Şiddetli yağmur yüzünden kabaran dere, Sedgwick'lerin evini kasabaya bağlayan köprüyü seline kattığında, kimse olacakları tahmin bile edemezdi. Grandoor Dükü Connor Tracey prensipli bir adamdı. Çapkın olabilirdi ama evli ve tecrübeli kadınları yatağa atmak sayılmazsa, kimse bir ahlaksız olduğunu iddia edemezdi... Fakat günah kadar çekici, melek kadar güzel taşra gülü Claire'in odasına, gecenin bir yarısı onu rezil etmek pahasına girmeye karar verdiğinde tüm prensiplerinin ve erdemlerinin birkaç kadeh brendi ile yok olup gidecek kadar zayıf olduğunu görecekti. Ancak bu kendisiyle yaptığı bir iç hesaptı... Asıl hesap ise o meleğin değil de, erkek kılıklı arkadaşının yatağında uyandığında vereceği idi... Evet, kesinlikle Tanrı'nın oyununa gelmişti... Elisha Clewland erdemleri olan bir kızdı. Işıltılar saçan bir güzelliği ya da kasabanın erkeklerini baştan çıkartan bir cazibesi yoksa da dürüst ve gururluydu. Fakat yolculuğu dönüşünde kasabalarında mecburen konaklayan soyluya ilk görüşte âşık olunca hiçbir zaman yapmayacağı bir şey yaptı... Nişanlı arkadaşının odasına girmeye niyetlenirken odaları karıştıran adamı, sadece kendisinin bildiği bir gerçekle aydınlatmak yerine, yalan söylemeyi tercih etti. Bunun için cehennemde yanması gerekir miydi?
Ne diyebilirim ki bence o historical türün sultanı olmaya aday... O bizim kraliçemiz <3 Harikaydı ve bundan sonra ki kitaplarda harika olacak biliyorum <3
Şiddetli yağmur yüzünden kabaran dere, Sedgwick'lerin evini kasabaya bağlayan köprüyü seline kattığında, kimse olacakları tahmin bile edemezdi.
Grandoor Dükü Connor Tracey prensipli bir adamdı. Çapkın olabilirdi ama evli ve tecrübeli kadınları yatağa atmak sayılmazsa, kimse bir ahlaksız olduğunu iddia edemezdi... Fakat günah kadar çekici, melek kadar güzel taşra gülü Claire'in odasına, gecenin bir yarısı onu rezil etmek pahasına girmeye karar verdiğinde tüm prensiplerinin ve erdemlerinin birkaç kadeh brendi ile yok olup gidecek kadar zayıf olduğunu görecekti.
Ancak bu kendisiyle yaptığı bir iç hesaptı... Asıl hesap ise o meleğin değil de, erkek kılıklı arkadaşının yatağında uyandığında vereceği idi... Evet, kesinlikle Tanrı'nın oyununa gelmişti...
Elisha Clewland erdemleri olan bir kızdı. Işıltılar saçan bir güzelliği ya da kasabanın erkeklerini baştan çıkartan bir cazibesi yoksa da dürüst ve gururluydu. Fakat yolculuğu dönüşünde kasabalarında mecburen konaklayan soyluya ilk görüşte âşık olunca hiçbir zaman yapmayacağı bir şey yaptı... Nişanlı arkadaşının odasına girmeye niyetlenirken odaları karıştıran adamı, sadece kendisinin bildiği bir gerçekle aydınlatmak yerine, yalan söylemeyi tercih etti.
Tatlı Tuzak / Rita HUNTER (17.08.12) Tatlı Tuzak’ı bitirdim.Evet , bitti ve beni de kendimden geçirecek kadar etkisi altına aldı.Bu kitapla ilgili uzunca bir yorum yapmak istiyorum.Çünkü anlatacaklarım duygularımı ifade etmeye yetmez.. Öncelikle bu kitapla ilgili yorumlarda kitabın Judith McNaught kitaplarına-özellikle Seni Beklerken- benzediğine dair yorumlar gördüm.Judith McNauhgt’ın tüm kitaplarını okumuş olmama rağmen bu kitabın nesi Seni Beklerken’e benziyor-muş- bir türlü çözemedim ki beni de asıl delirten noktalardan birde budur.’’Benzemek’’ kelimesinin anlamını bilmeden gereksiz yorumlar yapıldığını düşünüyorum.Ben bu kitaba ‘’benzemiş’’ demektense ‘’esinlenmiş’’ demeyi tercih ederim.-Hoş onu da görmedim ama maksat benzetenlerin nesini benzettiğini çözmek :D – Şimdi bu kısımda da ortaya şöyle bir soru çıkıyor , o kadar historical kitap okuyoruz , hepsi mi özgün ? Çoğunun birbirinden esinlendiğini hepimiz görüyoruz.Benzemek nedir biliyor musunuz ? Birkaç ay önce okuduğum MELEZ kitabının Vampir Akademisi serisinin ilk kitabıyla birebir olmasıdır.Kitapları okuyan bilir Melez’in ilk bölümleri neredeyse bir sonraki sahneyi tahmin edecek kadar aynıydı.İşte bu kitap benziyordu! Evet , belki sadece başlarında ama kesinlikle benziyordu.Şimdi Tatlı Tuzak ve Seni Beklerken’de benzeyen ne vardı , ben 2 sahne dışında hiçbir şey görmedim.Kitap kendi özgün hikayesini gayet güzel aktarmış.Hatta o iki sahnede bence benzemiyor.Esinlenilmiş! Beni sinir eden öyle saçma yorumlar var ki sanki kitabı kopya etmiş yazar!! Hayır , yurtdışında birçok historical kitap birbirine benziyor zaten , onlara yapılan yorumlar sadece benziyor ama Tatlı Tuzak kopya ediliyor.Bence bunun tek sebebi yazarın Türk olması ve dahası başarılı bir kalemi olması.Kim ne derse desin ben bu kitabı çok beğendim , hak ettiği yerlere geldiği de yayınevi logosundan belli… Kitaba gelince ; okuduğum en güzel aşk romanlarından biriydi.Rita Hunter’ın kalemine her kitabında daha çok şaşırıyorum.Tatlı Tuzak gerçekten beni çok etkiledi özellikle bir sahnesinde gerçekten çok gururlandım , böyle güzel bir kalemin sahibinin Türk bir yazar olması insanın göğsünü kabartıyor…Uzun zaman sonra okurken kitabımı sağa sola fırlatmama sebep olan bir karakterle karşılaşmamıştım –en azından Devlin’den sonra :D- ama Conner’da öyle bir kişilik vardı ki kitap en olur olmaz yerde onun bir hareketiyle kendini sertçe yatağın bir ucuna fırlatılmış buldu.Ya bir karakter bu kadar mı uyuz olabilir ? Uyuzunuda geçtim birde kibirliyiz ki kızı rencide edip durdu.Elisha’ya da sinirlenmedim dersem yalan olur , neden biraz daha dik başı bir karakter değildi ? Biraz daha dişli olsaydı da şu Conner’ın burnunu iyice sürtseydi isterdim.Kitapta en çok Catherine’i sevdim.Ahah! Kadında harika bir çöp çatan olur.Kızı ne yaptı ne etti , Conner’ın gözüne soka soka adamı bildiğinden şaşırttı.Kitap duygusal olmasına rağmen ben bazı sahnelerde çok güldüm ki özellikle Catherine ve Conner arasında geçen diyaloglar komediydi.Bu kitabı her şeyiyle –Conner’ı öldürme dürtüme rağmen- çok beğendim , tekrar okunası kitaplardan biriydi.Yazarın diğer kitabını da en kısa zamanda okumayı planlıyorum.Bu yazar artık kesinlikle benim favorilerimde , Tatlı Tuzak’ı ile beni ağına düşürdü. Kedisinden Conner ve Elisha gibi bir hikaye daha bekliyorum.
Kitabı henüz bitirdim ve sıcağı sıcağına yorum yapayım dedim biraz geç oldu çünkü tüm doğal ve doğa üstü güçler okumamam için bir araya gelmişti neyse ilk kitapta çok güzeldi ilk göz ağrımız o ama sanki Tatlı Tuzak bi değişikti bilemiyorum hikaye baştan sona o kadar güzel işlenmiş ki bakın işlenmiş diyorum çünkü Conner’ ın duygularını geçişlerini direk hissediyorsunuz hikayede kah güldüm kah hüzünlendim kah kahkaha attım bol çeşnili bir şey yani Conner&Elisha aşkına ve özellikle eskrim sahnelerine(:P) bayıldım yazarın ellerine emeğine hayaline sağlık diyorum ve son söz olarak ta Tanrının hepimiz için bir planı vardır umarım diyorum:P
Bu tür romanların tek kötü yani hepsi deki konunun neredeyse aynı olmasıdır ama bundaki işleyiş ve tema değişik olsa da bazı yerlerde saçma gelen konuşmalar bana sadece yazılmak için yazılmış hissede vermedi değil. Ama yinede sevdim.
Bazı kitaplar için; neden daha önce okumadım, bunca zaman neyi beklemişsin diye kendime kızar dururum. Ama her şeyin bir vakti zamanı olduğu gibi bu durum için de aynısı geçerli oldu. Rahatsız olduğum tek kısım, hikayenin en başında başrol kızımızın hâl ve hareketlerinde oluşan tutarsızlıklardı. Yazarın diğer kitaplarına da hızlıca geçiş yapmam şart.
İki yüzden fazla tarihi aşk okuyan biri olarak tek kelimeyle bu yazar gibisi kesinlikle zor bulunur. Her romanını ayrı ayrı tekrar okudum. Bu kitabı hala favorim, ne zaman bazı kısımlarını unutmaya başlasam aynı mükemmel hikaye için başına kuruluyorum. Rita Hunter'ın kalitesi de onun kalemine olan aşkım da ayrı..
Kitap güzeldi ama Ritanın yazdıklarından en az sevdiğim bu kitaptı. Kadın karakterimizde biraz tutarsızlık vardı, kendisi sürekli gururlu olduğunu söylemesine rağmen 200'lere gelene kadar ben bir gurur göremedim. Erkek karakterimize çok çabuk çarpıldı gibi oldu her neyse... Son olarak Ritacım, güzel yazarım gerçekten yeteneklisin diyorum ve gidiyorum. 😘
Elisha Clewland, güzel ve dik başlı bir cadı, aşık olduğu adama daha yakın olabilmek için söylediği yalanın hayatını kökünden değiştireceğini düşünmemişti sanırım :)
Elisha anne ve küçük erkek kardeşi ile yaşıyor babası bir ressam ve uzun zaman önce ölmüş, maddi açıdan kötü bir durumdalar ama iyi idare ettiklerini söyleyebilirim, pekte sıcak olmayan huysuz bir anneye ve dokuz yaşında olmasına rağmen çok bilmiş bir erkek kardeşe sahip, ama hayatında tatlı mı tatlı bir de kız arkadaşı var adı Claire ..
Elisha, arkadaşı Claire'in ailesinin işlettiği bir handa onlara yardım ederken Grandoor Dükü Connor Tracey ile karşılaşıyor ve ilk görüşte aşık oluyor, dük yakışıklı, zengin ve kibirli biri ( sanırım bu soylular aynı fabrika çıkışlı fix menü ) geçmişte yaşadığı acı biten bir aşk tecrübesi ve hoşlanmadığı bir üvey annesi var,kibirli dükümüz bu durumla başa çıkmak için salıvermiş kendisini hayata, balolar,kadınlar keyfi yerinde :)
Fakat hiç ummadıkları bir yerde umulmadık bir şekilde bir araya geliyor bu çiftimiz , mecburi olarak bir grup insanla kaldıkları bir evde bir gecede yaşananlar uzun ve zahmetli bir hayata mahkum ediyor onları , yanlış oda, yanlış kişi ve Elisha tarafından söylenen daha doğrusu düzeltilmeyen bir yalan , ikisinin de hayatını kökünden değiştiriyor,
11.05.2015 Elisha güzelliğiyle dikkatleri üzerine çeken arkadaşı Claire'ın aksine hele de bitlendiği için kesilmiş saçlarıyla çekicilikten ve güzellikten uzak bir kızdır. Fakat Elisha'nın ilk görüşte aşık olduğu Grandoor dükünün, gözüne kestirdiği Claire yerine sarhoş bir şekilde onun odasına girmesi Elisha ve Connor için bir dönüm noktası olur ve yanlış anlaşılmalar Elisha'nın tatlı tuzağına dönüşür.
Olmasını beklediğim/istediğim bir şey olmadı, çok içimde kaldı. Son kısımlarda yaşanan bir olayı ise gerçekten beklemiyordum. Etkileyici, akıcı, içten bir kitaptı. Ah Connor ah... :))