“Ağ Osman” derler bir adam. Aceleci, eline çabuk. Sanki ardından kovalayan var. Tütün eker, tütün toplar, tütün dizer. Elleri tütün zifti içinde, ciğerlerine işlemiş tütünün kokusu. Aklında hep tütün...
Bir an evvel toplanmalı, dizilmeli. Üstelik tütününe hak ettiği değeri de vermiyor alıcılar. Köylülerinin hepsi, hatta öz kardeşi bile sadece kendi çıkarını düşünüyor, alttan alttan düşmanlık ediyor ona. Hangi biriyle başa çıksın Ağ Osman?
Sonunda olanlar oluyor ve Ağ Osman kendi kendine konuşmaya, herkese sövüp saymaya, elleri tütün dizer gibi gidip gelmeye başlıyor. Köyün imamı başında dualar okusa da, Keçeci Dede Yatırı’na götürülüp, içindeki cinler çıkarılmaya çalışılsa da nafile, iyi olmuyor bir türlü. Tam tersine daha da içine kapanıyor. Atadan öteden öğrenilen yöntemler işe yaramayınca tek çare kalıyor geriye: Hastayı şehirdeki doktora götürmek.
Tütün Yorgunu yoksul ve cahil köylümüzün gelenekler karşısında çaresizliğini çarpıcı bir dille gözler önüne seren, dokunaklı sahneleriyle okurun içini sızlatan, etkileyici bir eser.
1926′da Ankara Polatlı′nın Ömerler beldesinde dünyaya geldi. Şiir, öykü ve roman yazarı. Çifteler Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü′nde öğrenim gördü. Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü′nü bitirdi. Çeşitli il ve ilçelerde öğretmenlik yaptı. İlk şiirleriyle öyküleri 1945, 1946′da Köy Enstitüleri dergisinde yayınlandı. Yoğun bir duygusallıkla toplumcu şiirler yazdı. Ardından roman ve öyküye yöneldi. Köy edebiyatını izleyen yazarlar arasında yer aldı. İlk romanı "Sarı Traktör"de tarımda makineleşme konusuna umutla yaklaştı. Yarbükü′nde ise köylüler arasında toprak ve su çekişmelerinin olduğu zorlu yaşam koşullarını anlattı. Öykü ve romanlarında doğa betimlemeleriyle birlikte insan ilişkilerini de kendi doğallığı içinde yansıttı. Anı, oyun, çocuk edebiyatı türlerinde de eserler verdi.
"Ağ Osman" derler bir adam. Aceleci, eline çabuk. Sanki ardından kovalayan var. Tütün eker, tütün toplar, tütün dizer. Elleri tütün zifti içinde, ciğerlerine işlemiş tütünün kokusu. Aklında hep tütün... Bir an evvel toplanmalı, dizilmeli. Üstelik tütününe hak ettiği değeri de vermiyor alıcılar. Köylülerinin hepsi, hatta öz kardeşi bile sadece kendi çıkarını düşünüyor, alttan alttan düşmanlık ediyor ona. Hangi biriyle başa çıksın Ağ Osman?