Ati amcasinin yanina siginmis tip tahsili yapan bir genctir. Amcasi Halil Bey'in kizi Sefika'yi sevmektedir. Sefika da Ati'ya karsi muhabbet beslemektedir. Ati'yi seven Sefika istemedigi pasayla evlenmek zorunda kalinca vereme yakalanir. Sefika'yi hasta yataginda bulan Ati bu duruma dayanamaz ve zehir icerek intihar eder.Namik Kemal Zavalli Cocuk'ta ailesinin butun yukunu omuzlarinda hisseden bir genc kizin dramini etkili bir sekilde ortaya koyuyor.Sayfa 64Baski 2009 Bilge Kultur Sanat
Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu, ünlü Türk yazar, gazeteci, devlet adamı, şairdir.
Yurtseverlik, hürriyet, millet kavramlarına bağlı bir Tanzimat Devri aydınıdır. Bu kavramları Türk fikir hayatına ve edebiyatına sokan kişi kabul edilir. Heyecanlı, kavgacı kişiliği, akıcı, parlak üslubu nedeniyle devrinin diğer yazarlarından daha fazla tanındı .“Vatan Şairi” ve “Hürriyet Şairi” olarak anılan Namık Kemal, şiirin yanı sıra tenkit, biyografi, tiyatro, roman, târih ve makale türlerinde eserler verdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü eserleri ve fikirleriyle etkiledi.
Dili oldukça sade, kısacık kırık bir aşk hikayesi... Batının edebiyatında beyin humması varsa bizde de verem var. Ama asıl üzüldüğüm şey 14 yaşındaki kızın 38lik paşaya verilmesinin gayet normal karşılanması... Coğrafya da gayet normal... boğuluyorum.
"Dünyada ne kadar güzel şey görsem elbette senin bir yerine benzetirim. Sonra gördüğüm şeyin her tarafında bir kusur bulurum. O da gözümden düşer, yine yalnız sen kalırsın."
dünyada ne kadar güzel şey görsem elbette senin bir yerine benzetirim. sonra gördüğüm şeyin her tarafında bir kusur bulurum. o da gözümden düşer, yine yalnız sen kalırsın.
Oldukça kısa,üzüntüye boğan bir aşk hikayesiydi 😭 okumaya başlarken hiç bu kadar üzüleceğimi tahmin etmiyordum 😭 dili sade olduğu için de yormadan okunuyor Spoi Kitabın sonu romeo ve juliet'in Türk versiyonu gibiydi
Namık Kemal Avrupa’ya kaçtığı zaman orada tiyatronun sadece eğlence aracı değil aynı zamanda kültür seviyesini de etkilediğini görmüş ki bizim ülkemizi bu konuda göze önüne alırsak ne yazık ki kültür seviyesi malum hiç şaşırtıcı değil. “Tiyatro eğlencedir, fakat eğlencelerin en faydalısıdır.” der.
Bu eseri sürgün edildiği yıl Magosa'da yazmaya başlamıştır. Kemal'e göre aile toplumun çekirdeğidir. Temelleri düzgün atılmamış sağlıksız ailelerin onun düşlediği modern ve güçlü toplumu yaratması mümkün değildir. Zavallı çocuk oyunu ise tam da bu fikirler üzerine kurulmuştur.
Ata’yı sevmekte olan Şefika, annesinin ısrarlarına dayanamayarak babasının borçlarını da düşünerek sevdiği adam Ata’yı bırakarak zengin ve yaşlı bir adamla evliliği kabul eder. Ancak üzüntüsünden verem olur. Ata ise bu acıya dayanamaz ve kendini zehirler. Şefika ise onun ardından ölür. Avrupa’da görülen hastalık ve intihar edebiyatını bizde ilk defa işleyen eserlerdendir. Betiği okurken kimi zaman sanki tiyatro eserini seyrediyormuş hissine de kapılıyorsunuz. Öz, yalın ve samimi yazılmış güzel bir eser.
Dara Bakırcıoğlu, lesraal, Ay Kızı ve Tokyo'ya sonsuz teşekkür ediyorum çünkü incelemelerinden alıntılama yaparak incelememi yazdım. Onlarla aynı fikirdeyim. Üşengeç olduğum için tekrar tekrar yazmak zordur. Dizi uyarlamasında Ata adıyla yayımlansın. Şefika rolünde Aslı Kapanşahin, Ata rolünde Emir Berke Zincidi ve anne rolünde ise Vildan Vatansever oynamalıdır. Severek okuduğum eseri şiddetle okunmanızı tavsiye ediyorum.
Bir başka Batı dışı edebiyat olan modern Türk edebiyatında da amansız hastalık teması başlıca yazarlarca eserin Romantik tonlarını koyulaştıran bir öğe olarak işlenmiştir. Verem Namık Kemal’in Zavallı Çocuk (1873) oyununda maddi nedenlerle birbirlerine kavuşamayan âşık gençler Ata ve Şefika’nın acılarının bir dışsallaştırılması[dır.]
Namık Kemal’in başarısı asla göz ardı edilemeyecek bir başarı kesinlikle. Bence döneminin en önemli yazarı, ben kendisini severim aynı zamanda kendisine çok büyük bir saygı duyarım.
Zavallı Çocuk, yürek burkan bir aşk hikayesini anlatan bir tiyatro metni. Gerçi bu tarz aşk hikayelerine geleneksel Türk edebiyatında fazlaca aşinayız. Her yazar en az bir romanını benzer bir şekilde yazıp sonlandırmıştır o zamanlar.
Baş karakterlerimiz Ata Bey ve Şefika Hanım. Senelerdir beraber aynı evde yaşayıp en sonunda da birbirlerine aşık olan iki çocuklar esasında. (Dönemin ve sonraki dönemin romanlarında aynı evde yaşayan insanların birbirlerine aşık olduklarını da çokça görürüz. Bunun nedeni de o dönemin şartlarından dolayı sadece birbirlerini görmeleri, başka kimseyle muhabbetlerinin olmaması ve en sonunda karşıdaki kişiye alışkanlıkla beraber gelen bir aşkın hissedilmesi olarak düşünülebilir.) Birbirlerine ilan-ı aşk yaptıktan sonra Şefika’nın annesi Tahire Hanım kızını evlendirecek birini bulduğunu söyler. Bu kişi Şefika’dan yaşça çok büyüktür lakin çok zengindir. Annesinin kızını özellikle bu adamla evlendirmek istemesinin sebebi ise babası Halil Bey’in borçlarını kapatmak istemesidir. Şefika da bunu duyunca Ata’ya söylemeden ailesi için evlenmeyi kabul eder yalnız gönlü asla razı gelmez ve verem olup ölüm döşeğine düşer. Bunu öğrenen Ata da Şefika’nın yanına gider ve birbirleriyle son kez konuşup birlikte ölürler. Ata, kendisini Şefika için zehirler. Şefika ise Ata için verem olmuştur. Ama son saatlerini birlikte geçirip birlikte ölmüşlerdir ve artık dünyada da ahirette de onlardan daha mutluları yoktur.
“Allah hastalığına da güzellik vermiş ki yüzünü gören vereme aşık olacak…” (sayfa 36)
Kısacık bir oyun ama yeterince etkileyici. Tamam belki fazla fazla edebi haz vermiyor ama genel anlamda okuduğunuzda beğeneceğinizi düşünüyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Eski kitapları dönemine göre değerlendirmek gerekiyor biliyorum ama ben bunu becerebilen biri değilim :D Kitaptaki yaş farkı sinir bozucu. 13 yaşındaki bir kız ile 19 yaşındaki bir erkeğin aşkı... Hatta daha kötüsü bu 13 yaşındaki kızı 38 yaşındaki bir adam ile evlendirmek istiyorlar!
Konu: (SPOİLER) Şefika kendinden yaşça büyük akrabası olan Ata'ya aşık olur. Ata da aynı şekilde Şefika'ya aşıktır. Ama Şefika'nın babası olan Halil Bey'in borcu olduğu için ailesi Şefika'yı 38 yaşındaki bir paşa ile evlendirmeye karar verir. Başta bu evliliği kabul etmeyen Şefika ailesinin huzuru için kaderine razı gelir. Ama Ata'ya olan aşkı öyle büyüktür ki Şefika üzüntüden verem hastalığına yakalanır.
Yani her şey o kadar sinir bozucu ki! 13 yaşındaki biri ne anlasın aşktan? O bir çocuk yahu! Farkındayım geçmişte de böyle şeyler vardı. Hatta bir çoğumuzun annesi de kendinden yaşça büyük adamla evlendirilmiştir. Geçmişte olması yanlış olmadığı anlamına gelmiyor ama...
Kitabın bir sayfasında Şefika'nın anne ve babası konuşurken babası Şefika'nın yaşıtlarıyla evlenmesi gerektiğini belki de Şefika'nın kalbinde başka biri olabileceğini söylüyor. Annesi ise aynen şu cümleyi kuruyor: "Allah Allah! O yaşta çocuk sevdayı ne bilecek?" O yaşta çocuk 'sevdayı' bilmez de ne diye 38 yaşındaki adamla evlendiriyorsun? Birde 38 yaşındaki bir erkek gençtir demesi yok mu :D İğrenç! Tamamen iğrenç!
Tüm bunlara rağmen kitap güzeldi. Muhteşem diyebileceğim bir kitap asla değil ama bir şekilde kendini okutturmayı başardı.
Kitabın tiyatro olduğunu göz önünde bulundurarak okuyun.
“ Namık Kemal’e göre aile, toplumun çekirdeğidir. Temelleri düzgün atılmamış sağlıksız ailelerin, O’nun düşlediği modern ve güçlü toplumu yaratması mümkün değildir.”
“Alemde kim vardır ki yariyle bir döşekte, bir saatte ölmeye bütün hayatını feda etmesin.“
Kısacık, tiyatro senaryosu düzeninde basılmış bir kitap. Namık Kemal’in eseri olması okumak için yeterli bir sebep bence. 14 yaşındaki Şefika ve aynı evde büyüdüğü 18 yaşındaki zabit adayı Ata’nın masum aşkının güc ve para uğruna hiçe sayılmasının öyküsü anlatılıyor kitapta. Öykü, aile yapısı, evlilik, kadın olmak konularında dramatik mesajlar içeriyor. Bir Romeo Jüliet esintisi de var maalesef içinde. Sunuş kısmından da anlaşıldığı üzere tiyatro eserlerine ve tiyatroya ilgi çekmek, yaygınlaştırılmak için kaleme alınmıs eserlerden biri. Kendinden sonraki bazı eserlere de ilham kaynağı olmuş aynı zamanda. Birkaç kelime dışında sade dille yazılmış sürükleyici bir eser. 40 sayfalık kısa bir kitap olduğu için de bir nefeste sıkılmadan okuduğum bu kitabı, Türk edebiyatı ve tiyatro okumayı sevenlere tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum.
Dönemin anlayışını yansıtan ancak kurgu olarak zayıf bir eser. Fakat kitapta gençlerin rızaları dışında evlendirilmelerinden ziyade bir gencin istediği şeyi söyleyememesinden dolayı yaşadığı durum var. Özellikle anne ve baba karakteri olması gerekenden daha farklı işlenmiş. Ayrıca "çocuk" denilerek aşkı, sevgisi, her neyse göz ardı edilen 14 yaşındaki kızın 38 yaşındaki paşayla evlendirilirken bu evliliğe hazır olduğunun düşünülmesi de o günün toplumunda bulunan ayrı bir tezat olarak kitapta yer alıyor.
Tanzimat Donemi'nde istenmeyen evlilik elestirisi olan kisa ve huzunlu bir piyes. Sonrasinda bu eserden esinlenerek Recaizade Mahmut "Vuslat" adinda, Abdulhak Hamid Tarhan da "Icli Kiz" adinda tiyatro eserleri yazmislar. Namik Kemal de bu piyesi yazarken, o donem severek okudugu Victor Hugo'nun Hernani piyesinden etkilenmis.
"Of... Meğer insanın ömrü çocukluğundan ibaret imiş. Meğer ondan sonrası hep kabir azabı, cehennem ateşi imiş."
Verilmek istenen mesaj kısa ve öz verilmiş. Kısa olmasına rağmen güzelce işlenmiş. Sadece bilmiyorum sanki her şey çok hızlı gelişti, hemencecik oldu bitti. Sırf ufak bir kısımdan dolayı Romeo ve Juliet'e benzeten çok olmuş ama aslında alakası yok.
Oldukça Romeo Juliet hatırlaması yaşatan bir oyun, döneminde bir çok etki yaratmış bu eserle Namık Kemal tiyatro sahnelerinde fakat aşırı hızlı gelişen bir karakter yapısı var bu açıdan beni biraz kararsız bırakmıştı birazcık ama okunması gereken toplumsal konulu hafif hüzünlü bir oyun. 7.5/10
Kısacık bir tiyatro oyunu, bir solukta okuyuverdim. Zavallı çocuklarım ciğerimi parçaladı. The notebook'un senaristi gelsin notlar alsın hatta bilemeyiz belki de almıştır bile
Zavallı Çocuk, #NamikKemal'in 50 sayfalık #tiyatro eseri 🎭 bir solukta okunuyor. Babasının borçları sebebiyle bir Paşa ile evlendirilmek istenen Şefika, yakında hekim çıkacak Ata'ya aşıktır. Fakat zamanın şartları, birlikte büyüyen bu iki gencin muhabbetlerini duyurmaya elverişli değildir. Şefika istemediği halde ailesinin ekonomik durumunu düzeltmek için paşa ile evlenmeye razı olur. Ancak bu yük, sevdaya düşen gönüllere çok ağır gelir.
Bundan önce okuduğum iki Namık Kemal oyunundan farklı olarak "vatan" meselesine yer vermeyen, oldukça dramatik bir oyun Zavallı Çocuk. Aşağı yukarı neler olacağı tahmin edilebiliyor, kimisi tarafından dram boyutu fazla da bulunabilir. Kahve molamda bir oturuşta keyifle okudum, meraklısına tavsiye edilir.