Yıldız Hoca bu kitabında JRR ve Marx'ın yabancılaşma anlayışını mukayese ederek "Şimdi biz özgür değiliz de bi sor bakalım neden özgür değiliz?" sorusunun cevabını arıyor. Kitap özgürlük tartışmasına girmek için gayet güzel. Ki zaten hocanın uzmanlaşma alanlarından birisi de özgürlük felsefesi, mevzuya oldukça hakim bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz ve okur olarak bu bana müthiş keyif veriyor.
Benim dikkatimi çeken noktalardan biri, Marx'ın projesi için genelde çizilen ekonomik ve makro portrenin karşısına, Silier'in Marx'ın asıl meselesinin özgürlük-özgürleşmek olduğu argümanıyla çıkmasıydı. Literatüre oldukça hakim, tartışmaları gayet sarih bir biçimde aktaran, kendi görüşünü de belirtmekten geri kalmayan başarılı bir çalışma.
Kitabın zayıf noktası ise şu, bazı yerlerde politik doğruculuğa kaçılmış, bu da bir süre sonra biraz bayık bir tat verebiliyor tabi. Özellikle kitabın giriş ve kapanış bölümlerinde (kapanış bölümü Latin Amerika deneyimine ayrılmış) bunu görüyoruz. Diğer zayıf nokta da yazarın kendi fikirleriyle düşünürleri örtüştürmek istemesinden kaynaklanan bazı zorlama yorumlar. Örneğin, Hegel'i aslında köleler tamamıyla eşitlikçi bir toplum istiyorlardı, kimsenin efendi olmadığı bir dünya, filan diyerek nerdeyse neo Marxizm'e yakın bir yerden okumak ya da Marx'ın fikirleri kadın mücadelesini de aralar argümanı (kitabın sonlarına doğru) biraz "yani gerçekten öyle mi Hocam" dedirtiyor.
Özgürlük Yanılsaması bende yazarın diğer kitaplarını okuma isteği uyandırdı, takip edeceğim.