Fragments of Modernity provides a critical introduction to the work of three of themost original German thinkers of the early 20th century. In their different ways, all threeilluminated the experience of the modern in urban life, whether in mid-19th-century Paris or inBerlin at the turn of the century or later as the vanguard city of the Weimar Republic. They relatedthe new modes of experiencing the world to the maturation of the money economy (Simmel), the processof rationalization of capital (Kracauer), and the fantasy world of commodity fetishism (Benjamin) -in each case focusing on those fragments of social experience that could best capture the sense ofmodernity.David Frisby is Reader in Sociology at Glasgow University. Fragments of Modernity isincluded in the series Studies in Contemporary German Social Thought, edited by ThomasMcCarthy.
David Frisby was Professor of Sociology at the London School of Economics and author of Cityscapes of Modernity: Critical Explorations (Cambridge, 2001).
Başka okumalarla ve derslerin yükümlülükleriyle bölünen ve uzun süren bir liste olmasına karşın Son Bakışta Aşk, Benjamin (Pasajlar'ı takiben bir yineleme olarak); Bireysellik ve Kültür, Simmel ve son olarak Kitle Süsü, Kracauer kitaplarının peşi sıra hepsini kapsayacak ve bir bütün olarak değerlendirmeye yarayacak bir kitap olarak düşünüp satın almıştım. Ancak kimi sorunlar çıktı: ilk önce Pasajlar'ın, kitap içinde verilen kaynakçalardaki sayfa numaralarından anladığım kadarıyla Türkçe çevirisi eksik veya yarım, öte yandan Kitle Süsü, Kracauer'in çalışmalarının çok küçük bir bölümünü oluşturuyor ki, yine kaynakçadan anladığım kadarıyla gazetelerde yayımlanmış sonsuz sayıda denemesi, yazısı var. Son olarak ise aynı sorun Simmel'de de geçerli, Türkçe literatürün kısıtlılığı sürüyor. Haliyle hâlâ eksik olduğumu görmemi sağladı, önem verdiğim bu düşünürlerin yöntemlerini, düşüncelerini, eserlerini okumak konusunda. Bununla birlikte incelemenin içerdiği kimi sorunlar da var; hepsinden önce, akademik üslubun yoğunluğu ve metnin alıntılarla dolu yapısı okumayı güçleştiriyor çünkü doğrudan alıntılar belki kitabın %10'unu belki de daha fazlasını oluştururken dolaylı yoldan alıntı yapılmayan, atfın gözükmediği bölümleri çok az kitabın. Tüm bu alıntıları, kaynakçaları takip etmeye çalışmak, zihin için yorucu. Fakat bunlar sayılmazsa söz konusu üç düşünürün modernizmi algılama ve anlatma biçimlerindeki benzerliği, genel anlamıyla bir modernlik teorisi anlatısını görmek için şöyle böyle bir metin denilebilir. Kitabın biçiminin yanında içeriğine ilişkin de kimi eleştiriler, değerlendirmeler yapmak isterdim ancak alıntılanan ve atıf yapılan kaynakların büyük bölümünü okumamış olmak, beni bundan alıkoyuyor.