Afrika´da başkaldırı ve aşkın romanı! Kara Çığlık, 1960’lardan bu yana 27 kez Kara Afrika ülkelerine gitmiş olan Hıfzı Topuz’un, orada yaşadıklarından, gördüklerinden, dinlediklerinden esinlenerek Afrika’nın yakın tarihine ışık tuttuğu belgesel bir romandır. İlk kez bir Türk yazar Kara Afrika’nın sorunlarını, kölelerin ve sömürge insanlarının çilelerini, acılarını; emperyalizme ve yeni-sömürgeciliğe karşı direnişini bir roman çerçevesinde ele alıyor. İstanbul’da başlayıp İstanbul’da biten Kara Çığlık’ta, Kongo’nun bağımsızlığı ve özgürlüğü için savaşan, korkunç bir biçimde öldürülen Lumumba ve arkadaşlarının yaşadığı olayları ve büyük tutku fırtınalarını nefesiniz kesilerek okuyacaksınız…
Galatasaray Lisesi’ni 1942, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1948 yılında bitirdi. Strasbourg Üniversitesi’nde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans (1957-59) ve yine Strasbourg Hukuk Fakültesi’nde gazetecilik alanında doktorasını yaptı (1960). 1947-58 yılları arasında Akşam gazetesinde önce istihbarat şefi, sonra yazı işleri müdürü olarak çalıştı. İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. Paris’te Unesco Genel Merkezi’nde Özgür Haber Dolaşımı şefi olarak çalıştı (1959-1983). Uluslararası gazetecilik örgütleri arasında mesleksel işbirliği, basın ahlâkı, gazetecilik eğitimi ve gazetecilerin korunması projelerini yönetti. Afrika ülkelerinde, Hindistan’da, Filipinler’de gazetecilik eğitimi seminerleri düzenledi. Kara Afrika'da kırsal basın projesini oluşturdu. 1962 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin, o zamanki adıyla Basın-Yayın Yüksek Okulu’nun kuruluşu için, Paris’te Unesco’nun merkezinde ilk projeleri hazırladı. 1974-75 yılları arasında TRT’de Radyolardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 1986’da halen başkanlığını sürdürdüğü İletişim Araştırmaları Derneği’ni (İLAD) kurdu. Vatan, Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleriyle çeşitli dergilerde diziler ve inceleme yazıları yazdı. Anadolu Üniversitesi, Galatasaray ve İstanbul Üniversiteleri iletişim fakültelerinde basın, radyo-televizyon tarihi, uluslararası iletişim ve siyasal iletişim dersleri verdi.
Yazar Lumumba'yi ve Kongo'nun sömürgecilikten kurtulmaya calismasini çok güzel ve gerçeklerden kopmadan anlatmış. Afrika tarihinini ve BM'nim gerçek yüzünün çok net anlatildigi Lumumba'nin hikayesini okurken bir anda karşınıza çıkan gazeteci ve aşklarını anlattigi bölümler o kadar gereksiz olmuş ki. Ne gereği var ki dedirtiyor. Lumumba'nim muhteşem hikayesi yanında Vedat ve onun gereksiz aşk hikayesi; flash TV 'nin her yerde halay çekip ,çiğ kofte yiyen ekibinin saçma formati gibi olmuş. Keşke bu kitap sadece sömürge düzenine hayatı pahasina karşı çıkan lumumba'nin hikayesi olsaydı. Lumumba'yi anlattığı için Hıfzı Topuz'a çok teşekkürler.
Hıfzı bey'in kalemini severim ancak bu kitabın hamurunda 'roman' olmak yokmuş. Gazeteci kimliği ile afrika ülkelerinin verdiği mücadeleyi açıklayıcı şekilde yansıtarak kalsa çok daha iyi olurdu. aşk-meşk olaylarına kendisi de yazarken pek bi ilgi göstermemiş sanırım.