Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kuru Kız

Rate this book
Ushuaia, Arjantin’in Tierra Del Fiego – Ateş Toprakları eyaletinin başkentidir. Dünyanın sonundaki şehirdir. Ushuaia’nın güneyinde sadece askerî üslerde insan varlığı bulunur. Antarktika’ya yakınlığı nedeniyle iklimi bir hayli serttir. 2013 sayımına göre nüfusu 60 bin olan Ushuaia’da bugün 70 bin kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Son yıllarda turizmin gözde yerlerinden biri haline gelen şehirde, Dünyanın Sonu Müzesi, Dünyanın Sonu Deniz Feneri, Dünyanın Sonu Postanesi ve Dünyanın Sonu adını taşıyan pek çok otel, motel, restoran, kafe gibi çeşitli işletmeler bulunur. Antarktika yolculuklarının çıkış noktasıdır. Ushuaia’da isteyenlerin pasaportlarına “Fin Del Mundo – Dünyanın Sonu” damgası vurulur. Kimi turistler buna beş peso kimileri de on beş dolar ödediklerini söylerler. İkisi de doğrudur, damganın gerçek fiyatı belirsizdir. Dünya bir şaka olmalıdır ayrıca. Ayfer Tunç, okurlarını taşranın karanlığından alıp dünyanın bir ucuna götürüyor. Şimdilik daha ötesi yok. Kuru Kız, tüm zamanların mağdurları üzerine, yenilikçi, ezber bozan bir roman.

216 pages, Paperback

Published April 5, 2023

31 people are currently reading
738 people want to read

About the author

Ayfer Tunç

39 books978 followers
Erenköy Kız Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu. Üniversite yıllarında çeşitli edebiyat ve kültür dergilerine yazılar yazmaya başladı. Edebiyat üzerine ilk yazılarını 1983 yılından itibaren çeşitli dergilerde yayımladı. 1989 yılında gazeteciliğe başladı. Sokak dergisinde, Güneş ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde çalıştı. 1989 yılında "Saklı" başlıklı öyküsüyle Cumhuriyet gazetesinin verdiği Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü kazandı. 1999-2004 yılları arasında Yapı Kredi Yayınları'nda yayın yönetmeni olarak çalıştı. 2001 yılında yayımlanan Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek başlıklı yapıtı, 2003 yılında altı Balkan ülkesinin katılımıyla düzenlenen Balkanika Ödülü'nü kazandı ve altı Balkan diline çevrilmesine karar verildi. 2003 yılında Sait Faik'in öykülerinden hareketle yazdığı Havada Bulut başlıklı senaryosu filme çekildi ve TRT'de gösterildi. Aliye ve Binbir Gece dizilerinin senaryo ekibinde yer aldı.

Eserleri

* 1989 - Saklı, Cem Yayınları, 1989, Öykü
* 1992 - Kapak Kızı, Simavi Yayınları, 1992, Roman
* 1995 - İkiyüzlü Cinsellik, Altın Kitaplar, 1995, Araştırma (Oya Ayman ile)
* 1996 - Mağara Arkadaşları, Yapı Kredi Yayınları, 1996, Öykü (ISBN 978-975-3635-16-5)
* 2000 - Aziz Bey Hadisesi, Yapı Kredi Yayınları, 2002, Öykü (ISBN 978-975-3635-68-4)
* 2001 - Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Yapı Kredi Yayınları, 2004, Yaşantı (ISBN 978-975-0806-63-8)
* 2003 - Taş - Kağıt - Makas, Yapı Kredi Yayınları, 2004, Öykü (ISBN 978-975-0806-85-8)
* 2006 - Evvelotel, Can Yayınları, 2006, Öykü (ISBN 978-975-0706-30-1)
* 2007 - Ömür Diyorlar Buna, Can Yayınları, 2007, Yaşam Dizisi (ISBN 978-975-0707-77-3)
* 2009 - Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi, Can Yayınları, 2009, Roman Dizisi (ISBN 978-975-0710-24-7)
* 2010 - Yeşil Peri Gecesi, Can Yayınları, 2010, Roman Dizisi (ISBN 978-975-0712-18-0)
* 2011 - Suzan Defter, Can Yayınları, 2011, Roman Dizisi (ISBN 978-975-0712-97-5)
* 2014 - Dünya Ağrısı, Can Yayınları, 2014, Roman Dizisi (ISBN 978-975-0719-28-8)
* 2018 - Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, Can Yayınları, 2018, Roman Dizisi (ISBN 978-975-0736-80-3)
* 2020 - Osman, Can Yayınları, 2020, Roman (ISBN 978-975-0745-52-2)

Senaryo
Düş, Gerçek, Bir de Sinema (1995)
Usta (2008)
72. Koğuş (2011)

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
480 (23%)
4 stars
747 (36%)
3 stars
608 (29%)
2 stars
165 (8%)
1 star
49 (2%)
Displaying 1 - 30 of 207 reviews
Profile Image for Korcan Derinsu.
635 reviews479 followers
May 29, 2023
Ayfer Tunç, Kuru Kız’da, uzun boyundan ötürü erken yaştan beri ötekileştiren bir kadını merkeze alarak gündelik hayata buram buram sinmiş iki yüzlülüğü anlatıyor. Küçük bir Anadolu şehrinde geçen hikayede bireyin hikayesiyle toplumun hikayesi iç içe geçiyor ve Türkiye’nin son 20 yılının yansımalarını türlü şekillerde görüyoruz. Bitmek tükenmeyen bilmeyen inşaat merakı, türlü doğa katliamı, adam kayırmacılık, mahalle baskısı, işçi ölümleri, ensest, ahlaki çürüme vs. ne ararsanız bu kısa romanda var. Hatta zaman zaman rahatsız edecek kadar var. Sanki yazar rahatsız olduğu ne varsa hepsini tek bir hikayede anlatmak istemiş, bu da edebi kaliteden götürmüş. Yer yer tekrara düşmesine ve daha da derinleşebilecek karakterini derinleştirememesine rağmen yine de merakla okudum. Ayfer Tunç’tan okuduğum en parlak roman değil kuşkusuz ama yazarın dünyasını sevenler yine de okur diye düşünüyorum.
Profile Image for Melda.
Author 5 books243 followers
April 18, 2023
Yazarının kim olduğunu bilmesem Ayfer Tunç olduğunu asla düşünmezdim. Okuduklarım arasında en kötü romanı bence, hatta roman demek bile garip geliyor. Başına ne geldiğini veya geleceğini hiç umursayamadığım (başladığımız kitaplara bunun için devam ederiz ya. Hep bu söylenir, öğütlenir ya; okurların önemseyeceği karakterler yazın. Onun için diyorum) bir baş karakterin “dünyanın sonundaki şehre” gitmeden önceki hayatının neredeyse tamamını, lineer olmayan bir şekilde, kısa bölümler ve son derece ruhsuz, duygusuz bir işleyişle aktaran bir metin. Anlatan değil aktaran diyorum çünkü anlatılan bir hikaye okumadım maalesef. Sanki biri baş karakterin (adı söylenmediği için böyle diyorum) omzuna oturmuş, gözlemlerini, yaşadıklarını not etmiş, biz de bu sıraya dizilmemiş notları okuyormuşuz gibi hissettim. Bu yüzden hemen bitirmek istedim; zaten insanı zorlamıyor ama benim hemen bitirmek istememin sebebi bir kez başından kalkarsam bir daha geri dönmeyeceğimden emin olmamdı. Hiçbir Ayfer Tunç romanını da çabucak bitirmemişimdir, çünkü öyle yapamazsınız (bir kitabı bir oturuşta bitirmek her zaman o kitabın iyi olduğu anlamına da gelmez zaten); Dünya Ağrısı’nı bir kez bile soluklanmadan bitiremezsiniz mesela, durmanız, dinlenmeniz veya düşünmeniz gerekir. Veya okuduğunuz kadarının zihninizde demlenmesini istersiniz, romanın tadını alırsınız. Bir yazar hep aynı çizgide yazmak zorunda değil elbette ama bence en azından bir hikaye anlatarak bir şeyler hissettirmek istiyordur. Sadece bir şeyler düşündürmek, sorgulatmak da isteyebilir ama bu kitap bana bunları da veremedi. Vermedi değil, veremedi, çünkü bence bu yönde bir çaba var (kitabın ortalarından itibaren baş karaktere neden ve nasıl “kuru kız” dendiği, görünüşünden dolayı yaşadıklarını da okumaya başlıyoruz çünkü) ama başarılı olduğunu düşünmüyorum. Ayfer Tunç eleştirmek haddime değil ama belki bu romanla yapmak istediği şeyin benimle uzaktan yakından ilgisi yoktur, o yüzden ıskalamıştır, bilmiyorum. Arka kapakta “Kuru Kız, tüm zamanların mağdurları üzerine, yenilikçi, ezber bozan bir roman” denmiş. Kitaba başlamadan önce bu ifadeler beni heyecanlandırmıştı ama hayal kırıklığına uğradım. Hiç katılmıyorum. Normalde sevdiğim veya gerçekten başarılı yazarların sevemediğim kitaplarına ben kimim ki diye düşünerek düşük puan vereceğime hiç puan vermemeyi tercih ediyordum ama ben de zamanını ve dikkatini veren bir okurum sonuçta. Üzülerek ve özür dileyerek 1/5.
Profile Image for kitapçoksever.
2 reviews7 followers
April 7, 2023
Arka kapağını okuyunca insan dev meraklanıyor, peşine düşüyor bir an önce okumak için. Okuyunca kazın ayağı öyle değilmiş, anlıyorsunuz. "Dünyalı bir hikaye" beklerken "little little into the middle" bir taşra draması okuyorsunuz.

Yeni bir şey anlatacakmış gibi yapıp hep bildiğimiz şeyleri sokmuş gözümüze. Yazdınız zaten bunları. Pandemiden, Tiktok, Instagram, Facebook, WhatsApp, Duolingo, YouTube gibi "aplikasyon"lardan, Google ve eklentilerinden bahsederek "yenilikçi, ezber bozan bir roman" yazmış olmuyorsunuz...

Arkada yazan "Şimdilik daha ötesi yok." cümlesi "Kuru Kız 2"nin habercisi mi acaba?! Bunu da mı seriye bağlayacak?!

Benim için hayal kırıklığı...
Profile Image for Argos.
1,287 reviews515 followers
May 1, 2024
Ayfer Tunç’tan okuduğum 3. roman, üçü de çok farklı konularda. Zaten yazarın bana göre öne çıkan yönü konu sıkıntısı çekmemesi, heybesinde çok turp var. Bu romanına çok çekici bir başlangıç ile giriyor, ama sadece bir sayfa, sonra klasik Ayfer Tunç anlatısına dönüyor, hayatın içinden, günlük yaşamdan, yurdum insanlarından bolca hikaye. Hikayelerin ortak yönleri yüzeysel olmaları, derinlere inmemek için kasıtlı olarak bir noktada başka bir hikayeye eklemlenmeleri.

“Kuru Kız” okuduğum diğer kitaplara göre en didaktik olanı, Ayfer Tunç çok bildiğini, çok okuduğunu okura belli etmeye çaba sarfeden, bilmiş bir uslupla yazmış bu kitabını. 40 yaşlarında hayatında değil uçak, tren ve şehirlerarası otobüse bile binmeyen bir kızın Buenos Aires’e bilet alıp elini koymuş gibi Arjantin’in en güneyine gitmesi de okurla kafa bulmak gibi geldi bana. Neyse, sevmedim.
Profile Image for Leylak Dalı.
639 reviews155 followers
June 5, 2023
Okuyup okumamakta kararsız kaldığım bir kitaptı "Kuru Kız". Ayfer Tunç edebiyatını seven ve tüm yazdıklarını okuyan biri olarak içimden gelmemişti ama dayanamadım. Evet, diğer kitaplarının edebi gücünü taşımıyor. Lakin gündelik hayatta karşımıza çıkıp görmezden geldiğimiz, çevremizdekilerin bizi aşağıladığını fark edip de karşı koyamadığımız durumları, insanların sinsiliğini, çıkarcılığını öyle güzel anlatmıştı ki söyleyemediklerimi yazmış diye düşündüm. Erkeklerin çok iyi anlayamayacağı bir kadın kitabı bence "Kuru Kız". Varsın diğerlerini kadar güzel olmasın, her gerçek de güzel değil zaten...
Profile Image for Işıl Aral.
11 reviews3 followers
April 18, 2023
Taşrada yaşayan bir kızın önce annesi, sonra babası, en son da erkek kardeşini kaybetmesi etrafında dönen ve en son Arjantin’de dünyanın sonunda sonlanan hikayesi. Kızın bir adı yok ve nerede yaşadığını, bu taşra hayatının nerede geçtiğini bilmiyoruz. Kızın küçüklüğünde tam bir taşra olan, ancak giderek kentleşen, apartmanların yapıldığı, sosyo-ekonomik yapının giderek değiştiği bir arka planda olanları takip ediyoruz. Aslında tam da bunu yapıyoruz. Taşrada yaşanan birçok olayı takip ediyoruz. Ana karakterin duygularından çok düşüncelerine yer verildiği, kızın ne hissettiğinin bir türlü aktarılmadığı, bu yüzden de karakterin hep eksik kaldığı bir anlatı. Kitap taşrada yaşamı anlatan bir belgesel tadında birçok farklı olayın birleşmesinden oluşuyor.

Romanın ana eksenini oluşturan konu kızın 1.87 boyunda olması nedeniyle kimsenin onu güzel bulmaması, evlenmemesi ve kimse onunla evlenmeyeceği için bir kız kurusu olması. Kitabın üzerine kurulduğu bu fiziksel güzellik anlatısı çok sorunlu. Kitap kendini toplumsal güzellik anlayışlarına tamamen teslim etmiş bir halde, 1.87 boyunda bir kızın doğal olarak kimse tarafından güzel bulunmayacağını anlatıyor. Ama neden? Neden uzun boylu bir kadın güzel bulunmasın? Neden klasik güzellik normlarına uymadığı için bir kız sürekli olarak dış görünüşü nedeniyle yaşadığı yerde bu kadar dışlansın? Kitap çok uzun bir kadının güzel bulunmayacağı bilgisini bir olgu gibi sunuyor. Adeta evrensel bir güzellik kavramı varmış ve bu standartlara uymadığı için bu kız güzel değilmiş gibi bir anlatı var. Kitapta bu konunun sürekli olarak altının çizilmesi, kızı sadece ve sadece onu beğenmeyen insanların gözünden görmemiz çok sorunlu, tek tip bir güzellik anlayışı. Kitap hiçbir noktada kabul edilen güzellik nedir, çabuk kabul gören fiziksel özellikler dışında olan biri için hayatın zorluklarının yanında başka ne gibi bakış açıları vardır gibi konulara alan açmıyor. Gökyüzü mavi ise, 1.87 boyundaki bir kadın da güzel değildir. Sürekli olarak bu kabulle kitabı okuyoruz ve hiçbir yerde bu ezbere dayalı güzellik anlayışı tartışmaya açılmıyor, sorgulanmıyor, farklı bir bakış açısı sunulmuyor. Can Yayınları’nın 15 Nisan 2023’te Pera Müzesi’nde düzenlediği kitap söyleşisinde Ayfer Tunç karakterin dış görünüşünün kuvvetli olmadığını, bu yüzden de başka özelliklerini geliştirmek zorunda kaldığını söyledi. Dış güzelliğin hayatın bu kadar temeline konduğu, güzel olmayan kadının illaki başka şekilde hayatta var olmaya çalışması gerektiği çok sığ bir güzellik anlayışı. Taşrada fiziksel özellikler dahil olmak üzere, genel geçer kuralların dışında kalan insanların yaşadıklarını anlatmak anlamlı olabilecekken, yazarın güzel olarak gördüğü şeyin adeta evrensel ve sarsılmaz bir kuralmış gibi sunulması kitabın bu konuyu çok dar bir yerden gördüğünü gösteriyor. Karakterin beğenildiği tek yer, Arjantin’de geçiyor ve orası kitabın başında zaten hayali bir yerde geçiyormuş gibi, okura umutlu bir son yaratmak için yazılmış, kitabın kalanıyla bir türlü bütünleşmeyen bir bölüm. Kitabın ana eksenini oluşturan ve Türkiye taşrasında yaşananlarda ise karakteri yalnızca çirkin bulan bir gözden izliyoruz. Bu dünyada yalnızca tek bir göz mü var?

Kitap çok kolay okunuyor çünkü derinleşmiyor, düşündürmüyor. Yalnızca taşrada geçen olayları anlatıyor: o oldu, bu oldu, şu oldu. Karakterin duygularını dahi anlamıyoruz ve o yüzden ruh gibi kalan, vücutlaşmayan bir karakter var karşımızda. Çok kolay okunması, çok kolay yazıldığını düşündürüyor. Yazarın Google, Facebook, YouTube gibi internet öğelerine yer vererek Z jenerasyonunu yakalamaya çalıştığı intibaını yaratmak istemesi çok sakil duruyor çünkü sırf oraya konmuş olmak için konulmuş öğeler olduğu çok belli oluyor.

Kitabın arka kapağında “ezber bozan” bir kitap olduğu yazıyor. Bence tam tersine, özellikle güzellik konusunda ne kadar ezber varsa hepsini tekrarlayan ve hatta pekiştiren bir kitap.
Profile Image for Özge Beydağ Yılmaz.
243 reviews23 followers
April 12, 2023
Alttaki yorumlarda Pınar Hanımın dediği gibi ben Yeşil Peri Gecesini okudum ve ondan sonra asla objektif olamadım Ayfer Tunç'a karşı. Ne yazsa okurum, ne yazsa severim gibi geliyor. Kuru Kız kısa kısa bölümleriyle, ve zamanda ileri geri giderek değil de resmen dans ederek yaptığı geçişlerle insanın eline yapışıyor. Az az anlatıp bir dünya şeyi okura aktarabilmesi de çok etkileyiciydi. Çok kısa ve hızla okunan bir kitap ama o mahalleyi, komşuları, aileyi tamamen gözümde canlandırabildim. Bunu yapmak için detaylı, uzun uzun betimlemelere gerek olmadığını göstermiş sanki. Dediğim gibi ben objektif olamam, ama bence hiç Ayfer Tunç okumadıysanız bu romanla bir başlangıç yapabilirsiniz.
(4 yıldız verdim çünkü Yeşil Peri Gecesi gibi 5 yıldızlık bir roman var :)
Profile Image for DOK.
39 reviews
April 15, 2023
Ayfer Tunç ne yazsa okurum diyen benim için koskocaman hayal kırıklığı ve zaman kaybı. her mevzuya değineyim, aman şu da eksik kalmasın gibisinden yazılmış bölümler, vasat ötesi bir anlatım. Ayfer Tunç'un hatırına bitirdim ama açıkcası bu dosyayı Can Yayınları'na isimsiz biri gönderse alıp da basarlar mıydı cidden, çok merak ettim.
Profile Image for Barış.
305 reviews12 followers
September 4, 2023
Bazi kitaplari keske hic bitnese diye okuruz, Bazi kitaplari da hemen bitse diye. Kitap klubumun eylul ayi kitabi oldugu icin okumam gerekliydi ve simdi dusunuyorum bu kitap hakknda ne konusabiliriz diye.

Kulkedisi masali tadinda, kendini bastan yaratan bir karakter var. Gercekten masal gibi yani. Bana hic gercekci gelmiyor 10 yasindan itibaren evin sorumlulugunu ustlenen bir kucuk kizin buyuyunce manti acmasi, hunkarbegendi yapmasi. Cevresinde ona ornek olacak, bir seyler ogretecek kimsesi yok. Komsular kotu, ailesi kotu, karsilastigi herkes kotu. Arkadasi yok, hic bir seyi yok. Iyilik yapanlar bile kibirli, ozunde kotucul. Hirsiz, dedikoducu, merakli, saygisiz kaba saba insanlar arasinda buyuyup onlardan biri olmamayi basariyor kuru kiz. Ustelik okula gitmeyi ve kitap okumayi da sevmiyor. Sadece tv'de izledigi belgesellerle bu donusumu yasadigini dusunuyoruz. Baska bir sey yok cunku hayatinda. iPhone alinca YouTube 'da izledigi dunyayi gezen insanlar giriyor hayatina. Tudulist'i var; 1.si Ingilizce ogrenmek (Duolingo'da calisiyormus), 2.si minimalist bir yasam.

Sanki tasrada yasayan 15 yasindaki bir kiz icin yazilmis; Bak kizim cevrende ne olursa olsun sen bunlara mahkum degilsin. Otur, Ingilizce ogren, internet cagindayiz, dunyani ac, kitap okumasan bile sanal dunya derya deniz, parani cer cop edip harcama, O parayla dunyayi gez. Seni burada begenmeseler bile, dunyanin baska yerinde bir begenen cikar.

Butun omru evde gecen birinin 40 yasinda cikip dunyanin obur ucuna gitmesi de gercekten delilik gibi geldi. Keske once biraz ulke icinde gezseydi. Insanlara da hic guven duymayan biri ustelik. Kendini daha cok dort duvar arasina kapamasini beklerdim. Olmamis bir karakter, olmamis bir kitap.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Cansu Varol.
231 reviews99 followers
April 15, 2023
Harikaydı tek kelimeyle! Bir günde bitirdim. En sevdiğim yazarlardan olan Ayfer Tunç, Türk toplumunu ve her gün etrafta yaşadığımız bazı sıradan olayları öyle bir anlatıyor ki okurken kendinizi kaptırıyorsunuz. Yeni kitabı çıkınca ön siparişle satın aldım, konusunu bilmiyordum fakat ilk sayfadan sonra elimden bırakamadım. İsmi olmayan ana karakter yani 'Kuru Kız' (mahalleliye göre Kız Kurusu) kendini bulma çabasında ve aslında bir yas sürecinde. Geçmişiyle hesaplaşırken kendini yeniden keşfediyor. Mahalleyi gözümde o kadar net canlandırabildim ki. Her şeyiyle şahane bir kitaptı.
Profile Image for meltemay.
134 reviews37 followers
August 1, 2024
Ayfer Tunç çok iyi bir gözlemci, tespit gurusu. Onu ne zaman bir podcastte, vidyoda dinlesem mutlaka yeni bir bakış açısı görüyorum. Hatta kendini tekrarlarken bile onu zenginleştirmek konusunda mahir ve harika bir konuşmacı. Ancak yazdıklarıyla ilgili fikrim daha kaygan. Belki en beğenilen romanlarına el atmadığım içindir. Bilmiyorum.

Kitabın sağlam iki ayağından ikisi konusu ve ismi. Bir kadının eline geçen fırsatla sıkışmışlığından kurtulma çabasına günümüz Türkiye’sinin panoraması yedirilmiş. Hayatın kurumuşluğu, tatsızlığına ve iklim krizine de atıfla Kuru Otlar Üstüne, Kurak Günler’le oldukça paralel tınlayan da bir ismi var. Enteresan. Diğer ayaklarından kurgusu ve dili de ismi gibi maalesef çok “kuru”.

Bu novella Ayfer Tunç ismiyle basılmış olmasaydı sanırım bu puanı bile alamazdı. Yaşayan Türkçe yazan yazarların kitaplarına genelde bu platformda puan verilmez, değerlendirmeler de “taraflı” olur. (İstisnalar mı? Evet, vardır.) Bu da bazı kitaplarla mesafeli olunması gerektiğini düşündürür. Ancak bu kitabın yorumlarıyla bu konudaki algım da kırılmaya başladı.
Profile Image for Simay Yildiz.
751 reviews186 followers
May 5, 2023
Dünyanın sonunda geçen bir hikâye okuyacağım zannederken pek de öyle olmadı ama belli bir yere kadar epey akıcı gitmesiyle, son yıllardaki pek çok 'durum'a yaptığı göndermelerle yakaladı beni. Yer yer tekrara düşüp lafı uzattığını düşünsem de genel olarak sevdim kitabı. Okuduğum ikinci Ayfer Tunç kitabı oldu; ilki Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi idi, o nedenle karşılaştırma yapabileceğim bir durum yok. Yazarın diğer kitapları da "elbet bir gün okunacaklar" listemde; o durumda da bir değişiklik yok.
Profile Image for Balkan Şencan.
190 reviews20 followers
May 11, 2023
Çok kötü. Bence bu kitabı ya Ayfer Tunç yazmadı ya da ortaokulda yazdığı bir hikayeyi uzatıp roman diye yayınladı; ne yeni bir şey söylüyor kitap ne de yeni bir şekilde, anlatılan öykü özgün de değil üstelik vardığı nokta da. Kimse demedi mi ona "Bu pek olmamış abla, bunu istersen basmasak?" diye. Vakit kaybı.
Profile Image for Ege Eren.
5 reviews
Read
March 19, 2026
Ayfer Tunç Kuru Kız’ı yazarken bu kitabın nasıl pazarlanacağını bilmiyordu belki (böyle düşünmek çok mu masum?), o yüzden bu çığır açma kısmına yorum yapmayacağım. Ben, utanarak söylüyorum, önemsiyorum normalde bir eserin marketindeki varlığını. Ama ne de olsa kitap bana herhangi bir şekilde pazarlanmadı (üyesi olduğum dünyanın en ezik kitap kulübünün 6. kitabı olarak ben olmayan biri tarafından seçildi (biri dediysem de canım arkadaşlarımdan biri yani)) ki hayal kırıklığına uğrayayım.

Bu bir karakter incelemesi miydi? Hayır, ama öyle zannetmek mümkün. Kitabın ilk kısmı travma bombardımanıyla geçti (bu bir eleştiri değil), ikinci kısmı da intikam üstüne alınan intikamla içimizin yağlarını eriterek. Kısa kısa bölümleriyle ve karakterin iç dünyasını allaya pullaya betimlemekten ziyade sakince deneyimlerini aktaran diliyle bana favori yazarlarımı anımsattı, bence çok özenilesi bir üslup. Akronik olay örgüsüyle de sıradan bir taşra hikayesinden, akla gelebilecek hayal edilebilecek her şekilde fiziksel duygusal bütün şiddetlere maruz bırakılmış bir “hilkat garibesi” kadının çekirdek ailesi pıtır pıtır öldükçe kendini internetle keşfetme serüveninden fazlasıymış gibi görünüyor. Görünüyor. Ben duygusal bağ kurmakta maalesef omurgasızım, iyi kötü demeye kalmadan karakterlerle hemen empati yapıyorum, bu da angaje olduğum acıklı bir içerik hakkında ağız tadıyla kötü konuşmama engel oluyor (sinemada Ayla izlerken salya sümük ağlamış olmanın utancını sonsuza dek içimde taşıyacağım). Ama iyi bir roman değildi, bu kadarını söyleyebilirim çekinmeden. En haksızlık ettiğim nokta basit sıfat seçimim (acıklı) olabilir, ama hor görmek gibi bir niyetim yok. Bakın ben ~spektrumda olmanın ne demek olduğunu anlayabilen biriyim, kurgusal yoldaşlar görmeyi de çok severim. Ama kazanacak el verilmemiş insanların tamamen içlerinden bir kuvvetle dünyaya pabucunu tersten giydirmesi masalsılığı günün sonunda kalbimi biraz kırıyor sanırım. Yani bu insanlarda kendimi buluyorum, ama içim umutla dolamıyor, keşke dolsa, bu ben problemi de olabilir nitekim (hatta biz bizeyiz canım, öyle), ama kürek kürek toplumcu gerçekçilikten sonra olmuyor. Yazarımız bunu iyi niyetle kurguluyor; yenilenlerin intikamını almak istiyor, alsın, ben de okuyup etkileniyorum tabii ki, nasıl etkilenmeyeyim? Ama beğendim demesi zor, beğenmedim demesi kalpsiz hissettiriyor… Beğenemedim.
Profile Image for Burak Uzun.
195 reviews71 followers
April 23, 2023
Bence tam bir "cehennem başkalarıdır" romanı.
Akrabasından komşusuna, kendini akıllı karşısındaki aptal sanan tüm o "dünyası çapı kadar" olan uyanıkların arasından sıyrılan, dıştan aptal içten dünyası uçsuz bucaksız Kuru Kız bizi romanın başında, "dünyanın sonu"ndan selamlıyor. Sonra her şeyin başına dönüp sahip olmak istemediği, ona dayatılan hayatını anlatıyor. Beğenerek okudum.

"Birine bir iyilik yaptıktan sonra kendini üstün hissetmenin verdiği bu doygunluk olmasa kimsenin kimseye iyilik yapacağı yoktu aslında.
Merhametin özü kötücüldü, bu yüzden maraz doğuruyordu.
Ama kibrin de sanıldığı kadar güçlü bir duygu olmadığı kanısındaydı. Çıkar kaygısına çabuk yenildiğini görünce anlamıştı bunu. Çıkar kaygısı ve kötücüllük kibri yeniyordu. Sarsılmaz olan kötücüllüktü, bazı insanların mayasında olan şey."
syf.76
Profile Image for -Neslihan K.
157 reviews42 followers
April 28, 2023
Bir Ayfer Tunç romanına 3 yıldız vermeye elim gitmedi. O yüzden 3,5’tan 4.
Akıcıydı, rahat okudum. Sonlarına doğru kendi içindeki ‘twist’ini de yaptı. Bütün çirkinlikler, memenetsizlikler teslim edilip intikamı alınmış gibi hissettirdi. Ama o her zamanki ciğerimden yakalayan, tuttu mu bırakmayan duyguyu bulamadım. Yine de Ayfer Tunç’u sevmekten vazgeçecek değiliz! İyi ki vardır, yazıyordur, kıymetlimizdir, değerimizdir.
Profile Image for hilalino.
66 reviews6 followers
September 2, 2023
"Reçel kaynattığı günler ev mis gibi kokuyordu, çok seviyordu bu kokuyu. Reçel kokusu güzeldi, baygındı, odalara çöküyordu, gün boyu gitmiyor, ona belli belirsiz bir mutluluk veriyordu. Mutluluk denemezdi belki, sakin bir neşe, tatlı bir huzur demek daha doğru."
#FinDelMundo #cırdaval #kâgir #ketenpere #tudulist
Profile Image for Tuna.
192 reviews12 followers
April 13, 2023
Kuru kız adıyla yaptığı şaşırtmaca da olduğu gibi hikayesiyle de okuyucuya pek çok açıdan ters köşe yaptırıyor. Beklentilerin çok uzaklara yol aldığı girizgahın ardından yazar bizi tanıdık sulara çıkarıyor. Her ne kadar ilk etapta küçük bir sarsıntı yaratsa da bu durum, baş kahramana ve onun hikayesine kapılınca hızlıca duruluyor. Bir çırpıda sonuna geldiğinizde başına tekrar dönme hissi uyandırıyor.

Bitirmek üzere olduğumuz çeyrek asrın röntgeninin çekildiğini düşündüğüm arka fonda, fiziksel ve zihinsel olarak farklı olana duyulan acıma ile nefret gibi duyguların gelişimi etkileyici örnekler üzerinden veriliyor. İçinde bulunduğumuz toplumdaki büyüme sancıları ve değer yargıları ironik bir dille eleştiriliyor. İnsanların iki yüzlü ve kötücül karakterleri çekinmeden ifşa ediliyor.

Kadınların erkeklerden çektikleri kadar birbirlerine çektirdikleri de ibretlik bir biçimde resmediliyor. Sorunların çokluğu ile tedirgin ederken çözüm bulmanın mümkün olduğuna da inandırıyor. Roman; her şeye rağmen hiçbir zaman harekete geçmek için geç olmayacağını, umudu kaybetmemek gerektiğini daima bir çıkış yolu bulunabileceğini muştuluyor.
Profile Image for Renklikalem.
556 reviews183 followers
July 6, 2023
Kuru Kız’ı geçtiğimiz haftalarda okudum ama paylaşmaya fırsat bulamadım bir türlü; ülke gündeminin yoğunluğu hepimizde anksiyete yarattı malum!
Okuduğum dönem bana o kadar iyi geldi ki fakat💙
Hakkında okuduğum onca olumsuz yoruma inat ben Kuru Kız’ı sevdim.

Çoğunlukla ince olması, az karakterli olması, daha önce yapılmış benzer işler olması sebebiyle eleştirilmiş fakat benim için hiç öyle olmadı. Edebiyatta yazılmamış bir şey kaldı mı ki?Ben Ayfer Tunç yorumunu beğendim. Bir de okuduğum metnin uzun veya kısa olması onun bende bıraktığı tesire etki etmiyor-olumlu veya olumsuz. Sonuçta bir Kırmızı Pazartesi var minicik ama nasıl yoğun ❤️‍🔥

Bu arada iyi bir Tunç okuru sayılmam aslında. Daha önce Kapak Kızı, Yeşil Peri Gecesi (bu ikisi hiç benlik değildi mesela) ve Dünya Ağrısı (hala çok severim tüm kasvetine rağmen) kitaplarını okudum ama Tunç’un edebiyat yorumlarını, tavsiyelerini, eleştirilerini çok kıymetli bulurum. Diyaloglar’ı hala defalarca izlerim tekrar tekrar:)

Velhasıl tutkulu bir Ayfer Tunç okuru olmasam da Kuru Kız’ı tutkulu bir şekilde sevdim:) Hatta storyde ilk paylaştığımda o kadar çok mesaj attınız ki dayanamayıp basın açıklaması yapar gibi bir şeyler yazmıştım, o sıcağı sıcağına ilk yazdığım yorumu da buradaki fotoğraflarda paylaşıyorum.

Bir de Kuru Kız’ın kapağı son dönemde gördüğüm açık ara en iyi kapaklardan biri💙
Profile Image for Gunce.
117 reviews36 followers
May 5, 2023
Ayfer Tunç’un neredeyse tüm kitaplarını okumuş ve “ne yazsa okurum” diyen biri olarak kitap boyunca başka bir yazarın kitabını okuyormuşum hissine kapıldım. Kafamda Bir Tuhaflık’tan sonra Kırmızı Saçlı Kadın’ı okuduğumda da Orhan Pamuk bana benzer bir hayal kırıklığını yaşatmıştı. Kuru Kız’ı da sıkılmadan okudum ama hem kurguda hem dilinde beklediğimi bulamadım sanki. Sadece kitabın tam ortalarında nalbur-cenaze sürecini anlatan bir otuz sayfa var ki klasik Ayfer Tunç tadını aldığım kısım o oldu. Sonraki kitabını sabırsızlıkla beklemeye devam.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Canan.
118 reviews
December 3, 2023
Ayfer Tunç'un en yavan, en "kuru" kitabı...
Profile Image for Metin Celâl.
Author 33 books145 followers
April 8, 2023
Ayfer Tunç’un Kuru Kız’ının ilk sayfasında renkli bir Güney Amerika haritası var. Kıtanın en alt ucundaki Ushuaia büyük puntoyla gösterilmiş. Ushuaia, Arjantin’in Tierra Del Fiego – Ateş Toprakları eyaletinin başkentiymiş. Dünyanın sonundaki şehir olarak kabul ediliyor. Ayfer Tunç’un adıyla anılmayan kahramanı Kuru Kız’ı orada tanıyoruz.
Güney Amerika’nın en güneyindeki Ushuaia Antarktika’ya en yakın şehir. İklimi bir hayli sert olan Ushuaia’da 70 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyormuş. Turistik bir merkez oldan şehirde Dünyanın Sonu Müzesi, Dünyanın Sonu Deniz Feneri, Dünyanın Sonu Postanesi ve Dünyanın Sonu adını taşıyan pek çok otel, motel, restoran, kafe gibi çeşitli işletmeler bulunuyormuş. Antarktika yolculuklarının çıkış noktası olarak da biliniyor bu şehir. Tüm bunları ve daha fazlasını anlatının ilk bölümünde anlatıyor Ayfer Tunç. Tek paragraflık bu bölümün son cümlesi belki de anlatının anahtar cümlesi; “Dünya bir şaka olmalıdır ayrıca.”
Kuru Kız için Ushuaia sonun başlangıcının yaşandığı yerdir. Kuru Kız kırk yaşına girmesine birkaç ay kala, 02.02.2020 Pazar günü İstanbul Havalimanı’ndan Buenos Aires’e kalkan uçağa biner. Buenos Aires’ten Ushuaia’ya gitmek için yine uçağa biner, dört buçuk saat sonra şehire iner. Bir taksiye atlayıp internetten rezervasyon yaptırdığı pansiyona gider. Pansiyonu yöneten kadın İspanyolca’dan başka dil bilmiyordur, Kuru Kız da İspanyolca bilmiyordur. Kuru Kız’ın cep telefonundaki bir sesli çeviri uygulaması sayesinde kolayca anlaşırlar.
Kuru Kız’ı tanıdığımızda Ushuaia’ya geleli neredeyse iki yıl olmuştur. Artık uygulamaya gerek duymuyordur ve akıcı bir İspanyolca konuşmaya başlamıştır. Şaka bile yapabiliyordur.
Türk Edebiyatında yabancı ülkelerde geçen pek roman yoktur. En çok yurttaşımızın yaşadığı Almanya’da geçen öykü ve romanların sayısı bile çok azdır. Ayfer Tunç ne yazsa okurum ama Kuru Kız’ın ilk sayfalarının Dünyanın sonundaki şehirde geçmesi ayrıca ilgimi çekti. Kahramanının Anadolu’nun küçük bir şehrinden kalkıp binlerce kilometre gitmesi ve gittiği yerde geri dönmemek üzere bir yaşam kurması ayrıca gününüz insanının ruh haline de çok uygun. Türkiye’de yaşayan hemen herkes ilk fırsatta ülkeyi terk etmenin, yeni bir ülkede yeni bir yaşam kurmanın hayallerini kuruyor, o hayallerle girişimlerde bulunuyor. O anlamda Kuru Kız, özellikle Türkiye’de yaşayanlar için “zamanın ruhu”nu yansıtan bir anlatı olarak düşünülebilir. Ama sadece ilk bölümlerde.
Ayfer Tunç okur olarak beklentilerimize aldırmıyor, Ushuaia’da kendine yeni bir yaşam kuran Kuru Kız’ın evlenme teklifi aldıktan sonra neler yaşadığını belki de başka bir anlatıya, büyük bir ihtimalle bizim hayal gücümüze bırakıyor. Kuru Kız’ın Dünya’nın ucuna gitmeye, belki de kaçmaya karar vermesine nelerin, kimlerin, hangi olayların neden olduğunu anlatmayı tercih ediyor.
Kuru Kız’ın yaşamı da bir şaka olabilirdi, tabii ki onu Dünya’nın ucuna gitmeye karar vermesine neden olan olayları bilmesek.
Ayfer Tunç “bireysel meselelerin ardında yatan toplumsal meseleleri de vurgula”yan bir yazar olarak bilinir. ‘Toplum dışına itilmişler”in, yorgun, kırgın, yalnız insanların öykülerini yazar, özellikle bu durumdaki kadınlar ilgi alanındadır. Onları kahramanı yapar ve iç dünyalarına odaklanırken toplumun, çevrenin etkisini de ustaca anlatır. Günümüzde “mahalle baskısı” olarak tanımlanan durumdan kurtulmak için kimseyle yakınlık kurmayarak kendisini toplumdan soyutlayan kahramanları da az değildir. Kuru Kız da böyle bir kahraman. Çok tipik olduğu için olsa gerek adı verilmeyen küçük bir Anadolu şehrinin yoksul bir mahallesinde babası ve erkek kardeşi ile birlikte yaşamaktadır Kuru Kız.
Geriye dönüşlerle gelişen, sarmallar oluşturan bir anlatı kurmuş Ayfer Tunç. “Kardeş” başlıklı altı satırlık bölümde kardeşinin ölümünden geriye doğru gidip babasını, ondan önce de annesini kaybettiğini öğreniriz. Kayıplarla gelişen bir yaşamdır Kuru Kız’ınki. Küçük yaşta annesini kaybedince mecburen evin hanımı konumuna geçmiş, hayatını babasına ve erkek kardeşine adamıştır. Bu durumundan yakınmaz, doğal bir gelişme olarak değerlendirir. Dünyası son derece sınırlıdır. 1.87 boyuyla çok ince ve çok uzundur. İnsanlar onu önce görünümü nedeniyle garipseyip dışlamış, sonra “Kuru Kız” olarak adlandırmıştır.
Kuru Kız’ın kendi içine kapalı yaşamı, mümkün olduğunca kimseyle ilişki kurmaması, hiç arkadaşı, dostu olmaması her şeyi merak eden ve dedikodu konusu yapan mahalleli için sürekli ilgi odağıdır. Farklı olanı sevmezler, ürkerler, o nedenle onu kendilerine benzetmek isterler, başaramayınca da dışlarlar. Hatta ‘akılca durgun’ olduğunu düşünürler. Yani onlara göre sırf bedenen değil, zekâ olarak da farklıdır, aşağıdır, dışlanmalıdır. Ne yapsalar istedikleri biçime sokamayacaklarını anlayınca da hayatlarından tamamen çıkarmaya, mahalleden gitmesini sağlamaya çalışırlar. Tüm bunlar da dostluk, komşuluk, iyilik, dayanışma gibi mahalle yaşamını kutsayan sıfatlarla yapılır.
Ayfer Tunç Kuru Kız’ın mahalleli ile yaşadığı ilişkiyle son 30-40 yılda toplumsal yapımızın nasıl bir değişim yaşadığını, mahalle dayanışmasının nasıl mahalle baskısına evrildiğini, tüm değerlerin içinin boşalıp sadece lafta kalarak çürümeyi yoğunlaştırdığını ustalıkla ve çarpıcı bir biçimde anlatıyor.
Toplumsal çürüme ve çözülmenin bir yanında aile yapısı varsa diğer yanında da nostaljik olarak kutsanan, özlenen mahalle yaşamı var. Eğitimini yarıda bırakmış, kitap okumayı hiç sevmeyen Kuru Kız’ın tek avantajı gerekli gereksiz tüm bilgileri öğrenme merakı, yeniliklere açıklığı. O önce televizyonla, sonra da internetle, nihayet akıllı telefonla kendine bir dünya kuruyor ve bu sayede hayatında hiç dışına çıkmadığı mahallesini terk edip dünyanın ucuna gitmeye karar veriyor.
Kuru Kız’da kısa bölümlerle çok akıcı bir anlatım oluşturmuş Ayfer Tunç. Kuru Kız kendiyle barışık bir kahraman, onun iyimser, kendi değerlerini koruyarak her zorluğu aşmaya azimli ruh hali de anlatıya yansıyor. Kahramanın yaşadıklarını bir trajedi olarak anlatmıyor Ayfer Tunç, bize çok tanıdık gelen mahalle halkı ve onların davranışlarını neredeyse ağlanacak halimize güldürecek derin bir kara mizahla yansıtıyor. “Bakalım mahalleli daha ne rezillikler yapacak, Kuru Kız’a daha neler yaşatacaklar?” merakıyla okuyorsunuz eseri.
Profile Image for Selin Alper.
153 reviews18 followers
July 16, 2023
Bugüne kadar okuduğum en vasat Ayfer Tunç kitabı bu olabilir. Ama bu, bu kitabı sevmeme engel değil :)

Ayfer Tunç'un yazım diline, anlatımına, benzetmelerine, günlük hayatta karşılaştığımız her türlü ikiyüzlülüğü kelimelere dökme haline çok hayranım.

Kuru Kız ne demek diye sorarsanız; 'kız kurusu' demek derim. Basit, aşağılayıcı, ülkemizde oldukça yaygın boktan bir söylem. TDK'ye göre tanımı; 'Evlenmemiş yaşlı kız'.

Şanssız bir ailede dünyaya gelmiş, uzun boyu ile etrafındaki herkes tarafından dalga konusu olmuş, ve hatta aklından şüphe edilen bir 'kız kurusu'nun, 40 yaşında 'dünyanın sonuna gitme hikayesi' dir bu kitap. 40 yaştan sonra başlayabilecek bir hayata dair umuttur.

"Herkes ne çok yalan söylüyordu. Sürekli yalan söylüyorlardı. Karılarına, kocalarına, çocuklarına, akrabalarına, komşularına, patronlarına, çalışanlarına. Yakalandıkları zaman da utanmıyorlar, inkar ediyorlar ya da yeni bir yalan söylüyorlardı."
Profile Image for Seda Asolar.
140 reviews3 followers
July 29, 2023
‘Bir Aziz Bey Hadisesi’nden sonra 2. kez Ayfer Tunc okuyorum.
Her iki romanda da hikaye bana gercekci geldi ve aktarilan duygular sahici, yalin ve etkileyici.
Kuru Kiz’da ben bir supriz yada buyuk bir olay beklemeden okudum. Spoiler olmamasi icin bunun gerceklesip gerceklesmedigini soylemeyecegim ama bence roman basindan sonuna surukleyerek kendini okutuyor. Hic twiste gerek kalmadan…
Cok begendigim icin bu kitabi bir kere daha okuyacagaim hatta 🤩
Profile Image for Sirin Mitrani.
166 reviews7 followers
July 18, 2023
Çok beğendim ama Yeşil Peri Gecesi ya da Osman gibi elim beş yıldıza kolaylıkla gitmedi zira arka kapakta yazdığı gibi yenilikçi ve ezber bozan bir roman bekliyordum, bu beklentim karşılanmadı.
Kitabın başındaki renkli güney Amerika haritasından çok umutlanmıştım, ‘ne güzel bir türk yazardan Türkiye’de geçmeyen bir roman okuyacağım’ diye. İlk 20 sayfa gerçekten öyle ancak sonrasında Ayfer Tunç’un anlatmakta usta olduğu taşra hayatına dönüyoruz. Burada ezber bozan bir durum yok. Yenilikçi derken baş kahramanın taşrada yetişmesine ve hiç arkadaşı olmamasına rağmen internet sayesinde her şeyden haberi olan 1,87 boyunda bir kız olması mı kast ediliyor anlamadım. Sorun kitapta değil bence tanıtım yazısında yoksa tüm Ayfer Tunç romanlarındaki gibi karakterler çok canlı ve anlatım çok akıcı.
30 senelik Türkiye değişimi ve dönüşümü mükemmel aktarılmış. Sayfa 212’de yazan ‘Dijital çağın içinde Ortaçağ’ tanımı da tüm bu anlatımın özeti olmuş.
Profile Image for Yasemin.
155 reviews
July 11, 2024
2,5 ⭐️

Kitap boyunca hakim olan üsluba baktığımda sıklıkla edindiğim ‘hmm bu, bir ilk roman olabilir’ izleniminden kurtulamadım; bu sınıfta olsaydı ortalama bir metin der geçerdim. Fakat bir Ayfer Tunç kitabı olarak baktığımda kitaba karşı hislerimdeki gelgitten bile yoruldum. Yer yer o çok sevdiğim kıvrak ve sivri kaleminin pırıltısını gördüm, umutlandım ama maalesef çabuk kaybettim.
Profile Image for Simdineokuyorum.
244 reviews6 followers
December 27, 2023
Bu yorumu yazmak benim için o kadar zor ki. Çok güzel bir roman olabilecekken olamamış. O kadar güzel bir dille yazılmış olmasına rağmen o kadar iç karartıcı bir kitapki sonundaki güzel olayı bile bitse de kurtulsak şeklinde okudum. Ayfer Tunç'u çok severim ama çok üzüldüm bu kitaba.
Profile Image for Büşra Tekin.
Author 26 books68 followers
April 6, 2023
Ayfer Tunç'un yeni romanı Kuru Kız'ı yakın zamanda katılacağım bir etkinlik için okumaya başladım ama gözüme biraz kalın gelince acaba ağır mıdır, etkinliğe kadar bitirebilir miyim diye şüpheye düşmüştüm. Çok yanlış bir şüpheymiş çünkü kitap su gibi akıyor 💖

Öncelikle konusundan bahsedelim! Kitap günümüzde geçiyor ve "Kuru Kız"ın başından geçenleri yaşamının bir kısmını birlikte okuyor, onun deneyimlerine şahit oluyoruz.

Kitap mahalle hayatını, mahalle baskısını, erkek egemen toplumun negatifliklerini, aile yaşantısında kadının rastladığı zorlukları ele alıyor. Sırf "kız" olduğu için eksik görülen, ötelenen, ciddiye alınmayan bir karakterin aslında arka planda neler yaşadığını ve eline imkan geçse daha neler neler yapabileceğini çok güzel anlatmış yazar.

Spoiler vermek istemiyorum ama kitapta istismara yönelik bir sahne var. Tetikleyici olduğu için baştan uyarmak isterim.

Bunun dışında kitabın dili hafif, betimlemeler ölçülü hatta neredeyse az (okuru yormuyor) ve bölümler kısa kısa. Özellikle bölümlerin kısa olması, olay örgülerinin çok uzun uzadıya değil de gerekli görülen kısımlarıyla ele alınmış olması çok keyifliydi. Okudukça okuyasınız geliyor diyebilirim. Bu arada kitabı bence çok da hızlı okudum.

Ayrıca yazar kendi görüşlerini, eril toplum ve eşitsizlik hakkındaki düşüncelerini karakterimizin düşünceleriyle bize tertemiz bir şekilde iletmiş. Kitapta o sevecen, samimi mahalle ortamı de��il de dedikoducu, art niyetli ve geri kafalı mahalle ortamı olduğu için sık sık sinirlenebilirsiniz hazır olun.

Genel olarak ben Kuru Kız'ı sevdim. İçinde cinsel sahneler var diyemem ama cinsellikten bahsediliyor bu sebeple belli bir yaş üstüne uygun olacaktır diye düşünüyorum. Önerir miyim? Türk yazarlara şans vermek isteyip ağır betimlemeler sevmeyen okurlara önerebilirim.

Çokça sevgiler!

Daha fazlası için --> @beastslibrary
Profile Image for Cemre.
728 reviews573 followers
May 1, 2023
Hepimizin "ne yazsa okurum" dediği yazarlar vardır diye düşünüyorum. İşte Ayfer Tunç da benim için öyle bir yazar. Ne yazsa okurum, severim gibi geliyor. Kuru Kız'ı da çıkar çıkmaz aldım, bir çırpıda okuyup bitirdim ve yine sevdim. Bundan önce okuduğum kitaplarına göre bana biraz daha değişik gelse de hepimizin bu hayatta bildiği ve biz kadınların aslında bir parçasını içinde yaşattığı Kuru Kız'ı okuduğum için mutluyum. Keşke bu kadar çabuk bitmeseydi.
Displaying 1 - 30 of 207 reviews