İletişim Yayınları Akçam’ın bu araştırmasıyla, onyılların en köklü tabularından birine el atıyor. Bir ortak tarih oluşturacak kadar uzun süre birarada yaşamış halkların karşılıklı boğazlaşması ve devlet politikalarıyla tahrik edilen hasımlaşmanın nedenlerinin, mekanizmalarının ele alındığı kitapta, 20. yüzyıl başının kanlı olayları, Türk ulusal kimliğinin oluşma sürecinin özellikleriyle bağlantılı olarak ilk kez inceleme konusu yapılıyor.
Altuğ Taner Akçam is a Turkish historian and sociologist, recognized as a "leading international authority on the Armenian genocide". He is one of the first Turkish academics to acknowledge and openly discuss the Armenian Genocide.
Dr. Taner Akçam, 1915 Olaylarıyla ilgili olarak "soykırım" tezinin en bilinen Türk kökenli savunucularının başında geliyor. Kitap da doğrusu bilimsel ve tarihi olmaktan ziyade, birtakım bölük pörçük tepkisel söylemleri ve kısmen sol-sosyalist geleneği yansıtıyor (Akçam eski DEV-YOL kökenli, bu çalışmayı da ilk kez siyasi mülteci olarak kabul edildiği Almanya'da doktora tezinde çalışmış). Kitap iki bölüme ayrılıyor: Türk Ulusal Kimliğinin oluşumu ve "Ermeni Kırımı". Birinci bölümde değindiği konular aslında önemli oranda kabul edilebilecek ve makul tezler, ancak ikinci bölümde bunları "Ermeni Kırımına" bağlamak konusunda fazlasıyla zorlama ve zaman zaman "uydurma" bağlantılar kurmaya çalışmış, bu da ilk bölümdeki bilgilerin kıymeti ve amacını da sorgulamaya açıyor. Kitabın önsözünde de aslında, "kıtal, kırım, soykırım vb" kavramları dikkatsiz bir şekilde kullandığını, ama bu tez "ilk gözağrısı" olduğu için sonradan bunları düzeltmediğini belirtiyor. Ancak, nihayetinde, bilhassa içinde bulunulan süreçte, farklı bir gözle konuyu ele almak açısından okunası bir kitap...