Aklı başında olan hiçbir insan, ömrünün üçte birini yastığa bağışlamaz.
Bu kitap, "Erişkin bir insan günde en az 8 saat uyumalıdır." palavrasını ve / veya önyargısını kırarak 8 saat uyumanın bir alışkanlıktan ibaret olduğunu öğretmektedir. 4 saat uyuyarak 8 saat uyumuş gibi zinde uyanmayı da anlatan kitap, bunun nasıl yapılabileceğini öğretmektedir.
Matematik Diye Bir şey Var 60 yıl yaşadığı varsayılan sıradan bir insan, ömrünün 15 yılını çocuklukta, 15 yılını ıvır zıvır işlerde, 20 yılını da uykuda geçirmektedir ki bu hesapla geriye 10 yıl kalır. Ancak bu aynı sıradan insan, 8 saat yerine 4 saat uyursa, ömrünün sadece 10 yılını uykuda geçirecek ve böylece 10 sene daha fazla yaşamış olacaktır. Bunu başardığında ise sıradanlığı sona erecek ve sıra dışı başarılar elde edecektir; çünkü sıra dışı başarılar elde edenler tüm başarılarını bu ikinci 10 yıla borçludurlar. Keops, Da Vinci, Edison, Newton, Dostoyevski, Armstrong gibi...
Kişisel Gelişim Romanı Aslında uyku sıkıcı bir konudur. Çevrenizde biri uykudan bahsedince esnemenize engel olamazsınız çoğu zaman. Ancak yazar bu konuyu roman formatında işleyerek öyle eğlenceli bir hale getirmiş ki; kitabı bitirmeden uyumak neredeyse imkânsız gibi. E tabi kitabı bitirdikten sonra da...
1995'te Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. Üniversite yıllarında içe kapanık biri olan Demirkıran, bunu aşmak için Kashna felsefesini ortaya koyarak ayrıca programcılık yapıp, yazılar yazdı. Noterden Dünyanın En Akıllı İnsanı olduğuna dair yazıyı onaylattı. 1995-1997 yılları arasında Radyo Mega'da program ve sahnede stand-up yaptı.
Askerlikten sonra bir cam fabrikasında Ticaret Müdürü olarak görev yaptı. Ancak sonra istifa ederek seminerler vermeye başladı.
Seminerlerinde Kashna adını verdiği özgüveni ön planda tutan felsefi davranış şeklini anlatır.
Bu kitabı bir zamanlar ergenken okumuştum. Benim uykum değerlidir. 8 saat kuralına da asla uymazdım. Bu kitabı okuduktan sonra da uymadım. Bildiginiz hardcore şekilde 10-14 saat arası uyurum.
Aslında ben kitap yazmalıyım. Mesela; "Sadece Mimarlık Fakültesi Öğrencileri Olmayan İnsanlar 8 saat uyur" "Hele ŞBP Öğrencileri Hiç Uyumaz" "Hele Bir de Teslim Zamanıysa 36 Saat Hiç Uyumadan Nasıl Ayakta Durulur Rehberi"
Bu kadar salak-saçma bir kitap daha var mı diyeceğim şimdi de vardır büyük bir ihtimalle. Sadece bugün bende piyango buna vurdu, o kadar.
Başlıkta kullanılan mottodan tutunda içeriğe ve anlatıma kadar her şey fazla gereksiz, fazla saçmaydı bence. Ki ben uyku sevmeyen insanım, çocukken bile öğle uykusuna yatmamışım ama bu kadarı da çok saçma olmuş. Uyku bünyeden bünyeye değişen bir mesele bence... Kiminin günü çok yoğun geçiyordur ve kafası yastıkla buluştuğunda uyanmak zor geliyordur kimisi de tam tersidir. Ya da sadece uykuyu seviyordur. Kime ne?
Uyku düzenimin bozulması nedeniyle bir gaflet anında başladım, Allah bir daha düşürmesin böyle hatalara. Âmin.
yaninda hamur silgi veriyordu, o yuzden iki yildiz, yoksa bir verilirdi. ergenken bir gazla alip uyumamaliyim diye kendini sartlayan arkadasimin gaziyla alip okumustum, pismanim.
Toplamda en fazla 10-15 sayfada yazılabilecek faydalı bilgileri laf kalabalığıyla 290 sayfaya çıkartmış. Betimlemeler basit, anlamsız ve saçma. (Zürih’te dinazor görmüş çocuk gibi şaşırdı...) kısaca “insanları gaza getir - paralarını al” tarzındaki tipik kişisel gelişim kitaplarından birisi...
açıkçası aldığıma pişman oldum diyebilirim, iş hayatına girmemle birlikte uyku, iş hayatı ve sosyal hayatı bir arada götürmeye çalışan biri olarak beklentimi sanırım çok yüksek tutarak başladım bu kitaba, ve tekdüze yazılmış sadece tekdüze bir hayatı ele almış, kesin bir şekilde "sadece aptallar 8 saat uyur." yargısında bulunan ve çoğu yerde beni aşırı rahatsız eden bir kitap oldu.
ortaokul, lise, üniversite yıllarımda vaktimi verimli geçirmek adına gece 3-4 e kadar ayakta durup sabah 8-9 da kalkıp hayatımı dengede ilerletebiliyordum, ama iş hayatına girmem ile birlikte öncesinde fazla uykuyu gereksiz gören ve kitaptaki "4 saat uyku yeterli" yargısını da savunan biri olarak şunu söyleyebilirim ki 4 saat bir çalışan için asla yeterli değil.
öyle ki, 8-9 saat bile yeterli gelmiyor ve sürekli yorgun oluyorum aslında kitaptaki kısımlarla şuanki kendi hayatımı kıyaslandığımda eleştirebileceğim ve katılmadığım çooook yer var ama saatlerce bu kitabı eleştiremem (ne de olsa zamanımız çok değerli ve ben burada bunu eleştirirken bile zaman kaybediyorum değil mi)
eleştirimin yanı sıra, gerçekten faydalı ve hayatıma geçireceğim ve doğru olan kısımlarda vardı ki sanırım 2 puanı buraya veriyorum; uykuya hazırlık aşamaları. bunu biliyordum ama kitabı okurken cin'in insan beyninin uyku sürecindeki hücrelerini tek tek dinlemesi ile daha da pekiştirip hayatıma katmaya karar verdim.
demem o ki, bu konu ile ilgili ayrıca çok fazla makale okumuş biri olarak; uyku sürenizi 6-7 saatte tutmaya çalışın, hatta yoğun hayatınız varsa kendinizi uykuya bırakın beyniniz ne zaman yorgunluğu atacağını ve kalkacağını bilir.
"Hiçbir akıllı insan ömrünün üçte birini yatağa bağışlamaz." sözü kadar mantıklı ve gerçek bir tespit duymadım. Gerçekten en sinir olduğum noktalardan biridir 8 saat uyumak. Günün üçte biri, ömrün üçte biri... Akıl kârı mı? Kitapta bir çok insanın yapamayacağını düşündüğü şeylerden bahsediyor. Ama ben insanların bunu zaten yapabileceğini düşünüyorum. Bence bu kitap okunmalı, okutulmalı...
Faydalı önerilerin yargılayıcı tavırla yazılmasıyla insanın 8 saat aksine 12 saat uyuyası gelen kitap. Birey tamamen sağlıklıysa belki 8 saat veya daha az uykuya adapte olabilir, ancak yazarın başlıca obezite olmak üzere yaygın bir çok hastalığı, kahve sigara gibi uyarıcıların sık alındığı günümüzde özellikle de duygudurum değişikliklerini zerre göze almadan konuyu ele aldığı aşikar.
Burdan çok yıldız kıran ve saçma diyen arkadaşların cehaletine aldırmayın derim. Yazarın, Argo bir terim olan aptallar kelimesini zeki olmayan diye değiştirmesi gerekti sadece . Dünyaca ünlü birçok bilim adamı, düşünür ve bazı sendromlar dolayısı ile yüksek beyin kapasitesine sahip insanlar çeşitli uyku metodları ile uykunun sadece vücudu dinlendirmek için bi araç olduğunu bilip uygulamaktadır. Bu insanlar salak ve saçma ise tek doğru kendileri olan insanlara kulak veriyorsanız zaten sizinde bir ... farkınız yoktur. Bir diyer çok uyuma sebebi ise depresyon, mutsuzluk ve hayattan keyif alamamaktır. Bunun için kimseyi kınayamam tabi.
Sağlıklı olmayı hedefleyen bir insan için uykunun günlük mutlak 8 saat olması gerekmektedir. Sadece 8 saat olması yetmez, hergün aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkmak da gerekir Bu kitapta yazılanların hiçbir bilimsel değeri yok. Sağlıklı olmayı seçen insan spor ve sağlıklı beslenme dışında, günde mutlaka 7-8 saat aralığında uyumayı ihmal etmemelidir. Mümkünse öğle saatlerinde 30 dakika 1 saat şekerleme yapmak da gücünüze-zindeliğinize extra değer katacaktır.
Farklı kafalar. Kişisel gelişim kitaplarından da öğütlerden de nefret ederim esasen. Hoşuma giden gerçek ya da değil bir olaya daha önce hiç bakılmamış bir yönden bir açıdan bakabilmek. Erdal Demirkıran bunu gayet iyi yapıyor.
Kitabın içi aslında çok etkikeyici ve örnek alıp uygulayacağım kısımlar oldu fakat kitap ismi bana biraz itici geldi. Sınava hazırlandığım dönem hep 6'da kalkardım ve tekrar bu alışkanlığıma geri dönmek istiyordum. Bunu nasıl yapacağıma dair güzel bir yönlendirme oldu.
Okuyalı uzun zaman oldu. ancak çok fana gaz veriyor insana. Uyuyup da vaktinizi öldürmeyin demek istiyor özetle ancak . Ancak bunun yerine uyanıkken geçirdiğimiz vaktin kalitesini ve verimini arttırsak daha akılcı olabilir. Zira uyku da boşuna değil be arkadaş , kitaptaki gibi 2 saat aralıklarla 15 dakika uyuyan bir insanın beyni kendini nasıl yenileyecek yahu ? O beyin mahfolmaz mı ? Bilimsel olarak bu mümkün mü? Kitapta konu edilen bilim adamlarının hikayeleri gerçek mi değil mi bilmiyorum ama gerçek olmasına ihtimal veremiyorum. Uyanıkken geçireceğimiz vaktin kalitesini arttırmak çok daha mantıklı bir fikir olsa gerek diye düşünüyorum. Aslında yazar çok planlı programlı bir adamın hayatını o müthiş gaz veren üslübuyla anlatsa çok da müthiş olurdu ve daha mantıklı olurdu .. Sırf o müthiş gaz veren sade üslübuna dayanarak 4 yıldız veriyorum..
Bu kitabı 2007 yılında, yani 13 yaşındayken okumuştum, o zamanlar pek bir etkilenmiştim, günde 4 saat uyumaya kalkıştığım zamanlar olmuştu. Böyle saçma şeyler yapmamak gerek, zira bir halta yaramıyor, uyuyun kardeşim. Okumak için okuyanlardansanız okuyun tabii, zararı olmaz.
Yazar bence kendi içini rahatlatmak için kitap yazmış. Amaç biraz da kitabı farklı ve ilginç kılmak olmalı ama bu konuda da başarısızdı bence. Değerli zamanınızı harcamayın, derim ama zaman da sizin zamanınız, siz bilirsiniz.
Yazarın hayal gücü inanılmaz bir kaynak olarak kabul ediyorum. Uyku ile ilgili bildiğim herşeyi roman ya da macera bir yolculuk şeklinde sunuyor ve gözünü kırpdırtmadan bitirdim. Ayrıca hayat ile ilgili doğuştan inandığımız saçma sapan adetleri sorgulamaya başlarsın. Helal olsun Erdal abiye.