Inci Aral, ilk oykuleri 1977 yilinda dergilerde yayimlanmaya basladiginda, dil duyarligi, gozlem gucu ve atmosfer kurma yetenegiyle okuyucularin ve edebiyat cevrelerinin dikkatini cekti.Anlattiklari kadin olma durumunun goze pek carpmayan ayrintilariydi. Yazar, kadinlari sevgi yukleri ve zayifliklariyla ele alirken toplumun kural, gelenek ve bakis acilarini yargiliyor, kimi zaman kadinin kadina ettigi eziyeti goz onune koymaktan da cekinmiyordu, Inci Aral Agda Zamani adiyla yayimlanan ilk kitabinda topladigi bu oykulerle 1980 Akademi Kitabevi oyku Basari odulu'nu aldi ve Agda Zamani siiri oykude dengelemeyi bilen, kucuk ayrintilari buyuk bir basariyla kullanan yeni bir oykucuyu edebiyatimiza kazandirmis oldu.Gunumuz usta oykucu ve romancisi Inci Aral'in dunden bugune, birkac kusaktir eskimeden okunmasinin nedenini anlamak isteyenlerle hili okumamis olanlar icin...(Tanitim Bulteninden)Ince Sayfa 144Baski 2013 Sayfa 144Baski 2016 TurkceYayi
1944 yılında Denizli'de doğdu. Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü'nü bitirdi.
Altı öykü kitabı, altı romanı yayımlanmıştır. Yazar, 1992 yılında Ölü Erkek Kuşlar adlı romanı ile Yunus Nadi Ödülü'nü kazandı, 2002 yılında yayınlanan romanı Mor ile de Orhan Kemal Roman Armağanı'nı aldı.
1994'te yayımladığı Yeni Yalan Zamanlar, 2002'de yayımlanan Mor ve 2007'de yayımlanan Safran Sarı romanını Yeni Yalan Zamanlar başlıklı bir üçleme haline getirdi.
Roman ■Ölü Erkek Kuşlar (1992) – Yunus Nadi Ödülü ■Yeni Yalan Zamanlar (1994) ■Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm (1997) ■İçimden Kuşlar Göçüyor (1998) ■Mor (2002) – Orhan Kemal Roman Armağanı ■Taş ve Ten (2005) ■Safran Sarı (2007) ■Sadakat (2010) ■Şarkını Söylediğin Zaman (2011)
İnci Aral'a ait, 77-80 yılları arasında dergilerde yayımlanmış öykülerinden müteşekkil ilk kitabı. Yazarın edebiyattaki bebek adımları diyebiliriz. Türk yazın dünyasında günümüzde önemli romancı ve öykücülerden olan Aral, bu kitapta potansiyelini hissettiriyor olsa da henüz tam olmamış bir şeyler var. Yine de gayet güzel bir kitaptı.
Karakterler ve yerler oldukça çeşitli. Genelde kadın karakterleri ve sahil kentlerini tercih ediyor olsa da, bir erkek karaktere de hayat verebiliyor İnci Aral. Ayrıca üç denize kıyısı olan kentlere ayrı ayrı misafir olsak da, Ankara gibi kentleri de öykülerine mekan olarak seçtiği oluyor. Bu çeşitlilik de pozitif bana göre.
4/5 Kendisini ilk kez okuyorum ve bu kitabı goodreads yorumlarına bakarak seçmiştim. Bence başlangıç için gayet güzel bir kitap seçmişim. Çünkü okurken çok keyif aldığım bir kitap oldu. Yorumlarda genel olarak kadınları, kadınların çektikleri zorlukları çok güzel anlatıyor diye okumuştum fakat ben pek öyle bir etki almadım kitaptan. Evet yoğunluk kadınlar ve kadınların günlük hayatlarına verilmişti fakat çok etkilendim diyebileceğim veya şu öykü beni derinden yaraladı diyebileceğim bir öykü ile karşılaşmadım. Güzel konulara değinmiş, zaman zaman kendimi gördüğüm cümleleri olan çok hoş bir kitaptı. Öyküler, makul uzunlukta ve kendinizi çabuk kaptırabileceğiniz bir güzellikteydi. Yazarın dili aşırı akıcı ve anlaşılırdı. Hatta lugatıma “sevi” ve “usu” kelimelerini soktuğu için de kendisine minnettarım. Sizin de okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Kadınlar üzerine yazılmış ve sizi hayrete düşürecek konular içermeyen zaman geçirmek için okuyabilceğiniz bir kitap diyebilirim. Elbette sıkılacağınız anlar olacağı gibi ne deniyor bu diyeceğiniz anları da barındırıyor. Kitaptır diyerek okumayı sevenlere öneririm. Keyifli okumalar... @gundembizim #ağdazamanı #inciaral
“Dil duyarlığı, gözlem gücü ve atmosfer kurma yeteneği”nden bahsedilmiş arka kapakta, İnci Aral Türk edebiyatının ve kadınlık hâllerine dair yazının yapı taşlarından biri bana kalırsa.
Gözlerimi dolduran, gülümseten, sızlatan; pek çok hâli içimde bir yerlerde duyumsamama sebep olan bir kişisel kırmızı çizgi.
Bu öykülerde birçok kadının hayatına konuk oldum; birçoğu tanıdığım kadınlardı. Genel bir umutsuzluk, hayatın anlamsızlığı, yine toplum ne derse yapmış, kendi olamamış kadınların hüsranları. Bayılmadım, hayatım değişmedi ama okuduğuma memnunum.
Ağda Zamanı, İnci Aral’ın ilk kitabı. Yazar, dergilerde yayımladığı öykülerini Ağda Zamanı kitabında toplamış ve bu kitabıyla 1980 Akademi Kitapevi Öykü Başarı Ödülü’nü almış.
Ağda Zamanı tam bir kadın kitabı. Kitabın içinde yer alan 17 öyküde kadınların, kadınlığın her halini okuyabilirsiniz. Boşandığı eşinden hafta sonu için iki çocuğunu almaya giden anneyi; yaşı geçkin, evlenmemiş ve beraber yaşadığı annesiyle geçinemeyen mutsuz bir kadını; kocasını terk edeceği gün aslında onunla mutlu olduğunu fark eden kadını; ailesinin fakirliğinden bıkıp kendini yollara ve bilinmezlere atan genç kızı ve daha nicelerini…
Yazarın güzel kaleminden kadın öyküleri okumak isteyen herkese önerimdir.
"Unutmak demek yaşanan şeyin önemini yitirmesi demek değil miydi? Unuttuğumuzu sandığımız nice şey bir gün apansız çıkıp geldiğinde bu yüzden mi tedirgin ediyordu bizi?" demiş yazar ama hangi öyküsünde not almamışım. Biraz da kadına yine kadının ettiklerini anlatan bir öykü destesi. Severim, sık sık anar ve tavsiye ederim.