Kapitalizm, bireysel özgürlüğün son durağı mı? Liberal kuramcılar diyor ki: "Serbest piyasa ekonomisi, belki eşitlik, kardeşlik ve adalet sağlayamıyor ama hiç olmazsa özgürlüğü garanti altına alıyor." Özgürlüğün, tüketicilerin marka seçme özgürlüğüne ya da soyut vatandaşların eşit yasal haklarına indirgenemeyeceğini düşünüyorsak, liberalizmin ilk eleştirmenlerinden Rousseau ve Marx'ın alternatif özgürlük anlayışlarından hâlâ öğreneceğimiz çok şey var.
Çoğumuz, ya özgürlüğü kuralsızlık olarak tanımlayıp, mutlak özgürlüğün hiçbir toplumda var olamayacağını düşünüyoruz, ya da özgürlüğü "özel alan" içindeki serbestliğe indirgeyip, kendimizi özgür hissetmenin özgür olmak için yeterli olduğuna inanıyoruz. Peki, ya Rousseau'nun iddia ettiği gibi ayağımızdaki zincirleri halhal zannedip çiçeklerle süslüyorsak? Özgürleşmenin ilk adımı, şu anda neden özgür olmadığımızı kavramaktan geçiyor.
Modern toplumda içine düştüğümüz "özgürlük yanılsaması"nı açıklayan Rousseau ve Marx, özgürlüğün ihtiyaçlarla ilişkisine dair iki farklı tez öne sürüyor. Rousseau'ya göre, uygarlık, arzuları ve bağımlılıkları artırdıkça toplumlar yozlaşır ve insanlar farkına varmadan özgürlüklerini kaybeder. Özgürlüğün koşulu "yapay arzular"dan kurtularak yetenekler ve ihtiyaçlar arasında denge kurulmasıdır. Oysa Marx'a göre özgürleşme ancak ihtiyaçların artması ve insancıllaşmasıyla mümkündür. Bütün ihtiyaçlarımızı para ihtiyacına indirgeyen "meta fetişizmi"nden kurtulma mücadelesi, yabancılaşmanın aşılmasının da önünü açar. Bu kitap, "Biz kimiz? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Nasıl özgürleşebiliriz?" sorularının peşine düşen herkesi düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.
1975'te İstanbul'da doğan Yıldız Silier, 1997'de Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü'nü bitirdikten sonra aynı üniversitenin Felsefe Bölümü'nden 1999'da mastırını aldı. 1999-2003 arasında İngiltere'deki Kent Üniversitesi'nde felsefe doktorasını yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde 2003'te öğretim görevlisi, 2004'te yardımcı doçent oldu. Halen bu bölümde öğretim üyeliğini sürdürmektedir. "Sosyal ve Politik Felsefe", "Modern Felsefe Tarihi", "Estetik", "Özgürlük" ve "Felsefeye Giriş" dersleri vermektedir.
Yıldız Silier, 1993 yılında Theoni Pappas'ın The Joy of Mathematics kitabını Yaşayan Matematik adıyla; 1996 yılında Dirk J. Struik'in A Concise History of Mathematics kitabını Kısa Matematik Tarihi adıyla Türkçeye kazandırdı. 2003'te Felsefe Tartışmaları dergisinin 31. sayısında "İki Özgürlük Anlayışı" makalesi yayınlandı. 2005'te İngiltere'deki Ashgate yayınevinden Freedom: Political, Metaphysical, Negative and Positive kitabı yayınlanan Silier, sosyal ve politik felsefe alanında çalışmaktadır.
Yıldız Hoca bu kitabında JRR ve Marx'ın yabancılaşma anlayışını mukayese ederek "Şimdi biz özgür değiliz de bi sor bakalım neden özgür değiliz?" sorusunun cevabını arıyor. Kitap özgürlük tartışmasına girmek için gayet güzel. Ki zaten hocanın uzmanlaşma alanlarından birisi de özgürlük felsefesi, mevzuya oldukça hakim bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz ve okur olarak bu bana müthiş keyif veriyor. Benim dikkatimi çeken noktalardan biri, Marx'ın projesi için genelde çizilen ekonomik ve makro portrenin karşısına, Silier'in Marx'ın asıl meselesinin özgürlük-özgürleşmek olduğu argümanıyla çıkmasıydı. Literatüre oldukça hakim, tartışmaları gayet sarih bir biçimde aktaran, kendi görüşünü de belirtmekten geri kalmayan başarılı bir çalışma.
Kitabın zayıf noktası ise şu, bazı yerlerde politik doğruculuğa kaçılmış, bu da bir süre sonra biraz bayık bir tat verebiliyor tabi. Özellikle kitabın giriş ve kapanış bölümlerinde (kapanış bölümü Latin Amerika deneyimine ayrılmış) bunu görüyoruz. Diğer zayıf nokta da yazarın kendi fikirleriyle düşünürleri örtüştürmek istemesinden kaynaklanan bazı zorlama yorumlar. Örneğin, Hegel'i aslında köleler tamamıyla eşitlikçi bir toplum istiyorlardı, kimsenin efendi olmadığı bir dünya, filan diyerek nerdeyse neo Marxizm'e yakın bir yerden okumak ya da Marx'ın fikirleri kadın mücadelesini de aralar argümanı (kitabın sonlarına doğru) biraz "yani gerçekten öyle mi Hocam" dedirtiyor.
Özgürlük Yanılsaması bende yazarın diğer kitaplarını okuma isteği uyandırdı, takip edeceğim.
Geçmişte okuyup etkilendiğim Marx metinlerinin "tozunu alan" ve çok rahat akan, keyif veren bir kitap. Yer yer hayıflandığımı ve özellikle son 3-4 sayfada kitabın yayımlandığı yıl olan 2006'daki iyimser beklentilerden ötürü üzüldüğümü not düşerek tavsiye ediyorum.