"Havadan hükümete geldik. Hiç hava deyince, insanın aklına hükümet geiir mi? Bak nereden nereye? - Hükümet idare edemiyor dii mi efendim? İşin ucu hükümete dayanınca, ben bu sefer "evet" bile demedim. Hadi havayı anladık, suyu da anladık... Peki hükümet ne oluyor? Ben sesimi çıkarmadım ama, adam boş böğrüme bir dirsek atıp, - Öyle dii mi? diye bağırınca, - Evet... dedim. Demesem, bir dirsek daha atacak. - Herşey günden güne pahalılaniyor. Bu milletin hali n'olacak? "Hayır, pahalılanmıyor. Herşey günden güne ucuzluyor," demek de var ama, o zaman da adamla çene çalmak gerekir. Adamı başımdan savmak için, - Evet... dedim. - Sonumuz felaket... Gittikçe işi azıtıyor. Hiç aldırış etmedim. - Dii mi efendim? Yine aldırmadım. Bir dirsek daha attı. Ben "hıh" diye yerimden sıçradım, - Dii mi efendim? - Evet... Cevap vermesem, burnumun üstüne bir yumruk indirip, "Dii mi efendim?" diye soracak."
Bu kitapta Aziz Nesin'in, "Havadan Sudan", "İnsan İnsana Benzer", "Hele Hele", "Okul Aile Birliği", "Demokrasi Yasak", "Çamaşır Günü", "Barda Rezalet", "Dünyanın En Pahalı Karyolası", "Ne İyi Adam", "Çocuk Ne Zaman Ağlar?", "Uyusana Tosunum Ninni", "Aman Duymasınlar", "Pul Yapıştırmak", "Yanlış Adam", "Bizden", "Ticari Namus", "Gelin Hanımın Köpeği" ve "Peki Olur Şekerim" başlıklı öyküleri yer alıyor.
Aziz Nesin was a Turkish humorist and author of more than 100 books. Nesin was born in 1915 on Heybeliada, one of the Princes' Islands of Istanbul, in the days of the Ottoman Empire. After serving as a career officer for several years, he became the editor of a series of satirical periodicals with a socialist slant. He was jailed several times and placed under surveillance by the National Security Service (MAH in Turkish) for his political views. Among the incriminating pieces of evidence they found against him during his military service was his theft and sale for 35 Lira of two goats intended for his company—a violation of clause 131/2 of the Military Penal Code. One 98-year-old former MAH officer named Neşet Güriş alleged that Nesin was in fact a MAH member, but this has been disputed
Nesin provided a strong indictment of the oppression and brutalization of the common man. He satirized bureaucracy and exposed economic inequities in stories that effectively combine local color and universal truths. Aziz Nesin has been presented with numerous awards in Turkey, Italy, Bulgaria and the former Soviet Union. His works have been translated into over thirty languages. During latter parts of his life he was said to be the only Turkish author who made a living only out of his earnings from his books.
On 6 June 1956, he married a coworker from the Akbaba magazine, Meral Çelen.
In 1972, he founded the Nesin Foundation. The purpose of the Nesin Foundation is to take, each year, four poor and destitute children into the Foundation's home and provide every necessity - shelter, education and training, starting from elementary school - until they complete high school, a trade school, or until they acquire a vocation. Aziz Nesin has donated, gratis, to the Nesin Foundation his copyrights in their entirety for all his works in Turkey or other countries, including all of his published books, all plays to be staged, all copyrights for films, and all his works performed or used in radio or television.
Aziz Nesin was a political activist. After the 1980 military coup led by Kenan Evren, the intelligentsia was oppressed. Aziz Nesin led a number of intellectuals to take a stand against the military government, by issuing the Petition of Intellectuals (Turkish: Aydınlar Dilekçesi).
He championed free speech, especially the right to criticize Islam without compromise. In early 1990s he started a translation of Salman Rushdie's controversial novel, The Satanic Verses. This made him a target for radical Islamist organizations, who were gaining popularity throughout Turkey. On July 2, 1993 while attending a mostly Alevi cultural festival in the central Anatolian city of Sivas a mob organized by radical Islamists gathered around the Madimak Hotel, where the festival attendants were accommodated, calling for Sharia and death to infidels. After hours of siege, the mob set the hotel on fire. After flames engulfed several lower floors of the hotel, firetrucks managed to get close, and Aziz Nesin and many guests of the hotel escaped. However, 37 people were killed. This event, also known as the Sivas massacre, was seen as a major assault on free speech and human rights in Turkey, and it deepened the rift between religious- and secular-minded people.
He devoted his last years to fighting ignorance and religious fundamentalism.
Aziz Nesin died on July 6 1995 due to a heart attack, after a book signing event in Çeşme, İzmir. After his death, his body was buried in an unknown location in the land of Nesin Foundation without any ceremony, as suggested by his will.
Ülkenin, belki de dünyanın sayılı mizahçılarından biri. Keskin bir akıl, taşlama, hitap. Çok güzel ve alt metninde bugüne bile ışık tutan insan, olay profilleri. Bulursanız muhakkak okuyun. Ben çok sevdim.
18 Öyküden oluşan Aziz Nesin kitabında bu sefer Havadan Sudan gibi gözüken meseleler yer alıyor. Alt metinde yine halkın fakirliği üzerinden gidilmiş, kendine zarar veren kurnazlığı, dolandırıcılığı da sos olarak katmış. En beğendiğim öyküler :
Havadan Sudan : Otoriter rejimden korkanların ses çıkarmaması bir nebze anlaşılabilir, fakat kendi gibi düşünen olup da sesini çıkaranları bastırma içgüdüsü, o kişinin ezikliğinin belirtisi oluyor. Bu hikaye de bunu güzelce anlatıyor. Okul Aile Birliği : Okulda, öğretmenlere kan kusturan, bencillikte sınır tanımayan aileleri anlatıyor. Günümüzdeki, bir tek benim çocuğum var dünyada görüşünü benimseyen ailelere rahatlıkla ithaf edilebilir. Çocuk Ne Zaman Ağlar : Türk annelerinin çocukları yetiştirme tarzına bir yergi. Aman Duymasınlar : Para kazandığı için belli karaktersizlikleri görmezden gelen omurgasızlara ithaf edilmiş.
Her zamanki Aziz Nesin oykuleri. Ama kitaplarini bu ara pespese bitirdigim icin uc yildiz verdim. Hani baklava yedikten sonra ustune sutlac yesen artik o pek tatli gelmez ya, bir Aziz Nesin'in ustune baska bir Aziz Nesin daha o etkiyi yapti bende. Yoksa kitap harika. Her cesit sorunumuzu yazi konusu yapmis. Ustelik eglenceli bir dille anlatiyor, nereden alip nereye getiriyor. Seviyorum.
Storytel'de dinledim öyküleri. Aziz Nesin öyküleri eskimiyor bu ülkede. Fiyatlar, mekanlar değişse de her hikayenin günümüzde de karşılığı var. Çok beğenerek dinledim.
Gündelik hayatın kaosunu mizahın incelikli matematiğiyle çözümlediği bir eser yine. Nesin'in basit bir gülmece sunmak yerine, ironiyi bir analiz yöntemi olarak kullanarak toplumsal yapının kırılma noktalarını görünür kılması, bürokratik hantallık, düşünsel ataletsizlik ve insan doğasının kendini kandırma eğilimi, onun kaleminde yalnızca eleştirilme unsuru olmuyor bana göre; aynı zamanda mizah aracılığıyla anatomisini çıkarıyor her bir satırın. Nesin’in, benim açımdan en büyük başarısı, kahkahayı bir yanılgı olarak değil, bir aydınlanma aracı olarak sunması.
Aziz Nesin'in "Havadan Sudan" kitabı, Türk edebiyatının önemli eserlerinden biridir. Nesin'in mizahi üslubu, toplumsal eleştirileri ve ironik bakış açısı bu eserde de kendini gösteriyor. Kitap, günlük hayattan kesitler sunarak okuyucuyu hem güldürüyor hem de düşündürüyor.
Nesin'in eserinde, olağanüstü olayların gerçeküstü bir dille anlatılmasıyla okuyucu, absürt bir dünyaya adım atar. Anlatılan hikayeler, sıradan olaylardan yola çıkarak toplumun çeşitli kesimlerine, bazen de taşra yaşamına dair ilginç ve eğlenceli gözlemler sunar.
Kitap, mizahın gücünü kullanarak toplumun çeşitli yönlerine ayna tutar. Nesin, eserindeki karakterlerle insanların trajikomik yanlarını ustaca işlerken, toplumsal eleştirilerini de es geçmez.
Genel olarak, "Havadan Sudan" insan doğasını, toplumsal ilişkileri ve absürd olayları mizahi bir üslupla işleyerek, okuyucuya eğlenceli bir okuma deneyimi sunar. Nesin'in ustalığı, okuyucuyu hem güldürüp hem de düşündürmesinde yatar.
O kadar güzeldi ki. Aziz Nesin'in Yaşar ne yaşar ne yaşamazdan sonra okuduğum ikinci kitabı. Yazın dilindekini konumunu yani genel anlamıyla yergi noktasında yaklaşımlarını çok beğeniyorum. Ki bana kalırsa bu alanda sayılı usta isimlerden biri. Okuması çok keyifli ve bir çırpıda kolayca okunabilecek bir kitap. Ama naçizane tavsiye olarak çok hızlı tüketmemek üzerine düşünmek aldığınız keyfi had safhaya çıkarsa da bazı gerçeklerle yüzleşmenizi sağlayacağından o kadar da hızlı sindirilemeyen bir kitap. Okuyanlar için favori bölümlerini çok merak ederim. Benim favori bölümüm, demokrasi gazisi olan fizik öğretmeniydi:) kesinlikle tavsiye ederim.
Storytel'den dinledim hikayelerini. 1958 yılında yayımlanmış kitabı Aziz Nesin'in. Şaşırtıcı ve üzücü olan kısım, anlatılan hikayelerin duygusunun bugün bile geçerliliğini koruması.