Butimar’ı okumaya başladığınızda, şehrin gürültüsüyle irkilip uyanan roman kahramanıyla beraber siz de önce bir uykudan uyanır gibi gözlerinizi bugüne açıyor, ardından yüz yıl öncesinde geçen bir aşk hikâyesini dinlemek için yeniden uykuya dalıyorsunuz. Kaan Murat Yanık, Butimar’da okurunu farklı zaman, mekân ve hikâyeler arasında, rüyalarla kurulmuş gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Günümüzde başlayan bu romanda, rüyalarını tasarlamaya çalışan bir psikiyatr, bir ziyaretçisi sayesinde edindiği mektuplarla geçmişe doğru, esrarengiz bir aşk hikâyesinin peşine düşüyor. Üstelik bu hikâyedeki kadın, psikiyatrın rüyasında görüp tutulduğu Butimar’dır. Bir düşün peşinde koşan iki karakterin Butimar’a duydukları aşk, zamanın döngüselliği ve kuşaklar arası aktarım ile bir kez daha varlık buluyor. Aşk, dostluk, savaş ve simyanın el ele dolaştığı Butimar’da; bugün geçmişe, geçmiş geleceğe bağlanıyor. Aksiyonu bol, gerilim ve merak unsurlarıyla örülü bu roman, sizi içinde olduğunuz andan koparıp hayal ile gerçeğin birbirine karıştığı büyülü gerçekçi bir evrene davet ediyor. “Kimi ruhlar evvelden aşinadır birbirine.”
7/10 yusuf.. ben bu kitabı aşk kitabı zannederek almıştım. medrese hoca vs ile şoka uğrattı beni:) ilk baştaki psikiyatristin garipliğini sevmiştim, daha sonra büyük amcası yusufa geçtik.
yusuf dinine bağlı bir genç. rüyasında gördüğü butimara deli divane aşık oluyor. diğer bir tutkusu da simya. bu sayede zengin olacağını ve butimarla iyi bir hayat yaşayacağına inanıyor. ama maalesef ki simyaya bulaşan hiç kimsenin hayatı yolunda gitmiyor:(
kitabın aşk yönü baya zayıftı. butimar-yusuf arasında hiçbir şey hissedemedim ben. behzad ile sağır kız arasında bile daha çok tension vardı:) yusufun yoldan sapması güzeldi. gözü döndü çocuğun. sonda da simya ondan butimarı aldı. ve en sonunda da canını. sonda behzadın gelmesi de güzel bir bitişti. hoş bir kitaptı bence.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitabı internet sitesinde açıklama kısmını okur okumaz almak istedim çünkü tam benim istediğim tarzda aşk, geçmişe yolculuk ve tarih harmanlanmıştı. Açıkcası ben biraz daha klasik aşk hikayesi olur diye beklemiştim ancak olay örgüsü daha karmaşık ve sanki masalımsı bi diyarın içindeymişsiniz gibi devam etti. Ara sıra kullanılan Osmanlıca kelimelerin dışında kitap oldukça açık basit bir dille yazılmış ve akıcıydı. Genel olarak sıkılmadan hızla okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. Yukarıda bahsettiğim üç bileşeni seviyorsanız keyifle okursunuz diye düşünüyorum. Son olarak kitabın vermek istediği mesaj da çok manidardı; ne kadar entelektüel, bilgili duyarlı bir insan olursanız olun tek bir yanlış arzunun peşine kapılıp gitmek ve o uğurda hırs yapmak insana zarardan başka bir şey getirmez. Hatta insana insanlığını unutturur.
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı sanırım. Bir masalı yaşıyormuşsunuz gibi hissediyorum. Çok çok çok övgüyle anlatıldı, hakediyorda ama “Dünyasızlar”ve “Uzakların Şarkısı” daha bir başkaydı. İçinde farklı farklı bakış açıları taşıyan karakterler, kırılma noktaları, nostaljik ve kültürel zenginlikler var. Bir gölün kenarında uzanmak, dalından kayısı, şeftali toplamak, Ağustos böceklerinin sesini duymak istedim okurken.
Aug. 2025 " Sizin gibi düşünmüyor diye ucu kötülüğe temas etmeyen birinin fikirlerine müdahale etmek, onu kendi düşüncelerinize göre evriltmek zorbalık olur. Kulağınıza küpe olsun; insanları peşinen kınamayın, diğerlerinin ne dediğine kulak vermeyi ihmal etmeyin, Batı'nın kapıldığı kibre kapılmayın. İyileri ve kötüleri ayırırken ortada kalanları da iyilerin yanına alın. Ama kötü de olsalar asla insanlara zulmetmeyin. Allah iyilerin olduğu kadar, kötülerin de Allah'ıdır. "
Müthiş bir edebî yolculuktu Butimar. Hikayenin ilk yarısı kadar olmasa ikinci yarısı da iyiydi. Hırsın insanı nasıl insanlıktan çıkardığını nakış nakış işlemiş yazar.