Anadolu«da bizden šnce ya_ayõp da bŸyŸk bir imparatorluk kurmu_ olan Hititler hakkõnda bilgimiz ne yazõk ki ok de_il... …rne_in Kade_ Sava_õ Hititlerin ŸstŸnlŸ_Ÿyle sonulandõ_õ halde, dŸnya o_unlukla bunu bir Mõsõr zaferi olarak biliyor. Aynõ topraklarõ Ÿ bin yõl arayla payla_tõ_õmõz Hititlerin de tõpkõ bizim gibi kendilerini anlatamadõklarõ bir gerek... Mahfi E_ilmez, Anitta«nõn Laneti'nde, M… 1800 ile 1200 yõllarõ arasõndaki Hitit krallarõ, kralieleri, prens ve prenseslerinin ya_adõklarõ e_itli gerek olaylarõ, entrikalarõ, sava_ ve barõ_larõ šykŸle_tirerek, okunmasõ kolay ve zevkli bir Hitit tarihi sunuyor. Ê (Tanõtõm BŸlteninden) Ê Ê Ê
MAHFİ EĞİLMEZ, İstanbul’da doğdu. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden ekonomi ve maliye lisansı, Gazi Üniversitesi’nden kamu maliyesi doktorası aldı. 1972 yılında Maliye Müfettişi olarak başladığı kamu hizmetinden 1997 yılı sonunda Hazine Müsteşarı iken ayrıldı. 2006 yılına kadar özel kesimde yönetim kurulu başkanlık ve üyeliklerinde bulundu. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Politikası dersi veriyor, Radikal gazetesinde ve CNBC-e Business dergisinde köşe yazıları yazıyor, NTV ve CNBC-e televizyonlarında yorum yapıyor. Hitit tarihini ve onun gizemli yönlerini araştırmak Eğilmez’in başlıca hobilerinden birisi. Önceleri bunu ekonomiyle sınırlı tutarken, zaman içinde Hititler üzerine öyküler yazmaya başladı. Hititler üzerine yaptığı çalışmaları nedeniyle Çorum ili ve Boğazkale ilçesi (Hattuşa) fahri hemşehriliği ve Türkiye Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü muhabir üyeliği ile onurlandırıldı. Bundan başka yayımlanmış kitapları bunlardır: Katma Değer Vergisi (1973), IMF, Dünya Bankası ve Türkiye (1997), Hazine (5. basım, 2006), Light Günlük (5. basım, 2007), Krizleri Nasıl Çıkardık? (Ercan Kumcu ile 2. basım, 2001), Ekonomi Politikası (Ercan Kumcu ile 10. basım, 2006), Hitit Ekonomisi (2006), Anitta’nın Laneti (8. basım, 2007).
Çok şey beklemeden okunası tarihi gerçeklerden yola çıkılarak yazılmış kitap...
Bir kaç yerde göreceğiniz devrik cümleler gözünüzü tırmayalabilir. Ayrıca İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilen Kadeş Barış Antlaşması ile ilgili tabletle ilgili yazılan satırlarda da sıkıntı var.
Mahfi Hoca'yı çok severim, alanı dışında verdiği emeği de takdir etmek lazım fakat gerek eserde adı geçmeyen kralların ve olayların yarattığı boşluk gerekse bazı tartışmalı konulardaki görüşler sebebiyle kesinlikle kaynak değil, hititlerle ilgili okuma yaptıktan sonra keyifle okunası. Aksi halde Anadolu tarihinin bu önemli ülkesi hakkında eksik bilgiye sahip olursunuz.
Hititlerle ilgili ne kadar az bilgim varmis! Bizim topraklarimizda yasamis, zamanin sartlarinda son derece önemli bir imparatorluk kurmus bu halk hakkinda keske daha fazla bilgi derslerimizde islenseydi dedim icimden. Misir Hanedanligiyla boy ölcüsen, zamanin süper güclerinden olan Anadolul'u bu kavim, ne yazikki tarih sahnesinden aci sekilde silinmis. Kitap akici, bilgilendirici ancak bir roman tadinda degil. Chrisian Jacq'in Misir kitaplarinin ya da Yunan mitolojisiyle ilgili yazilmis o akici bestseller romanlarin tadini ariyorsaniz, okumayin, bulamazsiniz. Ancak, kronolojik olarak anlatilmis ve tarihsel bilgilere olabildigince sadik kalinmis, ince ve akici bir Hitit kitabi ariyorsaniz, bu tam size göre. Ben sevdim kitabi. Dahasi, beni Hitit tarihini arastirmaya, daha cok okumaya yöneltti.
Son derece akıcı bir dil ile yazılmış, olay örgüsü tarihsel dayanaklarla çok daha ilgi çekici hale getirilmiş bir kitap. Öğretici bir roman tadında. Severek okudum.
MÖ 2000'lerde Avrasya'dan Kafkaslar üzerinden Anadolu'ya göç ederek Maraşantiya (Kızılırmak) yayındaki Hatti ülkesine yerleşip yaklaşık bin yıl hüküm süren, ilk liderleri Kuşşaralı Pithana'dan, Hattuşa'ya yerleşip ihya edecek olanlara lanet okuyan oğlu Neşa Kralı Anitta'ya, Mısır firavunu Ramses ile Kadeş Barış Antlaşmasını yapan Büyük Kral III. Hattuşili'den, Hattuşa'yı Anadolu'yu istila eden deniz kavimlerine terk ederek Güneydoğu'ya Kargamış çevresine yerleşen torunu II. Şuppiluliuma'ya dek geçen Hititlerin yaklaşık 600 yıllık tarihini (kazılarda bulunmuş kil tabletlerden ortaya çıkarılmış) tarihi gerçeklere dayanarak küçük öykülerle örüntülenmiş, kısmen kurgulayarak roman tadında anlatan Mahfi Hocamın bu güzel çalışması için kendisini tebrik ediyorum. Daha önce Şapinuva (Ortaköy), Arinna (Alacahöyük) ve Hattuşa (Boğazkale) dahil bazı Hitit antik kentlerini detaylı gezdiğim için kitabı adeta anlatılanları yerinde yaşayarak keyifle okudum. Tavsiye ederim...
Mahfi Eğilmez'in en zor konuları bile anlaşılır şekilde yazma becerisi demek ki ekonomi hakkında yazarken çok işe yarıyor. Aynı yeteneği kullanarak roman yazmış. Mahfi Hoca romanını tarihi gerçeklere dayandırarak hatta tamamen tarihi gerçekler etrafında yazmış. Gerçeklere o kadar dayandırmış ki, kitapta romanı roman yapacak kurgu neredeyse kalmamış.
Hititler hakkında bir kaç ay önce okuduğum Anadolu Savaşçıları: Hititler kitabı bir tarihçinin yazdığı, tarih kitabıydı. Orada anlatılanlardan farklı bir şey yazmamış diyebilirim.
Orhan Pamuk ya da Ahmet Ümit kurgusu beklemiyoruz tabii ki ama roman yazarken biraz rasyonaliteden uzaklaşsa harika olur. Hattuşa'dan Kaçış'ı da sipariş edeceğim bakalım o nasıl.
Mahfi hocamızın Hititler ilgisi ve de bilgisi malum. Zevkle okunan bu kitapta MÖ1.800'lerde tarihte gözüken Hititler'e güzel bir yolculuk yapıyoruz. Bir yandan kronolojik olarak ilerlerken bir yandan da tarihteki yakın coğrafyadaki gelişmelere tanık oluyoruz. MÖ1.100'lere kadar gidiyor kitap. Mısır'daki gelişmeler ve firavunlar arası çekişmelerin, entrikaların Hititler dönemine denk gelen kısmını okuyoruz. 19 yaşındayken başına sert bir cisimle öldürülen Tutankoman, onu öldürdüğü düşünülen Vezir Ay (sonradan firavun oluyor), Hititler'in başkenti Hattuşi, Mısırlılarla (Ramses) yapılan Kadeş savaşı, savaştan 10 küsür sene sonra yapılan barış antlaşması gibi tarihsel boyutu önem arzeden konuları öykü tadında okuyoruz.
Mahvi Eğilmez'in okuduğum ilk kitabı "Anitta'nın Laneti" Hittit halkının Anadolu'daki Hatti ülkesine nasıl yaşadıklarını, bulunan eskiden yazılmış tabletler ile anlatan tarihi bir kitaptır. Hititlerin tarihine çok güzel bir anlatımla ve kurguyla çoğu tarih kitabının aksine hem detaylı hem de sürekleyici bir okuma zevki veriyor. Kitabın son sayfalarındaki Hitit tarihi hakkında objektif ve açıklayıcı anlatımlar Hitit tarihi hakkında çift taraflı bir bakış açısı kazandırıyor. "Anitta'nın Laneti" Anadolu tarihi hakkında kesin olmasada aydınlatıcı bilgilere sahip okunmaya değer bir kitap.
Her ne kadar meslekten bir romancı olmasa da Mahfi Eğilmez Hitit tarihini bir hikaye formatında ve akıcı bir üslupla anlatmış. Bunu da mümkün olduğunca orijinal Hitit yazıtlarına dayanarak yapmış ve çok da güzel olmuş. Son bölümde Hititlerle alakalı aktarmış olduğu ansiklopedik bilgiler kitaptaki hikaye havasına pek uygun olmasa da genel olarak oldukça başarılı buldum. Bu kitapla birlikte yıllardır bir ekonomist olarak takip ettiğim Mahfi Eğilmez'e bir romancı olarak da bir şans vermek gerektiğine ve yazarın yeni romanı olan İnferis'i okumaya ikna oldum.
Her ne kadar isminde lanet olmasıyla fantastik bir kitap izlenimi verse de Hitit tarihini anlatan bir kitap...Hitit krallarından Anitta’nın yıllar boyu yerleşmeyi düşledikleri Hattuşaş(Çorum’un Boğazkale ilçesi)’yı aldıktan sonra hayal kırıklığına uğraması(küçük,bakımsız,ilkel)ile o kenti yakıp, yabani otlar diktirip, oradan ayrılır ve o kenti her kim alıp canlandırırsa Fırtına tanrısı onun belasını versin diye lanetlemesinden ismini alan bir kitap...Asıl bu kitabın diğer önemli tarafı iktisatçı Mahfi Eğilmez’in yazarı olması👏🏻
Tarihi sıkıcı bulanlara tarihi sevdirecek,ilgi duyanlara ise güzel zaman geçirtirken bir şeyler de öğretecek çok güzel bir eser.Okurken “keşke liselerdeki tarih dersleri de buna benzer anlatımlarla sevdirilse diye düşünmeden edemedim.Bu alanda bir eğitimi mesleği olmamasına rağmen Sayın Eğilmez çok güzel bir anlatımla ve bilgi dağarcığı ile hikayeyi ve zaman zaman da gerçek bilgileri aktarıyor okuyucusuna..
Anitta’nın Laneti, tarihî kurguyu ve Anadolu’nun kadim mitlerini bir araya getirerek sürükleyici bir okuma sunuyor. Kahramanların entrikaları, eski medeniyetlerin güç mücadeleleri ve gizemli lanetler öyle akıcı bir şekilde anlatılmış ki, tarih ve mitolojiye uzak okurlar bile kitabın içine kolayca çekiliyor. Özellikle Anadolu tarihine ilgisi olan herkesin rafında bulunması gereken bir roman.
Tarihsel gerçeklerden yola çıkarak yazılmış son derece keyifli bir kitap, çok akıcı ve çok rahat okunuyor. Kitabı okurken beklentiyi çok da yüksek tutmamak gerekir elbette.