Tarihi değiştiren, dünyayı titreten kadınlar! “Geçmişe baktığımızda, erkek egemen bir seyrüseferin hüküm sürdüğünü görürüz. Kılıç kuşanıp fetih yapan, çağ açıp çağ kapatan, yaptığı bir konuşma ya da aldığı kararla kitleleri coşturan, atomu parçalayarak insanoğluna sınırsız enerjinin kapılarını açan, bazen kabul etmek istemesek de, çoğunlukla erkekler olmuştur. Peki bu, tarihin beyaz perdesinde hep erkeklerin başrol oynadığı anlamına mı gelir? Ne yani, kadınlara düşen rol, her zaman ‘en iyi yardımcı oyuncu’ rolü oynamak mıdır? Tabii ki hayır. Yüzyılların üzerine oturduğu mayınlı tarih tarlasından sıyrılıp çıkan öyle kadınlar olmuştur ki, teşbihte hata olmaz, o çok ‘bilindik’ erkekler, bu kadınların azametlerinin gölgesinde bile terlemeden edememiştir!”
Gazeteci yazar Ali Çimen Tarihi Değiştiren Kadınlar’a böyle başlıyor ve 30 ünlü kadını sayfalarında konuk ediyor. Bu 30 kadın arasında Mısır İmparatoriçesi Cleopatra, ünlü kadın casus Mata Hari, Nobelli Madam Curie, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir dönemine damgasını vurmuş ‘iktidar avcısı’ Hürrem Sultan gibi isimler de var; insanlığın özgürlüğe giden yolda devrim niteliğinde adımlar atmasını sağlayan siyahi kadın eylemci Rosa Parks ve Tom Amca’nın Kulübesi isimli romanıyla Amerika’daki kölelik kurumuna kalemiyle savaş açan Harriet Beecher Stowe da.
Bir fabrika işçisiyken kendisini uzayda bulan Tereşkova ve okyanusları aşan havacılık sevdasıyla hayatını uçmaya adayan Amelia Earhart da yüksek tempolu hikâyeleriyle listede yerlerini alıyor.
Kitabın önemli bir bölümü de iktidar peşinde koşan kadınlara ayrılmış: Pakistan’ın ve aynı zamanda İslam coğrafyasının ilk kadın Başbakanı Benazir Butto; düşman kardeşi Hindistan’da yine ailece ülke siyasetine damga vurmuş, ülkesinin ilk Başbakanı İndira Gandi; Fransa’ya 40 yıl boyunca hükmeden İtalyan Catherine de Medici; Rusya’yı çağının en güçlü ülkelerinden biri yapan Alman kökenli Katerina; İngiltere’den Kraliçe Elizabeth, Kraliçe Victoria ve onların bıraktığı yerden bayrağı devralarak İngiltere’yi bir küresel aktöre dönüştüren ‘Demir Lady’ Margaret Thatcher.
İktidarda olan kadınların yanı sıra iktidarda olan erkeklerin yanındaki ihtiraslı kadınlara da şahitlik ediyor tarih ve dolayısıyla kitap da. Komünist Çin’in en korkulan simalarından biri olan Jian Qinq ya da daha çok bilinen ismiyle Bayan Mao; oğlunu padişah yapmak için bir diğer oğlunu kurban eden Kösem Sultan ve Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron’u efsaneye dönüştürme yolunda kendisi bir efsane olan Eva Peron.
Kitap ayrıca, bol görsel malzemesi, Hürrem ile Kanuni arasında gelip giden aşk mektuplarından satırlar, Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre’ın ölümsüz aşkı ve bu 30 kadının gündelik hayatlarına ilişkin daha birçok ayrıntılı ile adeta kahramanlarını ete kemiğe büründürüyor.
1971 yılında İstanbul/Üsküdar′da doğan Ali Çimen, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra yüksek öğrenimini bir süre Karadeniz Teknik Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü′nde sürdürdü. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Eğitimi Bölümü'ndeki eğitimiyle eş zamanlı olarak gazetecilik kariyerine başladı. Uzun yıllar farklı yayın organlarında çevirmen, muhabir, redaktör, editör ve uluslararası muhabir olarak çalıştı. Almanya, Hollanda ve İngiltere'de gazetecilik yapan yazar, son olarak 2009 yılında merkezi Fransa'nın Lyon şehrinde bulunan uluslararası haber kanalı EURONEWS'e geçti. 2014 Mayısında EURONEWS'den ayrılarak gazeteciliğe ara veren Çimen, yazarlık kariyerini sürdürüyor. İngilizce, Almanca, Hollandaca ve Fransızca bilen Ali Çimen, tarih kitapları ve roman yazıyor.
Kitap tarihte iz bırakmış kadın karakterleri konu alıyor ve bunu yaparken gerek islam gerek osmanlı gerekse dünya tarihine kısa bir dönüş yapmamızı sağlıyor. Dürüst olmak gerekirse bilgi yoğunlu bakımından bir tarih kitabı gibi ancak anlatım tarzı olarak kesinlikle klasik bir tarih kitabının sıkıcılığı yok. Kitapta adı geçen bazı karakterler yaptıklarıyla ilham verici iken bazıları kanınızı dondurabiliyor.En çok kimlerden etkilendiğimi sorarsanız;Marie Curie,Simone de Beauvoir ve Rosa Parks'ı sıralaya bilirim. I. Elizabeth yada Rahibe Teresa gibi yine ilham verici karakterlerin bu listede olmamasının sebebi daha önceden hayat hikayelerine o ve ya bu şekilde aşina olmamadan dolayı adını duyup hikayelerini bilmediğim kadınlar kadar heycan verici gelmemeleridir. Gelelim kan donduranlara;Kanlı Kontes yada gerçek adıyla Elizabeth Bathory ve Ilse Koch.Neden onları bu şekilde andığımı açıklamayacağım çünkü kitabı okumak istiyor olabilirsiniz:) Son olarak da bu kitap sayesinde daha yakından tanıma fırsatı bulduğum tarihte önemli yer etmiş olan bu kadın figürlerinin, okumak ve izlemek için yeni bir liste oluşturmama sebep olduklarını söyleyebilirim. Özetle tarihe ilgi duyuyorsanız bu kitabı tavsiye ediyorum...
Okuma saatinde okul kütüphanesine bulup bir çırpıda bitirdim. Yüzeysel bir anlatımı var bilmediğim bir şeyi öğrendiğimi söyleyemem fakat boş zaman doldurmak için oldukça keyifli.