sonlara doğru yavaşladığını söylemişlerdi. Benim için tam tersi oldu. Basit, kısa, senaryovari cümleler nedeniyle asıl başta ilerlemekte zorluk çektim ben, bir süre sonra anlatım biraz daha toparlanınca benim için akmaya başladı. Bilimkurgu sevdiğim türlerden olduğundan nereye bağlanacağını görebilmek için devam ederim muhtemelen.. Serinin bir kitabına daha şans vermek istiyorum. Herkese iyi okumalar :)
Konu olarak gerçekten ilgi çekici olduğunu ve güzel yazıldığını söylemeliyim. Bazı bölümlerin sonunda ağzım açık kaldı, ne olacağını merak ettim. Elimden bırakmadan okudum çoğu zaman kitabı. Fakat özellikle sonlara doğru anlatımın bir tık yavanlaştığını hissettim önceki bölümlere göre. İki ana karakteri, Aşkın ve Ateş, ben sevemedim, ısınamadım. Aşkın çok uç bir karakter, özellikle Bahar'a davranışları ve genel olarak insanları sırf kendisi "güçlü" diye aşağılaması beni sinir etti. Ateş de Aşkın gibi, birbirine çok benzeyen karakterler. Sürekli ikisinin arasında bir baskınlık kurma savaşı var. En sevdiğim karakterler Bahar ve Pusat oldu. Bu ikilinin sahnelerini hep gülerek okudum, beni inanılmaz mutlu ettiler.
Yeri bende gerçekten ayrı anlatamam başlarda sevmiştim kitabı güzeldi hele cinayet sahneleri benim en hoşuma giden yerleri olmuştu -şahsen kadın karakter ne zaman cinayet işlicek diye bekliyodum- Kitabın dili bence biraz acemice ama okunmuyo değil akıcı bir kitap kadın karakter her ne kadar egoist olması işte ne bileyim diğer kişilerin kadın karakteri pohpohlaması okey ama bence kadın karekter iç sesinde hebire ben iyiyim,üzülmem,hastalanmam vs. gibi şeyler yerine biraz daha kendini açsa diye düşünüyorum ama gidişat böyle yapcak bişe yok 💗.
Kitap beklentimi karşılıyamadı. Öncelikle ana kadın karakter Aşkın çok kasıntı yazılmış. Yaptığı neredeyse tüm hareketler cringedi. Ceren Melek Kadın Katilin potansiyelini ortaya çıkaramamış bence. Ben kadın katillerin olduğu hikayeleri okumayı çok severken bu kitap benim ilgimi çekemedi. Bir diğer konuysa yazarın dili. Yazım tarzını hiç sevmedim wattpadden çıktığı çok belli oluyor. 2015de ki watty mafya hikayeleri vibeını veriyor.
Çok güzel bir kitaptı.Fakat bazı yerlerde o kadar devrik cümle kurulmuş ki anlamak için 2-3 kere okumam gerekti.Aşkın’ın kendini asla ezdirmemesi,her zaman güçlü durmaya çalışması çok güzeldi💛.Ceren Melek çok güzel bir kitap karakteri yaratmış.Tek sıkıntı yazım diliydi.Umarım diğer kitaplarda buna dikkat etmiştir.Hemen ikinci kitabı okumaya kaçıyorum 🏃🏻♀️🏃🏻♀️.
Ateşpare cidden konu olarak, karakterler olarak seni içine çeken bir kitap soru şu ki bir olay yok. Yani Ateş de çok zeki Aşkın da kimse bir aptallık yapmadığı için bir olay çıkmıyor ve bu biraz sıkıyor. Onun dışında bayılarak okudum.
Biraz kitaptan istekleriniz ne olduğuna göre yorumunuz değişebileceği bir kurgu. Eğer seri katil olan bir kişi gözünüzde güçlü insan olarak görünmüyorsa kitabı beğenmeyeceksiniz. Eğlenceliydi ama herkesin seveceği bir kitap değil.
Arkadaşlar şuna bi açıklık getirelim gerçekten birilerini öldürünce “ güçlü kadın” olunmuyo ama ben kitabı çok sevdim<3 Yazarın dili ve anlatımı akıcıydı bence güzel bi kitaptı sevdim tavsiye ediyorum!!
Bu kitabı 2022 de okumuştum cinayet sahneleri garip olsa da okuldan gelir gelmez uyuyana kadar okurdum o zaman çok sevmistim ama şuan biraz garip geliyor… tekrar okur muyum, hayır. Diğer kitaplarını almadım gereksiz uzadığını düşünüyorum
Wattpadde okuduğum en güçlü kadın karakterdi. Fakat kadınlara olan yaklaşımında tuhaf olan yerler vardı. Kötü kötüdür kadında olsa erkekte olsa kötü kötüdür. Okudum bitti