What do you think?


Şairin İşi: Yazılar, Konuşmalar
Türk şiirinin en önemli dönemeci olan Garip Akımının kurucularından Orhan Veli’nin yazılarını, öykülerini ve konuşmalarını bir araya getiren Şairin İşi-Yazılar, Konuşmalar YKY’den yayımlandı.
Bir bölümü ilk kez 1953’te Varlık Yayınları tarafından Nesir Yazıları adı altında derlenerek yayımlanan yazıları içeren kitap, daha sonra Asım Bezirci’nin ve Memet Fuat’ın çabalarıyla geliştirilmiş, Orhan Veli’nin dergilerde kalan ve ölümünden sonra yayımlanan diğer yazıları da toplanmıştı.
Kitaba adını veren “Şairin İşi” başlıklı yazıdan bir bölüm:
“Sanat sanat içindir diyen şair bile eserini toplumun karşısına çıkardığı zaman onun birçok kişi tarafından beğenilmesini ister. Onu herkesten önce kendinin beğenmesi, çalışmasının gerçekten bir sanat çalışması olduğuna herkesten önce kendisinin inanması lazımdır, ama bunun salt bir avunma, bir kendi kendine yetme olduğuna inanabilecek şair de yoktur. Sanatla uğraşmanın, bu arada şiir söylemenin, bir şairi enikonu avutan bir iş olduğunu bilmez değilim. Bununla beraber, bu uğraşmaların salt bu avunmaya dayandığını söyleyecek olanlara da kolay kolay inanamam. Her şairin içinde bir okuma, bir yayılma, bir beğenilme hırsı vardır. Bu hırsı ilkin kendi küçük çevresinde yatıştırmak ister. Sonra sonra dünyayı bile küçük görecek olur.”
Orhan Veli, şiirleriyle Türk şiirinin yönünü değiştiren bir şairdi. Yarattığı dönüşüm gelecek on yılları da etkiledi. Şiirlerinin yanı sıra çok sayıda gazete ve dergide yazılar yazan Orhan Veli, Yaprak dergisini de yayımladı. Hayata “aydınca” baktı; dilden siyasete, sanattan yaşama kültürüne birçok konuda düşündüklerini yazdı.
Orhan Veli “şairce” yaşamış bir şairdi, işi şiirdi.
Bir bölümü ilk kez 1953’te Varlık Yayınları tarafından Nesir Yazıları adı altında derlenerek yayımlanan yazıları içeren kitap, daha sonra Asım Bezirci’nin ve Memet Fuat’ın çabalarıyla geliştirilmiş, Orhan Veli’nin dergilerde kalan ve ölümünden sonra yayımlanan diğer yazıları da toplanmıştı.
Kitaba adını veren “Şairin İşi” başlıklı yazıdan bir bölüm:
“Sanat sanat içindir diyen şair bile eserini toplumun karşısına çıkardığı zaman onun birçok kişi tarafından beğenilmesini ister. Onu herkesten önce kendinin beğenmesi, çalışmasının gerçekten bir sanat çalışması olduğuna herkesten önce kendisinin inanması lazımdır, ama bunun salt bir avunma, bir kendi kendine yetme olduğuna inanabilecek şair de yoktur. Sanatla uğraşmanın, bu arada şiir söylemenin, bir şairi enikonu avutan bir iş olduğunu bilmez değilim. Bununla beraber, bu uğraşmaların salt bu avunmaya dayandığını söyleyecek olanlara da kolay kolay inanamam. Her şairin içinde bir okuma, bir yayılma, bir beğenilme hırsı vardır. Bu hırsı ilkin kendi küçük çevresinde yatıştırmak ister. Sonra sonra dünyayı bile küçük görecek olur.”
Orhan Veli, şiirleriyle Türk şiirinin yönünü değiştiren bir şairdi. Yarattığı dönüşüm gelecek on yılları da etkiledi. Şiirlerinin yanı sıra çok sayıda gazete ve dergide yazılar yazan Orhan Veli, Yaprak dergisini de yayımladı. Hayata “aydınca” baktı; dilden siyasete, sanattan yaşama kültürüne birçok konuda düşündüklerini yazdı.
Orhan Veli “şairce” yaşamış bir şairdi, işi şiirdi.
367 pages, Paperback
First published November 1, 2003
About the author
Orhan Veli Kanık
97 books264 followersOrhan Veli Kanık or Orhan Veli (14 April 1914 – 14 November 1950) was a Turkish poet. Kanık is one of the founders of the Garip Movement together with Oktay Rıfat and Melih Cevdet. Aiming to fundamentally transform traditional form in Turkish poetry, he introduced colloquialisms into the poetic language. Besides his poetry Kanık crammed an impressive volume of works including essays, articles and translations into 36 short years.
Orhan Veli shunned everything old in order to be able to bring about a new 'taste', refusing to use syllable and aruz meters. He professed to regarding the rhyme primitive, literary rhetoric techniques such as metaphor, simile, hyperbole unnecessary. Set out "to do away with all tradition, everything that bygone literatures taught", although this desire of Kanık limits the technical possibilities in his poetry, the poet broke new grounds for himself with the themes and personalities he covered and the vocabulary he employed. He brought the poetic language closer to the spoken language by adopting a plain phraseology. In 1941 his poems embodying these ideas were published in a poetry volume named Garip, released jointly with his friends Oktay Rıfat and Melih Cevdet, which led to the emergence of the Garip movement. This movement had a huge influence especially between the years 1945-1950 on Republican era Turkish verse. The Garip poetry is accepted as a touchstone in Turkish verse for its both destructive and constructive effects.
https://en.wikipedia.org/wiki/Orhan_V...
https://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_V...
Orhan Veli shunned everything old in order to be able to bring about a new 'taste', refusing to use syllable and aruz meters. He professed to regarding the rhyme primitive, literary rhetoric techniques such as metaphor, simile, hyperbole unnecessary. Set out "to do away with all tradition, everything that bygone literatures taught", although this desire of Kanık limits the technical possibilities in his poetry, the poet broke new grounds for himself with the themes and personalities he covered and the vocabulary he employed. He brought the poetic language closer to the spoken language by adopting a plain phraseology. In 1941 his poems embodying these ideas were published in a poetry volume named Garip, released jointly with his friends Oktay Rıfat and Melih Cevdet, which led to the emergence of the Garip movement. This movement had a huge influence especially between the years 1945-1950 on Republican era Turkish verse. The Garip poetry is accepted as a touchstone in Turkish verse for its both destructive and constructive effects.
https://en.wikipedia.org/wiki/Orhan_V...
https://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_V...
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
July 10, 2026
Orhan Veli kendi şiirini, hatta kötü şiirle mücadelesini yazıya yaşamı boyunca döktüğü kadar, TDK, vb genç cumhuriyet kurumlarının yanlışlarını, o dönemki irticai yayınları hem yeriyor hem sivri zekasıyla alaya alıyor. Harika bir zekaya sahip bir şair ve Türkçemizin bu değerli şairi 36 yıl yaşadı!
30’lu yaşlarında yazdığı yazılardaki bilinç ve donanımına şapka çıkarıyorum, saygıyla eğiliyorum.
Bence O olmasaydı kötü şiirden iyi şiire geçiş çok daha geç olacakmış, yazdığı yazılar, verdiği mülakatlar çoğu kez buna dair.
30’lu yaşlarında yazdığı yazılardaki bilinç ve donanımına şapka çıkarıyorum, saygıyla eğiliyorum.
Bence O olmasaydı kötü şiirden iyi şiire geçiş çok daha geç olacakmış, yazdığı yazılar, verdiği mülakatlar çoğu kez buna dair.
April 28, 2021
Şiir hakkındaki görüşlerini hemen hemen hepimiz biliyoruz, onu bir kenara bırakalım, ben yazarın düzyazılarından şunu anladım: Orhan Veli, lafını kimseden esirgemeyen, yer yer müstehzi olmaktan çekinmeyen, açık konuşan, dolu dolu, entelektüel, halkını seven ve ulusunun kültür ve sanatının her daim ileride olmasını isteyen gerçek bir "aydın". Kendisine hayranlığım bu kitabı okuduktan sonra bir kat daha arttı. Çok büyük adammış, çok. "1950" sayısı kitapta gözümün önüne geldikçe içim burkuldu. Türk şiirini çok erken terk ettin Orhan Veli.
Ama için rahat olsun, başlattığın kavga kazanıldı, Cemal Süreya'nın deyişiyle "Türk şiirine kasket giydirebildin", açtığın yol sayesinde şiir birtakım elit zümrelerin eğlencesi değil, halkın, milletin sanatı oldu. Türk şiiri adına, önünde saygıyla eğiliyorum...
Ama için rahat olsun, başlattığın kavga kazanıldı, Cemal Süreya'nın deyişiyle "Türk şiirine kasket giydirebildin", açtığın yol sayesinde şiir birtakım elit zümrelerin eğlencesi değil, halkın, milletin sanatı oldu. Türk şiiri adına, önünde saygıyla eğiliyorum...
Displaying 1 - 2 of 2 reviews



